(3194 S. K. m. 5, 6, 7)
İSTEMİN ÖZETİ: Adana İli, Yüreğir İlçesi, Doğankent Mahallesi, 287 ada, 2 Sayılı parseli kapsayan alanda yapılan 1/1000 ölçekli revizyon - uygulama imar plânının onayına ilişkin Yüreğir Belediye Meclisi'nin 09.11.2017 tarih ve 76 Sayılı kararı ile bu kararın onaylanmasına ilişkin Adana Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 15.12.2017 tarih ve 491 Sayılı kararının iptallerine karar verilmesi talebiyle açılan davada özetle, "yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunun ve dosyada yer alan diğer bilgi ve belgeler ile taşınmazın plan kararlarının plan bütünlüğü içinde değerlendirilmesi sonucunda; dava konusu taşınmazların alanda yürürlükte bulunan 1/25000 ölçekli revizyon nazım imar planında “Seyrek Yoğunlukta (E=0,21 – E= 1,00) Meskun Konut Alanı” olarak planlanmış olmasına rağmen dava konusu olan 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planında dava konusu taşınmazın büyük bir bölümünün “E=1.20 Yapılaşma Yoğunluğunda Ticaret + Konut Alanı (TİCK)” olarak planlanmış olmasının, 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planını bu noktada yürürlükte olan 1/25000 ölçekli nazım imar planına aykırı hale getirmesi, 1/25000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile ölçekler arası tutarlılığı sağlayamaması nedenleriyle anılan parsel yönünden şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline dair verilen Adana 2. İdare Mahkemesi'nin 25/06/2019 gün ve E: 2018/354, K: 2019/550 Sayılı kararının; davalı Yüreğir Belediye Başkanlığı vekilince, dava konusu alanı da kapsayan D-400 Karayolu Güneyi 4. Planlama Bölgesi 1/1000 ölçekli İmar Planı Revizyonunun yaklaşık 1750 hektar alanı kapsadığı, mahkemenin yorumunun plan sahasındaki mülk sahiplerinin tamamını olumsuz etkileyeceği, dava konusu planın mevzuata uygun olduğu iddialarıyla; davalı Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilince, davacının plân sahasında taşınmazının mevcut olmadığı, plân kademelenmesine uygun şekilde işlemlerin tesis edildiği, işlemin kamu yararına, planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine uygun olduğu iddialarıyla istinaf yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Dava konusu plânın hukuka aykırı olduğu, plân kademelenmesine uygun olmadığı, davalıların itirazının reddi ile usul ve kanunlara uygun olduğu belirtilen kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdarî Dava Dairesi'nce, dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü;
KARAR: Dava; Adana İli, Yüreğir İlçesi, Doğankent Mahallesi, 287 ada, 2 Sayılı parseli kapsayan alanda yapılan 1/1000 ölçekli revizyon - uygulama imar plânının onayına ilişkin meclis kararlarının iptaline karar verilmesi talebi ile açılmıştır.
3194 Sayılı İmar Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinde, "Nazım İmar Planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır.", "Uygulama İmar Plânı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır" şeklinde tanımlanmış; adı geçen Kanun'un “Plânlama Kademeleri” başlıklı,
- 6. maddesinde ise "plânların, kapsadıkları alan ve amaçları açısından; "Bölge Plânları" ve "İmar Plânları"; imar planlarının ise, "Nazım İmar Plânları" ve "Uygulama İmar Plânları" olarak hazırlanacağı" hüküm altına alınmıştır.
14.06.2014 tarih ve 29030 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Mekânsal Plânlar Yapım Yönetmeliği'nin "Mekânsal Planlama Kademeleri ve İlişkileri" başlıklı,
- 6/1. maddesinde, "Mekânsal planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji Planları, Çevre Düzeni Planları ve İmar Planları olarak hazırlanır. Buna göre planlama kademeleri, üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; Mekânsal Strateji Planı, Çevre Düzeni Planı, Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından oluşur" hükmüne,
- 6/2. maddesinde, "Mekânsal planlar, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanır. Her plan, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorundadır" hükmüne yer verilmiş; anılan Yönetmeliğin "Genel Planlama Esasları" başlıklı,
- 7. maddesinde, "Bu Yönetmeliğe göre hazırlanacak her tür ve ölçekteki mekânsal planlar aşağıda yer alan planlama ilke ve esaslarına, planların hazırlanması ile ilgili standartlara, gösterim tekniklerine ve tanımlara uygun olarak yapılır:
(...)
b-) Planlar; pafta, gösterim, plan notları ve plan raporu ile bir bütündür.
