İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 14. İdare Mahkemesinin 28/02/2019 gün ve E:2018/1629, K:2019/515 sayılı kararının istinafen incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesince dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava; Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Dairesi Başkanlığı Hava Lojistik Şube Müdürlüğü emrinde İHA Pilotu Komiser olarak görev yapan davacı tarafından, başkomiser rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin 2018 yılı Merkez Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile söz konusu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının hak ediş tarihinden itibaren ödenmesine karar verilmesi istemi ile açılmıştır.
İdare mahkemesince; polis komiserlerinin bir üst rütbeye terfi ettirilip ettirilmeyeceği konusunda kıdem ve liyakat ölçütlerinin birlikte değerlendirildiği de dikkate alındığında, davacının, 2018 yılı terfi döneminde başkomiser rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Değerlendirme Kurulu'nun 25.05.2018 tarih ve 2018/1 sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş olup, davacı tarafından; bulunduğu rütbede bekleme süresini tamamladığı, terfi koşullarını sağladığı, hakkında verilmiş bir ceza bulunmadığı ileri sürülerek idare mahkemesi kararının kaldırılması istenilmektedir.
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 6638 sayılı Yasa ile değişik 55. maddesinde; rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesinin kıdem sırasına göre, rütbelere terfilerin ise sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate göre yapılacağı, her amir rütbesinde bulunması gereken toplam kadro sayısının, emniyet hizmetleri sınıfına ait toplam kadro sayısına göre, belirli oranlara karşılık gelen sayıyı geçemeyeceği, dördüncü sınıf emniyet müdürleri için ise bu oranın on binde 88 olarak belirlendiği, kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, kıdem sırasının Emniyet Genel Müdürlüğünce her yıl mart ayında duyurulduğu, kurullarda personelin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için; bulunulan rütbelerdeki en az bekleme sürelerinin tamamlanması, bekleme süresi içindeki yıl sayısı kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanının alınması, Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması, Polis Akademisi Başkanlığınca düzenlenecek yöneticilikle ilgili hizmet içi eğitimde başarılı olunması şartlarının arandığı hükme bağlanmıştır.
Anılan Yasa'ya dayanılarak 10.05.2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmeliğin “tanımlar “ başlıklı 4. maddesinde; "Terfi" personelin bulunduğu rütbeden bir üst rütbeye yükselmesi, “Kıdem" bir rütbede geçen fiili çalışma süresi, “Liyakat” ise personelin aldığı sicil, ödül ve takdirnamesi, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmiş hizmetlerinde almış olduğu cezalar, geçirdiği ve devam eden soruşturmalarının niteliğine göre belirlenecek terfi yeterliliği olarak tanımlanmış, 8. maddesinde; polis amirlerinin rütbelere terfilerinin aynı Yönetmeliğin 12. maddesinde belirtilen şartları taşımak kaydıyla liyakate göre yapılacağı, 12. maddesinde; polis amirlerinin üst rütbeye terfiinin görüşülebilmesi için; bulunulan rütbe için öngörülen bekleme süresinin tamamlanmış olmasının, bulunulan rütbede, kurul gündemine alındığı tarih itibarıyla son performans puanı da dahil olmak üzere, zorunlu en az bekleme süresi kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanı alınmış olmasının, bu Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı sayılmasının, Polis Akademisi Başkanlığınca düzenlenecek yöneticilikle ilgili hizmetiçi eğitimde başarılı olunmasının gerektiği, 13. maddesinde; kıdem sırasının tespitinde; bulunulan rütbeye terfi tarihi önce olanın, aynı tarihte terfi edenlerden performans değerlendirme puanlarının ortalaması yüksek olanın, performans değerlendirme puanlarının ortalamasının eşitliği halinde bulunduğu rütbede aldığı başarı ve üstün başarı belgesi fazla olanın, başarı ve üstün başarı belgesinin sayıca eşitliği hâlinde sicil numarası daha küçük olanın diğerine göre daha kıdemli sayılacağı, 20. maddesinde; Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının terfi edecek personel hakkında; bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerini, mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerini, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile adli mercilerce verilen cezalarını, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile verilen disiplin cezalarını, hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerini, bu Yönetmelikte belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarını dikkate alarak belirleyecekleri liyakat koşullarına göre değerlendirerek, edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verecekleri, liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında; terfi edeceği rütbede boş kadro bulunması halinde “Terfi eder.”, boş kadro bulunmaması halinde “Kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez.” kararı verileceği, bir üst rütbeye terfi etmek için yetersiz görülen personel hakkında ise “Terfi etmez.” kararı verileceği kurala bağlanmıştır.
