İSTEMİN ÖZETİ: Ankara1.İdareMahkemesi'nce verilen 10/04/2019 gün ve E:2016/4690, K:2019/713 sayılı kararın, davalı İdare tarafından aleyhe olan kısmının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, gereği görüşüldü:
Dava; davalı idare bünyesinde 3. Katip olarak görev yapan davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin4/1-(f) maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 25.07.2016 tarih ve 2016/3 sayılı işlemin ve yurtdışına çıkış yasağı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Ankara1.İdareMahkemesi'nce verilen 10/04/2019gün ve E:2016/4690, K:2019/713sayılı kararla; 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile meslekten veya kamu görevinden çıkarma yaptırımının; adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan sâir yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen diğer yapıların, kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı hedefleyen "olağanüstü tedbir" niteliğinde tanzim edildiği, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen herhangi bir soruşturma veya kovuşturma bulunmadığı, ... kullandığına ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı, diğer yandan davalı idare tarafından sunulan bilgide davacının "FETÖ/PDY içerisinde en üst düzeyde faaliyet gösteren bir şahısla mahiyeti tespit edilemeyen iltisakı bulunduğunun istihbar edildiği" belirtilmişse de, bu bilgiye dayanak alınan somut herhangi bir delil sunulmadığının anlaşıldığı, davacının FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, irtibatı yahut iltisakına dair hususlar somut bir şekilde ortaya konulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucunda örgütle irtibatlı veya iltisaklı olduğundan bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, davanın yurtdışına çıkış yasağı kararına yönelik kısmı yönünden ise; davalı idare tarafından davacı hakkında tesis edilmiş bir yurtdışına çıkış yasağı kararı bulunmadığı, umuma mahsus pasaport tahdidi ve yurtdışına çıkış yasağı işlemlerine karşı Emniyet Genel Müdürlüğü'ne karşı Mahkemelerinin 2017/72 Esas sayılı dosyasına kayden açılan davada 10.04.2019 tarih ve 2019/712 sayılı karar ile işlemlerin iptaline karar verildiği görülmekle, işbu davada yurtdışına çıkış yasağı işleminin iptali istemi yönünden davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların dava tarihi olan 03.11.2016 tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, davanın yurtdışı çıkış yasağı kararına yönelik kısmının incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini, temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik Devletimize ve milletimize karşı 15.7.2016 günü başlatılan darbe girişimi üzerine; kamu düzeni ve güvenliği açısından Anayasa’nın 120. maddesi ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununu çerçevesinde; Milli Güvenlik Kurulunun 20.7.2016 tarihli ve 498 sayılı tavsiye kararı ile Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesi üzerine, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiş, Türkiye Büyük Millet Meclisinde onaylanan anılan karar, 21.7.2016 tarihli ve 29777 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bu çerçevede; Bakanlar Kurulunca 22.7.2016 tarihinde kararlaştırılan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (KHK) 23.7.2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Olağanüstü hâli gerekli kılan konu, 667 sayılı KHK’nın amacı ile 3. ve 4. maddelerinde düzenlenen tedbirlerin kapsamı ve mahiyeti birlikte dikkate alındığında, anılan tedbirler vasıtasıyla başta FETÖ/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya MGK’ca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kişilerin kamu kurum ve kuruluşlarından çıkarılarak Anayasa ile kurulan demokrasi düzeninin korunmak istendiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, KHK’nın 3. ve 4. maddelerinde öngörülen meslekten veya kamu görevinden çıkarma; adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak, terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen diğer yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan, geçici olmayan ve nihai sonuç doğuran “olağanüstü tedbir” niteliğindedir.
Her kamu görevlisinin az veya çok kamu gücü kullandığı ve bu güç ile vatandaşlar üzerinde etkili işlemler tesis ettiği dikkate alındığında, yapılan düzenlemelerden, Kanun koyucunun, terör örgütleri ile anlayış ve davranış birliği içinde olanların kamu gücü kullanmalarını engellemek üzere kamu görevinden çıkarılmasını murad ettiği anlaşılmaktadır. Zira, FETÖ/PDY özelinde daha belirgin şekilde ortaya çıkmıştır ki, illegal yapılar önce bireysel sonra da örgütsel boyutta kamu gücünü gizli, sinsi ve yasal görünümlü yöntemlerle elde etmekte, böylece anlayış ve davranış birliği içinde olduğu grup, örgüt veya yapıya şu veya bu şekilde menfaat sağlarken diğer bireyler aleyhine işlem ve eylemde bulunmaktadırlar. Bu şekilde sarmal haline gelen güç devşirmenin amacı, bölgesel düzeyde veya ülke genelinde yönetimi ele geçirmektir.
