İSTEMİN ÖZETİ: Adana İli, Yüreğir İlçesi, .... Mahallesi'nde bulunan Hazine'ye ait 3187 ada 5 parsel, 3224 ada 2 parsel, 3236 ada 4 parsel, 3295 ada 1 parsel, 3336 ada 1 parsel ile ilk imar uygulamasında Hazinenin de payı alınarak oluşturulan 3224 ada 3 parsel, 3236 ada 2 parsel, 3236 ada 3 parsel, 3236 ada 5 parsel ve 3237 ada 1 parsel numaralı taşınmazların bulunduğu alanda imar uygulaması yapılmasına ilişkin Yüreğir Belediyesi Encümeninin 02.06.2016 gün ve 349 işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; ilk derece Mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; davacı idareye tahsis edilen parsellerin büyük bir kısmı üzerinde eğitim hayatı devam eden okulların bulunduğu, düzenleme sahasının tamamının ise neredeyse yapılaşmış olduğu, dava konusu uygulama işleminde davalı idarece düzenleme ortaklık payı oranının 0 olarak hesaplandığı, hesaplanan DOP oranının, yasal sınır olan %40 oranının altında kalması nedeniyle yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun davranıldığı, dava konusu alanda herhangi bir değer artışının bulunmaması nedeniyle okul alanlarının (üzerinde mevcut okul alanları bulunan ve eğitim hayatı devam eden alanlar kastedilmiştir.) tamamının Maliye Hazinesi'ne ait parsellerden DOP kesilmeden karşılanması, geri kalan alanından ise DOP kesildikten ve KOP ayrıldıktan sonra kalan hak edişinin mevzuata uygun dağıtılması gerektiği, dava konusu taşınmazları kapsayan alanda ilk imar düzenlemesinin Yüreğir Belediye Encümeninin 22.05.1992 gün ve 761 sayılı kararı ile yapıldığı ve 2981 sayılı Yasa'nın 10/c maddesi gereğince onaylanması üzerine iptali istemiyle açılan dava sonucu Adana 1. İdare Mahkemesinin 21.03.1995 gün E:1994/468 K:1995/194 sayılı kararı ile iptal edildiği, anılan Mahkeme kararının yerine getirilmesi amacıyla Yüreğir Belediye Encümeninin 02.07.2014 gün ve 186 sayılı kararının tesis edildiği, ilgili işlemin iptali istemiyle Adana 2. İdare Mahkemesi nezdinde açılan dava sonucunda anılan Mahkemenin 07.04.2016 gün E:2015/100 K:2016/486 sayılı kararı ile 2. İmar düzenlemesinin de iptal edildiği, son Mahkeme kararının gereklerinin yerine getirilmesi amacıyla dava konusu işlemin tesis edildiği, dava konusu düzenleme işleminde herhangi bir KOPO ve DOPO'nun hesaplanmadığı, özü itibariyle kök kadastro parsellerine geri dönüşüm işlemi yapılmadığı, dağıtım işleminin, iptal edilen uygulamadaki parseller yönünden yapıldığı, 3187 ada 5 parsel sayılı taşınmazın dava konusu düzenleme işlemine dahil edilmediği, 22.05.1992 gün ve 761 sayılı encümen kararı ile yapılan uygulamada Maliye Hazinesine tahsis edilen imar parsellerinin dava konusu düzenleme işlemindeki geri dönüşüm işleminde sadece parsel numaraları açısından değişiklik yapıldığı, dava konusu düzenleme işleminde yapılan dağıtımın 1992 yılındaki aynı parsel alanlarında yapıldığı, sadece parsel numaralarının değişmiş olduğu, davacı idareye tahsis edilen 8 adet parselin 6 adedinin Eğitim Tesis Alanı, 1 tanesinin Belediye Hizmet Alanı, 1 tanesinin ise Konut Alanı olarak belirlendiği, tahsis edilen 6 adet Eğitim Tesis Alanının sadece 1 adedi üzerinde (5217,00 metrekare alanlı 3236 ada 8 parsel) herhangi bir okul alanının bulunmadığı, geri kalan 5 adet parsel üzerinde ise eğitim hayatına devam eden okul alanlarının mevcut olduğu, Danıştay kararları ve mevzuat hükümleri gereğince, üzerinde herhangi bir okul alanı bulunmayan 5217 metrekare alanlı 3236 ada 8 parsel sayılı taşınmazın Düzenleme Ortaklık Payından karşılanması, üzerinde okul bulunan alanların ise DOP kesilmeden hazineye ait parsellerden