(2577 S. K. m. 31) (6100 S. K. m. 323) (492 S. K. m. 13)
İSTEMİN KONUSU: Davacılardan ….. ve ...'in oğlu, diğer davacılar ..., ... ve ...'in kardeşi olan ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde tankçı sözleşmeli Er olarak görev yapan ....'in Suriye'nin kuzeyinde yürütülen Zeytin Dalı Harekatında terör unsurlarınca gerçekleştirilen tanksavar saldırısında 03.02.2018 tarihinde şehit olduğu belirtilerek, davalı idarenin davacıların manevi zararından kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca sorumlu olduğundan bahisle Milli Savunma Bakanlığı'na yapılan 30.05.2018 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine, ….. ve …… için ayrı ayrı 50.000,00-TL, …., …. ve …. için ayrı ayrı 35.000,00-TL olmak üzere, toplam 205.000,00-TL manevi zararın olay tarihi olan 03.02.2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Davacılardan …. ve ….'in oğlu, diğer davacılar ..., ... ve ...'in kardeşi olan ve 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı Yrd. 2. Tank Tabur Komutanlığı emrinde tankçı sözleşmeli Er olarak görev yapmaktayken Suriye'nin kuzeyinde gerçekleştirilen Fırat Kalkanı harekatı esnasında Şeyh Horoz Bölgesi'nde terör unsurları tarafından tanksavar silahı ile içinde bulunduğu tanka yapılan saldırı sonucu 03.02.2018 tarihinde şehit olduğu, şehidin anne ve babasına vazife malullüğü maaşı bağlandığı, ikramiye ve tütün ikramiyesi ödendiği, davacılar tarafından 30.05.2018 tarih ve 208464 sayılı dilekçe ile ....'in şehit olduğu olay nedeniyle uğradığı manevi zararların karşılığı olarak 350.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesinin talep edildiği, davalı idare tarafından cevap verilmemesi üzerine de ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00-TL, ..., ... ve ... için ayrı ayrı 35.000,00-TL olmak üzere, toplam 205.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, davacılardan ... ve ...'in oğlu, diğer davacılar ..., ... ve ...'in kardeşi olan tankçı sözleşmeli er ....'in Suriye'nin kuzeyinde gerçekleştirilen Fırat Kalkanı harekatı esnasında terör unsurları tarafından tanksavar silahı ile içinde bulunduğu tanka yapılan saldırı sonucu 03.02.2018 tarihende şehit olmasından dolayı ortaya çıkan manevî zararlardan davalı idare, "meslekî risk" ilkesi uyarınca kusursuz sorumlu olup, manevî tazminatın hesaplanması ile ilgili yukarıda aktarılan bilgiler ışığında yapılan değerlendirmede, manevî zararı doğuran olayın yaşam hakkını sona erdiren bir ölüm olayı olması, ölüme neden olan eylemin oluş şekli itibarıyla yarattığı infial, olayın etkisi ve niteliği, zarar gören davacılar ile hayatını kaybeden kişi arasındaki yakınlık ilişkisi dikkate alınarak; şehidin anne ve babası olan davacıların duyduğu elem ve ızdırabın dindirilmesi amacıyla ayrı ayrı takdiren 50.000,00-TL ve şehidin kardeşleri olan davacıların duyduğu elem ve ızdırabın dindirilmesi amacıyla ayrı ayrı takdiren 25.000,00-TL olmak üzere toplam 175.000,00-TL manevî tazminatın davalı idare tarafından tazmin edilmesi ve söz konusu miktara idareye başvuru tarihi olan 30.05.2018 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerektiği gerektiği gerekçesiyle, Konya 2. İdare Mahkemesi'nin 30/04/2019tarih ve E:2018/1230, K: 2019/470sayılı kararı ile davacılardan ... için 50.000,00-TL manevi tazminat isteminin kabulüne, hükmedilen manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 30.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacı ...'e verilmesine, davacılardan ... için 50.000,00-TL manevi tazminat isteminin kabulüne, hükmedilen manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 30.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacı ...'e verilmesine, davacılardan ... için 25.000,00-TL manevi tazminat isteminin kabulüne, fazlaya ilişkin 10.000,00 TL manevi tazminat isteminin ise reddine, hükmedilen 25.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 30.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacı ...'e verilmesine, davacılardan ... için 25.000,00-TL manevi tazminat isteminin kabulüne, fazlaya ilişkin 10.000,00 TL manevi tazminat isteminin ise reddine, hükmedilen 25.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 30.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacı ...'a verilmesine, davacılardan ... için 25.000,00-TL manevi tazminat isteminin kabulüne, fazlaya ilişkin 10.000,00-TL manevi tazminat isteminin ise reddine, hükmedilen 25.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 30.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacı ...'e verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF DİLEKÇESİNİN ÖZETİ: Davacı vekili tarafından; olayın niteliği dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatının yetersiz olduğu, davacıların yakınlarının ülke çapında infiale yol açan, terör örgütlerine karşı yürütülmekte olan operasyon esnasında terör mensupları tarafından gerçekleştirilen saldırıda şehit edildiği, onun manevi desteğinden mahrum kalan müvekkillerimizin yaşadığı durum nedeniyle idare mahkemesinin kararının kaldırılması gerektiği, davalı idare vekili tarafından; idarenin harçtan muaf olduğu ve davalı idare aleyhine hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
DAVACI SAVUNMASININ ÖZETİ: Davalı idarenin haksız ve mesnetsiz olan istinaf dilekçesinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava, davacılardan ... ve ...'in oğlu, diğer davacılar ..., ... ve ...'in kardeşi olan ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde tankçı sözleşmeli Er olarak görev yapan ....'in Suriye'nin kuzeyinde yürütülen Zeytin Dalı Harekatında terör unsurlarınca gerçekleştirilen tanksavar saldırısında 03.02.2018 tarihinde şehit olduğu belirtilerek, davalı idarenin davacıların manevi zararından kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca sorumlu olduğundan bahisle Milli Savunma Bakanlığı'na yapılan 30.05.2018 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine, ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00-TL, ..., ... ve ... için ayrı ayrı 35.000,00-TL olmak üzere, toplam 205.000,00-TL manevi zararın olay tarihi olan 03.02.2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı Yasanın 31. maddesinin gönderme yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323/a maddesinde; harçlar yargılama giderleri içinde sayılmış olup, 326/1. maddesi uyarınca da, Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.
