(657 S. K. m. 48)
İSTEMİN ÖZETİ: Davalı idare bünyesinde taşeron temizlik işçisi olarak çalışmakta olan davacının 696 sayılı KHK kapsamında kadrolu işçi statüsüne atanması için yapılan başvurunun güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunun olumsuz olduğundan bahisle reddine ilişkin Marmara Üniversitesi Personel Dairesi Başkanlığı'nın 25/04/2018 tarih ve 65541554-622.03-180018482 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İstanbul 12. İdare Mahkemesince verilen 24/12/2018 tarih ve E:2018/891, K:2018/2018 sayılı karara; davacı hakkında değerlendirme yapan komisyonun bir ceza mahkemesinin olmadığı, bu nedenle de tesis edilen atama işleminin bir ceza niteliğinde bulunmadığı, davalı idarenin takdir yetkisini kullanarak işlem tesis edildiği, verilen kararın hukuka uygun olmadığı iddialarıyla istinaf başvurusunda bulunularak kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkemece verilen kararın yerinde olduğu, davalı idarenin istinaf kanun yoluna başvurduğu sebeplerin hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğu, istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Birinci İdare Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava; davalı idare bünyesinde taşeron temizlik işçisi olarak çalışmakta olan davacının 696 sayılı KHK kapsamında kadrolu işçi statüsüne atanması için yapılan başvurunun güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunun olumsuz olduğundan bahisle reddine ilişkin Marmara Üniversitesi Personel Dairesi Başkanlığı'nın 25/04/2018 tarih ve 65541554-622.03-180018482 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
24.12.2017 tarih ve 30280 sayılı resmi gazetede yayımlanan 696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında KHK'nın 127'nci maddesiyle 27/6/1989 tarihli 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 24' üncü maddesinde (Ek: 20/11/2017-KHK-696/127 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/118 md. "İl özel idareleri ve belediyeler ile bağlı kuruluşlarında ve bunların üyesi olduğu mahalli idare birliklerinde, birlikte veya ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlası il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşlarına ait şirketlerde 4734 sayılı Kanun ve diğer mevzuat hükümleri uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından 4/12/2017 tarihi itibarıyla çalıştırılmakta olanlar;a) 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin (A) bendinin (1), (4), (5), (6), (7) ve (8) numaralı alt bentlerinde belirtilen şartları taşımak, b) Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanmamış olmak, c) Bu kapsamda çalıştırılmalarına ilişkin olarak açtıkları davalardan ve/veya icra takiplerinden feragat edeceğine dair yazılı beyanda bulunmak, ç) En son çalıştığı idare veya şirket ile daha önce kamu kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı iş sözleşmelerinden dolayı bu madde ile tanınan haklar karşılığında herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını ve bu haklarından feragat ettiğine dair yazılı bir sulh sözleşmesi yapmayı kabul ettiğini yazılı olarak beyan etmek, kaydıyla bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on gün içinde hizmet alım sözleşmesini yapan idareye veya şirkete, ek 20 nci madde kapsamındaki şirketlerinde işçi statüsünde çalıştırılmak üzere yazılı olarak başvurabilirler. Başvuranların şartları taşıyıp taşımadıklarının tespiti, bu tespite itirazların karara bağlanması, şartları taşıyanların belirlenen usul ve esaslara göre yapılacak yazılı ve/veya sözlü ya da uygulamalı sınava alınması, sınav sonuçlarına itirazların karara bağlanması ve sınavda başarılı olanların işçi statüsüne geçirilmesine ilişkin süreç bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde sonuçlandırılır. Sınavlarda başarılı olanlar, varsa bu fıkranın (c) bendinde öngörülen davalardan feragat ettiklerini tevsik eden belgeyi ve/veya icra takibine konu alacaktan feragat ettiğine dair icra müdürlüğünden alınacak belgeyi ibraz etmek, bu fıkranın (ç) bendinde öngörülen sulh sözleşmesini ibraz etmek ve aynı fıkrada öngörülen şartları taşımaya devam etmek kaydıyla, sınav sonuçlarının kesinleşmesini müteakip, ek 20 nci madde kapsamındaki şirketlerinde işçi statüsünde topluca işe başlatılır..." hükmüne yer verilmiştir.
