(3091 S. K. m. 1, 2, 14) (Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmelik m. 34)
İSTEMİN ÖZETİ: Van 1. İdare Mahkemesinin 18/01/2019 tarih ve E:2018/1997, K:2019/69 sayılı kararının; hukuka aykırı olduğu öne sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesi uyarınca incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava; Van ili, İpekyolu ilçesi, ... Mahallesi, ..., No:61/1 adresinde ikamet eden davacı tarafından, evinin bulunduğu araziye zarar vermek, hayvan otlatmak suretiyle müdahale edildiğinden bahisle, 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkındaki Kanun kapsamında yapmış olduğu başvurusunun, anlaşmazlıkla ilgili Asliye Hukuk Mahkemesinde tescil davası açıldığı, bu nedenle 3091 sayılı Kanunun uygulanamayacağı gerekçesiyle reddine ilişkin İpekyolu Kaymakamlığı'nın 14.08.2018 tarih ve E.3039 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Mahkemesince; taşınmazın Van ili, ipekyolu ilçesinde bulunduğu, İpekyolu ilçesinin Van ilinin merkez ilçelerinden biri olduğu, başvuru hakkında il valisi veya görevlendireceği bir vali yardımcısı tarafından karar verilmesi gerekirken, kaymakam tarafından karar verilen dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan, Uyap üzerinden yapılan incelemede, Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/130Esasına kayıtlı olarak görülen davanın tapu iptali ve tescil davası olduğu ve bahse konu yerle ilgili davanın mevzuatta tahdidi olarak sayılan Medeni Kanuna göre müdahalenin meni veya tecavüzün ref'i davası olmaması nedeniyle yetkili idarece işin esasına girilerek karar verileceği, gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
3091 Sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkındaki Kanun'un 1.maddesinde; "Bu Kanun; gerçek veya tüzelkişilerin zilyed bulunduğu taşınmaz mallarla kamu idareleri, kamu kurumları ve kuruluşları veya bunlar tarafından idare olunan veya Devlete ait veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlere veya menfaati umuma ait olan taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerin, idari makamlar tarafından önlenmesi suretiyle tasarrufa ilişkin güvenliği ve kamu düzenini sağlar.", "Görev" başlıklı 2. maddesinde; "Taşınmaz mallara tecavüz veya müdahale edilmesi halinde; taşınmaz mal merkez ilçe sınırları içinde ise, il valisi veya görevlendireceği vali yardımcısı, diğer ilçelerde ise kaymakamlar tarafından bu tecavüz veya müdahalenin önlenmesine karar verilir ve taşınmaz mal yerinde zilyedine teslim edilir.",14.maddesinde; "Başvuru sırasında, taraflar arasındaki taşınmaz mal anlaşmazlığı hakkında mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmiş veya anlaşmazlık dava konusu yapılmış ise bu Kanun hükümleri uygulanmaz." hükümlerine yer verilmiştir.
Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin "Anlaşmazlığın dava konusu olması" başlıklı 34.maddesinde; "Başvuru sırasında, taraflar arasındaki taşınmaz mal anlaşmazlığı hakkında mahkemece bir ihtiyati tedbir kararı verilmiş veya anlaşmazlık dava konusu yapılmış ise 3091 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaz. Soruşturma memuru soruşturma öncesinde, soruşturma sırasında ve gerek görürse yetkili makamın emri ile soruşturma sonrasında taşınmaz malla ilgili anlaşmazlığın taraflar arasında Medeni Kanuna göre mülkiyet hakkına dayalı bir müdahalenin men'i veya zilyetliğin ihlali nedeniyle açılmış bir tecavüzün ref'i davasına konu olup olmadığını, taşınmaz mal anlaşmazlığı hakkında mahkemelerce verilmiş bir ihtiyati tedbir kararı bulunup bulunmadığını araştırır. Bu tür bir davanın açılmış olduğunun veya bir ihtiyati tedbir kararının verilmiş bulunduğunun anlaşılması halinde soruşturma hangi aşamada ise işlemler durdurulur ve bu Kanuna göre karar verilemeyeceği gerekçesi ile birlikte şikayetçiye yazılı olarak duyurulur. Mahkemeye yapılan taşınmaz malla ilgili başvuru Medeni Kanuna göre müdahalenin men'i veya tecavüzün ref'i talebi dışında ise bu durum idarenin soruşturma yapmasına ve karar vermesine engel değildir." düzenlemesi bulunmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; Van ili, İpekyolu ilçesi, ... Mahallesi, ... No:61/1 adresinde ikamet eden davacının, evinin bulunduğu araziye zarar vermek, hayvan otlatmak suretiyle müdahale edildiğinden bahisle, 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkındaki Kanun uyarınca müdahalenin men'ine karar verilmesi istemiyle davalı idareye başvurulduğu, anlaşmazlıkla ilgili Asliye Hukuk Mahkemesinde tescil davası açıldığı, bu nedenle 3091 sayılı Kanunun uygulanamayacağı gerekçesiyle başvurunun reddine üzerine dava konusu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda aktarılan Kanunun 2.maddesinin değerlendirilmesinden; büyükşehir statüsünde olmayan il merkezlerindeki taşınmaz mallar hakkında il valisi veya görevlendireceği vali yardımcısı tarafından karar verilmesi gerektiği, ancak büyükşehirlerin merkez ilçelerde kaymakamlık teşkilatlanmaları olduğundan, bu ilçelerdeki taşınmazlar hakkında kaymakamlıkça karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış olup, bu nedenle dava konusu işlemin yetki yönünden iptaline dair mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
İşlemin esasının incelenmesi:
3091 sayılı Kanun hükümleri zilyetliğe yapılan müdahalelerin idari makamlar tarafından önlenmesine dair hükümler içermekte olup, bu Kanun ve Uygulama Yönetmeliğinin birlikte incelenmesinden; mülkiyet hakkına dayalı bir müdahalenin men'i veya zilyetliğin ihlali nedeniyle açılmış bir tecavüzün ref'i davası var ise 3091 sayılı Kanun hükümlerine göre bir karar verilemeyeceği, bunun nedeninin bu dava türlerinin 3091 sayılı Kanun hükümlerinin amaçladığı korumayı sağlaması olduğu, bunun dışındaki davaların ise bu Kanuna göre müdahalenin men'ine karar verilmesine engel olmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda; anlaşmazlıkla ilgili Asliye Hukuk Mahkemesinde tescil davası açılmış olması 3091 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem tesisine engel olmadığından, davalı idarece müdahalenin men'i talebi hakkında gerekli soruşturma ve incelemeler yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, tescil davası gerekçe gösterilerek başvurunun reddedilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesine göre yapılan inceleme sonucu, mezkur kararın usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine, yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın Mahkemesi'nce re'sen müstenife iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak, 14.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)