İSTEMİN ÖZETİ: Polis memuru olan davacının, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmündeki Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 4. fıkrasının b-(6) alt bendinde düzenlenen "Hizmet Dışında Resmi Görevin Gerektirdiği Saygınlığı ve Güven Duygusunu Sarsacak Eylem ve Davranışlarda Bulunmak" disiplin suçu kapsamında değerlendiren eylemi nedeniyle "Altı Ay Kısa Süreli Durdurma" cezasıyla tecziyesine ilişkin olup, Valilik makamınca aynı tarihte onaylanan 31/08/2018 tarih ve 2830 sayılı İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açtığı davanın reddi yolundaki İstanbul 13. İdare Mahkemesinin 27/05/2019 tarih ve E:2018/1998, K:2019/1194 sayılı kararının, davacı tarafından; yoğun bakımda yatan dayısını ziyaret amacıyla yola çıktığı aracın, teknik takibe alındığı belirtilen suç örgütü liderlerinin bulunduğu diğer aracın arkasında seyrettiğinden haberi olmadığı gibi uygulama noktasında bu şahısların geçişini sağlamak amacıyla değil, üzerinde beylik silahı olmasından dolayı emniyet görevlilerine polis kimliğini gösterdiği, keza savcılık makamınca hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olup, tarafına isnat edilen disiplin suçunun maddi unsurdan yoksun olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf dilekçesinde belirtilen hususların mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı ve kararın usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Polis memuru olan davacının, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmündeki Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 4. fıkrasının b-(6) alt bendinde düzenlenen "Hizmet Dışında Resmi Görevin Gerektirdiği Saygınlığı ve Güven Duygusunu Sarsacak Eylem ve Davranışlarda Bulunmak" disiplin suçu kapsamında değerlendiren eylemi nedeniyle "Altı Ay Kısa Süreli Durdurma" cezasıyla tecziyesine ilişkin olup, Valilik makamınca aynı tarihte onaylanan 31/08/2018 tarih ve 2830 sayılı İstanbul Valiliği- İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk derece Mahkemesince "...Davacıya isnat edilen fiillerin sübut bulduğu açık olup, davacının bu fiilleri nedeniyle..."6 ay kısa süreli durdurma" cezası ile tecziye edilmesine ilişkin İl Polis Disiplin Kurulu'nca tesis edilen 31/08/2018 tarih, 2830 sayılı işlemde, hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kamu Görevlileri İle İlgili Davalarda Yetki" başlıklı 33. maddesinin 3.fıkrasında; "Kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda yetkili mahkeme ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir." düzenlemesine, aynı Kanun'un "İstinaf" başlıklı 45 maddesinin 5. fıkrasında ise; "Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir." kuralına yer verilmiştir.
Dava dosyası incelendiğinde; Valilik makamınca aynı tarihte onaylanan 31/08/2018 tarih ve 2830 sayılı İstanbul Valiliği- İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi veznelerine sunulan 16/11/2018 kayıt tarihli dilekçeyle açılan davada, davalı idarenin 09/12/2020 tarihli ara kararımıza cevaben sunduğu belgeler arasındaki personel bilgi notundan davacının davanın açıldığı bu tarihi de kapsayan 17/09/2018-02/10/2019 tarihleri arasında Şırnak iline bağlı …… İlçe Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yaptığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; uyuşmazlığın esasına girilmek suretiyle çözümlenmesi görevinin, yukarıda yer verilen yasa hükmü uyarınca yargı çevresi itibariyle Şırnak ili Cizre ilçesini de kapsayan alanda yetkili Mardin İdare Mahkemesine ait olduğu sonucuna varıldığından, usûl hükümlerine aykırı bulunan istinaf konusu kararın kaldırılarak, dava dosyasının ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda gerekli işlemler yapılmak üzere ilk derece Mahkemesine iadesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf talebinin kabulüne, İstanbul 13. İdare Mahkemesinin 27/05/2019 tarih ve E:2018/1998, K:2019/1194 sayılı kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemesine iadesine, Mahkemece yapılacak yargılama sonucunda verilecek karar ile yargılama giderleri hakkında da hüküm kurulacağından bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/5. maddesi uyarınca kesin olarak, 31/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)