(...)" hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden;
1-) Adana İli, Yüreğir İlçesi, Doğankent Mahallesi, 287 ada, 2 Sayılı parseli kapsayan alanda yapılan 1/1000 ölçekli Revizyon Nazım İmar Plânının iptaline karar verilmesi talebi ile görülmekte olan davanın açıldığı;
2-) İlk derece mahkemesince keşif icrası sureti ile bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra ibraz edilen bilirkişi raporunda özetle, "parselin bir kısmının sağlık alanı, bir kısmının resmî kurum alanı, bir kısmının 7 m enkesitli yaya yolu, geri kalan kısmının da konut altı ticaret (TİCK) olarak plânlandığı; yol, sağlık tesis alanı ve resmî kurum alanı plânlamasının üst ölçekli plân kararlarında öngörülmüş olması nedeniyle mevzuata uygun olduğu;
Ancak, alana ilişkin 1/25000 ölçekli Nazım İmar Plânı paftasında TİCK alanlarının gösterildiği; dava konusu parselin kâin olduğu yerin 1/25000 ölçekli Nazım İmar Plânında TİCK alanında değil, konut alanında kaldığı; bu yönüyle dava konusu parsele 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Plânında TİCK fonksiyonu verilmesinin uygun olmadığı" yönünde görüş verildiği;
3-) İlk derece mahkemesi tarafından bilirkişi raporunun hükme esas alınarak dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği;
4-) İlk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebi ile istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır.
i-) Değerlendirmeler;
Dava konusu 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Plânında parsele TİCK fonksiyonu verildiği; dava konusu plânın dayanağı olan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Plânında da parsele TİCK fonksiyonu verildiği görülmektedir.
1/25000 ölçekli Nazım İmar Plânında ise parselin bulunduğu alan konut fonksiyonlu bölgede kalmaktadır.
Evvelâ belirtmek gerekir ki; Nâzım İmar Plânı 1/50000, 1/25000 ve 1/5000 ölçeklerinde hazırlanabilmekte olup; her üç tür ölçekteki Nâzım İmar Plânı bakımından Nâzım İmar Plânının mahiyeti, Nâzım İmar Plânının plân kararları, Nâzım İmar Plânının hazırlanması ve Nâzım İmar Plânının içerikleri/muhteviyatı birbirinden farklıdır.
Öte yandan; teknik olarak Nazım İmar Plânları bölgelemeyi ihtiva etmekte olup; Nazım İmar Plânları (teknik olarak) yapı adalarını ihtiva etmemektedir.
Ölçek farkları ile birlikte bu hususlar göz önünde bulundurularak, dava konusu planın hukuka uygun olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, bunun için ise plân kademelenmesi kavramı ile maddî olayın mukayeseli olarak incelenmesi gerekmektedir.
ii) Plân kademelenmesine ilişkin genel açıklamalar;
Her ölçekteki imar plânının bir üst ölçekteki imar plânına uygun olması şeklinde açıklanan plân sıradüzeni (plân kademeli birlikteliği), bir üst ölçekli plân kararlarının olduğu gibi bir alt ölçeğe aktarılmasını ifade "etmemektedir".
Aksi halde bir üst ölçekli plân paftası fotokopi sûreti ile küçültülüp üst ölçekli plân kararlarının olduğu gibi alt ölçekli plâna aktarılması durumu söz konusu olacaktır ki; bu durumda üst ölçekli plân ile alt ölçekli plân birbirinin kopyası haline gelecektir. Bu hâl ise hem şehircilik ilkelerine, hem de plânlama esaslarına aykırı bir plânlama ortaya çıkacaktır.
Zîra imar plânında plân sıradüzeni, üst ölçeğin kopyasının alt ölçekte de yapılması mânasını ihtiva etmemektedir.
Plân sıradüzeni (plân kademeli birlikteliği), alt ölçekli plânın fotokopiyle küçültülmüş üst ölçekli plânın kopyası olmasını değil; kullanım kararlarında üst ölçek ile getirilen "üst ölçek ana kararları bozmayacak biçimde" alt ölçekte, üst ölçekten farklı ve yeni kullanım kararları getirilebilmesini (de) ifade etmektedir. Nitekim üst ölçek, politika ve ana kararlar olarak alt ölçeği yönlendirmektedir.
