(3194 S. K. m. 8) (ANY. MAH. 11.12.2018 T. 2018/2307 E.)
İSTEMİN ÖZETİ: Eskişehir 1. İdare Mahkemesince verilen 26/09/2019 günlü, E:2019/81, K:2019/469 Sayılı kararın; fiili el atma nedeniyle açılan davalar reddedildikten sonra idari yargı yerine başvurulduğu halde mahkemece adli yargı yerinin görevli olduğu olduğuna karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesince dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, Eskişehir İli, Odunpazarı İlçesi, ..... Mahallesi, 2085 ada, 223 Parsel sayılı taşınmazın 1/1000 uygulama imar planında "Devlet Hastanesi" alanı olarak belirlenmesi suretiyle kamulaştırmasız olarak el atıldığı ve bu suretle mülkiyet haklarının kısıtlandığı ileri sürülerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla taşınmaz bedeli olarak 50.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, daha önce davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen 19/01/2017 tarihli, E:2016/859, K:2017/62 Sayılı kararın, Dairemizin 29/11/2017 tarihli, E:2017/2072, K:2017/2884 Sayılı kararıyla istinaf istemi reddedilerek kesinleşmesinden sonra, Anayasa Mahkemesi'nin mülkiyet hakkının ihlali tespitine yönelik 11.12.2018 tarihli, 2018/2307 başvuru numaralı kararı uyarınca, yeniden yargılama yapılmak üzere kesinleşen karar kaldırılarak dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa konu taşınmazla ilgili olarak kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili amacıyla açılan davanın Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 09/10/2012 tarihli, E.2012/03, K:2012/360 Sayılı kararı ile yerinde yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporları doğrultusunda taşınmazın fiilen otopark alanı olarak kullanmak suretiyle kamulaştırmasız el atıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 09/10/2012 tarihli, E.2013/452, K:2013/5420 Sayılı kararı ile fiilen otopark amacıyla kullanıldığının anlaşılan taşınmazdaki bu kullanımın hangi idarece yapıldığı, otopark giriş-çıkış kontrolünün ve ücretlendirmenin hangi idareye ait olduğu belirlenenerek karar verilmesi gerektiğinden eksik inceleme sonucu verilen kararın davalı idare yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesi üzerine Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06/02/2014 tarihli, E.2013/342, K:2014/83 Sayılı kararı ile bozma kararına uyularak davalı idare yönünden davanın reddine karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 16. Hukuk Dairesi tarafından onandığı, ancak onanan Mahkeme kararında Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin bozma gerekçesinde otopark olarak kullanılması suretiyle fiili olarak el atıldığı kabul edilen dava konusu taşınmazın hangi idare tarafından kullanıldığı, otopark giriş-çıkış kontrolünün ve ücretlendirmenin hangi idarece yapıldığına ilişkin bir belirlemenin yer almadığının görüldüğü, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin bozma kararı ile dava konusu taşınmazın otopark olarak kullanılmak suretiyle fiili olarak el atıldığı hususunun ortaya konulduğu, belediyelerin 3194 Sayılı İmar Kanununun 8. maddesi ve 18. maddesinin verdiği yetki ile arazi ve arsalar üzerinde imar planlarının hazırlanması ve yürürlüğe konulması, arazi ve arsa düzenlemesi gibi faaliyetleri kapsamında yaptıkları imar planlarından kaynaklanan işlemlerin tek yanlı ve kamu gücüne dayanan irade açıklamaları ile tesis edilen genel ve düzenleyici işlemler olduğu bu yönüyle idari eylem ve işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargı yerlerinde çözümlenmesi gerektiği, buna karşılık belediyece, 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununda öngörülen usul ve yöntemlere uygun idari nitelikte uygulama işlemleri yapılmaksızın uyuşmazlık konusu taşınmazlara fiilen el atılması karşısında, idarenin bu eyleminin kamulaştırmasız el atma niteliği taşıdığı, taşınmazın bir kısmına otopark yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı, bir taşınmazın bir kısmına fiili elatma olduğu takdirde taşınmazın bütünü açısından da el atmadan söz edilebileceği, başka bir ifadeyle taşınmazın bir bütün olarak düşünülmesi ve elatmanın varlığı halinde taşınmazın tamamında el atmanın varlığı kabul edilmesi gerektiğinden, fiili elatmadan doğan zararın tazminine yönelik davanın taşınmazın bütünü bakımından özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümü adli yargı yerinin görevine girdiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Dosyanın incelenmesinden,
1- )Davacıların hissedarı olduğu uyuşmazlığa konu taşınmazın 1989 yılında 1/1000 ölçekli uygulama imar planında "Devlet Hastanesi" alanına ayrıldığı, davacıların kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili amacıyla açılan tazminat davasının kabulü yolundaki Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 09/10/2012 tarihli, E:2012/3, K:2012/360 Sayılı kararının Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 26.03.2013 tarihli, 2013/452, K:2013/5420 Sayılı kararıyla bozulduğu,
2- )Bozma kararında; uyuşmazlık konusu taşınmazın fiilen otopark olarak kullanıldığının anlaşıldığı, otoparkın hangi idare tarafından kullanıldığı, otopark giriş-çıkış kontrolünün ve ücretlendirmenin hangi idarece yapıldığı belirlenerek ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayandığı gerekçesine yer verildiği,
3- )Bozma kararı sonrasında, Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesince dava konusu yere kamulaştırma yapmaksızın el atılması iradesi ile el atılmadığı gerekçesiyle davanın 06.02.2014 günlü, E:2013/342, K:2014/13 kararla reddedildiği,
