(2981 S. K. Ek. m. 1) (6360 S. K. Geç. m. 1) (3194 S. K. m. 18) (İmar Kanununun 18 inci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi ile İlgili Esaslar Hakkında Yönetmelik m. 5, 6)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacıların maliki olduğu Malatya İli, Battalgazi İlçesi, Hanımınçiftliği Mahallesi, 369 ada 9 parselde kayıtlı taşınmazın bulunduğu alanda, 3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi ve 2981 Sayılı Kanun'un ek-1. maddesi uyarınca imar uygulaması yapılmasına dair kapatılan Hanımınçiftliği Belediyesi Encümeni'nin 23.09.2010 tarih ve 2010/73 Sayılı kararı ve 6360 Sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi uyarınca bu kararın onaylanmasına ilişkin Battalgazi Belediye Encümeni'nin 04.07.2013 tarih ve 63 Sayılı kararı ve imar uygulamasının tapuya tesciline dair Battalgazi Belediye Başkanlığı'nın 21.01.2015 tarih ve 4927 Sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; Malatya İdare Mahkemesince verilen 07/11/2018 gün ve E:2017/309, K:2018/1353 Sayılı "dava konusu işlemlerin iptaline" ilişkin kararın, davalı idare vekili tarafından; usule ilişkin davanın süresinde açılmadığı, esasa yönelik ise, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı, uygulama alanında davacı adına kayıtlı parselde mevzuata uygun olarak yapılan uygulama işlemleri ile mülkiyet anlamında herhangi bir hak kaybına uğramadığı, DOP kesintisinin yasal sınırın altında ve mevzuata uygun şekilde yapıldığı, geleceğe dönük sağlıklı ve düzenli yapılaşma sağlamak amacıyla ve imar planlarına, şehircilik ve planlama esasları ile kamu yararına uygun olarak yapılan imar uygulamasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce, dosyadaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, davacıların maliki olduğu Malatya İli, Battalgazi İlçesi, Hanımınçiftliği Mahallesi, 369 ada 9 parselde kayıtlı taşınmazın bulunduğu alanda, 3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi ve 2981 Sayılı Kanun'un Ek-1. maddesi uyarınca imar uygulaması yapılmasına dair kapatılan Hanımınçiftliği Belediyesi Encümeni'nin 23.09.2010 tarih ve 2010/73 Sayılı kararı ve 6360 Sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi uyarınca bu kararın onaylanmasına ilişkin Battalgazi Belediye Encümeni'nin 04.07.2013 tarih ve 63 Sayılı kararı ve imar uygulamasının tapuya tesciline dair Battalgazi Belediye Başkanlığı'nın 21.01.2015 tarih ve 4927 Sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Mahkemece; "Bu durumda, yukarıda aktarılan bilirkişi raporunda belirtilen hususlar ile dava dosyasında yer alan diğer bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, davacıların maliki olduğu Malatya İli, Battalgazi İlçesi, Hanımınçiftliği Mahallesi, 369 ada 9 parselde kayıtlı taşınmazın bulunduğu alanda, 3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi ve 2981 Sayılı Kanun'un Ek-1. maddesi uyarınca yapılan parselasyon işleminde, 103 ve 107 numaralı imar adalarının bulunduğu yerde düzenleme sınırının imar adalarının içerisinden geçirilerek artık imar alanı bırakıldığı, dolayısıyla dava konusu uygulama işleminde düzenleme sınırının tespitinde İmar Kanunun 18 İnci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5. ve 6. maddesine aykırı davranıldığı, ayrıca dava konusu uygulama işleminin dayanağı olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planına