İSTEMİN ÖZETİ: …… Müdürlüğü Önleyici Hizmetler Şube Müdürlüğü'nde Başkomiser olarak görev yapan davacının, ...... İlçe Emniyet Müdürlüğü ...... Polis Merkezi Amiri olarak görev yaptığı döneme ilişkin hakkında yapılan soruşturma sonucunda 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/4-a-2 maddesinde yer verilen "denetim görevini yerine getirmemek" fiilini işlediğinden bahisle dört ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına, öğrenim durumu itibari ile yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan cezanın brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesi şeklinde uygulanmasına ilişkin 27.06.2018 tarih ve 2203 sayılı İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının ve söz konusu dört ay kısa süreli durdurma cezasının davacının bulunduğu rütbe kıdemine etki ettirilmesi sonucunda 30.06.2017 olan Başkomiser rütbesine kıdem tarihinin 30.10.2017 olarak düzenlenmesine ilişkin 09.08.2018 tarih ve 136498 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü işleminin iptali ile kesilen mali haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davanın reddine yönelik İstanbul 7. İdare Mahkemesi'nin 29/03/2019 tarih ve E:2018/1730, K:2019/759 sayılı kararının; karakolda iki denetim yapıldığı ilkinin Cumhuriyet Savcısı tarafından 10.10.2017 tarihinde gece saatlerinde, diğerinin ise Denetleme Müdürü tarafından 18.12.2017 tarihinde gece saat 02:00 sıralarında yarım saatlik bir süre içinde gerçekleştirildiği, söz konusu denetimlerin ...... İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı tüm birimlerde yapıldığı, denetim saatinde karakolda bulunmadığı, personel eksikliği sebebiyle hemen hemen tüm polis merkezlerinde söz konusu defterlerin işlenmesinin zaman aldığı, asli görevlerin aksamasına izin verilmeden bu tip tali eksikliklerin sürekli giderilmekte olduğu, 10.10.2017 tarihli denetimde nezarethanenin Cumhuriyet Savcısı tarafından denetlenerek Nezarethaneye Alınanların Kaydına Ait Defterin 30. sayfasına "görüldü" derkenarının işlendiği, ancak eksiklik tespitine ilişkin bir kaydın ya da raporun bulunmadığı, aynı soruşturma dosyası kapsamında benzer eksiklikler sebebiyle soruşturma geçiren diğer polis amirleri hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, yalnızca kendisine ceza verilmesinin işlemin objektif ve tarafsız olmadığını gösterdiği, polis merkezi binasının tarihi bir bina olduğu, herhangi bir değişiklik yapılamayan binanın fiziki eksikliklerinden sorumlu tutulamayacağı, adli emanete alınacak eşyaların muhafazası için bir yer bulunmadığı bu sebeple bekletilmeksizin adliyeye gönderilecek adli emanetlerin 24 saat kamera ile izlenen ve her zaman memurların bulunduğu mukayyit odasında cam kenarında bulunduğu, denetim esnasında istirahatte olduğundan personeli uyarma görevinin o sırada merkezde bulunan görevli amirlerde olduğu, aynı soruşturma kapsamında denetim sırasında görevde olan komiser yardımcıları hakkında da ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, komiser yardımcılarının da ifadelerinde eksikliklerin personel yetersizliğinden kaynaklandığını, görevli personele gereken uyarıların yapılmış olduğunu belirttikleri, merkez amiri olduğu halde çevre koruma nöbeti görevini dahi zaman zaman yerine getirmek zorunda kaldığı, kusurlu personeli gerektiğinde uyardığı ve haklarında rapor düzenleyerek üstlerine ilettiği, personel sayısının yetersiz olduğu, her gün mevcutlu ve aranan olmak üzere ortalama 22 şahsın yirmidört saatlik gözaltı süresi aşılmadan çeşitli adliyelere sevklerinin sağlanması gerektiğinden