(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara Ticaret Odası(ATO) Uluslararası Kongre ve Fuar Merkezi'nin (Congresium) işleticisi konumundaki davacı Ankara Uluslararası Kongre ve Fuar İşletmeciliği Merkezi A.Ş. tarafından, A ve A Fuarcılık Organizasyon ve Ticaret Ltd.Şti.'nin 2014 yılı için yaptığı mobilya fuarı düzenleme başvurusunu haksız yere reddederek hakim durumunu kötüye kullandığından bahisle adı geçen şirket hakkında idarî yaptırım uygulanmasına karar verilmesi konusunda yaptığı şikayet başvurusunun reddine ve soruşturma açılmamasına ilişkin Rekabet Kurulu'nun 06.11.2013 tarih ve 13-62/861-368 Sayılı kararının Ankara 3. İdare Mahkemesi'nin 02.02.2015 tarih ve K:2015/155 Sayılı kararı ile iptali üzerine, Congresium'un işleticisi konumundaki davacı şirketin, hakim durumunu sözleşme yapmamak suretiyle kötüye kullandığı gerekçesiyle 268.042,77-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Rekabet Kurulu'nun 27.10.2016 tarih ve 16-35/604-269 Sayılı kararının; karara konu fuarın bir ihtisas fuarı olmadığı, fuarın hedef kitlesinin ziyaretçiler olduğu, pazar tespitinin hatalı olduğu, dar tanımlandığı, uluslararası ibaresi ile sınırlandırılmayarak "fuar alanı işletmeciliği pazarı" olarak tanımlanması gerektiği, şikayet başvurusunda bulunan şirketin bu fuarı yapamaması nedeniyle başka bir fuar düzenleyememesi arasında illiyet bağı bulunmadığı, 2014 yılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği(TOBB) kriterlerine göre fuar düzenlemeye uygun tek alanını Congresium olmadığı, AKM ve Ostim Stadyumu'nun da uygun olduğu, fuara katılanlar açısından fuarın nerede düzenlendiğinin öneminin olmadığı, coğrafi pazar sınırının ülke sınırları olarak belirlenmesi gerektiği, sözleşme yapılamamasının kendisinden değil şikayet başvurusunda bulunan şirketten kaynaklandığı, değişmesi istenilen hükümlerin sözleşme için ağır şartlar olmadığından bahisle hakim durumda olmadığı, sözleşme imzalamaktan kaçınmadığı iddialarıyla hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle açılan davada; davacı şirketin 2014 yılında hakim durumda olup olmadığı incelendiğinde; davaya konu fuarın uluslararası mobilya dekorasyon fuarı olduğu, esas itibariyle mobilya üreticilerinin yoğun olarak bulunduğu Ankara'nın da Bursa, Kayseri gibi iller gibi her yıl mobilya fuarı düzenlenen illerden olduğu, bu haliyle ihtisas fuarı olarak tanımlanabileceği, davacının fuara gelen katılımcılara ilişkin dava dilekçesinin 5 numaralı eki incelendiğinde de fuarın uluslararası niteliğinin yanında Ankara ilinden katılanların sayısının diğer katılımcılara oranla yüksek olduğu görülmekle coğrafi alan belirlemesinin yerinde olduğu müşahede edilmiş, uluslararası fuar alanına ilişkin TOBB Esasları'nda belirtilen nitelikte ve belirtilen tarihlerde mobilya fuarı düzenlemeye uygun tek alanın Congresıum olduğu, Congresıum'un Ankara İli'nde ihtilafa konu 2014 yılında düzenlenen mobilya fuarları bakımından pazar payının %100; uluslararası fuarlar bakımından ise %60 olduğu görülmekle dava konusu fuar alanı işletmeciliği pazarında hakim durumda olduğu, olayda, davacı şirketin ATO ile akdettiği 19.04.2011 tarihli kira sözleşmesine göre 10 yıl 6 aylık süre ile davaya konu kongre ve fuar alanını işletme hakkına sahip olduğu, hisselerinin tamamına yakınının GL Events Kongre ve Fuar Merkezleri Tesisleri İşlt. A.Ş.'ye (GL EVENTS) ait olduğu, GL Events Fuarcılık A.