göre uygulama sahasından geçmekte olan 30 mt enkesitli imar yoluna cepheli olan alanların “TAKS:0,30 - KAKS: 1,60 Yapılaşma Koşullarında Ayrık - İkiz Yapı Nizamında 5 Katlı (Aİ-5) Konut Alanı” olarak planlanmış olduğu, uygulama sahasından geçmekte olan 30 mt enkesitli imar yoluna cepheli olan alanlar dışında kalan yerlerin ise “Ayrık - İkiz Yapı Nizamında 3 Katlı (Aİ-3) Konut Alanı” olarak planlanmış olduğu, dava konusu uygulama işleminin dayanağı olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planına göre 30 mt enkesitli imar yoluna cepheli olan imar adalarının “TAKS:0,30 - KAKS: 1,60 Yapılaşma Koşullarında Ayrık - İkiz Yapı Nizamında 5 Katlı (Aİ-5) Konut Alanı” olarak planlanmış olan bölümleri ile “Ayrık - İkiz Yapı Nizamında 3 Katlı (Aİ-3) Konut Alanı” olarak planlanmış olan bölümlerinin imar hattı ile net bir şekilde ayrıldığı, dolayısıyla dava konusu uygulama işleminde parselasyon planı yapılırken dava konusu uygulama işleminin dayanağı olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planındaki imar hatlarının dikkate alınarak parselasyon yapılmasının gerektiği, ancak dava konusu uygulama işleminde 105 numaralı imar adasının bulunduğu alanda bu durumun göz ardı edildiği, yani parselasyon yapılırken imar planındaki imar hattının dikkate alınmadığı, bunun neticesinde de uygulama işlemi sonucunda oluşturulan parsellerden 105 ada 5, 6, 7 numaralı imar parsellerinin bir bölümünün “TAKS:0,30 - KAKS: 1,60 Yapılaşma Koşullarında Ayrık - İkiz Yapı Nizamında 5 Katlı (Aİ-5) Konut Alanı” bir bölümünün de “Ayrık - İkiz Yapı Nizamında 3 Katlı (Aİ-3) Konut Alanı” olacak şekilde oluşturulduğu, İmar Kanunu'nun yukarıda değinilen 18'nci maddesiyle anılan yönetmelik maddelerinin amacının, imar planına uygun yapılaşmayı sağlamak olmasına rağmen, dava konusu uygulama işlemi sonucunda farklı yapılaşma koşullarına sahip olacak şekilde parseller oluşturularak bu parsellerde yapılaşmanın hemen hemen imkânsız hale getirildiği, dolayısıyla imar uygulamasına yönelik dava konusu işlemlerde imar mevzuatına ve hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Dava konusu parselasyon işlemi ve özet cetvelleri birlikte incelendiğinde, davacı taşınmazlarında ve düzenleme işlemine dahil edilen parsellerde 2981 Sayılı Kanun'un Ek 1.maddesinin fiilen uygulanarak hisse çözümü (ferdileştirme) yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle; uyuşmazlığın, dava konusu işlemin 2981 Sayılı Yasaya 3290 Sayılı Kanun'un 15. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesi yönüyle de irdelenmesi gerekmektedir.
3194 Sayılı İmar Kanununun "Arazi ve arsa düzenlemesi" başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasında: "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır." kuralı yer almıştır.
2981 Sayılı Kanuna 3290 Sayılı Kanun ile eklenen Ek:1. madde de: "İmar planı olan yerlerde, 9/5/1985 tarih ve 3194 Sayılı İmar Kanununun 18. maddesi gereğince arsa ve arazi düzenlemelerinde, binalı veya binasız arsa ve arazilere bu Kanundan önce özel parselasyona dayalı veya hisse karşılığı satın alınan yerler dikkate alınarak müstakil, hisseli parselleri veya üzerinde yapılacak binaların daire miktarları gözönünde bulundurularak kat mülkiyeti esasına göre arsa paylarını sahipleri adlarına re'sen tecsil ettirmeye valilik veya belediyeler yetkilidir." hükmü yer almaktadır.