15 Temmuz 2016 gecesinde olduğu gibi Devlet ve millet bekasının gerçek ve yakın bir tehlike altına girdiği durumlarda Anayasa ve Uluslararası Hukukun çizdiği sınırlar çerçevesinde gerekli tedbirlerin alınması zorunlu olmuştur.
Bu kapsamda, ilan edilen olağanüstü halden sonra yürürlüğe sokulan667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin "Kamu görevlilerine ilişkin tedbirler" başlıklı 4. maddesinde,"(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;
...
f) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesinde belirtilenler hariç diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgisine göre ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılır.
...
(2) Birinci fıkra uyarınca görevine son verilenler bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler; görevinden çıkarılanların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır. Bu fıkrada sayılan görevleri yürütmekle birlikte kamu görevlisi sıfatını taşımayanlar hakkında da bu fıkra hükümleri uygulanır. (3) Bu maddeye göre görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından onbeş gün içinde tahliye edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamazlar. (4) Bu madde kapsamında kamu görevi sona erdirilen personele ait kadro ve pozisyonlara, Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ve diğer mevzuattaki kısıtlamalara tabi olmaksızın Bakanlar Kurulunca belirlenecek sayıda kadro ve pozisyon için atama yapılabilir. " hükmüne yer verilmiştir.
Yaşanan menfur darbe girişiminden sonra tüm vatandaşların huzur içinde ve hep birlikte yaşamasının temini bakımından beka konusu olan Devletin varlığını daim kılmak amacıyla getirilen düzenlemelerden birisi olan 667 sayılı KHK'nın 4. maddesinde, kamu görevinden çıkarma işleminin tesis edilebilmesi için, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personelin, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayının yeterli görüleceği hüküm altına alınmış ise de, kişilerin kamu görevinden çıkarılması gibi ağır sonuçlar doğuran işlemin temelinde yer alan bu değerlendirmenin hukuken kabul edilebilecek somut delillere dayandırılmasının, ülkemizde yaşanabilecek kargaşanın önlenmesi, adaletin sağlanması, subjektif ve kötü niyete dayanabilecek tasarrufların önlenmesi ve kamu düzeninin devamlı olarak temin edilmesi bakımından hukuk devletinin bir gereği olduğu açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Dışişleri Bakanlığı bünyesinde 3. Katip olarak görev yapan davacının, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu'nca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu tespit edildiğinden bahisle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4/1-(f) maddesine dayanılarak kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 25.07.2016 tarih ve 2016/3 sayılı işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dairemizce yapılan 09/10/2019 tarihli ve E:2019/1652 sayılı ara kararları ile davalı idareden, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü KOM (Kaçakçılık ve Organize Suçlarda Mücadele) Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü'nden, davacı ve ekli nüfus kaydına göre birinci derece yakınları hakkında FETÖ/ PDY terör örgütü üyesi olduğu veya anılan terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu yönünde herhangi bir istihbari bilgi, tanık ifadesi veya yürütülen bir soruşturma (..., Bank... ve benzeri gibi)bulunup bulunmadığının sorularak, bu yönde açık veya gizli kaynak bilgisi mevcut ise buna ilişkin tüm bilgi ve belgenin gönderilmesinin; Tasarruf Mevduatı ve Sigorta Fonu'ndan, davacı ve ekli nüfus kaydına göre birinci derece yakınlarının ... Bankası bünyesinde hesabının olup olmadığı sorularak, hesabı varsa türü, açılıp kapanma tarihlerini, hesap hareketlerini gösteren listenin, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığı'ndan; davacı ve ekli nüfus kaydına göre birinci derece yakınlarının tüm hesap hareketlerinin FETÖ/PDY bağlantısı açısından incelenerek, düzenlenecek raporun, gönderilmesinin istenildiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu'ndan; davacı ve ekli nüfus kaydına göre birinci derece yakınları hakkında FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olduğu veya anılan terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu yönünde