(213 S. K. m. 3, 116, 117, 118, 122, 124) (6306 S. K. m. 7)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının, 6306 Sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olduğu tespit edilen taşınmazın yerine daire karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yapılan yeni yapıdan müteahhit firma sıfatıyla uhdesinde kalan dairelerin alıcılara satışı esnasında kendisinden alınan tapu harcının, 6306 Sayılı Kanun'da ilk satış işleminin tapu harcından muaf tutulduğu iddiası ile ödenen harcın iadesi talebiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun reddine dair 15.01.2019 tarih ve E.6444 Sayılı işlemin iptali ve ödenen tapu harcının ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davada; davaya konu olayda; uyuşmazlığın çözümünün, 6306 Sayılı Kanun kapsamında bulunan riskli yapı mahiyetinde bulunan gayrimenkul üzerine yeniden inşa edilen binada yer alan bağımsız bölümün ilk satışı işleminin, söz konusu Kanun'un tapu harcına muafiyet getiren hükmünden yararlanıp yararlanamayacağı hususunun tespitine bağlı olduğu, muafiyet hususunda gerek 6306 Sayılı Kanun'un ilk hali ve uygulama yönetmeliğiyle konuya ilişkin olarak düzenleme yapılmış olması, gerekse Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların, işi yüklenen müteahhit, Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi, İdare ve bunların iştirakleri tarafından gerçekleştirilecek ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemlerinin noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan ücret ve harçlardan müstesna olduğuna ilişkin olarak 29.11.2018 tarihli 7153 Sayılı Kanun ile getirilen açık düzenleme dikkate alındığında, dönüşüme uğrayan taşınmazlarda gerçekleştirilecek ilk satış işlemlerinin tapu harcından istisna tutulduğu, ayrıca, 6306 Sayılı Kanun'un ilk hali dikkate alındığında Kanun metninden sadece taşınmaz malikinin muafiyetten yararlanabileceğine dair bir istisna hükmünün bulunmadığı, Kanunun, arsa sahiplerini taşınmazın dönüşümüne yönlendirdiği gibi, bu işlemi gerçekleştirecek kişi veya şirketleri de teşvik etmeyi amaçladığı, ticari hayatın bir gereği olarak yüklenici firmalar kendilerine isabet eden bağımsız bölümleri satarak ticari hayatlarını devam ettirdiklerinden, bu satış işleminin de, 6306 Sayılı Kanun'da tapu harcından muaf olarak düzenlenen satış ve devir işlemlerinden olduğu ve kabule göre açık olarak vergiden muaf olan kişiden/işlemden vergi alınmasının mükellefiyette hata olduğu, dolayısıyla, dava konusu olayın vergi hatası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu doğrultuda arsa sahibi ile yapılan sözleşme uyarınca dönüşümü yapılan arsa üzerinde pay sahibi konumuna gelen yüklenici firmaya ait bağımsız bölümün ilk ( harici ) satış işleminden tapu harcı tahsil edilmesinde hukuka uygunluk görülmediği, faiz istemine gelince; faiz, paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasının sahibine verilmiş olduğu zararının karşılığı yani, tazminat olduğu, hukuk devletlerinde, açıklanan nitelikteki bir zararın faiz ya da başka bir ad altında ödenecek tazminatla karşılanabilmesi için, açık yasa hükmü aranmayacağı, kuruluş, görev ve yetkileri bakımından bir kamu idaresi olan vergi idarelerinin, hukuka aykırı işlemleri nedeniyle ortaya çıkan zararı karşılamaları gerektiği, bu nedenle, davacının yasal faiz isteminin kabulü gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline ve ihtilaflı tapu harcının ödendiği tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine dair Eskişehir 1. Vergi Mahkemesi'nin 15/05/2019 gün ve E:2019/113, K:2019/251 Sayılı kararının; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara 4. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
KARAR: 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri; 124. maddesinde de, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmıştır. Bu maddeler uyarınca vergi dairelerinden düzeltilmesi istenebilecek vergi hatasının tanımı ise, aynı Kanunun 116. maddesinde, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak yapıldıktan sonra, 117. ve 118. maddelerinde de, hesap hataları ile vergilendirme hatalarının neler olduğu gösterilmiştir.