Yukarıdaki hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden; 3194 Sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca yapılacak parselasyon işleminin ancak imar planına dayalı olarak yapılabileceği, 2981 Sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin ise; 3194 Sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca yapılacak parselasyon işlemlerini tamamlayıcı nitelikte uygulama yapılmasına olanak sağladığı, bu maddenin amacının, 3194 Sayılı Kanun uyarınca yapılan parselasyon işlemlerinin uygulanmasında problemlere neden olan özel parselasyona dayalı olarak veya hisse karşılığı satın alınan yerlere bir çözüm getirmek olduğu, 2981 Sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin 3194 Sayılı Kanun'un 18. maddesinden farklı olarak özel parselasyona dayalı satın alınan yerlerin müstakil tahsis edilmesi olanağını sağladığı anlaşılmaktadır.
2981 Sayılı Kanun'un Ek-1 hükmünün uygulanabilmesi için alanın "imar planı" kapsamında, başka bir ifadeyle imar hudutları içinde bulunması gerekmektedir. Bu açıdan bakıldığında, imar planı olan yerlerde bu maddenin uygulanma şartı, 3194 Sayılı İmar Kanununun 18. maddesi gereğince arsa ve arazi düzenlemelerinin yapılmasıdır. Binalı veya binasız bu arsa ve arazilerden, maddede ifade edilen 3194 Sayılı Kanun'un yürürlüğünden önce, özel parselasyona dayalı veya hisse karşılığı satın alınan yerlerin bulunması halinde 3194 Sayılı Kanun'un 18. maddesiyle birlikte, anılan Ek-1 hükmünün uygulanması mümkün olup, imar parsellerine yapılacak tahsiste özel parselasyona dayalı ve hisse karşılığı satın alınan yerler dikkate alınarak arsa paylarını sahipleri adlarına re'sen tescil etme imkanı tanınmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; düzenleme sahasını kapsayan bölgede resmi kurum ve/veya kuruluşlarca onaylanmış herhangi bir özel parselasyon planı ve/veya rıza-i taksim krokisi bulunmadığı kabul edilmekle birlikte; uygulama sahasının tamamına yakın bölümünün yapılaşmış olması, uygulama sahasına alınan parsellerin büyük kısmının hisseli parsel olması, arazide fiili taksiminin mevcut olması, yapılaşmanın arazideki fiili duruma göre oluşmuş olması arazide gecekondu benzeri bir yapılaşmanın mevcut olması göz önünde bulundurulduğunda dava konusu uygulama işleminde 2981/3290 Sayılı kanunun Ek-1 maddesinin özellikle arazi anlamında uygulanma koşulunun mevcut olduğu yönünde " değerlendirme yapıldığı, mahkemenin de bu doğrultu da karar verdiği görülmekte ise de; dairemizce yapılan ara kararına istinaden gönderilen bilgi ve belgelerden, imar uygulaması yapılan alanda belediyece onaylanmış özel parselasyon veya tapuya şerh edilmiş rızai taksim sözleşmesi bulunmadığı dolayısıyla 2981/3290 Sayılı Kanun'un Ek-1 maddesinin arazi anlamında uygulanma koşulunun bulunmadığı anlaşıldığından, 3194 Sayılı Kanun'un 18. maddesi ve 2981/3290 Sayılı Kanun'un Ek-1. maddesi uyarınca imar uygulaması yapılmasına ilişkin dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Malatya İdare Mahkemesince verilen 07/11/2018 gün ve E:2017/309, K:2018/1353 Sayılı karar yukarıda belirtilen gerekçe de eklendiğinde hukuka uygun olduğundan, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan 177,10-TL yargılama giderinin istinaf isteminde bulunan taraf üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında fazladan yatırılan 35,90-TL karar harcının istemi halinde harcı tahsil eden ilgili idaresince davacıya iadesine, posta gideri avansından artanın 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca mahkemesince kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa re'sen iadesine, kararın tebliğinden itibaren (30) gün içerisinde Dairemize gönderilecek dilekçeyle Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 04/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)