(213 S. K. m. 3, 30, 134, 341, 344)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket adına, 2016, 2017 ve 2018 hesap dönemlerinin sahte belge düzenleme yönünden incelenmesi sonucunda düzenlenen raporlarla sahte ve içeriği itibariyle yanıltıcı belge düzenlemek suretiyle elde ettiği komisyon gelirini beyan etmediğinin tespit edildiğinden bahisle 2017/1-12 dönemine ilişkin olarak salınan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davada; davacı şirketin 2016, 2017 ve 2018 hesap dönemlerinin sahte belge düzenleme yönünden incelenmesi sonucu düzenlenen 27/11/2018 tarih ve 2018-A-1908/11 Sayılı Vergi Tekniği Raporunda; şirketin 01.01.2016 tarihinden itibaren gerçek bir faaliyetinin olmadığı, 2016, 2017 ve 2018 hesap dönemlerinde herhangi bir teslim veya hizmet ifası olmaksızın komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği, mükellef kurum tarafından düzenlenen faturalara rastlanılması halinde sahte belge olarak değerlendirilmesi, ancak 2017 ve 2018 hesap dönemlerinde POS cihazlarından yapılan işlemlerin gerçek kabul edilmesi gerektiği yönünde görüş bildirildiği; bu vergi tekniği raporu esas alınarak düzenlenen 27/11/2018 tarih ve 2018-A-1908/16 Sayılı Vergi İnceleme Raporunda ise, kurumun elde ettiği komisyon gelirinin hesaplanmasında kurum temsilcisi tarafından ibraz edilen defter ve belgelerden tespit edilen satış faturalarının aylık toplam tutarları ve beyan edilen katma değer vergisi matrahları karşılaştırılarak yüksek tutarlı olanların komisyon geliri hesaplanmasında dikkate alınacağı, belirlenen komisyon geliri üzerinden hesaplanacak vergi üzerinden 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 341 ve 344. maddeleri gereğince üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiği hususuna yerverildiği, tespit edilen komisyon geliri üzerinden davalı idarece 2017/01-12 dönemine ilişkin olarak resen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılması istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı, uyuşmazlığın çözümünün davacı şirket hakkında düzenlenen Vergi Tekniği Raporunda yer alan tespitlerin değerlendirilmesine bağlı olduğu, söz konusu rapor incelendiğinde; davacı şirketin, "İvedik OSB .... Cad. No:112 Yenimahalle/ANKARA" adresinde "demir/çelikten bar ve çubukların, profillerin, levha ve kazıkların ( palplanş ), tüp ve boruların toptan ticareti ( filmaşin, inşaat demiri, sondaj borusu, petrol, gaz vb hatlar için borular vb ile tel dahil ) işi" ile iştigal etmek üzere 16.03.2015 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, 18.09.2015 tarihinde şirket kurucusu V.B. tarafından Ş.Ş.'e, 03.12.2015 tarihinde Ş.Ş. tarafından O.K.'e, 01.06.2017 tarihinde de O.K. tarafından B.E.'e devredildiği, 03.12.2015-08.06.2017 tarihleri arasında şirket ortağı ve yöneticisi olan O.K.'in diğer bir şirkette daha %25 ortaklığının bulunduğu ve bu şirkette yönetici olduğu, 08.06.2017 tarihinden itibaren ortak ve yönetici olan B.E.'in, aynı zamanda A. Hırdavat İnşaat Malzemeleri Limited Şirketi'nin %100 ortağı ve yöneticisi olduğu, B.E.'in şahsi mükellefiyetinin de bulunduğu, A. Hırdavat İnşaat Malzemeleri Limited Şirketi ile B.E. hakkında sahte belge düzenleme fiilinden dolayı 11.10.2018 