İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, 5510 sayılı Kanun'un 102.maddesine istinaden kesilen 6.588,00-TL tutarında idari para cezasına yapılan itirazın reddine ilişkin 26/10/2017 tarih ve 2017/8 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; davacının kapatılan kurumun fahri yönetim kurulu üyesi olduğu bu nedenle yasal sorumluluğunun olduğu noktasında tereddüt olmadığı anlaşılmakla birlikte, idari para cezasının öncelikle kapatılan kuruma kesilerek idari para cezasına dayanak fiili işleyen kurumun malvarlığından karşılanması gerekirken, bu yol izlenmeksizin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 29/06/2018 gün ve E: 2017/3359, K: 2018/1343sayılı kararın, 2016/06 dönemine ait belgelerin süresinde verildiği ancak 2016/07 dönemine ait belgelerin 13/11/2016 tarihine kadar verilmediği, 26/09/2017 tarih ve E:4838511 sayılı talimatı doğrultusunda kurum alacaklarının doğduğu dönemde tüzel kişilerde görevli olan kanuni temsilcilerin kuruma ödenmemiş olan borçlardan dolayı yasal sorumlulukları bulunduğundan tüzel kişilerin mal varlığından tahsil edilmesi mümkün olmayan alacakların bu kişilerden tahsilinin mümkün olduğu davalı idarece ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: …. Üniversitesi'nde kısa bir dönem fahri olarak mütevelli heyeti üyeliği yaptığı, bu görevinden dolayı herhangi bir ücret almadığı, yasaya göre de üniversite mütevelli heyetinin hizmet akdine yönelik ödeme/SGK bildirim gibi ferilerine dair herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi'nce 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesi uyarınca dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, davacı tarafından, 5510 sayılı Kanun'un 102.maddesine istinaden kesilen 6.588,00-TL tutarında idari para cezasına yapılan itirazın reddine ilişkin 26/10/2017 tarih ve 2017/8 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 8.maddesinin birinci fıkrasında; İşverenler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıç tarihinden önce, sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdür..", hükmü, "Prim Belgeleri ve İşyeri Kayıtları’ başlıklı 86. maddesinin birinci fıkrasında; Bu Kanunun 4 üncü ve 5 inci maddesine tabi sigortalılar ile sosyal güvenlik destek primine tabi sigortalılar için işverenlerce Kuruma verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin şekli, içeriği, ekleri, ilgili olduğu dönemi, verilme süresi ve diğer hususlar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir." hükmü, "Kurumca verilecek idarî para cezaları" başlıklı 102. maddesinin (c) bendinini 3.fıkrasında,“86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilmesi gereken belgeleri, Kurumca belirlenen şekilde ve usulde vermeyenler ya da Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler veya belirlenen süre içinde vermeyenlere her bir fiil için; Belgenin mahkeme kararı, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden, hizmetleri veya kazançları Kuruma bildirilmediği veya eksik bildirildiği anlaşılan sigortalılarla ilgili olması halinde, belgenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip düzenlenmediği dikkate alınmaksızın, aylık asgari ücretin iki katı tutarında, para cezası uygulanır.” hükmü, aynı Kanunun 88.maddesinde ise; "...Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır." hükmü yer almaktadır.
6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 'Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu' başlıklı mükerrer 35. maddesinde; "Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir." hükmünün düzenleme altına alındığı anlaşılmaktadır.
