(6306 S. K. m. 1, 2) (213 S. K. m. 3, 116, 117, 118, 122, 124) (6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği m. 16)
İSTEMİN ÖZETİ :Davacının, Konya İli, Selçuklu İlçesi, .... Mahallesi, 42523 ada 5 parselde kayıtlı 2 bağımsız bölüm nolu taşınmazın alışında ödenen 6.219,60-TL tutarındaki tapu harcının faizi ile birlikte iadesi istemiyle yaptığı düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali ve tahsil edilen tutarın yasal faiziyle iadesi istemiyle açtığı davanın; 6306 sayılı Kanun'un 1. maddesinde tanımlanan amaç doğrultusunda, "riskli yapı" olarak tespit edilen bir binanın yıkılarak yerine standartlara uygun yeni bina yapılması halinde; söz konusu riskli bina yenilenmiş ve Kanunda belirtilen amaç gerçekleşmiş olacağından, binanın anılan Kanun kapsamında dönüşüme tabi tutulduktan sonra inşa edilen konutların, hak sahibi malik dışındaki üçüncü kişilere satışı sırasında tapu harcı istisnası uygulanmasının 6306 sayılı Kanun'un amacıyla bağdaşmayacağı, öte yandan riskli yapıların yıkılarak yerine yapılan yeni binanın bağımsız bölümlerinin hak sahipleri tarafından üçüncü kişilere satış işlemleri ile ilgili olarak 6306 sayılı Kanun'da herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı, yine söz konusu satış işlemlerinin tapu harcından istisna olduğuna dair 6306 sayılı Kanun'da herhangi bir hükme yer verilmediği, 6306 sayılı Kanun'un 1. maddesinde yapılan tanım karşısında, afet riski altındaki alanlar ile riskli yapıların yıkılarak bunların bulunduğu arsa ve arazilerde fen ve sanat norm ve standartlarına uygun yeni bina yapılması halinde, Kanunda öngörülen amacın gerçekleştiği, dolayısıyla, afet riski altındaki alanlar ile riskli yapıların yıkılarak bunların bulunduğu arsa ve arazilerde yeni bina inşa edilmesi halinde bağımsız bölümlerin, hak sahipleri; diğer bir ifadeyle, arsa ve arazi sahipleri ile inşaatı yapan müteahhitler adına tapuda tescil edilmesi işlemlerinin tapu harcından müstesna olduğu, ancak; riskli yapısı yıkılarak yerine yeni bina yapılanlar adına tescil edilen bağımsız bölümlerin bunlar tarafından üçüncü kişilere satışının vergiden müstesna tutulmasının anılan Kanun'un amacıyla bağdaştırılmasının mümkün olmadığı, bu bakımdan; davacının söz konusu bağımsız bölümün satışı sebebi ile alıcı sıfatıyla tahakkuk eden ve kendisinden tahsil edilen tapu harcının temeli olan satış işleminin 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapıları yıkılarak yerine yeni yapılan binadan elde edilen 2 nolu bağımsız bölümün hak sahibi yapı müteahhidi olan .... Mimarlık Dan. Ticaret Sanayi Limited Şirketi tarafından yeni binada hak sahibi olmayan davacıya satışından kaynaklandığı göz önüne alındığında, bu satışın harçtan müstesna tutulması mümkün olmadığından dava konusu işlem hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle reddine ilişkin Konya 1. Vergi Mahkemesi'nce verilen 07/11/2019 gün ve E:2019/683, K:2019/888 sayılı kararın, davacının taşınmazı işin yapımını yüklenen müteahhitlerden ilk elden satın aldığı, gerçekleştirilen tapu işleminin olay tarihinde yürürlükte olan eski yasa hükümlerine göre istisna kapsamında olduğu, yeni yasa hükümlerine göre de yasal statünün değişmediği, bu durumda Tapu Müdürlüğünce gerçekleştirilen dava konusu tapu alım-satım işleminin tahsil edilen tapu harç ve masraflarından müstesna olması gerektiği, kaldı ki daha sonra aynı siteden yapılan alım-satım işlemlerinde tapu harçlarından muaf tutulanların olduğu iddia edilerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: 6306 sayılı Kanun gereği dönüşümü gerçekleştirilen yapıların üçüncü kişilere devrinin kentsel dönüşümün bir parçası olarak değerlendirildiği ve istisna uygulanmasının mümkün olmadığı, bu nedenle istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, davacının, Konya İli, Selçuklu İlçesi, .... Mahallesi, 42523 ada 5 parselde kayıtlı 2 bağımsız bölüm nolu taşınmazın alışında ödenen 6.219,60-TL tutarındaki tapu harcının faizi ile birlikte iadesi istemiyle yaptığı düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin işleminiptali ve tahsil edilen tutarın yasal faiziyle iadesi istemiyle açılmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 122. maddesinde; mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124'üncü maddesinde de, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına, il özel idare vergileri hakkında valiliğe ve belediye vergileri hakkında belediye başkanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmış olup, bu maddeler uyarınca düzeltilmesi vergi dairelerinden istenebilecek vergi hatasının tanımı ise, aynı Kanun'un 116. maddesinde, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak yapıldıktan sonra, 117. ve 118. maddelerinde de, hesap hataları ile vergilendirme hatalarının neler olduğu açıklamalarına yer verilmiştir.
