(2709 S. K. m. 125) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Batman İdare Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 05/09/2018 tarih ve E: 2018/111 K: 2018/600 Sayılı kararın istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Her ne kadar davalı idare 13/04/2018 tarihinde ödenen 61.166,33 TL'nin ne kadarının maaş ne kadarının faiz olduğunun mahkemece incelenmediğini savunmuşsa da, gerek davalı idarenin savunma dilekçesinde gerekse savunmaya cevap dilekçesinde davacının statü dışında kaldığı süreye ilişkin maaşların (faiz hariç) ödendiği bildirildiği için mahkemenin belirtilen incelemeyi yapmasının beklenemeyeceği, davalı idarenin bu yöndeki savunması ile daha önce maaş ödemesinin 13/04/2018 tarihinde yapıldığı beyanı ile de çelişmekte olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi'nce 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü;
KARAR: Dava, Batman ili, Gercüş İlçe Jandarma Komutanlığı Jandarma Asayiş Komando Bölük Komutanlığı emrinde jandarma uzman çavuş olarak görev yapmakta iken sözleşmesi feshedilen davacı tarafından, sözleşme fesih işleminin Batman İdare Mahkemesi'nin 27/12/2017 tarih ve E:2017/1006, K:2017/1959 Sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine bu işlem sebebiyle statü dışında kaldığı 02/08/2016 - 02/10/2017 tarihleri arasında yoksun kaldığı maaşlarının karşılığı olarak şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın (her bir ay için ayrı ayrı tahakkuk tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte) ve 15.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesi Hakimliği'nce; "... 1-Davacının, fesih işlemi sebebiyle, statü dışında kaldığı 02.08.2016-02.10.2017 tarihleri arasında yoksun kaldığı maaşların karşılığı olarak şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminat talebi ile yoksun kaldığı 2017/Ağustos ve Eylül ayı maaşlarına ilişkin tahakkuk tarihten itibaren işletilecek yasal faizin ödenmesi talebi yönünden; ...Mahkememizin 03/07/2018 tarihli ara kararı üzerine gönderilen bilgi ve belgelerden ise, davacının statü dışında kaldığı 02.08.2016-02.10.2017 tarihleri arasında yoksun kaldığı maaşlarının karşılığı olarak 60.659,64-TL ile yoksun kaldığı ağustos 2017 ve Eylül 2017 maaşlarının tahakkuk ettiği tarihten itibaren işletilen yasal faiz karşılığı olarak 506,69-TL olmak üzere toplamda 61.166,33-TL tazminatın, davanın açıldığı tarihten sonra 13/04/2018 tarihinde davacının banka hesabına yatırılmak suretiyle sözleşme fesih işleminin iptaline ilişkin Mahkememizin 27/12/2017 tarih ve E:2017/1006, K:2017/1959 Sayılı kararının gereğinin yerine getirildiği anlaşıldığından davacının bu istemi yönünden ayrıca bir karar verilmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. 2-Davacının, yoksun kaldığı 2016/Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık, 2017/Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz ayı maaşlarına ilişkin tahakkuk tarihinden itibaren işletilecek yasal faizin ödenmesi talebi yönünden; ...Olayda ise, idari işlemden kaynaklanan bir zarar söz konusu olup bu zarar, davacının sözleşmesinin feshine ilişkin ilişkin işlemin iptali üzerine göreve başlayıncaya kadar yoksun kaldığı maaşlarından 2016/Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık, 2017/Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz ayı maaşlarının faiz hesaplanmaksızın ödenmesi nedeniyle uğradığı değer kaybı eksikliğinden (feri alacaktan) yani faizden ibaret olup bu zararın da yukarıda yer verilen Anayasa hükmü ve hukuk devleti ilkesinin gereği olarak, hukuka aykırılı yargı kararı ile saptanan sözleşme fesih işlemini tesis eden davalı idarece karşılanması gerekmektedir. 3-Davacının, sözleşme fesih işlemi sebebiyle uğranıldığı ileri sürülen manevi zarara karşılık 15.000,00-TL tazminat ödenmesi talebi yönünden; ...Bu itibarla, davacının, hukuka aykırılı yukarıda belirtilen yargı kararı ile ortaya konulan bir işlem ile sözleşmesi feshedilerek bir yılı aşkın bir süre boyunca mesleğinden ayrı kalma durumu göz önüne alındığında, uğramış olduğu elem ve üzüntünün karşılığı olarak ve aynı zamanda zenginleşmeye de yol açmayacak şekilde 5.000,00-TL manevi tazminat ödenmesi, fazlaya ilişkin taleplerin reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır." biçimindeki gerekçe ile istem hakkında kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen kabul ve kısmen ret kararı verilmiştir.
Davalı idare tarafından, yukarıda yer verilen mahkeme kararının tümünün hukuka aykırı olduğu belirtilerek kaldırılması talep edilmektedir.
