İSTEMİN KONUSU: Ankara 20. İdare Mahkemesince verilen 17/01/2019 gün ve E:2018/1098, K:2019/133 sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 20.02.2018 tarih ve 2018/4726 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 20. İdare Mahkemesince; davacının, örgüte iltisaklı Bankasya isimli banka hesabındaki mevduatında 2014 yılından itibaren rutin bankacılık faaliyetlerini aşar nitelikte artış meydana getirdiği bu verilerin yanı sıra örgüte müzahir yayın organına muhtelif ödemelerde bulunduğu, örgüte müzahir okulda veli kaydının olduğu ve örgütle iltisaklı eğitim kurumuna ödemelerde bulunduğu, davacının bu eylemlerinin FETÖ/PDY ile normal bir vatandaştan beklenebilecek olandan daha yoğun bir ilişki içerisine girdiğini ortaya koyduğu, bu durumun davacının FETÖ/PDY ile bağı olduğu şeklinde değerlendirilmesinin makul ve hakkaniyete uygun düştüğü, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu Komisyon kararında şahsının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı olduğu Bank ....... adlı finans kuruluşunda açılmış hesabının olduğu ve örgüt liderinin talimatı doğrultusunda finansal destek mahiyetinde bu hesaba para yatırdığının iddia edildiği, söz konusu hesabın, 2012 yılında çocuğunu okula kayıt ettirirken taksitli ödeme yapmak amacıyla açılmış bir hesap olduğu, herhangi bir cemaat, kuruluş ya da örgüte finansal destek sağlamak amacıyla açılmadığı, Bank .......'ya para yatırdığı belirtilen tarihlerde, başka banka hesaplarında da mevduatının olduğunun görüleceği, dolayısıyla, kendisinin herhangi bir örgüt liderinin talimatına uyarak bahse konu bankaya para yatırdığı iddiasının hiçbir somut delile dayanmayan, tamamen temelsiz bir çıkarım olduğu, talimat alarak bankaya para yatırdığını gösteren en küçük bir kanıt da bulunmadığı, yasal olarak kurulmuş ve BDDK tarafından denetlemesi yapılan bir kuruma para yatırmasının hayatın olağan akışına aykırılık teşkil etmeyeceği kanaatinde olduğu, yine dava konusu Komisyon kararında, şahsının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı olduğu belirlenen ....... Medya A.Ş.'ne 2014-2015 yıllarında para göndermek suretiyle mali destek sağladığının iddia edildiği, tam tarihlerini hatırlamamakla birlikte çocuğunu 2012 yılında okula yazdırdıktan sonra okul öğretmenlerinin ricası üzerine, o zamanlarda tirajı 1 milyonu bulan ve o günün şartlarında Türkiye'de en çok satılan X1 gazetesine aboneliğinden dolayı muhtemelen söz konusu bedellerin anılan şirkete ödendiği, yani iddia edildiği gibi söz konusu medya şirketine yatırılan bedellerin, örgüte mali destek amacıyla değil, gazete abonelik ücreti olan bedelin ödenmesine yönelik olduğu, ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, davacının adli yardım talebinin kabulü yönünde ilk derece mahkemesince karar verildiği görüldüğünden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335.maddesinin 3.fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğinin belirtilmesi karşında, bu konuda yeniden bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İlk derece mahkemesince davacının adli yardım talebi kabul edilmiş olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde harçlar, posta giderleri ve vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı, aynı Kanunun 335. maddesinin 3.fıkrasında ise adli yardımın, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı ve hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği yönünde kural getirildiği hususları birlikte dikkate alındığında; vekalet ücreti dahil tüm yargılama giderlerine ilişkin tahsilatın, kararın kesinleşmesinden sonra yapılabileceği, dolayısıyla bu aşamada davacıdan herhangi bir tahsilat yapılamayacağı açık olmakla birlikte İdare Mahkemesi kararında vekalet ücretine ilişkin olarak bu yönde bir belirleme yapılmadığı anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Yapılan açıklamayla birlikte;
1-Ankara 20. İdare Mahkemesince verilen 17/01/2019 gün ve E:2018/1098, K:2019/133 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Anılan kararda ''takdir edilen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine'' şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanunun 45.maddesinin 3. fıkrası gereğince; ''takdir edilen 1.362,00 TL vekalet ücretinin iş bu kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafından davalı idareye ödenmesine'' olarak düzeltilmesine,
3- Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
4- Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerine ait olan istinaf başvuru harcı ve posta giderinin tahsili için karar kesinleştikten sonra mahkemesince ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 04.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)