tarih ve 2018-A-6806/19 Sayılı Vergi Tekniği Raporunun düzenlendiği, 2016 ve 2017 yılı yevmiye defteri, envanter defter, ve defteri kebir ile 2018 yılı yevmiye defteri tasdiklerinin yapıldığı; 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin bastırılmış irsaliyeli faturaların bulunduğu; 2016 ve 2017 hesap dönemlerine ilişkin kurumlar vergisi, 2016, 2017 ve 2018/I,II,III dönemlerine ilişkin kurum geçici vergi, 2016, 2017 ve 2018/01-10 dönemlerine ilişkin katma değer vergisi, 2016, 2017 ve 2018/01-09 dönemlerine ilişkin muhtasar beyannamelerinin verildiği; şirketin "Süvari Mah. 1544. Cadde Kozan Apt. No:28/A Etimesgut/Ankara" adresinde 14.02.2017 tarihinde yapılan resen terk yoklamasında, iş yerinin 80 m² olduğu, emtiasının bulunmadığı, demirbaşının olduğu, POS cihazı ile ödeme kaydedici cihaz tespit edilmediği, şirketin beyan edilen adreste faaliyetine devam ettiği, yoklama esnasında şirket yetkilisinin bulunmadığı, şirketin sigortalı çalışanı olduğunu beyan eden M.A.'nin bulunduğu; şirketin "İvedik OSB Mah. .... Cadde No:112 Yenimahalle/Ankara" adresinde 15.06.2017 tarihinde yapılan nakil ile işe başlama yoklamasında, iş yerinin 236 m² olduğu ve G.A.'ten 1.200,00 TL karşılığında kiralandığı, faaliyet konusunun hırdavat malzeme alım ve satımı ile temizlik ürünleri satışı olduğu, çalışanının olmadığı, POS cihazı ile ödeme kaydedici cihaz tespit edilmediği, emtiasının olmadığı, demirbaşlarının bulunduğu; "İvedik OSB Mah. .... Cadde No:112 Yenimahalle/Ankara" adresinde 14.11.2017 tarihinde yapılan özel esas yoklamasında, iş yerinin 240 m² olduğu, muhtasar beyannamesinde 4 çalışan beyan edilmesine rağmen 2 çalışan tespit edildiği, emtia ve demirbaşının bulunduğu, mükellefin adreste fiili olarak faaliyette olduğu, fiili faaliyetinin nace kodunda belirtilmiş işler olduğu; "İvedik OSB Mah. .... Cadde No:112 Yenimahalle/Ankara" adresinde 23.03.2018 tarihinde yapılan faal mükellef kontrol yoklamasında, adreste hırdavat malzemeleri toptan ticari faaliyeti ile iştigal ettiğinin beyan edildiği, emtia olarak yoklama fişinin ekinde yer alan iş yeri fotoğraflarında görünen hırdavat malzemelerinin ( vida, çivi, somun vb. ) bulunduğu, belirtilen adres haricinde depo ve şubesinin bulunmadığı, SMMM'sinin T.U., iş yerinin 80 m² olduğu, elektrik ve su abonelik kaydının firmayla bağı olmayan Ç.H. isimli şahsın üzerine olduğu, aynı adreste A. Hırdavat İnşaat Malzemeleri Limited Şirketi'nin de faaliyetini yürüttüğü, iş yerinin G.A.'ten aylık 1.200,00 TL karşılığında kiralandığı, muhtasar beyannamede 2 çalışan beyan edilmesine rağmen şirket yetkilisince 3 çalışan beyan edildiği, yoklama anında çalışanların iş yerinde bulunmadığı, şirketin POS cihazı ile ödeme kaydedici cihazı, üzerine kayıtlı aracının bulunmadığı, ödemelerin banka üzerinden yapıldığı ve çek karnesinin de olmadığı, müşteri çekleri ile ödemelerin gerçekleştirildiği; "İvedik OSB Mah. .... Cadde No:112 Yenimahalle/Ankara" adresinde 24.10.2018 tarihinde yapılan ek işe başlama konulu yoklamada, kurumun adreste faaliyetine devam ettiği, kurumun 2 çalışanı olduğunun beyan edildiği, kurum adına kayıtlı araç bulunmadığı, kurumun bu adresten başka bir adresinin, depo, şube vb. yerinin