(3194 S. K. m. 11, 18) (6001 S. K. m. 19) (6831 S. K. m. 2)
İSTEMİN ÖZETİ: Antalya İli, Kepez İlçesi, .... Mahallesinde mülkiyeti hazineye ait taşınmazları da kapsayan alanda 3194 Sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca arazi ve arsa düzenlemesi yapılmasına ilişkin Kepez Belediye Encümeninin 20.03.2018 gün ve 465 Sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; ilk derece mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda yer verilen tespitler ile uyuşmazlık birlikte değerlendirildiğinde; davalı idarece Antalya ili, Kepez ilçesi, .... mahallesinde hazineye ait taşınmazları da kapsayan alanda 3194 Sayılı Kanun uyarınca yapılan imar uygulamasına ilişkin 20.03.2018 gün ve 465 Sayılı Kepez Belediye encümen kararında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Antalya 1. İdare Mahkemesi'nce verilen davanın reddine ilişkin 09/04/2019 gün ve E:2018/667, K:2019/473 Sayılı kararın; davacı vekilince, düzenleme sınırı dışında tutulma ile birlikte hazinenin menfaat kaybı olduğu, anılan taşınmazların bedelsiz terki nedeniyle hazine zararı oluştuğu, 2B şerhinin de toplulaştırmadan kaldığı ileri sürülerek istinaf yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Dava konusu işlemin usul ve hukuka imar mevzuatına ve kamu yararına uygun olduğu bilirkişi raporu ile de ortaya konulduğu ileri sürülerek istinaf talebinin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
KARAR : Dava, Antalya İli, Kepez İlçesi, .... Mahallesinde mülkiyeti hazineye ait taşınmazları da kapsayan alanda 3194 Sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca arazi ve arsa düzenlemesi yapılmasına ilişkin Kepez Belediye Encümeninin 20.03.2018 gün ve 465 Sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
3194 Sayılı İmar Kanununun 11.maddesinde; "İmar Planlarında meydan yol, su yolu, park, yeşil saha, otopark, toplu taşıma istasyonu ve terminal gibi umumi hizmetlere ayrılmış yerlere rastlayan Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait gayrimenkuller ile askeri yasak bölgeler, güvenlik bölgeleri ile ülke güvenliği ile doğrudan doğruya ilgili Türk Silahlı Kuvvetlerine ait hareket ve savunma amaçlı yerler hariç Hazine ve Özel İdareye ait araziler ve arsalar Belediye veya Valiliğin teklifi, Maliye ve Gümrük Bakanlığının onayı ile belediye ve mücavir alan hudutları dışında Özel İdareye bedelsiz olarak terk edilir ve tapu kaydı terkin edilir. Ancak, bu yerlerin üzerinde bina bulunduğu takdirde, arsası hariç yalnız binanın halihazır kıymeti için takdir edilecek bedel ödenir. Bedeli ve ödeme şekli taraflarca tespit olunur.” hükmüne, Kanunun 18. maddesinin ilk 3 bendinde; "(1) İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır. (2) Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlenmeden önceki yüzölçümlerinin yüzde "kırkını" geçemez. (3) Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tâbi tutulan yerlerin ihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumları, yol, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibi umumî hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz. (Ek iki cümle: 19/4/2018-7139/32 md.) Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının, bu fıkrada belirtilen kullanımlar için düzenleme ortaklık payı düşülmesini müteakip kalan hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanması esastır. Ancak taşkın kontrol tesisi için yeterli alanın ayrılamaması durumunda, düzenleme ortaklık payının ikinci fıkrada belirtilen oranı aşmaması şartıyla, düzenlemeye tabi diğer arazi ve arsaların yüzölçümlerinden bu fıkradaki kullanımlar için öncelikle düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra ikinci fıkrada belirtilen orana kadar taşkın kontrol tesisi için de ayrıca pay ayrılır." hükmüne yer verilmiştir.