7091 sayılı 670 sayılı Olağanüstü Hal kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 5'nci maddesinin birinci fıkrasında; 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve hakları ile belge ve evraklarının (devralınan varlık); her türlü tespit işlemini yapmaya, kapsamını belirlemeye, idare etmeye, avans dahil her türlü alacak, senet, çek ve diğer kıymetli evraka ilişkin olarak dava ve icra takibi ile diğer her türlü işlemi yapmaya, devralınan varlıklarla ilgili olup kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, asıl borçlu ve diğer kefiller hakkında kesin aciz vesikası bulunan haller hariç olmak üzere kefaletten doğmaması ve Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne veya diğer terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla bu varlıkların değerlendirilmesi suretiyle bunları uygun bir takvim dahilinde ödemeye....vakıflar yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğü, diğerleri yönünden Maliye Bakanlığı'nın yetkili olduğu, dördüncü fıkrasında; birinci fıkra kapsamında tespite konu edilebilecek borç ve yükümlülüklere ilişkin olarak hak iddiasında bulunanlarca bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış günlük hak düşürücü süre içerisinde ilgili idaresine kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle müracaat edileceği, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak kapatma işlemlerinde ise altmış günlük süre kapatma tarihinden itibaren başlayacağı, beşinci fıkrasında; borçların ödenmesinde, kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay gibi borçlar, çalışanların sigorta primleri, rehinli alacaklar, enerji, iletişim ve su kullanım borçları, çeşidine bakılmaksızın beşyüz Türk Lirasını geçmeyen borçlar ve diğerleri şeklinde sıralama esas alınacağı...düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; .... Mütevelli Heyeti Üyesi olan davacı adına, 23.07.2016 tarihli ve 29779 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile .... Üniversitesinin kapatıldığı, kapatılan işyerlerinin Temmuz ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerinin 23.07.2016 tarihi itibariyle bildirilmesi gerektiği, Temmuz ayı bildirge girişlerinin yapılabilmesi için e-bildirge şifrelerinin 24.08.2016 tarihine kadar açık kalmasının sağlandığı, 2016/7 dönemine ait belgelerin 23.11.2016 tarihine kadar verilmediğinin tespiti üzerine davalı Kurum tarafından resen düzenlenerek dava konusu işlemle, kapatılan kurumun mütevelli heyeti üyesi olduğundan bahisle idari para cezası uygulanması ve tebliği üzerine işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bakılan davada, davalı idare tarafından, 5510 sayılı Yasa'nın 88. maddesi ve 6183 sayılı Yasa'nın mükerrer 35. maddesi uyarınca, 667 sayılı KHK ile 23.07.2016 tarihinde kapatılması sebebiyle .... tarafından 2016/7 dönemine ait aylık hizmet ve prim belgelerinin süresinde verilmemesi üzerine davacının mütevelli heyeti üyesi olduğundan bahisle idari para cezası kesilmiş ise de; 5510 sayılı Yasa'nın 88. maddesi ve 6183 sayılı Yasa'nın mükerrer 35. maddesi ile getirilen düzenlemeye göre, tüzel kişiliğin kesinleşmiş kamu borçlarından dolayı yönetim kurulu üyelerinin şahsi mal varlığıyla sınırlı sorumluluğunun düzenlendiği, KHK ile kapatılan kurumun kapatılmadan önce tahakkuk eden ve kesinleşen ve tüzel kişiliğin malvarlığından tahsil edilemeyen sigorta primleri ve diğer alacakların yönetim kurulu üyelerinin şahsi malvarlıklarından tahsil edilebileceği ancak, 23.07.2016 tarihinden çok sonra 23.11.2016 tarihinde yapılan tespit üzerine idari para cezasına ilişkin davacı adına işlem tesis edilmiş olup, maddi olayda 667 sayılı KHK ile kapatma tarihinden (23.07.2016) önce .... Üniversitesi adına gerçekleşen idari para cezasına ilişkin tahakkuk bulunmadığından, kesinleşmiş kamu alacağının tahsil ve takibine ilişkin 6183 sayılı Yasa hükümlerinin dava konusu olaya uygulanmasına olanak bulunmamaktadır.
Uyuşmazlıkta ise; 667 sayılı KHK ile kapatılan .... Üniversitesi'nin 23.07.2016 tarihi itibariyle bildirmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin bildirilmediğinden bahisle doğrudan yönetim kurulu üyesinin cezai sorumluluğu bulunduğu varsayımı ile idari para cezasıyla tecziyesine ilişkin işlem tesis edilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar" başlıklı 38. maddesinin 7. fıkrasında ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 20. maddesinde kurala bağlanan, "ceza sorumluluğunun şahsiliği" ilkesi, herkesin kendi fiilinden sorumlu tutulmasını, cezanın yalnız, suçu işleyenlere iştirak edenlere verilmesini, suça katkısı bulunmayanlara ceza sorumluluğu yükletilemeyeceğini; hiç kimsenin işlemediği bir suçtan dolayı sorumlu tutulamayacağını, bir başkasının işlediği suçun, suçu işlemeyenlere sirayet edemeyeceğini ifade etmektedir. Ceza Hukuku'nun temel ilkelerinden olan bu ilke, idari para cezaları içinde geçerlidir.
Bu durumda; KHK ile kapatılan .... Mütevelli Heyeti üyesi olan davacının yukarıda anılan Anayasa ve Ceza Kanunu hükmü uyarınca, kimsenin işlemediği bir suçtan dolayı cezaya muhatap olamayacağı, ceza kesilen eylemlerin davacı tarafından değil KHK ile kapatılan vakıf tüzel kişiliğine ait olması nedeniyle ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince davacı adına idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle, gerekçesi yukarıda açıklanan Ankara 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 29/06/2018 gün ve E:2017/3359, K:2018/1343 sayılı karar, sonucu itibariyle Dairemizce uygun görülmüş olup, istinaf istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığından istinaf isteminin yukarıda yer verilen gerekçe ile reddine, aşağıda dökümü yapılan 25,00 TL yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde başvuruda bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 09/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)