diğer iş ve işlemlerde eksiklikler meydana gelmesinin kaçınılmaz bulunduğu, tanıklarının dinlenmediği, savunma hakkının kısıtlandığı, işlemin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf dilekçesinde belirtilen hususların mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı ve kararın usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; ...... Müdürlüğü Önleyici Hizmetler Şube Müdürlüğü'nde Başkomiser olarak görev yapan davacının, ...... İlçe Emniyet Müdürlüğü ...... Polis Merkezi Amiri olarak görev yaptığı döneme ilişkin hakkında yapılan soruşturma sonucunda 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/4-a-2 maddesinde yer verilen "denetim görevini yerine getirmemek" fiilini işlediğinden bahisle dört ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına, öğrenim durumu itibari ile yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan cezanın brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesi şeklinde uygulanmasına ilişkin 27.06.2018 tarih ve 2203 sayılı İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının ve söz konusu dört ay kısa süreli durdurma cezasının davacının bulunduğu rütbe kıdemine etki ettirilmesi sonucunda 30.06.2017 olan Başkomiser rütbesine kıdem tarihinin 30.10.2017 olarak düzenlenmesine ilişkin 09.08.2018 tarih ve 136498 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü işleminin iptali ile kesilen mali haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince "... Bu durumda; davacının üzerine atılı fiile yönelik usulüne uygun yürütülen bir disiplin soruşturması mevcut olup, soruşturma sonucunda, davacının denetim görevini yerine getirmediği ve disiplin hukuku yönünden üzerine atılı fiilli işlediğinin yeterli ve inandırıcı delillerle sübuta erdiği, üzerine atılı fiilin 7068sayılı Kanun'un 8. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendindeyer alan düzenleme ile örtüştüğü, davalı idarece 7068 sayılı Kanun'un 8/4-a-2 maddesi gereğince "Dört ay kısa süreli durdurma" cezası ile tecziyesi gerekmekte ise de, öğrenim durumu itibari ile yükselebileceği kadronun son kademesinden bulunduğundan davacının 657 sayılı Kanun'un 125. maddesi uyarınca brüt aylığı'nın 1/4 oranında kesilmesine karar verildiği anlaşıldığından, dava konusu disiplin cezasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır... Buna göre, her ne kadar iki cezanın da birlikte uygulandığı iddia edilmekte ise de, davacı hakkında uygulanan "Dört ay kısa süreli durdurma" disiplin cezasının, öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunması sebebiyle uygulanamaması ve bu nedenle 657 sayılı kanun'un 125. maddesinde öngörülen düzenleme uyarınca "Brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesi" cezası ile tecziyesi yoluna gidilmiş olması karşısında, 3201 sayılı Kanun'un yukarıda alıntısına yer verilen 55. maddesindeki kural da dikkate alındığında, davacının dört ay süreyle rütbe terfiinin geri bırakılması gerekmekte olup, davalı idarece bu yönde işlem tesis edilerek davacının 30.06.2017 olan Başkomiser rütbesine kıdem tarihinin 30.10.2017 olarak düzenlendiği anlaşıldığından, Emniyet Genel Müdürlüğünün dava konusu 09.08.2018 tarih ve 136498 sayılı işleminde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca, dava konusu işlemler hukuka uygun bulunduğundan, davacının mali haklarının yasal faiziyle birlikte iadesi talebi yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir." Gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinin 2. fıkrasında, "Denetim görevini yerine getirmemek" fiili dört ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinde ise, öğrenim durumları nedeniyle yükselebilecekleri kadroların son kademelerinde bulunan Devlet memurlarının kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesini gerektiren hallerde brüt aylıklarının 1/4'ü ile 1/2'sinin kesileceği düzenlenmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, ...... İlçe Emniyet Müdürlüğü bölgesinde bulunan nokta ve bu noktalarda görevli personele yönelik Denetleme Müdürü tarafından 08.12.2017 tarihinde 01.00-08.30 saatleri arasında yapılan denetimde, ...... Polis Merkezi Amirliği'nin nöbet defteri ve teslim defterinin işlenmediği, görev listesinde nöbet çizelgesinin yapılmadığı ve nöbet saatlerinin belirtilmediği, nöbetçi sayısının yetersiz olduğu, nezarethane kısmının standartlara uygun olmadığı, nezarethanenin tuvalet, banyo, zaruri ihtiyaçlar için kullanılan kısımlarının ve bu kısımların temizliğinin yetersiz olduğu, nezarethanede bulunan kişi sayısının standartlara uygun olmadığı, nezarethanenin fiziki durumunun kontrol edilmeye elverişli olmadığı, müdafi görüşme odasının muhafaza odası olarak kullanıldığı ve Avukat görüşme odası olarak uygun olmadığı, nezarethane defterinde yakalanan şahıslar için yakalama işlemleri kısmının doldurulmadığı ve yakalanan şahısların yakınlarına haber verilmediği, ekip projesi gözaltı modülüne giriş yapılmadığı, nezarethane defter kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı ve 10.10.2017 tarihli Cumhuriyet Savcısı denetlemesinden sonra 108 kişinin çıkış işlemlerinin yapılmadığı, adli emanete alınacak olan materyallerin cam kenarlarında uygun olmayan yerlere konulduğu, ifade alma odasının emniyetinin sağlanmadığı ve teknik donanımının eksik olduğu, Cumhuriyet Başsavcılığı'na sevk ve serbest bırakma işlemlerinin usulüne uygun yapılmadığı ve 2017/3049 soruşturma sayılı evrakta gözaltı çıkış raporunun alınmadığı, yakalanan kişinin giriş, çıkış ve sevk durumlarında alınması gerekli doktor raporunun 2017/3049 suç nolu tahkikat evrakında alınmamış olduğu ve şüpheli ve sanık hakları formu düzenlenip imzalı bir örneğinin şahsa verilip verilmediğinin tespit edilmediği hususlarının bildirilmesi üzerine verilen 19.12.2017 tarihli soruşturma oluruna dayalı olarak aralarında davacının da bulunduğu personel hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen 04.04.2018 tarih ve 2017/9268-1097388 sayılı soruşturma raporunda; ...... Polis Merkezi Amirliği'nde 2017 ile 2018 yılları arasında yaklaşık altı ay Polis Merkezi Amiri olarak görev yapan davacının "nezarethanede toplanan mevcutlu ve aranan şahısların her gün ortalama 17-21 kişiye ulaştığı, gruptaki personel sayısının 12-24 çalışma esasına göre 3-4 kişiden oluştuğu, grup şoförünün iki memur ile birlikte nezarethanedeki şahısları adliyeye götürmesi sebebiyle merkezde tek kişinin kaldığı, bu kişinin de mukayyit olarak görev yaptığı, amir olmasına rağmen personel olmadığından nöbet dahi tuttuğu, adliyeye giden personelin döndüğünde nöbet defterlerini imzaladıkları, denetim sırasında henüz imzalanmamış olsa da gün bitmeden muhakkak imzalandığı, personel yetersizliği sebebiyle nezarethanedeki şahısların gözaltı süresi ihlal edilmeden adliyeye çıkarılmalarına öncelik verildiği, bazen nöbet görevinin tamamen iptal edildiği, nezarethanedeki kişi sayısının fazla olmasının bölgede çokça eğlence mekanı bulunması, suça karışan ve deport edilecek yabancıların merkezde bekletilmesinden kaynaklandığı, durumun her zaman aynı şekilde olmadığı, merkez binasının 100 yılı aşkın süredir hizmet veren tarihi bir bina olması