İmar Kanunu'nun 18. Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi ile İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Düzenleme Sınırının Geçirilmesi” başlıklı 6. maddesinde; "Düzenleme Sınırı; a) İskân sahasının bittiği yerlerde iskân sınırından, b) İskân sahası içindeki yollarda yol ekseninden, c) Cami ve karakol yerlerinin dış sınırından, yeşil alan ve genel otopark alanlarının düzenleme ortaklık payı oranı ve uygulamaya alınan parsel sınırına göre uygun görülecek yerinden geçirilir.Ancak, imar planlarında gösterilmiş düzenleme sınırları varsa bu durum dikkate alınır. Düzenleme sınırının herhangi bir parseli iki veya daha fazla parçaya bölmesi halinde; sınır, bu parçalardan düzenleme sahası dışında kalan başka bir imar adasına girmeyenleri varsa bunları da içine alacak şekilde geçirilir. Parsel büyük ise, ifraz yapılarak ifraz sınırından geçirilir." hükmüne yer verilmiştir.
6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 19. maddesinin 6. fıkrasında; "Bu madde hükümleri çerçevesinde kesinleşen karayolu güzergâh planları kapsamında karayollarının yer aldığı alanlara ilişkin olarak, belediyeler veya il özel idarelerince, ilk kez yapılan imar planı düzenlemelerinde, otoyollar hariç olmak üzere, kesinleşmiş güzergâh planlarındaki karayolları, 3194 Sayılı Kanun'un 18. maddesi hükümleri dâhilinde oluşturulacak düzenleme ortaklık payları hesabına dâhil edilir. İlgili belediyeler veya il özel idareleri, söz konusu işlemleri Genel Müdürlük ile koordineli olarak ve ivedilikle sonuçlandırır." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Antalya ili, Kepez ilçesi, .... Mahallesinde mülkiyeti hazineye ait 29181 ada/1 parsel, 29179 ada /1 parsel, 29134 ada/ 8 ve 9 parsel numaralı taşınmazları kapsayan alanda 3194 Sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca gerçekleştirilen parselasyon işleminde bahsi geçen taşınmazların uygulamaya alınmamasının hazine menfaatlerine zarar vereceğinden bahisle 21.04.2018 ila 21.05.2018 tarihleri arası dönemde askıya çıkarılan Kepez Belediye Encümeninin 20.03.2018 gün ve 465 Sayılı kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bakılan davada ilk derece mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda özetle "İmar Kanunu'nun 18. maddesinin uygulanmasına ilişkin yönetmelikte düzenleme sınırının 6.maddesiyle düzenlenildiği, dava konusu düzenleme alanında, Hazineye ait 29181 ada 1, 29179 ada 1 ve 29134 ada 8 ve 9 numaralı kadastro parselleri düzenleme sınırı dışında bırakıldığı, davalı idarenin öne çıkan iddiasının uygulama alanı içerisinde olmasına rağmen bahsi geçen parsellerin uygulamaya alınmaması yolunda olduğu, davaya konu edilen parsellerin ayrı ayrı incelemesi yapıldığında; 29181 ada 1 numaralı kadastro parselinin Kuzey Çevre Yolu üzerinde yani imar planında Karayolu olarak görünen kısımda kaldığı, davaya konu uygulamada kentin önemli ana ulaşım koridorlarından biri olan 80 m'lik karayolunun düzenleme sahası içine alınmadığı, bu tür ve ölçekteki ulaşım koridorları; esas itibariyle düzenlemeye tabi tutulan yerlerin ihtiyacından çok, tüm kentin ve bulunduğu bölgenin ihtiyacı olan yol konumunda olduğu, davaya konu imar uygulamasında olduğu gibi, bu tür ve ölçekteki ana ulaşım koridorları da düzenleme sınırları kapsamına alırsa, düzenlemeye tabi tutulan yerlerin ihtiyacı olan umumi hizmetlere ayrılan ve tescile tabi olmayan alanlar ile ilgili tesisler için kullanılmak üzere gerekli olan payların miktarında büyük