Yine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na 3/10/2016 tarihli 676 sayılı KHK'nın 74. maddesi ile eklenen 48/A-8 maddesinde de "Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak", Devlet memurluğuna alınmada aranılacak genel şartlar arasında sayılmıştır.
Keza 1 Ocak 2018 tarihli resmi gazetede yayımlanan 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23 ve Geçici 24 üncü Maddelerinin Uygulanmasına Dair Tebliğin 32'nci maddesinin üçüncü fıkrasında başvuru sahipleri hakkında 12/1/2018 tarihinde 14/2/2000 tarihli ve 2000/284 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğine uygun olarak başvuru sırasında ilgili Yönetmelik ekindeki form doldurulmak suretiyle arşiv araştırması yapılmasının il valiliklerinden topluca isteneceği, arşiv araştırması yapılacak ilgilinin ikametgâh adresinin bulunduğu valiliğin esas alınacağı, ilgili mercilerden intikal eden arşiv araştırması sonucunda elde edilen bilgilerin değerlendirilmesinin tespit komisyonunca yapılacağı düzenlenmiştir.
Öte yandan, 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli İle Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 1. maddesine dayanılarak çıkarılan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği'nin "Amaç" başlıklı 1'inci maddesinde "Bu Yönetmeliğin amacı; yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde Devletin güvenliğinin, iç ve dış menfaatlerinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının gizlilik dereceli birim ve kısımlarını belirlemek, Türk Silahlı Kuvvetlerinde, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını düzenlemektir." "Kapsam" başlıklı 2'nci maddesinde "Bu Yönetmelik; yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde Devletin güvenliğinin, iç ve dış menfaatlerinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeleri, bunların toplanmasını ve işlemini yürüten bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının ilgili birim ve kısımlarının belirlenmesini, Türk Silahlı Kuvvetlerinde, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personeli, ayrıca bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının yurtdışı teşkilatlarında sürekli görevlendirilecek bütün personel için yapılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının esas ve usullerini, bunu yapacak mercileri, hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacak gizlilik dereceli yerlerde çalışan kamu personeli ile meslek grupları ve üst kademe yöneticilerini kapsar." "Tanımlar" başlıklı 4' üncü maddesinde "Bu Yönetmelikte geçen; a) Gizlilik dereceli bilgi ve belgeler: Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarında yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde Devletin güvenliğini, iç ve dış menfaatlerini, ulusal varlığını ve bütünlüğünü zarara uğratabilecek veya tehlikeye düşürebilecek mesaj, doküman, rapor, araç, gereç, tesis ve yerler hakkında kayıt edilmiş veya edilmemiş bilgi ve belgeleri, ... e) Bilmesi gereken: Bir gizli evrakı veya dokümanı ancak görevinden dolayı öğrenen, onu inceleyen, uygulayan ve korumaktan sorumlu bulunanları, f)Arşiv araştırması: Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığının, kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerinde ilişiği ile adli sicil kaydının ve hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının mevcut kayıtlardan saptanmasını, g) Güvenlik soruşturması: Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığının, kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerinde ilişiği ile adli sicil kaydının ve hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının, yıkıcı ve bölücü faaliyetlerde bulunup bulunmadığının, ahlaki durumunun, yabancılar ile ilgisinin ve sır saklama yeteneğinin mevcut kayıtlardan ve yerinden araştırılmak suretiyle saptanması ve değerlendirilmesini, ... j) İstihbarat: Çeşitli kaynak ve araçlardan elde edilen haberlerin sınıflandırılması, kaydı, kıymetlendirilmesi ve yorumlanmasından çıkarılan sonucu, k) Yıkıcı ve bölücü faaliyet: Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı, Devletin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmeyi, temel hak ve hürriyetleri yok etmeyi hedefleyen faaliyetleri,... ifade edeceği belirtilmiş, "Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında araştırılacak hususlar" başlıklı 11'inci