Sözü edilen yasal düzenlemelere göre düzeltme; vergiye ilişkin hesaplarda, matrah ve miktar hatası bulunması veya mükerrer vergi istenmesi şeklinde; vergilendirmede ise, mükellefin şahsında, mükellefiyette, verginin mevzuunda ve döneminde yapılan hataların varlığı halinde izlenebilecek idari başvuru yolu olarak öngörüldüğü; vergilendirmeye ilişkin bir uyuşmazlığın düzeltme yoluyla yargı önüne getirilebilmesi ve vergi hatasının varlığından söz edilebilmesi için, hukuksal sorun olarak çözümlenmesi gerekmeyen açık ve mutlak bir hata bulunduğunun belirlenebilmesi gerektiği açıktır. Bir başka anlatımla, idareden düzeltilmesi talep edilebilecek vergi hataları; kendisinden düzeltme isteminde bulunulan idari makamın veya uyuşmazlık halinde yargı yerinin, 213 Sayılı Kanun'un 3/A maddesinde öngörülen yorum tekniklerine başvurmadan, ilk bakışta anlayabileceği açıklıktaki vergilendirme yanlışlıklarıdır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Eskişehir ili, .... ilçesi, 13367 ada, 3 parselde kayıtlı riskli yapı kapsamındaki gayrimenkul üzerine inşa edilen yeni binada bulunan 7, 17, 27, 28 ve 32 numaralı bağımsız bölümlerin Eskişehir 2.Noterliğince düzenlenen 25.10.2013 tarih ve 24384 Sayılı Daire Karşılığı İnşaat Yapım ve Satış Vaadi sözleşmesine istinaden davacı şirketin uhdesinde kaldığı ve davacı şirket tarafından 7 numaralı bağımsız bölümün 17.05.2018 tarihinde A. A. 'a, 17 numaralı bağımsız bölümün 07.12.2017 tarihinde N. D. 'e , 27 numaralı bağımsız bölümün 13.03.2018 tarihinde M. A. 'a , 28 numaralı bağımsız bölümün 30.03.2018 tarihinde M. B. 'a , 32 numaralı bağımsız bölümün 10.05.2018 tarihinde M. I.'a satıldığı, tapu devri esnasında davacıdan toplam 26.900,00.-TL tapu harcı alınması üzerine Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığı nezdinde yapılan 10.10.2018 tarihli düzeltme başvurusunun reddini müteakiben Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı nezdinde yapılan şikayet başvurusunun reddine yönelik 15.01.2019 tarih ve E.6444 Sayılı işlemin iptali ile ödenen tapu harcının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesi talebiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un, ( 10.12.2018 tarihinden önceki haliyle ) 'Dönüşüm gelirleri' başlıklı 7. maddesinin 9. fıkrasında; "Bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamalar, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paralar ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesnadır." hükmüne yer verilmiş olup, 10.12.2018 tarihli 30621 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 29.11.2018 tarihli 7153 Sayılı Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 24. maddesiyle yapılan değişikle, "Bu Kanun uyarınca yapılacak olan ve Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi, İdare ve dönüşüme konu yapıların inşası işini yüklenen müteahhit ile malik ve en az bir yıldır kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak riskli yapıyı kullanan gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerinden birinin taraf olduğu; a ) Bu Kanun kapsamındaki yapıların dönüşüme tabi tutulmadan önce ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri ile bu Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların malik, işi yüklenen müteahhit ve en az bir yıldır kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak riskli yapıyı kullanan gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerine ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri, b ) Bu Kanun kapsamındaki bir yapıdan dolayı, bu Kanun kapsamındaki parsellerde veya alanlarda veya söz konusu parsel ve alanların dışındaki parsellerde yeni bir yapı yapılması ya da mevcut bir yapının satın alınması veya ipotek tesis edilmesi işlemleri, c ) Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların işi yüklenen müteahhit, Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi, İdare ve bunların iştirakleri tarafından gerçekleştirilecek ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemleri, ile bu bentlerde belirtilen yapıların dönüşümüne ilişkin olarak Kanun uyarınca yapılacak diğer işlemler noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan ücret ve harçlardan, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden, bu işlemler nedeniyle düzenlenecek kâğıtlar, resmi dairelerin mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler sebebiyle düzenlenen kâğıtlar da dahil olmak üzere damga vergisinden, bu Kanun kapsamındaki yapıların maliklerine ve malik olmasalar bile bu yapılarda kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak en az bir yıldır ikamet ettiği veya bunlarda işyeri bulunduğu tespit edilenlere bu amaçlarla kullandırılan krediler dolayısıyla lehe alınacak paralar, banka ve sigorta muameleleri vergisinden istisnadır. Bu Kanun kapsamındaki iş, işlem ve uygulamalar, Bakanlık, TOKİ, İller Bankası Anonim Şirketi ve İdarenin, sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları şirketleri tarafından yürütülüyor ise, bu şirketlerce yapılan iş, işlem ve uygulamalarda da bu fıkrada belirtilen vergi, harç ve ücret muafiyetleri uygulanır." hükümleri getirilmiştir.
Bu düzenlemelere bakıldığında, maddenin ilk halinde, sadece riskli yapı yerine yapılan taşınmaz/ların yapımının tamamlanmasına kadarki işlemlerin muafiyetten faydalanabilecekleri yönünde açık bir ifade bulunulmadığından bu Kanun kapsamındaki taşınmazların üretimi aşamasında yapıyla hukuki bağı olanların bağı olmayan üçüncü kişilere bu yapıyla ilgi devir işlemlerinin de muafiyet kapsamında kaldığının Kanunun getiriliş amacıyla çelişmediği iddia edilebilecek ve bu yorum kabul görebilecek iken, 10/12/2018 tarihli değişiklikle yoruma yer bırakmayacak şekilde, kimler tarafından gerçekleştirilecek harici devirlerin muafiyet kapsamında olduğu sayılarak belirlenmiştir. Dolayısıyla, anılan değişiklikten önceki muafiyetin sınırı, harice gerçekleştirilen devir işlemleri bakımından yoruma muhtaçtır.
Bu bakımdan; müteahhit olan davacı tarafından 10/12/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen taşınmaz devirleriyle ilgi tapu harcı işlemlerine karşı süresinde açılacak idari davada incelenebilecek iddiaların, 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 122. ve 124. maddelerinde vergi hataları için öngörülen idari başvuru yolu izlenerek tesis ettirilen işleme karşı açılan idari davada incelenmesine olanak bulunmadığından, bu husus gözardı edilerek, işin esası incelenmek suretiyle verilen mahkeme kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı istinaf isteminin kabulüyle Eskişehir 1. Vergi Mahkemesince verilen 15/05/2019 gün ve E:2019/113, K:2019/251 Sayılı kararının kaldırılmasına; 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45. maddesinin, 4. fıkrası uyarınca incelenen davanın reddine, işbu karara ait tebligat giderleri dahil aşağıda dökümü yapılan toplam 169,00.-TL yargılama giderinin davacıya yüklenmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı idare vekili lehine takdir olunan 1.890,00.-TL vekalet ücreti ile 54,40.-TL maktu karar harcının ve Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin ( j ) bendi uyarınca davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle istinaf başvurusu sırasında alınmayan 128,50.-TL başvuru harcının davacıdan alınmasına, dosyadaki artan posta gideri avanslarından artan miktarın 120,00.-TL kısmı davalı idareye olmak üzere Mahkemesi Yazıişleri Müdürlüğü'nce taraflara iadesine, kesin olarak, 04.03.2020 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)