213 sayılı Yasa'da düzenlenen düzeltme ve şikayet yoluna başvurulabilmesi için vergilendirme işlemleri sırasında anılan Yasa'nın 117. ve 118. maddelerinde tanımı yapılan bir hesap hatasının veya vergilendirme hatasının yapılmış olması gerekmektedir. Uyuşmazlığın, vergi hatası dışında maddi olayların değerlendirilmesi ve irdelenmesini gerektiren hukuksal bir sorun olarak ortaya çıkması ve yorumu gerektirmesi durumunda düzeltme ve şikayet yoluyla yapılan başvurunun reddi üzerine açılacak davalarda olayın esasına yönelik iddiaların incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemektir." hükmüne; 2. maddesinde, "Bu kanunun uygulanmasında, riskli yapı: riskli alan içinde veya dışında olup ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmi ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapıyı ifade eder." hükmüne, 7/9. maddesinde, "Bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamalar, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paralar ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesnadır." hükmüne yer verilmiştir.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un Uygulama Yönetmeliği'nin 16. maddesinin (9) fıkrasının (ç) alt bendinde, (Ek:RG- 25/7/2014-29071) "İlgili kurum ile uygulama alanındaki yapıları malik olarak kullanan gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerince yapılan;
1) Uygulama alanındaki yapıların dönüşüme tabi tutulmadan önce ilk satışı, devri ve tescili işlemleri ile Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların ilk satışı, devri ve tescili işlemleri,
2) Kanun kapsamındaki bir yapıdan dolayı, kredi desteğinden faydalanarak veya tamamen kendi kaynaklarını kullanarak, uygulama alanında veya uygulama alanı dışında parsellerde yeni bir yapı yapılması ya da mevcut bir yapının satın alınması işlemi,
Kanun uyarınca yapıldığından, bu işlem ve uygulamalar ile uygulama alanındaki yapılarla ilgili olarak; noterler, tapu ve kadastro müdürlükleri, belediyeler ve diğer kurum ve kuruluşlar nezdinde Kanun uyarınca yapılan diğer işlemler hakkında (a) ve (b) bentlerinde belirtilen vergi, harç ve ücret muafiyetleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Konya İli, Selçuklu İlçesi, .... Mahallesi, 42523 ada 5 parselde kayıtlı taşınmazın riskli yapı olarak tespit edilmesi üzerine tapu kaydına yeni yapı yapılmadan önce 6306 sayılı Yasa gereğince 20.04.2015 tarih ve 19211 yevmiye sayılı riskli yapı şerhinin konulduğu, yüklenici firma tarafından söz konusu taşınmaz yıkılarak yerine yapılan binada bulunan 2 nolu bağımsız bölümün 18.10.2018 tarihinde davacı tarafından yapı müteahhidi olan .... Mimarlık Dan. Ticaret Sanayi Limited Şirketi'nden satın alındığı ve bu nedenle alıcı olan davacıdan tapu harcı tahsil edildiği, bunun üzerine, taşınmazın 6306 sayılı Kanun gereği riskli yapı olarak belirlenen taşınmaz üzerinde inşa edilen yeni yapıdan "ilk satış" olarak satın alındığı için anılan Kanun uyarınca tapu harcı alınmaması gerektiğinden bahisle ödenen tapu harçlarının iadesi istemiyle Alaaddin Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yapılan düzeltme isteminin reddi üzerine Gelir İdaresi Başkanlığına şikayet başvurusunda bulunulduğu, davacının isteminin 03.07.2019 tarih ve 94951 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığı işlemi ile reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacının sahibi olduğu riskli alan ilan edilen yerdeki taşınmazın satışının tapu harcından istisna olup olmadığı hususunun, ancak 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun ve bu kanunun uygulama yönetmeliğinde yer alan hükümler dikkate alınarak çözümlenebileceği, uyuşmazlığın mahiyeti dikkate alındığında, dava konusu işlemin çözümünün maddi olayın açık şekilde ortaya konulmasına ve 213 sayılı Yasa'nın 3. maddesindeki yazılı teknikler kullanılarak yorumlanmasına bağlı olduğu görülmektedir.
