İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, 6.588,00-TL idari para cezasıyla tecziye edilmesine ilişkin 03/10/2017 tarih ve 4938359 sayılı davalı idare işlemi ile bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin 13/11/2017 tarihli işlemin iptali istemiyle açılan davada; 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükmüyle kapatılan ...... Üniversitesi hakkında sosyal güvenlik denetmenlerince yapılan inceleme sonucu, 2016/07 ayına ilişkin asıl veya ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinin, 5510 sayılı Kanunu'nun 86'ıncı maddesinin uygulanmasına ilişkin Aylık Prim ve Hizmet Belgesinin Sosyal Güvenlik Kurumuna Verilmesine ve Primlerin Ödeme Sürelerine Dair Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğde belirtilen süre içinde kuruma verilmemesi nedeniyle uygulanacak idari para cezasının bu kuruma yönelik tesis edilmesi gerektiği, kapatılmış olmasının işlem tesis edilmesine engel oluşturmayacağı, bu doğrultuda para cezasının kapatılan kurumun malvarlığının tahsil edilmesi gerektiği, tahsilinin mümkün olmaması durumunda yöneticilere, kanuni temsilciye yönelinmesi gerektiği, dolayısıyla, davacının ihlalin gerçekleştiği dönemde yönetici konumunda bulunduğunun tespiti halinde sorumlu tutulabilmesi, kamu alacağının kapatılan tüzel kişinin devredilen malvarlığı ile sınırlı olmak kaydıyla devredilen kurumdan tahsili yoluna başvurulmasıyla mal varlığından tahsil olanağının kalmadığının saptanmasına bağlı olduğu, bu durumda davacıdan tahsil yoluna başvurulması gerekmekte iken, kapatılan kuruma yönelik bir işlem tesis edilmeden ve malvarlığından tahsilinin mümkün olup olmadığı yönünde bir araştırma yapılmaksızın tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 4. İdare Mahkemesi'nce verilen 09/11/2018 gün ve E: 2018/675, K: 2018/2579sayılı kararın, davalı kurumca tahakkuk ettirilen idari para cezasına yönelik işlemlerin hukuka uygun olduğu, 5502 sayılı Yasanın 36. maddesi gereği davalı idarenin harçlardan muafiyetinin gözardı edilerek aleyhlerine harçlara hükmedilmesinin de bozma sebebi olduğu davalı idarece ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi'nce 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesi uyarınca dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava davacı tarafından, 6.588,00-TL idari para cezasıyla tecziye edilmesine ilişkin 03/10/2017 tarih ve 4938359 sayılı davalı idare işlemi ile bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin 13/11/2017 tarihli işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 8.maddesinin birinci fıkrasında; İşverenler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıç tarihinden önce, sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdür..", hükmü, "Prim Belgeleri ve İşyeri Kayıtları’ başlıklı 86. maddesinin birinci fıkrasında; Bu Kanunun 4 üncü ve 5 inci maddesine tabi sigortalılar ile sosyal güvenlik destek primine tabi sigortalılar için işverenlerce Kuruma verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin şekli, içeriği, ekleri, ilgili olduğu dönemi, verilme süresi ve diğer hususlar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir." hükmü, "Kurumca verilecek idarî para cezaları" başlıklı 102. maddesinin (c) bendinini 3.fıkrasında,“86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilmesi gereken belgeleri, Kurumca belirlenen şekilde ve usûlde vermeyenler ya da Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler veya belirlenen süre içinde vermeyenlere her bir fiil için; Belgenin mahkeme kararı, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden, hizmetleri veya kazançları Kuruma bildirilmediği veya eksik bildirildiği anlaşılan sigortalılarla ilgili olması halinde, belgenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip düzenlenmediği dikkate alınmaksızın, aylık asgari ücretin iki katı tutarında, para cezası uygulanır.” hükmü, aynı Kanunun 88.maddesinde ise;"...Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır." hükmü yer almaktadır.
6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 'Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu' başlıklı mükerrer 35. maddesinde;"Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir." hükmünün düzenleme altına alındığı anlaşılmaktadır.