sebebiyle değiştirilmesinin mümkün olmadığı, nezarethanenin standartlara uygun olduğu, adli emanete alınacak materyallerin ise adliyelere gönderilme hazırlığı nedeniyle cam kenarında olduğu, gündüz temizlik görevlisi tarafından temizliğin yapıldığı ancak gece için görevli bulunmadığından merkezin gece kullanıma bağlı olarak kirlendiği, nezarethane defterinin ise adliyeden dönen personel tarafından doldurulduğu, aksaklıkların iş yükü ve ceraim sayısına göre personel azlığından, binanın fiziki yetersizliğinden kaynaklandığı" yönündeki ifadesi ile diğer personellerin aynı yöndeki ifadeleri, soruşturma sırasında yapılan incelemelerde nöbet defteri ile nezarethane defterinin imzalı ve onaylı suretlerinde herhangi bir eksiklik bulunmadığının, yakalanan şahısların yakınlarına telefon ile haber verildiğinin, gözaltı modülüne girişte eksiklik olsa da bu aksaklığın giderilmiş olduğunun ve portala girişlerin eksiksiz olarak yapıldığının, 2017/3049 sayılı soruşturmanın Asayiş Büro Amirliği tarafından alındığı, polis merkezinin soruşturmadaki görevinin ise mevcutlu şahsı adliyeye çıkarmaktan ibaret olduğu ve şahsın adliyeye çıkarıldığı sırada alınan çıkış raporunun ibraz edildiğinin, Cumhuriyet Başsavcılığı'na sevk ve serbest bırakma işlemlerinin usulüne uygun yapıldığının, şüpheli ve sanık hakları formu düzenlenip imzalı bir örneğinin her gözaltındaki şahsa verildiğinin tespit edilmiş olması, merkezde görev yapan personelin ellerinden gelen tüm gayreti göstermiş oldukları halde bir kısım eksiklikler meydana gelmiş ise de, ihmal ya da kasıt suretiyle işlenmiş bir disiplin suçunun bulunmadığı, tespite konu eksiklikler sebebiyle herhangi bir zararın oluşmadığı, ...... Polis Merkezi Amiri olarak görev yapan komiser Z.D.'nin de ifadesinde 26.01.2018 tarihinde bu göreve başladığı ve aksaklıklar giderilmiş olarak görevi devraldığını belirtmiş olması hususları değerlendirilerek davacı da dahil olmak üzere tüm personel hakkında ceza verilmesine yer olmadığı yönünde teklif getirildiği, İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu tarafından davacının savunması da alınarak soruşturma dosyasının değerlendirilmesi sonucunda, davacının nöbet defteri ve teslim defterinin işlenip işlenmediği, nöbet defterinde nöbet çizelgesi yapılıp yapılmadığı, nezarethane defter kayıtlarının usulüne uygun tutulup tutulmadığı ve adli emanete alınacak materyallerin uygun olan yerlerde muhafazası için gerekli kontrolleri yapıp Polis Merkezi Amirliği görevlilerine gerekli ikaz ve uyarılarda bulunması, yaptığı ikaz ve uyarılara rağmen aksaklığın devam etmesi halinde durumu rapor etmesi gerekirken personel yetersizliği ve görev yoğunluğundan bahisle gerekli denetimleri yapmayarak 10.10.2017 ve 08.12.2017 tarihleri arası Polis Merkezi Amirliği'nde denetim raporu ile tespit edilen ve denetim sonrası tamamlanan eksiklik ve aksaklıklara sebebiyet verdiği dolayısıyla denetim görevini yerine getirmemek disiplin suçunu işlediğinden bahisle 7068 sayılı Kanun'un 8/4-a-2 maddesi uyarınca "dört ay kısa süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına, öğrenim durumu itibari ile yükselebileceği kadronun son kademesinden bulunduğundan cezanın 657 sayılı Kanun'un 125. maddesi uyarınca brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesi şeklinde uygulanmasına ilişkin dava konusu 27.06.2018 tarih ve 2203 sayılı kararın alındığı, bu karar üzerine dört ay kısa süreli durdurma cezasının rütbe kıdemine etki ettirilerek 30.06.2017 olan Başkomiser rütbesine kıdem tarihinin 30.10.2017 olarak düzenlendiğinin 09.08.2018 tarih ve 63231 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü işlemi ile davacıya bildirilmesi üzerine davacının bu işleme karşı yaptığı itirazın 29.08.2018 tarih ve 63231 sayılı işlem ile reddedildiği anlaşılmaktadır.