Ş. (GLEX) şirketinde de hisselerin tamamına yakının aynı şirket olduğu, kontrol sahibi olarak görünen GL EVENTS'in ana teşebbüsünün Fransa'da yerleşik GL Events SA olduğu, her iki şirketin aynı ekonomik bütünlük içinde yer aldığı, A ve A Fuarcılık Organizasyon ve Ticaret Ltd. Şti.'nin(A&A), Ekim 2011, Nisan 2012, Nisan 2013 tarihlerinde mobilya fuarlarını Congresium'da düzenlediği, 02-06 Nisan 2014 tarihleri arasında uluslararası mobilya dekorasyon fuarını düzenlemek için alan kiralama başvurusu yaptığı, başvuru öncesinde hem bu şirketin 46 yıldır aynı fuarı düzenlemesi hem de 17.08.2015 tarihinde Congresium'da yerinde yapılan incelemelere konu yazışmalardan davacı şirketin A&A'nın başvurusundan haberdar olduğu, örneğin bu yazışmalardan birinde 2014/Mart ayında yapılması planlanan ağaç işleme makinaları fuarının davacı şirkete karşı koz olarak ve gerekirse karşılarına çıkmak için kullanılabilecek bir rezervasyon olduğu ve diğer işlerinin de kontratının bulunmadığı, tahsis verilmesinin mekan kontratı anlamına gelmediği gibi A&A'nın oyalanacağına ilişkin yazışmaların bulunduğu, A&A başvuru yaptıktan sonra devam eden görüşmelerde daha önceki yıllardan beri yapageldiği mobilya fuarına yönelik olarak davacı Ankara Fuar A.Ş. ile yaptığı görüşmeler neticesinde sözleşmede bir takım değişiklikler istediği, bunların bir kısmının kabul gördüğü, ancak görüşmelerin bir noktadan sonra kesildiği, neticesinde A&A'nın sözleşme yapmayı kabul ettiğini bildirir 22.07.2013 tarihli ihtarına rağmen TOBB 2014 yılı ana fuar takvimi başvurusunun son günü olan 01.08.2013 tarihine kadar net bir yanıt vermediği, talep edilen tarihlerin GLEX'e verildiği, ihtilafın bulunduğu dönemde A&A'nın talip olduğu ancak başvurusunun kabul edilmediği, mobilya fuarının Congresium'un fuar şirketi olan GLEX tarafından düzenlendiği, A&A'nın ise 2014 yılında fuar düzenleyemediği görülmekle, A&A'nın mobilya fuarı talebinin haklı bir sebep olmaksızın reddedilerek sözleşme imzalamaktan kaçınıldığı, bu durumda, 2013-2014 döneminde Ankara ilinde fuar alanı işletmeciliği pazarında hakim konumda olan davacının, A ve A Fuarcılık Organizasyon ve Ticaret Ltd. Şti.'nin Congresıum'da 02-06 Nisan 2014 tarihleri arasında uluslararası mobilya dekorasyon fuarı düzenleme talebini haklı bir neden olmaksızın aynı ekonomik bütünlük içinde yer aldığı şirket lehine reddederek 4054 Sayılı Kanun'un 6. maddesine aykırı hareket ettiği anlaşılmış, Mahkemelerinin 02.02.2015 tarih ve E:2014/334, K:2015/155 Sayılı kararı doğrultusunda soruşturma yürütülerek tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak, Ankara 3. İdare Mahkemesi'nce verilen 30/11/2018 tarih ve E:2017/1167, K:2018/2360 Sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun kabulüyle anılan kararın kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
REKABET KURUMU SAVUNMASININ ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesince 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR: Ankara 3. İdare Mahkemesi'nce verilen 30/11/2018 tarih ve E:2017/1167, K:2018/2360 Sayılı karar usul ve hukuka uygun olup istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren bir neden bulunmadığından, davacı tarafın İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE, yargılama giderlerinin başvuruda bulunan taraf üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde ilgili tarafa iadesine, 2577 Sayılı Kanun'un değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay ilgili Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere, 14/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)