savcılık hazırlık tahkikatı, adli soruşturma ve kovuşturma bulunup bulunmadığının, Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nden ise, Davalı İdarenin, Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne verilen istinaf talepli dilekçesinde, 'Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin E:2018/260 sayılı dosyasında FETÖ/PDY terör örgütü yapılanması kapsamında yargılanan sanık ....'nün davacı ... hakkında beyanları bulunduğu' belirtildiğinden, bu konuya ilişkin bilgi ve belgelerin, varsa ifade tutanaklarının örneğinin gönderilmesinin ve davacı ... hakkında bu konuya ilişkin olarak açılan soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığının bildirilmesinin istenildiği, gelen cevabi yazılar incelendiğinde, davacının Bank ...'da 2008 yılında açtığı katılım hesabında 2009 yılından sonra herhangi bir işlem yapılmadığı, Mali Suçları ve Araştırma Kurulu Başkanlığınca, davacı ve birinci derece yakınları hakkında 'Bank ... Bakiye Bilgileri, Kapatılan Kurumlar İle Ortaklık İlişkisi, Kapatılan Kurumlardaki Çalışma Bilgileri, Kapatılan Kurumlar İle Transfer İşlemleri' ile diğer hesap hareketlerinin sorgulandığı, bahsi geçen ilk dört sorgulama kapsamında herhangi bir veriye rastlanılmadığının bildirildiği, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'nce, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/37666 sayılı soruşturması kapsamında alınan 72 şahsa ait olduğu bildirilen …. GSM numarasının 01/01/2006-01/01/2016 tarihleri arasındaki ilgili dönemleri kapsayan HTS kayıtları kullanılarak yapılan sorgulamada davacının 'Tepe Yönetici İletişimlerinin Kayıtları' sayfasında kaydının bulunduğu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca davacı ve birinci derece yakınları hakkında Terör Suçları Soruşturma Bürosunda herhangi bir soruşturma bulunmadığının bildirildiği, ancak UYAP kayıtlarında davacı hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/51186 sayılı Soruşturma dosyasında 'Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma' suçundan dolayı yürütülen bir soruşturmanın bulunduğunun görüldüğü, Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nce ise, Mahkemelerinde ... hakkında açılan bir dava bulunmadığı bildirilmekle birlikte, Mahkemelerinin E:2018/260 sayılı dosyasında sanık ....'nün ... hakkındaki beyanlarına ilişkin Şüpheli İfade Tutanağının gönderildiği anlaşılmıştır.
Olayda, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'nce gönderilen tutanakta, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/37666 sayılı soruşturması kapsamında alınan 72 şahsa ait olduğu bildirilen …. GSM numarasının 01/01/2006-01/01/2016 tarihleri arasındaki ilgili dönemleri kapsayan HTS kayıtları kullanılarak yapılan sorgulamada, davacının 'Tepe Yönetici İletişimlerinin Kayıtları' sayfasında birçok kaydının bulunduğunun görülmesi, Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:2018/260 sayılı dosyasında yargılanan sanık ....'nün davacı ... hakkındaki beyanları dikkate alındığında, kaldı ki davacı hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/51186 sayılı Soruşturma dosyasında 'Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma' suçundan dolayı yürütülen bir soruşturmanın bulunduğunun da görülmesi karşısında, davalı idarece yukarıda yer verilen 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesinin verdiği yetkiye istinaden davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirildiğinden bahisle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, davanın reddi yerine dava konusu işlemin iptali ile tazminat isteminin kabulüne karar veren İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf isteminin KABULÜNE, Ankara 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 10/04/2019 gün ve E:2016/4690, K:2019/713 sayılı kararın KALDIRILMASINA, davanın REDDİNE, dava aşamasında yapılan 168,40 TL yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, istinaf aşamasında davalı idare tarafından yapılan 213,60 TL posta gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00 TL avukatlık ücreti davacıdan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE, artan posta avansının taraflaraİADESİNE,2577 sayılı Yasanın değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 08/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)