Olayda, soruşturma dosyası kapsamında yer alan ifadeler ile diğer tüm bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda, davacının 2017 ile 2018 yılları arasında yaklaşık olarak altı ay merkez amiri olarak görev yaptığı ...... Polis Merkezi'nde 10.12.2017 tarihinde yapılan denetlemede tespit edilen hususların, suç potansiyeli yüksek bir bölgede bulunduğu anlaşılan merkeze intikal eden işler ve mevcutlu veya aranan olarak merkeze teslim edilen şahıs sayılarına göre merkezde görev yapan personel sayısının ve merkez binasının fiziki koşullarının yetersiz olmasından kaynaklandığına ilişkin emareler bulunması, soruşturma sırasında soruşturmacı tarafından yapılan incelemede denetleme sırasında tespit edilen tüm eksikliklerin giderilmiş bulunduğunun, devletin herhangi bir zarara uğramadığının tespit edildiğinin anlaşılması, ...... Polis Merkezi Amirliği görevini davacıdan 26.01.2018 tarihinde devralan komiser Z.D. tarafından verilen ifadede merkezdeki tüm aksaklıklar giderilmiş şekilde görevin devralındığının belirtilmesi, soruşturma kapsamındaki tüm personel hakkında mevcut imkanlar dahilinde ellerinden gelen gayreti gösterdikleri belirtilerek ceza verilmesine yer olmadığı yönünde teklifte bulunulduğu hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, tespite konu eksiklik ve usule aykırılıkların davacının denetim görevini yerine getirmemesi sebebiyle oluştuğunun somut olarak ortaya konulamadığı dolayısıyla davacının üzerine atılı denetim görevini yerine getirmeme fiilinin sübuta ermediği sonucuna varılmış olup, hakkında tesis edilen 27.06.2018 tarih ve 2203 sayılı İl Polis Disiplin Kurulu kararında hukuka uygunluk, aksi yöndeki ilk derece mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Dava konusu 09.08.2018 tarih ve 136498 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü işlemine gelindiğinde ise; bu işlemin dayanağı olan dava konusu İl Polis Disiplin Kurulu kararında hukuka uygunluk bulunmadığından, söz konusu cezanın davacının rütbe kıdemine etki ettirilerek 30.06.2017 olan başkomiser rütbesine kıdem tarihinin 30.10.2017 olarak belirlenmesi yönündeki işlemde hukuka uygunluk, ilk derece mahkemesi kararının bu işleme ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava konusu disiplin cezası işlemi sebebiyle davacının kesilen mali haklarının; kesintinin dava tarihinden önce yapılmış olması halinde 13.09.2018 olan dava tarihinden itibaren, dava tarihinden sonra yapılmış olması halinde ise kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; istinaf talebinin kabulü ile, İstanbul 7. İdare Mahkemesinin 29/03/2019 tarih ve E:2018/1730, K:2019/759 sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemlerin iptaline, işlem sebebiyle kesilen mali haklarının (kesintinin dava tarihinden önce yapılmış olması halinde 13.09.2018 olan dava tarihinden itibaren, dava tarihinden sonra yapılmış olması halinde ise kesinti tarihinden itibaren) işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine, aşağıda dökümü yapılan 302,70-TL yargılama gideri ile hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta avansından varsa artan kısmın mahkemesince ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6. ve 46. maddeleri uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak, 03/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)