Olayda, 1/25000 ölçekli Nazım İmar Plânında yüzlerce hektar alan "yerleşik alan" (konut alanı) veya yüzlerce hektar alan TİCK olarak belirlenmiştir. Yüzlerce hektarlık alanın 1/25000 ölçekli Nazım İmar Plânında konut alanı olması; bu yüzlerce hektar alanın her bir metrekaresinin tamamının konut olarak planlanacağı anlamına gelmemektedir. Zîra bu yüzlerce hektarlık konut alanında ulaşımın sağlanmasına yönelik yollara ihtiyaç duyulmaktadır. Kezâ yüzlerce hektarlık konut alanında yaşayanların tedavi ve sağlık ihtiyaçlarının temini için bu alanda sağlık merkezlerine ihtiyaç bulunmaktadır. Yine yüzlerce hektarlık konut alanında yaşayanların cami, ibadet yeri, vefat halinde defin yeri ihtiyaçları bulunmaktadır. Yüzlerce hektarlık konut alanında yaşayanların market/pazar alışverişi gibi pek çok ihtiyaçlarını karşılayacak market, dükkân v.b. mekânların bulunması gereklidir.
1/25000 ölçekli Nazım İmar Plânında konut alanı olarak belirlenen binlerce hektarın tamamının zemine konut olarak aktarılması hem teknik olarak, hem fizikî olarak, hem fiilî olarak, hem de hukukî olarak mümkün değildir. Örneğin olayda 1/25000 ölçekli Nazım İmar Plânında konut alanı (yerleşik alan) olarak belirlenen binlerce hektarın tamamının alt ölçekli planlarda da konut olarak planlanması durumunda; Adana İli'nde yüzlerce hektarlık alanda ulaşıma yönelik yolun bulunmaması, dinlenmeye yönelik parkın bulunmaması, yürüyüşe yönelik kaldırımların bulunmaması, tedaviye yönelik sağlık alanının bulunmaması, mutfak ihtiyaçlarına yönelik marketin - pazarın bulunmaması, yüzlerce hektarlık alanda yaşayanların çocuklarının gidebileceği okulun bulunmaması, yüzlerce hektarlık alanda yaşayanların gidebileceği ibadet yerlerinin bulunmaması; yüzlerce hektarın tamamının (her bir metrekaresinin) konut olmasını gerekmektedir ki; böyle bir şehir planlamanın yapılamayacağı izahtan varestedir.
Bu sebeple; dava konusu işlemlerin hukuka uygunluğunun incelenmesinde, plân kademelenmesinin (plân sıradüzeninin) yukarıda açıklanan mânâsının ve niteliğinin dikkate alınması gerekmektedir.
iii) Dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun incelenmesi;
İmar plânı sadece paftadan ibaret bir harita olmayıp; lejandı, açıklama raporu, araştırma/analiz raporu, plan notları, plan paftası ve plânın onayına dair meclis kararı ile bütünlük arz eden bir belgedir. Bu sebeple sadece pafta incelemesi yaparak değil, plânın bütün unsurlarının incelemesi yapılarak plânların değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dava konusu parsel, ?1.4 hektar yüzölçüm alanına sahip bir parseldir. Parselin doğu sınırı, 30 m enkesitli imar yolundan cephe almaktadır.
1/25000 ölçekli Adana Seyhan - Çukurova - Yüreğir - Sarıçam Revizyon Nazım İmar Plânı Notlarının,
- 2.2.1. maddesinde, "1/5000 ölçekli Nazım İmar Plânlarında, 1/25000 ölçekli Nazım İmar Plânına aykırı karar getirilemez. Ancak 20 m'den daha dar yollar ile miktarı 2 hektardan az olan kentsel alan kullanımları için bu koşul uygulanmaz" hükmüne,
- 4.1. Konut Yerleşme Alanları maddesinde, "(...) 25 m enkesitli yollara ve daha geniş yollara cepheli alanlarda zemin ve asma katlar ticaret olarak kullanılabilir" hükmüne,
- 4.2.3. Ticaret-Konut Alanı (TİCK) maddesinde, "ölçeği gereği 1/25000 ölçekli Nazım İmar Plânında gösterilemeyen TİCK alanları, bu plânın alt ölçeği olan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Plânı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında gösterilebilir" hükmüne,
- 4.2.3. Ticaret-Konut Alanı (TİCK) maddesinde, "1/25000 ölçekli Nazım İmar Plânında belirtilmeyen yapılaşma koşulları, alt ölçekli (1/5000 ölçekli Nazım İmar Plânı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı) planlarda belirtilebilir" hükmüne yer verilmiştir.
