İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü emrinde .... olan davacının, Diyarbakır Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne bağlı Bölücü Faaliyetler .... olarak görev yaptığı dönemde istihbarat şubeden gelen gizli ibareli bir evrakın PKK terör örgütüne ait bir internet sitesinde yayınlanması üzerine açılan soruşturma neticesinde sübuta erdiği ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8 maddesinin 2-(ı) bendinde düzenlenen "Bu fıkrada disiplinsizlik olarak saptanan eylem, işlem, tutum ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde müsamaha ve savsaklama göstermek." fiili kapsamında olduğu değerlendirilen eylemi nedeniyle "Kınama" cezasıyla tecziyesine ilişkin 26/07/2018 tarih ve 2687 sayılı İstanbul Valiliği- İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki 17/05/2019 tarih ve E:2018/2161, K:2019/1122 sayılı İstanbul 13. İdare Mahkemesi kararının, davalı idare tarafından; usulünce yürütülen soruşturma neticesinde terör örgütüne ait internet sitesinde yayınlanan gizli ibareli evrakın, davacının amiri olduğu büroya gönderilen ve davacı tarafından fiziki çıktısı alınan bir evrak olduğunun belirlendiği, dolayısıyla dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü emrinde .... olan davacının, Diyarbakır Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne bağlı Bölücü Faaliyetler .... olarak görev yaptığı dönemde istihbarat şubeden gelen gizli ibareli bir evrakın PKK terör örgütüne ait bir internet sitesinde yayınlanması üzerine açılan soruşturma neticesinde sübuta erdiği ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8 maddesinin 2-(ı) bendinde düzenlenen "Bu fıkrada disiplinsizlik olarak saptanan eylem, işlem, tutum ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde müsamaha ve savsaklama göstermek." fiili kapsamında olduğu değerlendirilen eylemi nedeniyle "Kınama" cezasıyla tecziyesine ilişkin 26/07/2018 tarih ve 2687 sayılı İstanbul Valiliği- İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk derece Mahkemesince "... Disiplin soruşturmasında yer verildiği üzere davacının söz konusu evrakın yayınlandığı tarihte ilgili evrakın çıktısını aldığının tespit edildiği belirtilmekte ise de; davacının ifadesinde, söz konusu evrakın yayınlanan evrak olup olmadığını teyit etmek ve durumu müdürleriyle görüşmek için çıktı alması gerektiği ve daha sonra imha ettiğini belirttiği, dava dosyasında ki belgelerin incelenmesinden gizli evrakın yayınlanma tarihinin 30/03/2017 saat 08:20olduğu, davacının çıktı alma tarih ve saatinin ise 30/03/2017 13:09 ve 13:28olduğu görülmekte olup, söz konusu bilgilerin davacının bu konudaki ifadelerini doğrular mahiyette olduğu" ve "...Gizli evrakın internet sitesinde yayınlanması olayının davacının ihmali sebebiyle gerçekleştiğinin, davacının herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde müsamaha ve savsaklama gösterdiğinin ve söz konusu olayda kusur ve ihmali bulunduğunun her türlü şüpheden uzak vesomut bir şekilde ortaya konulmadığı anlaşıldığından, davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı" şeklinde iki gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasında; "Disiplinsizlik kasten veya taksirle oluşabilir." denirken, "Disiplin Cezaları" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde Kınama cezası: "Personele görevin icrasında veya hal ve hareketlerinde kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesi" şeklinde tanımlanmış; aynı Kanun'un "Disiplin Cezası Verilecek Fiiller" başlıklı 8. maddesinin 2. fıkrasının (ı) bendinde düzenlenen "Bu fıkrada disiplinsizlik olarak saptanan eylem, işlem, tutum ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde müsamaha ve savsaklama göstermek." fiili, kınama cezasını gerektiren haller arasında sayılmıştır.