olmadığı, iş yerinde muhtelif miktarda ve çeşitte hırdavat malzemeleri bulunduğu, diğer faaliyetlerle ilgili emtia olmadığı, satışların toptan olup müşteriye direkt sevkiyat yapıldığının beyan edildiği tespitlerinin yapıldığı; 2016 yılında 128 adet belge karşılığında KDV hariç 8.634.860,12-TL tutarında mal alışı yaptığı, mal aldığı 13 mükellef hakkında sahte belge düzenleme yönünden vergi tekniği raporu bulunduğu, 2 mükellef hakkında da sahte belge düzenleme yönünden incelemenin devam ettiği, bu 15 mükelleften yapılan mal alışı tutarının KDV hariç 6.632.560,12-TL olduğu ve toplam alış tutarının %99'una tekabül ettiği; 2017 yılında 167 adet belge karşılığında KDV hariç 19.668.999,44-TL tutarında mal alışı yapan şirketin, mal aldığı 6 mükellef hakkında sahte belge düzenleme yönünden vergi tekniği raporu bulunduğu, 12 mükellef hakkında sahte belge düzenleme yönünden incelemenin devam ettiği, bu mükelleflerden yapılan mal alışı tutarının KDV hariç 19.112.119,44-TL olduğu ve toplam alışlarının %96'sını oluşturduğu; şirketin, 2018 yılında rapor tarihine kadar geçen sürede, KDV hariç 16.412.423,75-TL tutarında mal alışı yaptığı, mal aldığı 1 mükellef hakkında sahte belge düzenleme yönünden vergi tekniği raporu bulunduğu, 11 mükellef hakkında sahte belge düzenleme yönünden incelemenin devam ettiği, 1 mükellef hakkında rapor ve inceleme bulunmadığı ancak mükellefin sahte belge düzenlemekten özel esaslara tabi olduğu, bu 14 mükelleften yapılan mal alışı tutarının KDV hariç 16.412.423,75-TL ve toplam alış tutarının %100'üne tekabül ettiği; şirketin, 2016 yılında 306 adet belge karşılığında KDV hariç 8.655.116,33-TL tutarında mal satışı yaptığı, mal sattığı 1 mükellef hakkında sahte belge düzenleme yönünden vergi tekniği raporu bulunduğu, 3 mükellef hakkında da sahte belge düzenleme yönünden incelemenin devam ettiği, 6 mükellef hakkında rapor ve inceleme bulunmadığı ancak mükelleflerin sahte belge düzenlemekten veya adreste bulunmamaktan özel esaslarda olduğu, bu 10 mükellefe yapılan mal satışı tutarının KDV hariç 2.289.763,61-TL olduğu ve toplam satış tutarının %26'sını oluşturduğu, şirketin 2017 yılında 568 adet belge karşılığında katma değer vergisi hariç 19.356.872,07-TL tutarında mal satışı yapığı, mal sattığı 1 mükellef hakkında sahte belge düzenleme yönünden vergi tekniği raporu bulunduğu, 6 mükellef hakkında sahte belge düzenleme yönünden incelemenin devam ettiği, 4 mükellef hakkında rapor ve inceleme bulunmadığı ancak mükelleflerin sahte belge düzenlemekten özel esaslara tabi olduğu, bu 10 mükellefe yapılan mal satışı tutarının katma değer vergisi hariç 7.921.914,69-TL olduğu ve toplam satış tutarının %40'ına tekabül ettiği, şirketin 2018 yılında rapor tarihine kadar geçen sürede, katma değer vergisi hariç 16.188.841,15-TL tutarında mal satışı yapığı, mal sattığı 8 mükellef hakkında sahte belge düzenleme yönünden incelemenin devam ettiği, 1 mükellef hakkında rapor ve inceleme bulunmadığı ancak mükellefin sahte belge düzenlemekten özel esaslara tabi olduğu, bu 9 mükellefe yapılan mal satışı tutarının katma değer vergisi hariç 6.092.799,90-TL olduğu ve toplam satış tutarının %37'sine tekabül ettiği; 01.01.2016 tarihinden itibaren mali