Bu nedenle davacı tarafından ileri sürülen iddialar, 213 sayılı Kanunun 117 ve 118. maddesinde yazılı hesap ve vergilendirme hataları sayılabilecek nitelikte olmadığından, davacının ödemiş olduğu tapu harcının yasal faiziyle iadesi istemiyle yaptığı düzeltme-şikayet başvurusunun reddi yolunda davalı idarece tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Konya 1. Vergi Mahkemesi'nce verilen 07/11/2019 gün ve E:2019/683, K:2019/888 sayılı karar sonucu itibariyle hukuka uygun bulunduğundan, istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, istinaf aşamasında davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 172,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında yersiz alınan 44,40-TL karar harca ve artan posta ücretinin istinaf başvurusunda bulunan davacıya iadesine, kesin olarak, 06/02/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116. maddesinde, vergi hatası vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması biçiminde tanımlanmış, Kanun'un 117. maddesinde, matrah hatası, vergi miktarında hata ve mükerrer vergi istenilmesi durumu hesap hataları olarak, 118. maddesinde de, mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata ve vergilendirme ve muafiyet döneminde hata, vergi hataları kapsamına giren hususlar olarak sayılmış, aynı Kanun'un 124. maddesinde, vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına, bu madde gereğince il özel idare vergileri hakkında valiliğe ve belediye vergileri hakkında belediye başkanlığına müracaat edebilecekleri hükme bağlanmıştır.
Mükelleflerin vergi, resim ve harçların tarh, tahakkuk ve tahsili üzerine süresi içinde vergi mahkemesinde dava açma hakları bulunduğu gibi, tarh ve tahakkukta vergi hatası bulunduğunun iddia edilmesi halinde Vergi Usul Kanunu'nun 116. ve müteakip maddelerine göre vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde düzeltme ve şikayet yoluna başvurmak suretiyle vergi hatasının giderilmesini yetkili idari mercilerden istemek ve isteğin reddi halinde bu işleme karşı dava açma hakları da bulunmaktadır.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un, 1. maddesinde, bu Kanun’un amacının; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasların belirlenmesi olduğu; 3. maddesinin 1. fıkrasında, riskli yapıların tespitinin, Bakanlıkça hazırlanacak Yönetmelik'te belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde masrafları kendilerine ait olmak üzere, öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılacağı ve sonucun Bakanlık'a veya İdareye bildirileceği; 2. fıkrasında, riskli yapıların, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilmek üzere, tespit tarihinden itibaren en geç on iş günü içinde Bakanlık veya İdare tarafından ilgili tapu müdürlüğüne bildirileceği, tapu kütüğüne işlenen belirtmeler hakkında, ilgili tapu müdürlüğünce ayni ve şahsi hak sahiplerine bilgi verileceği; 7. maddesinin 9. fıkrasında, bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paraların ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olduğu hükme bağlanmıştır.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un Uygulama Yönetmeliği'nin 16. maddesi ise bu muafiyetlere ilişkin düzenlemeler getirmiş olup, 25/07/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan değişiklikle, ilgili maddeye eklenen (ç) fıkrasında; "İlgili kurum ile uygulama alanındaki yapıları malik olarak kullanan gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerince yapılan; 1) Uygulama alanındaki yapıların dönüşüme tabi tutulmadan önce ilk satışı, devri ve tescili işlemleri ile Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların ilk satışı, devri ve tescili işlemleri, 2) Kanun kapsamındaki bir yapıdan dolayı, kredi desteğinden faydalanarak veya tamamen kendi kaynaklarını kullanarak, uygulama alanında veya uygulama alanı dışındaki parsellerde yeni bir yapı yapılması ya da mevcut bir yapının satın alınması işlemi, Kanun uyarınca yapıldığından, bu işlem ve uygulamalar ile uygulama alanındaki yapılarla ilgili olarak; noterler, tapu ve kadastro müdürlükleri, belediyeler ve diğer kurum ve kuruluşlar nezdinde Kanun uyarınca yapılan diğer işlemler hakkında (a) ve (b) bentlerinde belirtilen vergi, harç ve ücret muafiyetleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
6306 sayılı Yasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan ve yukarıda yazılı metnine yer verilen 7. maddesinde bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paraların ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olduğunun hükme bağlanması, ayrıca Kanun'un uygulanmasına yönelik olarak çıkarılan Yönetmelik'in 16. maddesinin (ç)/1 bendine göre 6306 sayılı Yasa kapsamında dönüşüme uğrayan binaların ilk satışının harçtan muaf olduğu hususunun açıkça belirtilmek suretiyle konunun açıklığa kavuşturulması, uyuşmazlıkta bahse konu kanun ayrınca yeniden inşa edilen gayrimenkulün davacıya satışının da ilk satış işlemi olduğu hususu karşısında, açıkça vergiden istisna edilmiş konudan vergi tahsil edilmiş bulunması nedeniyle, 213 sayılı Yasa'nın 118/3 maddesi kapsamında verginin mevzuunda hata yapıldığı sonucuna varıldığından, buna göre de dava konusu işlemde yasal isabet bulunmadığından, davacı istinaf başvurusunun kabulü gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)