İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 13. İdare Mahkemesi'nce verilen 28/03/2019gün ve E:2018/143, K:2019/867 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, gereği görüşüldü:
Dava, davacı tarafından, Müdürü olduğu ..... Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi hakkında Maarif Müfettişleri Koordinatörlüğü tarafından yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen 18/10/2017 tarih ve 663.05.07/39-37 sayılı rapora istinaden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/B-a maddesi uyarınca "kınama" cezası ile tecziye edilmesine ilişkin 22/11/2017 tarih ve E.19814603 sayılı işlemin istemiyle açılmıştır.
Ankara 13. İdare Mahkemesi'nce verilen 28/03/2019gün ve E:2018/143, K:2019/867sayılı kararla; dava dosyasının incelenmesinden; …..Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi hakkında Maarif Müfettişleri Koordinatörlüğü tarafından yapılan soruşturma soncunda düzenlenen 18/10/2017 tarih ve 663.05.07/39-37 sayılı rapora istinaden, kurumda Valilikten çalışma izni almadan personel çalıştırıldığından bahisle, Okul Müdürü olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/B-a maddesi uyarınca "kınama" cezası ile tecziyesine karar verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, uyuşmazlıkta, gerek soruşturma raporunda yer verilen tespitlerle ..... Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'nde Valilikten çalışma izni alınmadan personel çalıştırıldığı hususunun ortaya konulmuş olması, gerekse de davacı tarafından bu durumun kabul edilmesi karşısında, davacının 657 sayılı Kanun'un 125/B-a maddesi uyarınca "kınama" cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, Mahkeme kararının hukuk ve usule aykırı olduğu öne sürülmekte ve istinaf yoluyla kaldırılmasına karar verilmesi istenilmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/B-a maddesinde, verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak fiili, kınama cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
14/02/2007 tarih ve 26434 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun "Kurumlarda çalıştırılacak personel" başlıklı 8. maddesinde: "Kurumların eğitim-öğretim ve yönetim hizmetlerinin, asıl görevi bu kurumlarda olan yönetici ve eğitim-öğretim elemanları ile yürütülmesi esastır. Bir kurumun öğretime başladığı tarihten itibaren mevcut ders saati sayısının, kuruluş sırasında üçte birinin, kuruluşundan üç yıl sonra da en az üçte ikisinin asıl görevi bu kurumlarda olan öğretmen, uzman öğretici veya usta öğreticiler tarafından okutulması zorunludur. Kurumların yöneticilik ve eğitim-öğretim hizmetlerinde, en az dengi resmî öğretim kurumlarına atanabilmek için gerekli nitelik ve şartları taşıyanlar, resmî dengi bulunmayan kurumların yöneticilik ve eğitim-öğretim hizmetlerinde ise yönetmelikle belirtilen nitelik ve şartları taşıyanlar görevlendirilir. İhtiyaç halinde, resmî okullarda görevli öğretmenlere asıl görevlerini aksatmamak ve aylık karşılığı okutmakla yükümlü bulunduğu haftalık ders saati sayısını doldurmaları kaydı ve çalıştıkları kurumların izni ile sadece okullarda, aylık karşılığı okutmakla yükümlü bulunduğu haftalık ders saati sayısının yarısı kadar ücretli ders verilebilir. Uzman öğretici, usta öğretici ve öğretmenlik yapma nitelik ve şartlarını taşıyan diğer Devlet memurlarına, ilgili birimlerin izniyle haftada on saati geçmemek üzere ücretli ders görevi verilebilir. Ders saati ücretli olarak görevlendirileceklerle ilgili diğer hususlar yönetmelikle belirlenir. Kurumların müdürleri, kurucu/kurucu temsilcisi tarafından; diğer yönetici ve öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticileri ise müdürlerince seçilir ve çalışma izinleri valiliğin iznine sunulur. Valiliğin izni alınmadan müdür ile diğer yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler işe başlatılamaz. Gerekli şartları taşıyan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler için valilikçe çalışma izni düzenlenir. Çalışma izninin iptali yine valilikçe yapılır..."hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanuna dayanılarak hazırlanan ve 20/03/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin (c) bendinde, Diğer Personel: Kurumda eğitim ve öğretim sınıfı dışındaki görevli personeli, aynı maddenin (ç) bendinde, Eğitim Personeli: Kurumda görevli yönetici, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve benzeri personeli olarak tanımlamış, "Görevlendirme" başlıklı 26. maddesinde: "(1) Eğitim personelinin çalışma izin