7091 sayılı 670 sayılı Olağanüstü Hal kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 5'nci maddesinin birinci fıkrasında; 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve hakları ile belge ve evraklarının (devralınan varlık); her türlü tespit işlemini yapmaya, kapsamını belirlemeye, idare etmeye, avans dahil her türlü alacak, senet, çek ve diğer kıymetli evraka ilişkin olarak dava ve icra takibi ile diğer her türlü işlemi yapmaya, devralınan varlıklarla ilgili olup kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, asıl borçlu ve diğer kefiller hakkında kesin aciz vesikası bulunan haller hariç olmak üzere kefaletten doğmaması ve Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne veya diğer terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla bu varlıkların değerlendirilmesi suretiyle bunları uygun bir takvim dahilinde ödemeye....vakıflar yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğü, diğerleri yönünden Maliye Bakanlığı'nın yetkili olduğu, dördüncü fıkrasında; birinci fıkra kapsamında tespite konu edilebilecek borç ve yükümlülüklere ilişkin olarak hak iddiasında bulunanlarca bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış günlük hak düşürücü süre içerisinde ilgili idaresine kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle müracaat edileceği, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak kapatma işlemlerinde ise altmış günlük süre kapatma tarihinden itibaren başlayacağı, beşinci fıkrasında; borçların ödenmesinde, kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay gibi borçlar, çalışanların sigorta primleri, rehinli alacaklar, enerji, iletişim ve su kullanım borçları, çeşidine bakılmaksızın beşyüz Türk Lirasını geçmeyen borçlar ve diğerleri şeklinde sıralama esas alınacağı...düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; ..... Mütevelli Heyeti Üyesi olan davacı tarafından, 23.07.2016 tarihli ve 29779 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile ...... Üniversitesinin kapatıldığı, kapatılan işyerlerinin Temmuz ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerinin 23.07.2016 tarihi itibariyle bildirilmesi gerektiği, Temmuz ayı bildirge girişlerinin yapılabilmesi için e-bildirge şifrelerinin 24.08.2016 tarihine kadar açık kalmasının sağlandığı, 2016/7 dönemine ait belgelerin 23.11.2016 tarihine kadar verilmediğinin tespiti üzerine davalı Kurum tarafından resen düzenlenerek dava konusu işlemle, kapatılan kurumun mütevelli heyeti üyesi olduğundan bahisle idari para cezası uygulanması ve tebliği üzerine işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bakılan davada, davalı idare tarafından, 5510 sayılı Yasa'nın 88. maddesi ve 6183 sayılı Yasa'nın mükerrer 35. maddesi uyarınca, 667 sayılı KHK ile 23.07.2016 tarihinde kapatılması sebebiyle ..... tarafından 2016/7 dönemine ait aylık hizmet ve prim belgelerinin süresinde verilmemesi üzerine davacının mütevelli heyeti üyesi olduğundan bahisle idari para cezası kesilmiş ise de; 5510 sayılı Yasa'nın 88. maddesi ve 6183 sayılı Yasa'nın mükerrer 35. maddesi ile getirilen düzenlemeye göre, tüzel kişiliğin kesinleşmiş kamu borçlarından dolayı yönetim kurulu üyelerinin şahsi mal varlığıyla sınırlı sorumluluğunun düzenlendiği, KHK ile kapatılan kurumun kapatılmadan önce tahakkuk eden ve kesinleşen ve tüzel kişiliğin malvarlığından tahsil edilemeyen sigorta pirimleri ve diğer alacakların yönetim kurulu üyelerinin şahsi malvarlıklarından tahsil edilebileceği ancak, 23.07.2016 tarihinden çok sonra 23.11.2016 tarihinde yapılan tespit üzerine idari para cezasına ilişkin davacı adına işlem tesis edilmiş olup, maddi olayda 667 sayılı KHK ile kapatma tarihinden (23.07.2016) önce ...... Üniversitesi adına gerçekleşen idari para cezasına ilişkin tahakkuk bulunmadığından, kesinleşmiş kamu alacağının tahsil ve takibine ilişkin 6183 sayılı Yasa hükümlerinin dava konusu olaya uygulanmasına olanak bulunmamaktadır.
Uyuşmazlıkta ise; 667 sayılı KHK ile kapatılan ...... Üniversitesi'nin 23.07.2016 tarihi itibariyle bildirmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin bildirilmediğinden bahisle doğrudan yönetim kurulu üyesinin cezai sorumluluğu bulunduğu varsayımı ile idari para cezasıyla tecziyesine ilişkin işlem tesis edilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar" başlıklı 38. maddesinin 7. fıkrasında ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 20. maddesinde kurala bağlanan, "ceza sorumluluğunun şahsiliği" ilkesi, herkesin kendi fiilinden sorumlu tutulmasını, cezanın yalnız, suçu işleyenlere iştirak edenlere verilmesini, suça katkısı bulunmayanlara ceza sorumluluğu yükletilemeyeceğini; hiç kimsenin işlemediği bir suçtan dolayı sorumlu tutulamayacağını, bir başkasının işlediği suçun, suçu işlemeyenlere sirayet edemeyeceğini ifade etmektedir. Ceza Hukuku'nun temel ilkelerinden olan bu ilke, idari para cezaları içinde geçerlidir.
Bu durumda; KHK ile kapatılan ..... Mütevelli Heyeti üyesi olan davacının yukarıda anılan Anayasa ve Ceza Kanunu hükmü uyarınca, kimsenin işlemediği bir suçtan dolayı cezaya muhatap olamayacağı, ceza kesilen eylemlerin davacı tarafından değil KHK ile kapatılan vakıf tüzel kişiliğine ait olması nedeniyle ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince davacı adına idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle, gerekçesi yukarıda açıklanan Ankara 4. İdare Mahkemesi'nce verilen 09/11/2018 gün ve E: 2018/675, K: 2018/2579 sayılı karar, sonucu itibariyle Dairemizce uygun görülmüş olup, istinaf istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığından istinaf isteminin yukarıda yer verilen gerekçe ile reddine, aşağıda dökümü yapılan 38,50-TL yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde başvuruda bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 09/01/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)