müşavirliğini yapan T.U.'un ifadesinde, mükellef kurumun muhasebecilik ve mali müşavirlik işlemleriyle ilgili olarak 13.06.2016 tarihine kadar şirket sahibi O.K., bu tarihten itibaren de şirketin yeni sahibi B.E. ile muhatap olduğunu, iş yerinin yaptığı cironun, şirketin fiziksel büyüklüğü, işçi sayıları, nakliye ve çalışma düzenleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde normal sayılacak düzeyde olduğunu, şirketin ek faaliyet alanına ilişkin bildirimlerin verildiğini beyan ettiği; şirket temsilcisi B.E.'in ifadesinde, şirketin faaliyet konusunun ağırlıklı olarak inşaat, hırdavat ve temizlik malzemelerinin olduğunu, şirketin herhangi bir depo veya şubesinin bulunmadığını, kendisinin yönetici ve ortağı olduğu A. Hırdavat İnşaat Malzemeleri Limited Şirketi'nin de davacı şirket ile aynı adreste faaliyet gösterdiğini, adı geçen şirket ile davacı şirketin faaliyet alanının aynı olduğunu, satışa konu emtiaların bir kısmının iş yerinde stok mal olarak bulunduğunu ve bu malların çeşitli firmalardan nakliyesi karşı tarafa ait olmak üzere iş yerine getirtildiğini, inşaat demiri gibi kolayca kaldırılıp indirilmesi mümkün olmayan malların satışının, tedarikçi firmaların aranıp sipariş verilmesi, onların da sipariş edilen emtiayı doğrudan alıcıya teslim etmeleri suretiyle gerçekleştirdiklerini, satışını yaptıkları malların yüksek fiyatlı mallar olduğunu, cüzi miktarda kar koyarak satışlarını gerçekleştirdiklerini, bu yüzden satış rakamlarının yüksek olmasına karşın kar oranının düşük olduğunu ve verginin de düşük çıktığını, kendilerinden mal alan müşterilere ne kadar vade ile satış yapmışlarsa o malı aldıkları firmalara da o vade ile ödemelerini gerçekleştirdiklerini, bu yüzden alıcılar tarafından banka hesaplarına yapılan ödemeleri kısa bir süre sonra çekerek borçlu oldukları firmalara ödediklerini, şirketi devraldığında çok az emtia stokunun bulunduğunu bu yüzden alış faturası olmayan satışların belgesiz alışlara ilişkin olduğunu, kendisine şirket ile birlikte POS cihazı devredilmediğini, satışlarda Kuveyt Türk Bankasına başvurularak alınan cihazın kullanıldığını, şirketin yetkilisi olduğu dönemde yapılan tüm alış ve satışların gerçek olduğunu beyan ettiği; davacı şirketin 2016 ve 2017 hesap döneminde mal satışı yaptığı M.S.'ın ifadesinde, tomruktan palet, sandık vb. imalatı yaptıklarını, davacı şirket ile ticaretlerinin 2016 yılında B.E. vasıtasıyla başladığını, B.E.'in daha sonra şirketi devralarak faaliyete devam ettiğini duyduğunu, fiyatların nispeten daha uygun olduğu ve ödemelerin vadeli olarak yapılacağı için emtiaları aldıklarını, nakliyeyi karşı tarafın gerçekleştirdiğini, ödemelerin peyder pey vadeli olarak banka yoluyla yapıldığını, banka dekontlarını ibraz ettiklerini, şirkete vadesi gelmemiş borçlarının ve senetlerinin olduğunu; davacı şirketin 2016 hesap döneminde mal satışı yaptığı KTS Kaya Torna Spiral Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilisinin ifadesinde, iş makinelerinin yedek parçalarını imal ettiklerini, davacı şirketten üretim için gerekli olan profil ve sac aldıklarını, iş yoğunluğuna göre farklı firmalarla çalıştıklarını, davacı şirketle sürekli çalışmadıklarını, firmayı ve yetkililerini