teklifleri; a) Genel müdür, genel müdür yardımcısı ve müdürler için kurucular veya kurucu temsilcileri, b) Yöneticiler dışındaki eğitim personeli için müdür tarafından yapılır.... (3) Kurum müdürlüğünce, çalışma izni verilmesi istenen eğitim personelinin bu izne esas olan belgelerini eksiksiz olarak tamamlamak suretiyle evrakı kurumun doğrudan bağlı bulunduğu millî eğitim müdürlüğüne teslim edilir. Nitelik ve şartları uygun bulunanlara müracaattan itibaren 10 gün içinde çalışma izni valilikçe düzenlenir. Valilikten çalışma izni alınmadan personel işe başlatılamaz." düzenlemesi yer almış, anılan maddenin 3. fıkrasında, 05.07.2014 tarih ve 29051 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren değişik yeni halinde, "(3) Kurum müdürlüğünce, çalışma izni verilmesi istenen eğitim personelinin(Ek ibare:RG-5/7/2014-29051) ve diğer personelin bu izne esas olan belgelerini eksiksiz olarak tamamlamak suretiyle evrakı kurumun doğrudan bağlı bulunduğu millî eğitim müdürlüğüne teslim edilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; ..... Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi hakkında Maarif Müfettişleri Koordinatörlüğü tarafından yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen 18/10/2017 tarih ve 663.05.07/39-37 sayılı rapora istinaden, kurumda Valilikten çalışma izni almadan ..... isimli şahsın Şoför olarak, ..... isimli şahsın ise Eğitim Danışmanı olarak çalıştırıldığından bahisle, Okul Müdürü olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/B-a maddesi uyarınca "kınama" cezası ile tecziyesine karar verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda; … ve ……. isimli şahısların Valilikten çalışma izni alınmadan şoför ve eğitim danışmanı olarak çalıştırılması nedeniyle yukarıda hükümlerine yer verilen Yönetmeliğin "Valilikten çalışma izni alınmadan personel çalıştırılamaz" hükmüne aykırı hareket edildiğinden bahisle Kurum Müdürü olan davacının dava konusu disiplin cezası ile cezalandırıldığı görülmekte ise de, Yönetmeliğin dayanağı olan Kanun maddesinde Kurumda görev yapacak olanlardan; sadece müdür, yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler için Valilikten çalışma izni alınması zorunluluğunun bulunduğu, hatta anılan Kanuna dayanılarak çıkarılan Yönetmeliğin 26/3. maddesinin değişiklikten önceki ilk halinde de sadece "eğitim personeli" için valilikten çalışma izni gerektiğinin belirtildiği, eğitim personelinden ne anlaşılması gerektiğinin de yine anılan Yönetmeliğin 4/ç maddesinde, Kurumda görevli yönetici, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve benzeri personeli olarak tanımlandığının görüldüğü, fakat anılan Yönetmeliğin 26/3. maddesinde 2014 yılında değişiklik yapılarak ilk halinde "...eğitim personelinin" şeklinde yer alan ibareden sonra gelmek üzere "ve diğer personelin" ibaresi eklenerek, Kanunun ve Yönetmeliğin Kurumda görevli yönetici, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve benzeri personeli için aranan Valilikten çalışma izni alma zorunluluğu koşulunun genişletildiği, bu haliyle normlar hiyerarşisi içinde kanunlara uygun olarak çıkarılması gereken yönetmelik hükümlerinin, uygulayıcısı olan kişi ve kurumlar yönünden kanunlarda yer alan hakları daraltacak şekilde genişletilemeyeceğine dair hukuk ilkesine aykırı olarak düzenleme yapıldığından, aleyhe olan bu düzenlemelere uyulmadığı ileri sürülerek yönetmeliğin uygulayıcısı konumumda bulunan kişi ya da kurumlar aleyhine sonuç doğuracak biçimde disiplin cezası verilmesinin hukuk tarafından korunmayacağının anlaşılması karşısında; sonradan kanuni düzenlemeye aykırı olarak ve aleyhe yükümlülük getirecek şekilde getirilen yönetmelik maddesine uymadığından bahisle Kurum Müdürünün Valilik izni almadan eğitim danışmanı ve şoför çalıştırdığı ileri sürülerek, tesis edilen dava konusu kınama cezasına dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, dava konusu işlemin iptali yerine, davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf isteminin KABULÜNE, Ankara 13.İdare Mahkemesi'nce verilen 28/03/2019 gün ve E:2018/143, K:2019/867 sayılı kararın KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin İPTALİNE, Mahkeme ve istinaf safhasına ait toplam 377,30 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1700,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya VERİLMESİNE, posta ücretinin davacıya İADESİNE, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca KESİN olarak, 11/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)