karşılanması, arta kalan paylarının ise imar planı/notları ve imar mevzuatına uygun olarak dağıtım işlemine tabi tutulması gerekirken yapılmaması nedeniyle mevzuat hükümlerine aykırı olduğu, dava konusu alanda daha önce yapılan imar düzenlemeleri ile Mahkeme kararlarının yerine getirilip getirilmediğine yönelik değerlendirme sonucunda, dava konusu uygulama işleminin yapıldığı alanda 1992 yılında yapılan imar uygulaması işleminde kapanan kadastro yollarından dolayı davalı idare adına ihdas edilen ve tescile konu edilen alanların bir bölümünün dava konusu düzenleme işleminin onaylandığı 2016 yılında yapılan imar düzenlemesine kadar olan süreçte başka maliklere satıldığı veya devredildiği, dava konusu işlem ile onanan düzenleme işleminde de davalı idarece satışı yapılmış olan parsellerin yeni maliklerinin düzenleme işlemine dahil edildiği, bu alanların DOP hesabında kullanılmadığı, kamuya terk edilmediği, ihdasen elde edilen ve satılan bir kısım yerlerin varlıklarını başka malikler adına devam ettirdikleri, bu durumda davalı idarece anılan parsellerin geri dönüşümünün yapıldığından ve Mahkeme kararının yerine getirilemesinden söz etmenin olanaklı olmadığı, sonuç olarak, Mahkeme kararı gerekçesi dikkate alınarak ilk kök kadastro parsellerine geri dönülmesi, kapanan kadastro yolundan dolayı ihdas edilen alanların tamamının kamuya terk edilmesi, bu güne kadar anılan düzenleme sahası içinde Mahkemelerce verilmiş tüm kararlar dikkate alınarak yeni bir DOP ve KOP oranı hesabının yapılması, parselasyon planı ve dağıtım işleminin de 1/1000 ölçekli imar planı/plan notları, 3194 sayılı Yasanın 18.maddesi ile uygulama yönetmeliğindeki hükümlerine göre yeniden yapılması gerekirken, ilk uygulamadan bu yana kapanan kadastro yolundan dolayı elde edilen alanların kamuya terk edilmediği, bu nedenle anılan düzenleme sahasında hesaplanan DOPO ve KOPO hesaplarının da matematiksel olarak hatalı olacağı nedenleriyle dava konusu uygulama işleminin 3194 sayılı İmar Yasası ile uygulama yönetmeliğine aykırı olduğu şeklinde tespit ve görüşlere yer verildiği, dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporundaki tespitlere göre Adana İli, Yüreğir İlçesi, .... Mahallesi'nde bulunan Hazine'ye ait 3187 ada 5 parsel, 3224 ada 2 parsel, 3236 ada 4 parsel, 3295 ada 1 parsel, 3336 ada 1 parsel ile ilk imar uygulamasında Hazinenin de payı alınarak oluşturulan 3224 ada 3 parsel, 3236 ada 2 parsel, 3236 ada 3 parsel, 3236 ada 5 parsel ve 3237 ada 1 parsel numaralı taşınmazların bulunduğu alanda 3194 sayılı İmar Yasasının 18. ve 19. maddeleri ile 2981 sayılı Yasanın Ek:1 maddesi uyarınca yapılan imar uygulamasının, 3224 ada 2 parsel, 3236 ada 4 parsel, 3295 ada 1 parsel, 3336 ada 1 parsel ile ilk imar uygulamasında Hazinenin de payı alınarak oluşturulan 3224 ada 3 parsel, 3236 ada 2 parsel, 3236 ada 3 parsel, 3236 ada 5 parsel ve 3237 ada 1 parsel numaralı taşınmazlar yönünden 3194 sayılı İmar Yasasının ve Uygulama Yönetmeliğine, dolayısıyla da hukuka uyarlılık olmadığı sonucuna varıldığı, dava konusu işlemin 3187 ada 5 parsel yönünden iptal istemi yönünden ise, 3187 ada 5 parselin dava konusu Yüreğir Belediyesi Encümeninin 02.06.2016 gün ve 349 sayılı kararı ile yapılan imar uygulaması düzenleme sahası içerisinde yer almaması nedeniyle bakılan davayla ilgili olarak davacı idarenin kişisel, meşru ve güncel bir menfaatinin kalmadığı, dolayısıyla 3187 ada 5 parsel yönünden kişisel hakkı doğrudan etkilenen olarak nitelendirilemeyeceği anlaşıldığından, davanın ehliyet yokluğu nedeniyle esasını inceleme olanağı bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle Adana 3. İdare Mahkemesi'nce verilen dava konusu işlemin 3224 ada 2 parsel, 3236 ada 4 parsel, 3295 ada 1 parsel, 3336 ada 1 parsel ile ilk imar uygulamasında Hazinenin de payı alınarak oluşturulan 3224 ada 3 parsel, 3236 ada 2 parsel, 3236 ada 3 parsel, 3236 ada 5 parsel ve 3237 ada 1 parsel sayılı kısmı yönünden iptaline, davanın 3187 ada 5 parsele yönelik kısmıyla ilgili davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin 31/10/2018 gün ve E:2017/800, K:2018/1058 sayılı kararın; davanın kısmen ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının davacı idare vekilince, 3187 ada, 5 parsel sayılı Hazine taşınmazı yönünden yapılan yargılama ve değerlendirmelerin eksik olduğu, dava konusu işlemin kısmen iptaline ilişkin kısmının ise davalı idare vekilince, Adana Defterdarlığı tarafından dava konusu edilen Yüreğir Belediye Encümeninin 02/06/2016 tarih ve 349 sayılı kararı ile karara bağlanan imar düzenlemesinde Maliye mülkiyetlerinde hiç bir şekilde azalma veya yer değişikliğinin söz konusu olmadığı, alanda 1992 yılında yapılan ilk imar uygulamasından hiç bir fark bulunmadığı iddialarıyla istinaf yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
DAVACI İDARE SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DAVALI İDARE SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
KONYA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
İdare mahkemeleri tarafından verilen kararların istinaf yolu ile incelenerek kaldırılabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Davacı idare vekili tarafından; 3187 ada, 5 parsel sayılı taşınmaza dava konusu 02.06.2016 tarih ve 349 sayılı encümen kararının 2. sayfasında yer verildiği, yine mal sahipleri araştırma ve özet formundan da bu taşınmazın yer aldığı iddia edilerek davanın bu taşınmaz bakımından ehliyet yönünden reddine dair istinafa konu kararın bu kısmının kaldırılması gerektiği ileri sürülmüş ise de;
Davalı idarenin 14.09.2017 tarih ve 6402 sayılı yazısı ekinde dosyaya sunulan 02.06.2016 tarih ve 349 sayılı encümen kararı içeriğinde 3187 ada, 5 parsel sayılı taşınmaza imar uygulamasına tabi tutulan taşınmazlar arasında yer verilmemiş olduğu, yine aynı yazı ekinde dosyaya sunulan mal sahipleri araştırma ve özet formunda da 3187 ada, 5 parsel sayılı taşınmazın bulunmadığı, uygulamaya ilişkin olarak dosyaya sunulan krokide de 3187 ada, 5 parsel sayılı taşınmazın düzenleme sınırı dışında gösterildiği, bilirkişi raporunda da 3187 ada, 5 parsel sayılı taşınmazın düzenleme işlemine dahil edilmediğinin belirtildiği, ayrıca UYAP sistemi üzerinden yapılan TAKBİS Mal Varlığı sorgulaması neticesinde de dava konusu 3187 ada, 5 parsel sayılı taşınmazın 02.06.2016 tarih ve 349 sayılı encümen kararı ile imar uygulamasına tabi tutulmamış olduğu anlaşılmış olup, davacı vekilinin iddialarının davanın kısmen ehliyet yönünden reddine yönelik istinafa konu kararının bu kısmının kaldırılmasını gerektirmediği sonucuna varılmıştır.
Bu duruma göre, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Mahkeme kararı ve dayandığı gerekçe, hukuk ve usule uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığından, istinaf başvurularının reddine, istinaf aşamasında yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen yargılama giderinin istinaf yoluna başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde ise kararın kesinleşmesinden sonra mahkemesince resen istinaf başvurusunda bulunan taraflara iadesine, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 25/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)