4- )Anılan kararın Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 06.11.2014 tarihli, E:2014/17802, K:2014/15633 Sayılı kararıyla onandığı ve karar düzeltme isteminin de aynı Dairenin 12.10.2015 günlü, E:2015/3344, K:2015/14235 Sayılı kararıyla reddedildiği,
5- )Bu karar üzerine mülkiyet ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğinden bahisle yapılan bireysel başvurunun Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümünün Üçüncü Komisyonu tarafından kabul edilemez olduğuna ( 27.07.2016, 2015/3443 ) karar verildiği,
6- )Bu süreç içerisinde davacılar tarafından davalı idareye yapılan 27.05.2016 tarihli başvuru ile kamulaştırma veya kısıtlılığı kaldırılarak imara açılması vs. gibi uzlaşma yolları denenerek sorunun çözülmesi talebinin reddi üzerine idari yargı yerinde dava açıldığı,
7- )Söz konusu davada Eskişehir 1. İdare Mahkemesince verilen 19/01/2017 günlü, E:2016/859, K:2017/62 Sayılı kararla; 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununa 6745 Sayılı Yasayla eklenen Ek:1 ve Geçici 11. maddeleri uyarınca davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun da Dairemizin 29.11.2017 tarihli E:2017/2072, K:2017/2884 Sayılı kararıyla kesin olarak reddedildiği,
8- )Davacıların bireysel başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesince verilen 11.12.2018 tarihli, 2018/2307 numaralı bireysel başvuru kararıyla; davacılarının mülkiyet hakkının edildiği, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderildiği,
9- )İdare Mahkemesince, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelenmesi üzerine düzenlenen 12.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda, uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir tesis bulunmadığının tespit edildiği, davalı idarenin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, uyuşmazlık konusu taşınmazın kapanan Eskişehir Devlet Hastanesinin üst tarafına tekabül ettiği, bu hastanenin hizmetlerinin tamamının 30.10.2018 tarihinde sona erdirdiğinin belirtildiği,
10- )İdare Mahkemesince; Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 26.03.2013 tarihli, 2013/452, K:2013/5420 Sayılı bozma kararının gerekçesinde uyuşmazlık konusu taşınmazın fiilen otopark olarak kullanıldığı tespitinden hareketle davanın görüm ve çözümünün adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verildiği,
anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, 30.10.2018 tarihinde Eskişehir Devlet Hastanesinin hizmetlerinin tamamen sona erdiği, bilirkişi raporunun düzenlendiği 12.07.2019 tarihi itibariyle uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir tesis bulunmadığı tespitine yer verildiği halde, istinafa konu mahkeme kararında 2013 yılında taşınmazın fiilen otopark olarak kullanıldığı gerekçesiyle davanın görev yönünden reddi yolunda verilen kararın maddi olayla uyumlu olmadığı görülmektedir.
Bu durumda, imar planında "Devlet Hastanesi" alanında kalan uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmının fiilen otopark ( açık otopark ) olarak kullanılması durumunun asliye hukuk mahkemesi kararında davalı idare yönünden söz konusu olmadığının belirlenmesi, idare mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelenmesi üzerine düzenlenen bilirkişi raporunda taşınmazın boş durumda olduğunun tespit edilmesi, davacılar tarafından imar planında taşınmazın hastane alanına ayrılması nedeniyle tasarrufu hukuken kısıtlandığı öne sürülerek görülen davanın açılması, taşınmazın bir kısmının fiilen önceki tarihlerde açık otopark olarak davacıların isteminin bulunmaması uyuşmazlığın sadece imar planında hastane alanına ayrılmak suretiyle tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazdan kaynaklanması karşısında davanın idari yargı yerinde görülerek çözümlenmesi gerektiğinden, aksine değerlendirmeye dayalı olarak verilen istinafa konu mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Kaldı ki, uyuşmazlık açısından geçerli olmamakla birlikte, dava konusu taşınmazın ( bir an için fiilen elatılan kısmı olduğu kabul edilse dahi ) fiilen elatılmayan ( hastane alanı ) kısmına kamulaştırmasız el atıldığından bahisle açılan tazminat davasında; aynı taşınmazın fiilen el atılan kısmına ( fiili elatma bulunmamakla birlikte ) ilişkin ilişkin olarak adli yargı yerince verilen kararın kesinleşmesi karşısında; taşınmazın diğer bölümleri üzerindeki hukuki el atma nedeniyle uğranıldığı öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, imar planından kaynaklanan tazminat davaları kapsamında idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği yolunda Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 30.11.2015 günlü, E:2015/785, K:2015/800 Sayılı kararı da bulunmaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacıların istinaf başvurularının kabulüyle davanın görev yönünden reddi yolunda Eskişehir 1. İdare Mahkemesince verilen 26/09/2019 günlü, E:2019/81, K:2019/469 Sayılı kararın KALDIRILMASINA, yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının mahkemesine geri gönderilmesine, mahkeme ve istinaf aşamalarına ait yargılama giderleri hakkında işin esası hakkında karar verileceğinden bu konuda karar verilmemesine, 2577 Sayılı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrasına göre kesin olarak 20.02.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)