tanımadığını, işletme adresine hiç gitmediklerini, nakliyeyi karşı tarafın gerçekleştirdiğini, fatura bedellerini senetle, senetleri de banka yoluyla ödediklerini, banka dekontlarını ibraz ettiklerini, davacı şirketin 2017 hesap döneminde mal satışı yaptığı H.D.'in ifadesinde, faaliyet konularının yay imalatı olduğunu, üretilen ürünleri genellikle savunma sanayine sattıklarını, davacı şirketin düzenlediği faturalardaki malları da yay imalatında kullandıklarını, şirket yetkililerini şahsen tanımadığını, işyerlerine gelerek kart bıraktıklarını ve kendilerinde üretim için gerekli olan malzemelerin bulunduğunu söylediklerini, fiyatlar piyasaya göre uygun olduğu için sipariş verdiklerini, nakliyeyi karşı tarafın gerçekleştirdiğini, nakliye faturalarının adlarına kesildiğini, ödemeleri B.E. adına ödeme talimatı vererek gerçekleştirdiklerini, banka dekontlarını ibraz ettiğini, davacı şirkete borçlarının bulunmadığını; davacı şirketin 2018 hesap döneminde mal satışı yaptığı KTS Kaya Torna Spiral Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilisinin ifadesinde, faaliyet konularının çelik konstrüksiyon imalatı olduğunu, davacı şirketten üretim için gerekli olan profil ve sac aldıklarını, B.E. ile bir tanıdık vasıtasıyla tanıştıklarını, ödeme kolaylığı sağladığı için hammadde alımlarını davacı şirketten yaptıklarını, ödemelerin peyder pey vadeli olarak banka yoluyla yapıldığını, banka dekontlarını ibraz ettiklerini, davacı şirkete borçlarının bulunmadığını, nakliyeyi karşı tarafın gerçekleştirdiğini, işletme adresine hiç gitmediğini, siparişleri telefon ya da e-posta yoluyla verdiklerini beyan etttiği; davacı şirketin 2016 dönem başında mal stokunun bulunmadığı, 2016 dönem sonu ile 2017 dönem başında 52.303,17-TL, 2017 dönem sonu ile 2018 dönem başında 444.737,45-TL olduğu, brüt satış karlılık oranının 2016'da binde 9, 2017 ve 2018'de binde 4 olduğu; Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre şirket çalışanları G.Y., A.İ., O.K., M.A. olmasına rağmen 23.03.2018 tarihinde yapılan yoklama sırasında B.E.'in yoklama sırasında iş yerinde bulunmayan F.U., M.M., N.B.'ü şirket çalışanları olarak beyan ettiği, yapılan yoklamalarda Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen işçiler arasında yer almayan M.A.'nin şirkette çalıştığı, şirketin, 2017/Aralık dönemi dışında ödenecek katma değer vergisi beyan etmediği, yüksek tutarlı sonraki döneme devreden katma değer vergisinin bulunduğu, şirketin, POS cihazı kullanarak 2017 yılında 32.632,00-TL, 2018 yılında 57.875,00-TL satış yaptığı, Etimesgut Vergi Dairesi Müdürlüğüne 22.122,42-TL vergi aslı, 2.486,38-TL gecikme zammı ödediği, vadesi geçmiş ve ödenmesi gereken 12.536,09-TL, vadesi gelmemiş 31.344,46-TL borcu olduğu, Ulus Vergi Dairesi Müdürlüğüne, 1.585,73-TL vergi aslı, 59,80-TL gecikme zammı ödediği, vadesi geçmiş ve ödenmesi gereken 17.112,63-TL, vadesi gelmemiş 21.149,36-TL borcu olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumuna 06.03.2018 tarihi itibariyle gecikme zammı hariç 8.594,36-TL borcu olduğu hususlarına yer verilerek, yükümlü şirketin 01.01.2016 tarihinden itibaren gerçek bir faaliyetinin olmadığı, 2016, 2017 ve 2018 hesap dönemlerinde herhangi