İlk derece Mahkemesinin ilk gerekçesi irdelendiğinde, özetle; EBYS sistemi üzerinden gönderilen gizli evrakın fiziki çıktısını, terör örgütüne ait internet sitesinde yayınlanmasından sonra aldığına değinilerek, davacıya isnat edilen disiplin suçunun konu itibariyle işlenmesi mümkün olmayan bir suç olduğu ima edilmekte ise de, dava dosyası incelendiğinde; Emniyet Genel Müdürlüğünün muhakkike gönderdiği 16/10/2017 tarihli evrak ekinde yer alan Pol-Net Bilgi Sistemi EBYS işlem kayıtlarına göre söz konusu evrakın fiziki çıktısının ilk kez 11/10/2016 günü saat 09:10 itibariyle yazdırıldığı, söz konusu evrakın PKK terör örgütüne ait internet sitesinde saat 08:20 itibariyle yayınlandığı 30/03/2017 tarihinde EBYS sisteminden saat 13:09 ve 13:28 itibariyle alınan fiziki çıktılar konusunda ise, davacının iadesinde özetle; "... Ben evrakın çıktısını aldıktan 5 ay sonra ANF'de yayınlanmıştır.... 30/03/2017 tarihinde çıktı almamızın nedeni ... bizim büroya gelen evrak olup olmadığını anlamak ve konuyu müdürlerimizle değerlendirmek içindir." şeklinde açıklayıcı beyanlarda bulunduğu görülmektedir.
Dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler, yukarıdaki mevzuat hükümleri ve açıklamalar ile birlikte değerlendirildiğinde; davacının, istihbarat şube müdürlüğünden gelen gizli ibareli belgenin fiziki çıktısını, suç kastıyla almadığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı gibi istinaf konusu kararın ilk gerekçesinde belirtildiği üzere davacının söz konusu evrakın terör örgütüne ait sitede yayınlanmasından sonra aldığı fiziki çıktılar nedeniyle suçlanmadığı da sabit olup, uyuşmazlığın, davacının dikkat ve özen eksikliğine bağlı taksirli bir davranışı neticesinde EBYS üzerinden 11/10/2016 günü saat 09:10'da çıktısını aldığı gizli ibareli evrakın, yaklaşık 5 ay sonra terör örgütüne ait internet sitesinde yayınlanmasına sebep olup olmadığından kaynaklandığı, dava dosyası bu minvalde ele alındığında ise; bilgisine başvurulan personel ifadelerinde özetle; söz konusu evrakın gereği yapılmak üzere davacının amiri olduğu Bölücü Faaliyetler Bürosu bünyesinde yer alan idari kısım personeli ile sonrasında proje kısım personeline teslim edildiği, büronun işleyişi gereği fiziki olarak arşivlendiği ve söz konusu evrakın ilk çıktısının alınmasından iki-üç hafta sonra meydana gelen bombalama neticesinde başka bir binaya taşınma ve tamirat sonra hizmet binasına geri dönülmesi sırasında kaybolmuş olabileceğinin belirtildiği görülmekle; anılan evrakın davacının sorumluluğu altındayken kaybolduğununun somut bir şekilde ortaya konulamadığı, dolayısıyla istinaf konusu kararında dayanılan ikinci gerekçesinin isabetli olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; davacının söz konusu evrakın çıktısını terör örgütüne ait internet sitesinde yayınlanmasından sonra aldığından bahisle oluşturulan ilk gerekçenin istinaf konusu karardan çıkarılması gerekmekte olup, davacının söz konusu olayda kusur ve ihmali bulunduğunun her türlü şüpheden uzak ve somut bir şekilde ortaya konulamadığına dair gerekçe Dairemizce de uygun bulunduğundan, dava konusu işlemin aynı içerikli ikinci gerekçeyle iptali yolundaki istinaf konusu kararda sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, İstanbul 13. İdare Mahkemesi'nin 17/05/2019 tarih ve E:2018/2161, K:2019/1122 sayılı kararı hakkında yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine, istinaf aşamasında yapılan 54,20-TL yargılama giderinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasındaki posta gideri avansından varsa artan kısmın mahkemesince ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6. ve 46. maddeleri uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak, 25/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)