İSTEMİN ÖZETİ: Diyarbakır ili, Çermik İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8. maddesinin 4/B-6 fıkrası gereğince "6 ay kısa süreli durdurma" cezası ile tecziye edilmesine yönelik alınan 25/05/2017 tarih ve 500 sayılı İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yönünde Diyarbakır 3.İdare Mahkemesi'nce verilen 17/05/2018 tarih ve E:2018/638, K:2018/833 sayılı kararın; dava konusu işlemin, davacı hakkında yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen soruşturma raporundan da anlaşılacağı üzere hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak nitelikte eylemde bulunduğunun sübuta ermesi sonucu hukuka uygun olarak tesis edildiği ve ayrıca harçtan muaf olunmasına rağmen yargılama gideri adı altında harca hükmedildiği ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi'nce 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, Diyarbakır ili, Çermik İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8. maddesinin 4/B-6 fıkrası gereğince "6 ay kısa süreli durdurma" cezası ile tecziye edilmesine yönelik alınan 25/05/2017 tarih ve 500 sayılı İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; davacının dava konusu karar alındığında polis memuru kadrosunun Diyarbakır ili, Çermik İlçe Emniyet Müdürlüğünde olduğu, polis memurları hakkında verilecek tüm disiplin cezalarının kadrosunun bulunduğu ildeki il polis disiplin kurullarınca verileceği, bu anlamda dava konusu kararın; davaya konu disiplin cezasının verildiği tarihte davacının görev yaptığı yer olan Diyarbakır ilindeki, İl Polis Disiplin Kurulu tarafından alınması gerekirken, eski görev yeri olan İstanbul ilindeki İl Polis Disiplin Kurulu tarafından alınmasında yetki unsuru yönünden hukuka uyarlılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Disiplin amirlerinin ve kurullarının belirlenmesi ve çalışmasına dair esaslar" başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında "Karar vermeye yetkili disiplin amirinin veya disiplin kurulunun tespit ve tayininde, disiplinsizlik yaptığı iddia edilen personelin son görev ve sıfatı esas alınır." hükmüne yer verilmiş olup, dava konusu işlem tarihinden sonra ise 18/10/2018 kabul tarihli7148 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile değişik 26. maddesinin birinci fıkrasında "Disiplin soruşturmasının açılmasında ve disiplin amiri veya disiplin kurulunun saptanmasında disiplinsizlik yaptığı iddia edilen personelin fiili işlediği tarihte çalıştığı yer esas alınır. Fiilin mehil müddetinde işlenmesi halinde ilişik kestiği yerde görevli kabul edilir. Ast memur ile üst memurun aynı fiile iştiraki halinde yetkili disiplin kurulu, üst memur hakkında disiplin cezası vermeye yetkili disiplin kuruludur. Disiplin konusu fiili işledikten sonra; rütbe veya kadro/görev unvanında değişiklik olan personel hakkında karar vermeye yetkili disiplin amiri veya disiplin kurulu, personelin son kadro/görev unvanı karşılığı rütbe esas alınmak suretiyle tespit ve tayin olunur." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Diyarbakır ili, Çermik İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı hakkında, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli iken başlatılan soruşturma kapsamında düzenlenen 09/02/2016 tarih ve 2016/278 sayılı soruşturma raporu uyarınca getirilen teklif üzerine "Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunma" eyleminin sübuta erdiği gerekçesiyle 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8. maddesinin 4/B-6 fıkrası gereğince "6 ay kısa süreli durdurma" cezası ile tecziye edilmesine yönelik 25/05/2017 tarih ve 500 sayılı İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının alındığı, bu kararın davacıya tebliği üzerine de iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Buna göre; 682 sayılı KHK'nın 26. Maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki yürürlükte olan haline göre, emniyet mensuplarına disiplin cezası verme konusunda emniyet mensubunun son görev yaptığı yer ve sıfatı esas alınacağı düzenlemesine yer verildiği ve dava konusu işlemin de bu hükme aykırı olarak yani işlem tarihinde görevli olduğu Diyarbakır ilindeki disiplin kurulu yetkili olduğu halde fiilin işlendiği İstanbul'daki disiplin kurulu tarafından tesis edilmesi nedeniyle hukuka aykırı olduğu bu nedenle dava konusu işlemin iptali yöndeki istinafa konu karara bu açıklama eklenmek suretiyle hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan,492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13.maddesinin (j) bendine göre; Genel Bütçeye dahil idarelerin bu Kanunun 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemleri harçtan istisna olduğu kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31.maddesinin yargılama giderleri yönünden yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama Giderlerinin Kapsamı" başlıklı 323'üncü maddesinde, başvurma, karar ve ilam harçlarının yargılama giderleri kapsamında olduğu hüküm altına alınmıştır.
Davalı idarenin Genel Bütçeye dahil idareler arasında yer aldığı ve dolayısıyla 492 sayılı Kanun uyarınca harçtan istisna tutulduğundan kuşku bulunmamaktadır. Ancak Genel Bütçeye dahil olan davalı idarenin yargılama giderlerinden de istisna tutulduğu yönünde mevzuatımızda bir düzenleme bulunmamaktadır.
Dava ''iptal'' kararı ile davalı idare aleyhine sonuçlandığı için davacı tarafından yatırılan harçların davalı idare yönünden harç mahiyetinde olmayıp yargılama gideri niteliğinde olduğundan davalı idarenin harçlar yönünden yaptığı istinaf sebebine de itibar edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Diyarbakır 3.İdare Mahkemesi'nce verilen 17/05/2018 tarih ve E:2018/638, K:2018/833sayılı karar sonucu itibariyle hukuka uygun olduğundan, davalı idarenin istinaf başvurusunun yukarıdaki açıklama eklenmek suretiyle reddine, istinaf aşamasında yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 73,00-TL istinaf yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın talep edilmemesi halinde yatıran tarafa re'sen iadesine, 11/09/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)