bir teslim veya hizmet ifası olmaksızın komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği, bu nedenle mükellef kurum tarafından düzenlenen faturalara rastlanılması halinde sahte belge olarak değerlendirilmesi, ancak 2017 ve 2018 hesap dönemlerinde POS cihazlarından yapılan işlemlerin gerçek kabul edilmesi gerektiği tespitlerine yer verildiği; dava konusu tarhiyatın dayanağı olan 27/11/2018 tarih ve 2018-A-1908/11 Sayılı Vergi Tekniği Raporunda yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden; şirketin defter ve belgelerini incelemeye ibraz ettiği, 2016, 2017 ve 2018 hesap dönemleri iş ve işlemlerinin, sahte belge düzenleme faaliyeti açısından genel olarak değerlendirildiği, ancak uyuşmazlığa konu dönemde davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların sahteliğine dair somut tespitlere yer verilmediği, şirketin satış yaptığı dört mükellef nezdinde karşıt tespit yapıldığı ancak mükelleflerin beyanlarının doğruluğunun araştırılmadığı ve mükellefler hakkında olumsuz bir tespit yapılmadığı, raporda, davacı şirketin mal aldığı ve mal sattığı mükelleflerin, sahte belge düzenleme yönünden hakkında rapor yazılan, incelemesi devam eden ya da özel esaslarda bulunan mükelleflerden oluştuğu dışında herhangi bir eleştiri getirilmediği, özellikle uyuşmazlık konusu dönemde yapılan yoklamalarda davacı şirketin faal olduğu, ortalama 2-3 işçi çalıştırdığı, iş yerinde satışa hazır emtia bulunduğunun tespit edildiği, mal sattığı mükelleflerden önemli miktarlarda ödemeler aldığı, vadesi geçmiş ve ödenmesi gereken vergi borcu olsa da bir kısmını ödediği, şirketin 01.01.2016 tarihinden itibaren mali müşavirliğini yapan T.U.'un ihtilaf konusu dönemde şirketin faaliyette olduğunu beyan ettiği, şirketin halen de faaliyetine devam ediyor olması tespitlerine göre, davacı şirketin ihtilaf konusu dönemde gerçek bir faaliyetinin olmadığı ve gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasında bulunmaksızın sahte fatura düzenlediği hususunun somut bir şekilde ortaya konulamadığı gibi, inceleme elemanı tarafından POS cihazı ile yapılan satışların gerçek olduğunun kabul edilmiş olmasına rağmen nakit satışların neden gerçek olmadığı yönünde hukuken geçerli bir tespit yapılamadığı, belirtilen bu duruma göre, varsayım, kanaat ve eksik incelemeye dayalı olarak düzenlenen vergi tekniği raporu esas alınarak, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiğinden bahisle davacı şirket adına salınan 2017/01-12. dönemine ilişkin üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kaldırılmasına karar veren Ankara 5. Vergi Mahkemesi'nin 29/04/2019 gün ve E:2019/72, K:2019/468 Sayılı kararının; davacı şirketin kayıt ve beyanlarının sahte belge düzenleme fiili yönünden incelenmesi sonucunda düzenlenen vergi tekniği raporu ile vergi inceleme raporlarında tespit edilen hususlar esas alınarak uyuşmazlık konusu dönem için salınan vergi ile kesilen cezada hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesince gereği görüşüldü:
KARAR: 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu belirtilmiş; 30. maddede re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanarak, re'sen takdir sebepleri bentler halinde sayılmıştır.