Bakılan davada, idare mahkemesince, işlemin iptaline karar verilerek içinde harçların da bulunduğu yargılama giderlerinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, davalı idare tarafından, 492 sayılı Kanunun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf oldukları ileri sürülerek kararın idareye harç yükletilmesi yönünden kaldırılmasının istenildiği görülmektedir.
492 sayılı Harçlar Kanunun 13/j maddesi uyarınca; genel bütçeye dahil idarelerin bu kanunun 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemleri harçtan müstesnadır. Bu kanunun 1 ve 3 sayılı tarifeleri ise yargı harçları ve vergi yargısı harçlarını düzenlemektedir. Her iki tarifenin de; yargı yerlerine bir başvuru anında başvurandan ve yargı hizmetinden yararlanandan alınacak harçları düzenlediği anlaşılmaktadır.
Yukarıda anılan 6100 sayılı HMK. düzenlemesinden de anlaşıldığı üzere; yargılama sonunda haksız çıkan tarafa yargılama giderleri yükletilmekte olup, bunun içinde harçlar da mevcuttur. Başka bir ifadeyle, yargılama sonunda haksız çıkan taraftan ayrıca harç tahsil edilmemekte, yasa gereği yargılama giderleri yükletilmektedir. Dolayısıyla, yargı yerine başvururken ödenmesi gereken harç muafiyeti (veya istisnası) yargılama sonunda yükletilen yargılama giderlerini kapsamamaktadır. Bu sebeple, istinaf konusu kararda, içinde harçların da bulunduğu yargılama giderlerinin haksız çıkan tarafa (idareye) yükletilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Mahkeme kararının değerlendirilmesinden, davalı idarenin itirazında ileri sürdüğü hususlar kararın kaldırılmasını gerektirir nitelikte olmadığı görüldüğünden davalı idarenin istinaf isteminin reddi gerekmektedir.
Davacıların istinaf istemine gelince;
Manevi tazminat adı altında ödenmesi gereken para maddi bir zararın tazmini niteliğinde değildir. Manevi tazminatın amacı ilgilinin çektiği acıyı, manevi üzüntüsünü veya uğradığı ruhsal sarsıntıyı gidermeye yardımcı olacak bir tatmin yolu bulmaktır. Bu bağlamda manevi tazminat miktarının zenginleşmeye yol açmayacak ancak ilgilinin ruhi sarsıntısını, manevi ızdırab ve elemini giderecek maddi olanakların yaratılmasını sağlayacak şekilde ayrıca zarara uğrayanın durumu zarar veren olayın niteliği ve ağırlığı da dikkate alınarak takdir edilmesi gerekecektir.
Bu bağlamda davacıların yakını ....'in Devletin ve Milletin bekası için gerçekleştirilen sınır dışı harekatta şehit düştüğü dikkate alındığında, davacı ... (anne) için 50.000,00-TL, ... (baba) için 50.000,00-TL, ... (kardeş) için 35.000,00-TL, ... (kardeş) için 35.000,00-TL, ... (kardeş) için 35.000,00-TL olmak üzere toplam 205.000,00-TL manevi tazminatınyukarıda anılan ölçüler dışında olmayıp talebin tamamının kabulü gerekirken kısmen reddinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
1-)Davalı idarenin istinaf isteminin reddine,
2-)Davacıların istinaf başvurusunun kabulüne,Konya2.İdareMahkemesi'nin 30/04/2019tarih ve E:2018/1230, K:2019/470sayılı kararının hüküm fıkrasının 3, 4 ve 5. fıkralarında yer alan "fazlaya ilişkin 10.000,00-TL manevi tazminat isteminin ise reddine"ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davacı ... (anne) için 50.000,00-TL, ... (baba) için 50.000,00-TL, ... (kardeş) için 35.000,00-TL, ... (kardeş) için 35.000,00-TL, ... (kardeş) için 35.000,00-TL olmak üzere toplam 205.000,00-TL manevi tazminatın idari başvuru tarihi olan 30.05.2018 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine,
3-)Dava kabul ile sonuçlandığından yargılama giderlerinin yeniden dağıtılmasına, hükmedilen toplam tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 14.003,55-TL nisbi karar harcından dava seyrinde alınan 11.954,25-TL karar harcının mahsubu ile kalan 2.049,30-TL nispi harcın mahkemesince müzekkere yazılarak davacılara tamamlattırılmasına, davacı tarafından ödenen toplam 14.003,55-TL nispi karar harcının davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
4-)Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan hükmedilen manevi tazminattan dolayı 22.800,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
5-)Aşağıda dökümü yapılan 99,30-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, istinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 146,15-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, istinaf aşamasında davalı idare tarafından yapılan 24,85-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına,
7-)Artan posta ücretinin istemi halinde Mahkemesince taraflara iadesine,
2577 sayılı Kanun'un 46/b maddesi uyarınca bu kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 06/10/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)