Davalı idarenin, kararın "davacının, fesih işlemi sebebiyle, statü dışında kaldığı 02.08.2016-02.10.2017 tarihleri arasında yoksun kaldığı maaşların karşılığı olarak şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminat talebi ile yoksun kaldığı 2017/Ağustos ve Eylül ayı maaşlarına ilişkin tahakkuk tarihten itibaren işletilecek yasal faizin ödenmesi" ve "davacının, yoksun kaldığı 2016/Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık, 2017/Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz ayı maaşlarına ilişkin tahakkuk tarihinden itibaren işletilecek yasal faizin ödenmesi" talepleri yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusunun, anılan talepler yönünden mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davalı idarenin, "davacının, sözleşme fesih işlemi sebebiyle uğranıldığı ileri sürülen manevi zarara karşılık 15.000,00-TL tazminat ödenmesi" talebine ilişkin mahkeme kararı yönünden istinaf başvurusuna gelince;
Uyuşmazlık, Batman ili, Gercüş İlçe Jandarma Komutanlığı Jandarma Asayiş Komando Bölük Komutanlığı emrinde jandarma uzman çavuş olarak görev yapmakta iken sözleşmesi feshedilen davacı tarafından, sözleşme fesih işleminin Batman İdare Mahkemesi'nin 27.12.2017 tarih ve E:2017/1006, K:2017/1959 Sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine bu işlem sebebiyle 15.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkindir.
Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılayama yönelik bir tazmin aracı olmayıp, manevi tatmin aracıdır. Bir idari işlemin mevzuata ve hukuka aykırılığı, kural olarak hizmet kusuru sayılmakta ise de; her aykırılığın tazminat sorumluluğunu gerektirmeyeceği de İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir. Bir işlemin herhangi bir yönden mevzuata ve hukuka aykırı görülerek iptal edilmiş olması, hizmet kusurunun varlığını kabule yetmez. İdarenin hizmet kusurundan bahsedebilmek için, saptanan hukuka aykırılığın bir dereceye kadar ağır ve önemli olması gerekir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Batman ili, Gercüş İlçe Jandarma Komutanlığı Jandarma Asayiş Komando Bölük Komutanlığı emrinde jandarma uzman çavuş olarak görev yapan davacı hakkında "kendisinden istifade edilememe" gerekçesiyle Jandarma Bölge Komutanlığı'nın 23/07/2016 tarihli işlemi ile sözleşme fesih işleminin tesis edildiği, anılan fesih işleminin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle Batman İdare Mahkemesi'nin 2017/1006 esasına kayıtlı davanın açıldığı, söz konusu davada 21/08/2017 tarihli kararla, ''...davacının refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek olan annesine bakmak için refakat izni aldığının kabulüyle davacıya isnat edilen fiilin ağır bir disiplin ihlali ve görevden kaçma olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, davacının sözleşmenin feshini gerektirecek bir eylemde bulunmadığı, geçmiş hizmetleri, terörle mücadelede katıldığı operasyonlar ve sicil durumu da dikkate alındığında sözleşmenin feshine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.'' gerekçesine yer verilerek dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, söz konusu karara karşı davalı idarece yapılan itirazın Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesinin 02/10/2017 tarih ve Y.D. İtiraz No:2017/673 Sayılı kararıyla reddedildiği, sonrasında davacının yukarıda aktarılan yürütmenin durdurulmasına dair kararına istinaden göreve başlatıldığı, Batman İdare Mahkemesi'nin 27/12/2017 tarih ve E:2017/1006, K:2017/1959 Sayılı kararı ile de sözleşme fesih işleminin iptaline karar verildiği, bu kararın 22/01/2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, bunun üzerine davacı tarafından, anılan işlem sebebiyle 15.000,00-TL manevi tazminatın da ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, idarece davacının haksız olarak refakatçi izni aldığı kabul edilerek sözleşmesinin feshedildiği, işlemin idarece yapılan değerlendirme hatasından kaynaklandığı, dava konusu işlemin tesisinde idarenin haksız ve kasıtlı olarak hareket ettiğinden bahsedilemeyeceği, davalı idareyi manevi tazminatla sorumlu tutabilecek nitelik ve ağırlıkta bir hizmet kusuru bulunmadığı, bir başka deyişle olayda manevi tazminat koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmakla, davacının manevi tazminat talebinin tümüyle reddi gerektiğinden, davanın manevi tazminat talebinin 5.000,00-TL'lik kısmının kabulüne ilişkin başvuruya konu Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle istinafa konu mahkeme kararının "davacının, sözleşme fesih işlemi sebebiyle uğranıldığı ileri sürülen manevi zarara karşılık 15.000,00-TL tazminat ödenmesi isteminin 5.000,00-TL'lik kısmının kabulüne" ilişkin kısmının kaldırılmasına, manevi tazminat isteminin reddine, mahkeme kararının "davacının, fesih işlemi sebebiyle, statü dışında kaldığı 02.08.2016-02.10.2017 tarihleri arasında yoksun kaldığı maaşların karşılığı olarak şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminat talebi ile yoksun kaldığı 2017/Ağustos ve Eylül ayı maaşlarına ilişkin tahakkuk tarihten itibaren işletilecek yasal faizin ödenmesi" ve "davacının, yoksun kaldığı 2016/Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık, 2017/Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz ayı maaşlarına ilişkin tahakkuk tarihinden itibaren işletilecek yasal faizin ödenmesi"ne yönelik kısımları usul ve yasaya uygun olup davalı idarenin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar kararın bu kısımlarının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığından davalı idarenin istinaf talebinin reddine, ilk derece ve istinaf yargılama giderleri toplamı olan 301,50 TL'nin, yargılama sonucundaki haklılık oranına göre takdiren 150,75 TL'lik kısmının davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan 150,75 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, dava açılırken yatırılan 273,24 TL nispi karar harcından 35,90 TL maktu karar harcının mahsubu ile kalan 237,34 TL harcın istemi halinde davacıya iadesine, kabul edilen maddi tazminat istemi nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.090,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, reddedilen manevi tazminat istemi nedeniyle de 1.090,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, posta gideri avanslarından artan miktarın ilgili taraflara re'sen iadesine, 02/06/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)