Aynı Kanunun 134. maddesinde ise, vergi incelemelerinin amacının, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, tespit edilmesi ve sağlanması olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu amaç vergilendirmede vergiyi doğuran olayın ve olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetlerinin ortaya çıkarılmasıyla sağlanır. Kanunun üçüncü maddesine göre vergiyi doğuran olay ve olaya ilişkin işlemlerin mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. Ancak ispat külfeti, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal olmayan bir durumun iddia olunması halinde bunu iddia eden tarafa aittir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı hakkında düzenlenen 27/11/2018 tarih ve 2018-A-1908/11 Sayılı Vergi Raporunda; demir/çelikten bar ve çubukların, profillerin levha kazıkların tüp ve boruların toptan ticareti işi ile iştigal etmek üzere 16/03/2015 tarihinde mükellefiyet tesis ettiren,18/09/2015 tarihinde Ş. Ş.'e, 03/12/2015 tarihinde O.K.'e, 01/06/2017 tarihinde de B.E.'e devrolunan davacı şirketin, 2016, 2017 ve 2018 hesap dönemlerinde herhangi bir teslim veya hizmet ifası karşılığı olmaksızın komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği, mükellef kurum tarafından düzenlenen faturalara rastlanılması halinde sahte belge olarak değerlendirilmesi, ancak mükellef kurumun sadece 2017 ve 2018 hesap dönemlerinde POS cihazlarından yapılan işlemlerin gerçek olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmış; anılan rapora dayanarak düzenlenen 27/11/2018 tarih ve 2018-A-1908/16 Sayılı vergi inceleme raporunda yer verilen tespitler uyarınca içeriği itibariyle yanıltıcı ve sahte fatura düzenlemek suretiyle elde ettiği komisyon gelirini beyan etmediğinden bahisle davacı şirket adına 2017/01-12 dönemine ilişkin olarak salınan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davada, istinaf incelemesine konu Ankara 5. Vergi Mahkemesi'nin 29/04/2019 tarihli kararıyla; davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların sahteliğinin somut tespitlerle ortaya konulmadığı, şirketin satış yaptığı mükelleflerden dördü nezdinde karşıt tespit yapıldığı, beyanlarının doğruluğunun araştırılmadığı, bunlar hakkında olumsuz bir tespit yapılmadığı, mal aldığı ve mal sattığı mükelleflerin, sahte belge düzenleme yönünden hakkında rapor yazılan, incelemesi devam eden ya da özel esaslarda bulunan mükelleflerden oluştuğu dışında herhangi bir eleştiri getirilmediği, özellikle uyuşmazlık konusu dönemde yapılan yoklamalarda davacı şirketin faal olduğu, ortalama 2-3 işçi çalıştırdığı, iş yerinde satışa hazır emtianın bulundurulduğu, mal sattığı mükelleflerden önemli miktarlarda ödemeler alması, vadesi geçmiş ve ödenmesi gereken vergi borcu olsa da bir kısmını ödemiş olması, şirketin 01.01.2016 tarihinden itibaren mali müşavirliğini yapan T.U.'un ihtilaf konusu dönemde şirketin faaliyette olduğunu beyan etmesi ve halen de faaliyetine devam ediyor olması karşısında, şirketin ihtilaf konusu dönemde gerçek bir faaliyetinin olmadığı ve gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasında bulunmaksızın sahte fatura düzenlediği hususunun somut bir şekilde ortaya konulamadığı sonucuna ulaşıldığı, POS cihazı ile yapılan satışların inceleme elemanı tarafından gerçek satış olduğunun kabul edilmiş olmasının da bu sonucu desteklediğinden bahisle, davacı şirket adına salınan vergi ve cezaların hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiştir.
Davacı şirket hakkında düzenlenen Vergi Tekniği Raporunda yer verilen;
1- 2016 yılında toplam 128 adet belge karşılığında 8.634.860,12 TL, 2017 yılında 167 belge karşılığında 19.668.999,44 TL; 2018 yılında rapor yazılış tarihine kadar 16.412.423,75 TL tutarında alış faturasını yasal defterlerine kaydettiği;
2- Alış faturalarının 2016 yılında % 99'unun, 2017 yılında % 97'sinin, 2018 yılında bir firma hariç tümünün hakkında sahte belge düzenleme yönünden hakkında vergi tekniği raporu bulunan veya incelemesi devam eden mükelleflere ait olduğu;
