(5520 S. K. m. 17) (670 S. KHK. m. 5)
İSTEMİN ÖZETİ : Davacı adına, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 17. maddesinin 9. fıkrası uyarınca, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan Battalgazi Özel Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Ticaret Sanayi A.Ş'nin kanuni temsilcisi sıfatıyla 2015/11-2016/01 dönemi için re'sen salınan vergi ziyaı cezalı kurum geçici vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davada; davacının ihtilaflı dönemde kanuni temsilcisi bulunduğu Battalgazi Özel Eğitim ve Öğretim Hiz. Tic. San. A.Ş.'nin, ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan 667 sayılı KHK hükümleri uyarınca kapatıldığı, kapatılan şirket hakkında yapılan inceleme sonunda düzenlenen 19/10/2017 tarihli ve 2017-A-2615/25 sayılı vergi inceleme raporunda; anılan şirketin "340 Alınan Sipariş Avansları" hesabında yer alan 1.243.928,17-TL'nin "600 Yurt İçi Satışlar" hesabıyla ilişkilendirilmediğinin tespit edildiği hususuna yer verilerek, kayıt dışı bırakılan bu tutarın kurum kazancının belirlenmesinde satış hasılatına eklenmesi, buna göre yükümlü şirketin Kurumlar Vergisi beyanlarının yeniden düzenlenerek, bulunan matrah farkı üzerinden kurum geçici vergisi tarhiyatı yapılması, ancak tüzel kişiliğinin ortadan kalkması nedeniyle şirket hakkında tarhiyat yapılamayacağından, anılan verginin ihtilaf konusu dönemdeki kanuni temsilciler adına salınması gerektiğinin önerilmesi üzerine, davacı adına uyuşmazlık konusu tarhiyatın yapıldığının anlaşıldığı, kapatılan Battalgazi Özel Eğitim ve Öğretim Hiz. Tic. San. A.Ş.'ye ait olan taşınırlar ile her türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge ve evrakın 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca hazineye bedelsiz olarak devredilmiş sayıldığı, 17/08/2016 tarih ve 29804 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesinin 3. fıkrası gereği ticaret sicil kayıtlarının 30/09/2016 tarihinde re'sen silindiği, Mahkemelerinin 04/10/2018 tarihli ara kararı ile davalı idareden, davacı adına dava konusu cezalı tarhiyatı içeren vergi/ceza ihbarnamesinin düzenlenmesinden önce, kamu alacağının asıl borçlu şirketin hazineye intikal eden mal varlığından tahsili için herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığının, alacaklara ilişkin pay cetvelinin düzenlenip düzenlenmediğinin, ayrıca şirkete ait mal varlığı ile değeri konusunda bir çalışma yapılıp yapılmadığının, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi kapsamında şirketin tasfiyesinin sona erip ermediğinin sorulduğu, ara kararına verilen 10/10/2018 tarihli cevapta, Defterdarlık Milli Emlak Müdürlüğüne 06/09/2016 tarihli ve 18897 sayılı yazı ile asıl borçlu şirketin malvarlığının satışı sonrası elde edilecek gelirden ilgili dairelere olan borçlar için aktarım yapılmasının istenilmesine rağmen bu doğrultuda herhangi bir işlem yapılmadığı, tasfiyeye ilişkin olarak da herhangi bir bilgi bulunmadığı yolunda cevap verildiği, Mahkemelerinin E:2018/440 esas sayılı dosyasına sunulan anılan şirket hakkında KHK kapsamında el konulan mallarının değerlendirilmesine ilişkin 21/12/2017 tarih ve 2017-A-1568/16 sayılı görüş ve öneri raporunda, rapor tarihi itibariyle asıl borçlu şirketin 31.833.254,52-TL malvarlığının, 4.898.793,33-TL borcunun olduğu tespitine yer verildiği, asıl borçlu şirketin malvarlığının tasfiyesine yönelik tasfiye memuru atanmadığı, tasfiye işlemlerinin yerine getirildiği yolunda herhangi bir iddiada bulunulmadığı, bilgi ve belge sunulmadığı, bu durumda, kanuni temsilciler adına tarhiyat yapılabilmesi yönünden 5520 sayılı Kanun'un 17. maddesinin 9. fıkrasında öngörülen asıl mükellefin tasfiye edilme koşulunun olayda gerçekleşmediği sonucuna varıldığından, davacının bu aşamada şirket adına önerilen vergi ve cezalardan sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığı gerekçesiyle vergi ziyaı cezalı kurum geçici vergisinin kaldırılmasına karar veren Kayseri Vergi Mahkemesinin 07/11/2018 gün ve E:2018/453, K:2018/1078 sayılı kararının; davacının 667 sayılı KHK ile kapatılan asıl borçlu şirketin ortağı ve yönetim kurulu başkanı olduğu, 670 sayılı KHK ve 2016/3 sayılı uygulama iç genelgesi uyarınca davacı adına salınan vergi ve kesilen cezanın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesi'nce gereği görüşüldü:
Kayseri Vergi Mahkemesinin 07/11/2018 gün ve E:2018/453, K:2018/1078 sayılı kararı hukuka uygun olduğundan istinaf başvurusunun reddine, yargılama giderlerinin istinaf başvurusunda bulunanın üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istinaf başvurusunda bulunana iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere, 22.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)