Yukarıda yer verilen Yasa ve Yönetmelik kurallarının birlikte değerlendirilmesinden; bir terfi döneminde terfi etmeyi hak eden Emniyet Müdürlerinin kıdemlerine göre sıralanmasından sonra, belirlenen sıralamaya göre her birinin liyakat yönünden değerlendirilmesi, liyakat yönünden yeterli görülenlerin terfi ettirilmesi, yeterli görülmeyenlerin ise terfi ettirilmemesi gerekmektedir. Liyakat yönünden yapılan değerlendirmede ise personelin aldığı sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturmaların niteliği bir bütün olarak dikkate alınmalıdır.
Dava dosyasının incelenmesinden; 2018/1sayılı Merkez Değerlendirme Kurulu Kararında başkomiser rütbesine (161) personelin terfi durumunun görüşüldüğü, (105) personelin terfi ettirilmesine, (56) personelin ise terfi ettirilmemesine karar verildiği, kıdem sıralamasında 142. sırada olan davacının performans puanının4,74; yazılı sınav notunun 77,50; sözlü sınav notunun 100; yöneticilik sınav notunun 90; kurul dönemindeki son performans puanının 4,53; birim amir puanının ise 90 olduğu, 2018 yılı Merkez Değerlendirme Kurulu'nda davacının, bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine karar verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı idarenin, ilgili personelin bir üst rütbeye terfi ettirilmesi konusunda takdir yetkisi bulunduğu açık ise de; bu yetkinin, mevzuatta öngörülen kıdem, sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturmalar gibi ölçütler gözetilerek kullanılması, belirtilen ölçütlerin terfi işlemlerinde uygulanması sırasında da eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın sağlanması, hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın yapılıp yapılmadığının ise, ancak, söz konusu ölçütlerin, terfi işlemlerinde nasıl dikkate alındığının idarece açıklanması sonucunda anlaşılabileceği açıktır.
Bakılan davada, davacının FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında, 15.11.2016 tarihli Bakanlık Olur'u ile görevden uzaklaştırıldığı, 06.01.2018 tarihli 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmış ise de, 12.01.2018 tarihli 697 sayılı Kanun hükmünde Kararname ile de görevine iade edildiği, 14.11.2017 tarihinde saat 06.00'da eş zamanlı yapılan operasyonda FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında başlatılan adli soruşturma sonucunda, hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27.02.2018 tarihli ve 2018/24395 sayılı kararı ile ''Kovuşturmaya Yer Olmadığı'' kararı verildiği, disiplin yönünden Genel Müdürlük makamının 26.04.2018 tarihli Olur'u ile hakkında başlatılan disiplin soruşturmasının ise aynı makamın 10.10.2018 tarhli onayı ile işlemden kaldırıldığı görülmüştür.
Öte yandan, Dairemizin E:2019/1439 sayılı ve 03/01/2020 tarihli ara kararı ile, davacının adına kayıtlı GSM hattında bylock programının bulunup bulunmadığının, bulunmuş ise mor beyin kapsamında olup olmadığının sorulması üzerine, davalı idarece gönderilen ve 03/02/2020 ve 05/02/2020 tarihlerinde mahkeme kaydına giren belgelerde, davacı hakkında yapılan sorgulamada bylock kaydının olmadığının, ayrıca yapılan evrak tetkikinde de, davacı adına kayıtlı GSM hattının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 28/12/2017 tarihli ve 2016/180056 sayılı talimatına istinaden bylock abone listesinden çıkarıldığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; uyuşmazlık konusu terfi döneminde terfiyi hak eden ve terfi ettirilen personele ilişkin liste ile bu listede yer alan personelin kıdem, sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturma bilgileri gözönünde bulundurulduğunda; davacıdan daha sonra gelen ve performans puanı, yazılı, sözlü ve kurs sınav notu daha düşük olan bir kısım personelin terfi ettirildikleri görülmüş olup, davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfiine aday personel yönünden eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulanmadığı sonucuna varıldığından, davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulü ile istinafa konu idare mahkemesi kararının kaldırılmasına; dava konusu işlemin iptaline; mahkeme ve istinaf aşamalarında davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 340,80TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine; posta gideri avanslarından artan miktarın davacıya iadesine 05/02/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)