oranda düşüşler olacağı, bu durumun ise şehirciliğin temel prensiplerinden biri olan “nitelikli kentsel konut alanının nitelikli mekânsal çevreyle oluşacağı” gerçeğinden uzaklaşılmasını da beraberinde getireceği, tüm kente hizmet veren nitelikte Karayolları Genel Müdürlüğüne ait genişliği 80 m olan bir ana ulaşım koridorunun düzenleme sınırı içine alınarak, düzenleme ortaklık payı ile karşılanmasının İmar Kanununa ve 18. maddenin amacına aykırı olacağı, bu nedenle Hazineye ait 29181 ada 1 numaralı parselin düzenleme sınırına dahil edilmemesi gerektiği, 29134 ada 8 numaralı kadastro parseli içinde kuyu bulunduğu, içinde kuyu bulunan parselin imar planında park alanında kaldığı, İmar Kanununun 11. maddesi uyarınca Hazineye ait park alanında kalan bu parselin bedelsiz olarak terki mümkün olduğu, 29134 ada 9 numaralı kadastro parselinin 6831 Sayılı Kanun'un 2B maddesi uyarınca Hazine adına Orman sınırları dışına çıkarılan alanlardan olduğu, imar uygulamasına tabii tutulan 2B arazileri, bulunduğu yerden tahsis yapılmayıp başka imar adalarına tahsis gerçekleştirildiğinde üzerinde bulunan 2B şerhi ile dağıtım gördüğü, bu nedenle Hazine adına Orman sınırları dışına çıkarılan alanlar mümkünse bulunduğu yerden imar adasına tahsisi gerçekleştirilmesi mümkün değilse düzenlemeye dahil edilmemesi gerektiği, dava konusu 29134 ada 9 numaralı kadastro parselinin park alanında kaldığı, bulunduğu yerden tahsis mümkün olmadığı, düzenlemeye dahil edilmemesinin en makul çözüm olarak göründüğü, 29179 ada 1 numaralı kadastro parselinin sulama kanalı olarak kullanıldığı, dava dosyasında bulunan belgelerden DSİ adına kamulaştırma şerhi olduğu, söz konusu parselin vasfının değişmediği bu nedenle düzenlemeye dahil edilmediği, İmar Kanunun 11. maddesine göre bedelsiz terkinin mümkün olduğu, dava konusu düzenleme alanında düzenleme ortaklık payının 0,2959070 olarak mevzuata uygun hesaplanıldığı, DOP kesintisinin düzenlemeye giren tüm kadastro parsellerinden eşit oranda yapıldığı, tüm bu açıklamalara göre idarece 3194 Sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon işleminin 3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi ile İlgili Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olduğu" tespitlerine yer verilmiş ve bu tespitlere dayalı olarak da davalı idarece Antalya ili, Kepez ilçesi, .... mahallesinde hazineye ait taşınmazları da kapsayan alanda 3194 Sayılı Kanun uyarınca yapılan imar uygulamasına ilişkin 20.03.2018 gün ve 465 Sayılı Kepez Belediye encümen kararında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı” görülmüş olmakla birlikte;
Uyuşmazlığın esasını davacıya ait 4 adet parseldeki taşınmazın dava konusu edilen imar uygulaması dışında bırakılması oluşturmakta olup anılan parselleri tek tek değerlendirdiğimizde,
Mahkeme kararında ve bilirkişi raporunda uygulama dışı bırakılan 29181 ada 1 numaralı parselin hazineye ait kısmının 80 m'lik karayolunda kaldığı için düzenleme sahasına alınmadığı ve anılan taşınmazın düzenleme alanına dahil edilmesi halinde şehirciliğin temel prensiplerinden biri olan “nitelikli kentsel konut alanının nitelikli mekansal çevreyle oluşacağı” gerçeğinden uzaklaştıracağı ifade edilmişse de, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 19. maddesinin 6. fıkrası uyarınca otoyollar haricindeki karayollarının düzenleme ortaklık payı hesabına dahil edileceği açık olup olayda anılan 80 metrelik yolun da otoyol niteliğinde bulunmadığı için düzenleme ortaklık