maddesinde "Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında kişinin içinde bulunduğu ortam da dikkate alınarak: a) Kimlik kontrolü, kimlik kayıtlarının doğruluk derecesi, uyrukluğu, geçmişte yabancı bir devletin uyrukluğuna girip girmediği, b) Kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığı, kolluk kuvvetlerinin ve istihbarat ünitelerinin arşivlerinde bilgiler bulunup bulunmadığı, adli sicil kaydının ve hakkında bir tahdidin olup olmadığı, c) Yıkıcı faaliyetlerde bulunup bulunmadığı ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanuna ve Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı davranıp davranmadığı. d) Şeref ve haysiyetini ihlal edecek ve görevine yansıyacak şekilde kumara, uyuşturucuya, içkiye, paraya ve aşırı bir şekilde menfaatine düşkün olup olmadığı, ahlak ve adaba aykırı davranıp davranmadığı, e) Yabancılarla, özellikle hasım ve hasım olması muhtemel Devlet mensupları ve temsilcileriyle ilgili derecesinin iç yüzü ve nedeni, f) Sır saklama yeteneğinin olup olmadığı, araştırılır." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının davalı üniversite bünyesinde ilgili mevzuat hükümleri uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı sözleşmeleri kapsamında yüklenici-taşeron firmada temizlik işçisi olarak görev yaptığı, 696 sayılı KHK'nın yürürlüğe girmesi ile birlikte 4/12/2017 tarihi itibariyle fiilen görev yapan davacı tarafından kadrolu-sürekli işçi statüsüne geçiş için gerekli belgelerle birlikte davalı idareye başvuruda bulunulduğu, ilgili birimden temin edilen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucuna göre tespit komisyonunun 28/03/2018 tarih ve 1800095113 sayılı işlemi ile davacının üniversiteye atanmasının uygun görülmediği, bunun üzerine tesis edilen 28/03/2018 tarih ve 1800094756 sayılı işlemle davacının başvurusunun reddedilerek atamasının uygun görülmediğinin davacıya bildirildiği, akabinde davacı tarafından 30/03/2018 tarihli dilekçe ile davalı idare nezdinde itiraz başvurusunda bulunulduğu, davacının itirazının Marmara Üniversitesi Personel Dairesi Başkanlığı'nca tesis edilen 25/04/2018 tarih ve 65541554-622.03-180018482 sayılı işlemle aynı gerekçeyle reddedilmesi üzerine de anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Devletin devamlılığını sağlamak için kamu hizmetini yürütmekle görevli olan idarenin, bu hizmeti en iyi şekilde yürütebilmesi için bir takım tedbirler almasının gerekli olduğu, bu tedbirlerin alınırken dikkatli ve daha titiz davranması da gerektiği tartışmasızdır.
Kamuda istihdam edilecek personelin, ilgilinin içinde bulunduğu ortam da dikkate alınarak, her türlü şüpheden arî bir biçimde ilgili görevle bağdaşmayan eylem ve faaliyetlerden uzak kalmasını gerektirmektedir. Özellikle terör örgütüne aidiyeti, irtibatı yahut iltisakı olan veyahut terör örgütü yanlısı faaliyetler içinde yer alan ya da terör örgütlerine sempati duydukları tespit edilen kişilerin, kamuya ait kurumlarda istihdamının kamu yararı ve hizmet gerekleriyle bağdaşmayacağı açıktır.
Olayda, davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucu elde edilen bilgi ve belgelerin dava konusu işlemi tesis ederken davalı idarenin takdirine dayanak alabilecek nitelikte olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, davacı hakkında ilgili kamu idaresi tarafından yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanması ile anılan araştırmadaki tespitler ve dosyadaki bilgi belgeler dikkate alındığında, davalı idarenin davacıyı istihdam etmek konusunda çok yönlü değerlendirme hakkına sahip olmasının doğal sonucu olarak ve takdir yetkisi kapsamında, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davalı idare istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptali yolundaki İstanbul 12. İdare Mahkemesince verilen 24/12/2018 tarih ve E:2018/891, K:2018/2018 sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 295,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf başvuru safhasında davalı idarece yapılan 46,50-TL posta gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, artan tebligat ücretinin mahkemesince taraflara iadesine, kararın taraflara tebliğine, kararın tebliğ tarihinden itibaren otuz gün (30) içerisinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 04/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)