(2577 S. K. m. 45) (7201 S. K. m. 7)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 6. İdare Mahkemesince verilen 14/10/2019 tarih ve E:2019/1607, K:2019/1476 sayılı kararın istinafen incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Davacı tarafından 17/01/2019 tarihli KHK uyarınca döviz olarak verilmeye başlayan aile yardımı ödeneğinin 02/12/2015 tarihli Tip hizmet sözleşmesinin yapıldığı tarihten yasal düzenlemenin yapıldığı 17/01/2019 tarihine kadar verilmesi gerektiğinden bahisle 02/12/2015 tarihi ile 17/01/2019 tarihi arasında TL cinsinden ödenenen aile yardımının döviz cinsinden verilmesi istemiyle açılan davada; davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin olarak Ankara 6. İdare Mahkemesince verilen 02/08/2019 tarihli ve E:2019/1607, K:2019/1476 sayılı karara karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki aynı mahkemenin 14/10/2019 tarihli ve 2019/1607 sayılı kararının; davacı vekili tarafından, davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin ilk kararın kendisine 29/08/2019 tarihinde tebliğ edildiği, bu hususun, "Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi Tebligat Okuma Sonuç Delili" ile sabit olduğu; Elektronik Tebligat Yönetmeliği'ne göre, delil kayıtlarının, aksi ispat edilmedikçe kesin delil sayıldığı; belirtilen tebliğ tarihine göre de 30/09/2019 tarihinde yapılmış olan istinaf başvurusunun süresinde olduğu ileri sürülerek istinafen incelenmesi ve kaldırılması istenilmektedir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesinde "elektronik tebligat" konusu düzenlenmiş, anılan maddenin 4. fıkrasında; elektronik tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşici günün sonunda yapılmış sayılacağı; aynı maddenin son fıkrasında da, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği kurallarına yer verilmiştir.
Anılan Kanun hükmünün uygulanmasını göstermek amacıyla Adalet Bakanlığınca çıkarılan ve 06/12/2018 tarihli ve 30617 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; delil kaydı, "Tebligatın, tebligat çıkarmaya yetkili makam ve merciden Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) tarafından teslim alındığına, muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığına, okunduğuna ve usulen tebliğ edilmiş sayıldığına dair üretilen ve elektronik sertifika ile imzalanmış kayıtlar" şeklinde tanımlanmış; 12. maddesinde, UETS'nin, elektronik tebligatın muhatabın adresine ulaşıp ulaşmadığına dair delil kayıtlarını tutacağı ve bu kayıtları, tebligat çıkarmaya yetkili makam ve mercie derhal ve en geç yirmi dört saat içinde bildireceği düzenlenmesine; 14. maddesinde de delil kayıtlarının, aksi ispat edilmedikçe kesin delil sayılacağı düzenlenmesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin mahkeme kararının davacı vekiline elektronik tebligat yoluyla gönderildiği, tebligatın muhatap adresine teslim edilmek üzere UETS tarafından 23/08/2019 tarihinde teslim alındığı ve aynı gün davacı vekilinin elektronik tebligat hesabına konulduğu, yukarıda anılan kanun hükmü uyarınca anılan tarihi izleyen beşinci güne denk gelen 28/08/2019 tarihinde otomatik olarak okundu sayıldığı ve tebligat işleminin tamamlandığı anlaşılmakta olup, bu duruma göre 30 günlük istinaf süresinin sona ermesinden sonra 30/09/2019 tarihinde yapılan istinaf başvurusunun mahkemece süre aşımı nedeniyle reddedilmesinde mevzuata aykırı bir durum bulunmamaktadır.
Davacı vekilince, tebligatın kendisine 29/08/2019 tarihinde yapılmış sayılması gerektiği ileri sürülmüş ve delil olarak sunduğu "Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi Tebligat Okuma Sonuç Delili" başlıklı belgede "Delil Oluşturma Zamanı"nın 29/08/2019 olarak gösterilmiş olması nedeniyle Dairemizin 12/12/2019 tarihli ara kararı ile PTT Genel Müdürlüğü ve Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğünden açıklama istenilmiş olup, gelen cevapların değerlendirilmesinden; yukarıda açıklanandan farklı bir durumun bulunmadığı, elektronik tebligatın UETS tarafından teslim alınmasına, davacı vekilinin elektronik tebligat hesabına konulmasına ve kanun gereği okunmuş sayılmasına dair delil kayıtlarının usulüne uygun olarak oluşturulup sisteme aktarıldığı; davacı vekilince iddiasına dayanak yapılan, tebligatın yapılmasından bir gün sonrasının tarihini taşıyan belgenin ise sistem tarafından, tebligatın yapılmış sayıldığı günün son dakikasında (23:59) oluşturulmaya başlanıp, oluşturulma sürecinin teknik olarak zaman alması nedeniyle tamamlanmasının ertesi güne sarkması suretiyle ortaya çıktığı, bu durumun ise elektronik tebligatın davacı vekilinin UETS adresine teslim edildiği tarih konusunda ihtilaf bulunmaması ve bu tarihi izleyen beşinci günün kanun gereği tebligat tarihi olması karşısında tebligatın sıhhatine bir etkisinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; usul ve hukuka uygun olan istinaf başvurusuna konu idare mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan istinaf safhasına ait 208,20 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın ilgili tarafa iadesine, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak, 26/02/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)