payı hesabına dahil edilmesinde ve bu yolun bir kısmını da kapsayacak şekilde düzenleme sınırın geçirilmemesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Danıştay 6. Dairesinin benzer bir konuda verdiği 12.04.2018 gün ve E:2017/6337, K:2018/3457 Sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Uygulama dışı bırakılan içinde kuyu bulunan ve imar planında park alanında kalan 29134 ada 8 numaralı parsel, imar planında park alanında kalan 29134 ada 9 numaralı parsel ve sulama kanalı olarak kullanılan ve DSİ adına kamulaştırma şerhi bulunan 29179 ada 1 numaralı parselin imar uygulaması dışında bırakılması ve düzenlemeye dahil edilmemesine gelince; parselasyon işlemiyle amaçlananın; imar planı, plan raporu ve imar yönetmeliği hükümlerine göre imar adasının tüm biçim ve boyutu, yapı düzeni, inşaat yaklaşma sınırı ve bahçe mesafeleri, yapı yüksekliği ve derinliği, yerleşme yoğunluğu, taban alanı ve kat alanı katsayısı, arazinin kullanma şekli, mülk sınırları, mevcut yapıların durumu göz önüne alınmak suretiyle üzerinde yapı yapmaya elverişli imar parseli oluşturmak ve düzenleme sınırı belirlenirken yönetmelik hükümlerindeki esaslara dikkat edileceği olduğu açık olduğu halde uyuşmazlıkta, düzenleme sahası dışında kalan söz konusu parsellerin düzenleme sınırı içinde alınarak, düzenleme sınırı içerisinde bulunan tüm parsellerden düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılması gerekirken davacı hazinenin mülkiyet hakkını zedeler nitelikte kamu kullanımına terk edildiği planda kamu kullanımına ayrılan alanların, düzenlemeye giren tüm taşınmaz maliklerinden eşit oranda alınacak düzenleme ortaklık payı ile karşılanması gerekirken, Hazine taşınmazlarının düzenleme sınırı dışında bırakılarak kamu kullanımına açılmasına neden olan dava konusu parselasyon işleminde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Nitekim, Danıştay 6. Dairenin 21/03/2018 gün ve E:2016/6516, K:2018/2456 Sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu durumda, yukarıda anılan parsellerin imar uygulaması sınırına dahil edilmesi gerekirken bu parsellerin uygulama dışında bırakılmasına ilişkin dava konusu edilen Kepez Belediye Encümeninin 20/03/2018 gün ve 465 Sayılı kararında hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf talebinin kabulüne, Antalya 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 09/04/2019 gün ve E:2018/667, K:2019/473 Sayılı kararın KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin İPTALİNE, aşağıda dökümü yapılan dava ve istinaf aşamalarına ait toplam 2.273,20.-TL yargılama giderinin ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00.-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta avansının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde ise kararın kesinleşmesinden sonra mahkemesince istinaf yoluna başvuran davacıya iadesine; 2577 Sayılı Kanun'un 46 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere, 26/02/2020 tarihinde 29181 ada 1 numaralı parsel yönünden oyçokluğuyla, diğer parseller yönünden ise oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY: İstinafa konu Mahkeme kararının, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere tüm bölgeye hitap eden 80 metrelik karayolunun uygulama sınırı dışında bırakılmasına ilişkin olarak 29181 ada 1 parsele yönelik olarak usule ve hukuka uygun olduğu kanaatine varıldığından istinaf isteminin anılan parsel yönünden reddi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)