1/25000 ölçekli Revizyon Nazım İmar Plânı Notları ile uyuşmazlık konusu parselin dava konusu 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Plânındaki durumu mukayeseli olarak incelendiğinde;
=> 1/25000 ölçekli Revizyon Nazım İmar Plânı Notlarında, kural olarak 1/25000 ölçekli Nazım İmar Plânına aykırı kullanım kararı getirilemeyeceği belirtildikten sonra, 1/25000 ölçeğinde detay kullanımların gösterilememesi sebebiyle 2 hektarın altındaki kullanımların 1/25000 ölçeğinde gösterilmediği, bu sebeple 2 hektarın altındaki kullanımlarda 1/5000 ve 1/1000 ölçeğindeki plânlar ile 1/25000 ölçeğindeki bölgeleme kararlarından farklı kullanımlar getirilmesinin mümkün olduğunun kabul edildiği; bu kapsamda, 1/25000 ölçeğinde konut bölgesinde kalan parsele 1/5000 ve 1/1000 ölçeğinde mahalle birimleri dikkat alınarak konut altı ticaret (TİCK) kullanımının öngörüldüğü,
=> 1/1000 ve 1/5000 ölçekli plânları yönlendirici hüküm olarak, 1/25000 ölçekli Revizyon Nazım İmar Plânı Notlarında, 1/1000 ve 1/5000 ölçekli plânlarda konut alanı olarak belirlenmiş yerlerde, 25 metre ve daha geniş yollara cepheli olan parsellerin asma katlarının ve zemin katlarının ticaret olarak kullanılabileceğinin belirtildiği; asma kat ve zemin katın ticaret olarak kullanımının TİCK kullanımına tekâbül ettiği; dolayısıyla dava konusu plândaki TİCK kullanımının zaten 1/25000 ölçekli Revizyon Nazım İmar Plânı ile kabul edildiği,
=> 1/25000 ölçekli Revizyon Nazım İmar Plânı Notlarında, ölçeği gereği (diğer bir deyişle 2 hektardan küçük alanlı olması nedeniyle) 1/25000 ölçekli Nazım İmar Plânında gösterilemeyen TİCK alanlarının, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Plânı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında gösterileceğine ilişkin hükümle de, zemin katlarda ve asma katlarda ticaret kullanımına imkân veren plânlamada 1/25000 ölçekli plan paftasındaki TİCK bölgeleme sınırlarının dışına çıkılabileceği; diğer bir ifadeyle 1/25000 ölçekli Nazım İmar Plânı paftasında gösterilen TİCK bölgelemesinin 2 hektarın üzerindeki alanlar olduğu, 2 hektarın altındaki bölgelemenin ise 1/5000 ölçeğine bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; 1/25000 ölçekli Nazım İmar Plânı Notlarında yer alan hükümler karşısında bilirkişi raporunda belirtilen "dava konusu parselin kâin olduğu yerin 1/25000 ölçekli Nazım İmar Plânında TİCK alanında değil, konut alanında kaldığı; bu yönüyle dava konusu parsele 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Plânında TİCK fonksiyonu verilmesinin uygun olmadığı" yönündeki görüşün hükme esas alınmasının hukuken mümkün olmadığı; uyuşmazlık konusu parsele yönelik dava konusu 1/1000 ölçekli Revizyon Uygulama İmar Plânı kararlarının plân kademelenmesine, şehircilik ilkelerine, plânlama esaslarına ve kamu yararına uygun olduğu, işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesinin dava konusu işlemlerin iptaline dair kararında hukukî isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle;
1-) Davalı idarelerin istinaf başvurularının KABULÜNE, Adana 2. İdare Mahkemesi'nin 25.06.2019 tarih ve E: 2018/354, K: 2019/550 Sayılı kararının KALDIRILMASINA ve davanın REDDİNE;
2-) İlk derece mahkemesi yargılama giderlerinin KALDIRILMASINA ve haklılık durumu dikkate alınarak;
a-) Davacı tarafından gerçekleştirilen ilk derece aşamasına ilişkin toplam 2.261,70 TL tutarındaki yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına;
b-) Davalı Yüreğir Belediye Başkanlığı tarafından istinaf aşamasında karşılanan 255,30 TL tutarındaki yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı Yüreğir Belediye Başkanlığı'na verilmesine;
c-) Davalı Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından istinaf aşamasında karşılanan 182,25 TL tutarındaki yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na verilmesine;
d-) Kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00 TL tutarındaki vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine;
3-) Artan posta avansının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde re'sen Mahkemesi'nce istinaf başvurusunda bulunan davalılara iadesine;
4-) 2577 Sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu'nun 46. maddesinin (f) bendi uyarınca kararın tebliği tarihinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 18.02.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)