3- 2016 yılında 306 adet belge karşılığı 8.655.116,33 TL, 2017 yılında 568 adet belge karşılığı 19.356.872, 2018 yılında 284 adet belge karşılığı 13.898.498,37 TL tutarında satış faturası düzenlediği;
4- SGK kayıtlarına göre 2017 yılında, birisi 2015'den itibaren çalışan, diğer 3'ü 1-2 aylık süreler ile çalışmış 4 işçisi bulunduğu, bu çalışanlardan dolayı 8.594,36 TL prim borcu olduğu, çalışanlardan 3'üne bilgi almak amacıyla ulaşma çabalarının sonuç vermediği;
5- )Yapılan yoklamalar sırasında iş yerinde bazı malzeme tespit edilmiş se de, bulunan emtianın satış hacmine orantılı olmadığı, aynı işyerinde Akyürek Limited Şirketi'nin de faaliyet gösterdiği, bulunan emtianın ne kadarının bu şirkete ait olduğunun anlaşılamadığı, yoklama sırasında çekilen fotoğrafların, iş yeri büyüklüğü ve stok malların tutulduğu mekana ilişkin olarak SMM tarafından verilen ifadeyi doğrulamadığı;
6- Şirketin alış faturası olmayan ve şirket faaliyet konusuna girmeyen hususlarda yüksek tutarlarda satış faturası düzenlediği;
7- 2016 yılı belgeleri arasında banka dekontları ve banka hesap ekstreleri bulunmasına rağmen, yasal defterlerde banka hesap hareketlerine ilişkin herhangi bir kaydın yer almadığı;
8- Şirketin 7 ayrı bankada bulunan hesaplarına, değişik dönemlerde yatırılan yüklü miktardaki tutarların, işlem tarihiyle aynı gün, bazen paranın yatırılmasından bir kaç dakika sonra çekildiği, bu hesapların bakiyelerinin sıfır veya sıfıra yakın olduğu; bu hususun şirket yetkilisi tarafından alıcılarla satıcılar arasında aracı gibi çalıştıkları, yaptıkları satışın vadesine göre mal aldıkları yönünde açıklandığı; şirket yetkilisince ayrıca fabrikadan ürün alışlarının bulunduğu yönünde ifade verilmiş ise de alışları arasında doğrudan üreticiden yapılmış bir alışının bulunmadığı;
9- Şirketin çok düşük bir karlılık oranı ile çalıştığı, cirosuna göre karının çok düşük olduğu, oldukça düşük ödenecek vergi beyanlarının bulunduğu, ortaya çıkan vergi borcunun da küçük bir kısmını ödediği;
10- Oldukça yüksek hacimli emtia ticareti ile uğraştığı halde, aktifinde kayıtlı herhangi bir aracının bulunmadığı, ticaretini gerçekleştirdiği emtianın nakliyesinin karşı tarafa ait olduğu yönündeki şirket yetkilisi beyanlarının, karşıt incelemelerde ilgili firma yetkililerince doğrulanmadığı;
11- SMM'nin ifadelerinin çelişkili olduğu;
12- POS cihazı ile ödeme kaydedici cihaz tespit edilemediği tespitleri ile şirket hakkında muhtelif tarihlerde yapılan yoklamalarda tespit edilen diğer hususların birlikte değerlendirilmesinden, yüksek hacimli emtia ticareti yapan davacı şirketin, hiç bir nakliye aracı olmaksızın, çok kısıtlı bir personel ile kayıt ve beyanlarına yansıttığı büyüklükteki hasılatı gerçekleştirebilecek organizasyonunun bulunmadığı sonucuna varılmış olup, davacıdan mal aldığını belirten firma yetkililerinin ifadelerinin, kayıtlarına yansıttıkları faturaları düzenleyen davacı şirketin gerçek bir ticari faaliyeti olduğu hususunu tek başına kanıtlamaya yeterli bir delil olmadığı, çelişkili olması nedeniyle gerçek bir ticari faaliyet yürüttüğü yönündeki mali müşavir ifadelerine de itibar edilmesi olanaklı görülmediğinden, uyuşmazlık konusu dönemde gerçek bir ticari ilişkiye dayanmaksızın düzenlediği faturalar üzerinden %2 komisyon geliri elde ettiği kabul edilerek davacı adına yapılan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, Ankara 5. Vergi Mahkemesi'nin 29/04/2019 gün ve E:2019/72, K:2019/468 Sayılı kararının kaldırılmasına, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesinin 4.fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan toplam 163,00.-TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı idare vekili için takdir olunan 1.890,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 54,40.-TL'den az olmamak üzere hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 4,55 oranında hesaplanacak nispi karar harcı ile 492 Sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca muaf olması nedeniyle davalı idareden alınmayan 157,50.-TL istinaf başvuru harcının davacıdan alınmasına, artan posta giderinin taraflara iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere, 04.03.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)