İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul İli'nde Hakim olarak görev yapmakta iken meslekten ihraç edilen davacı tarafından, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının, 2016 yılı Ağustos, Eylül ve Ekim ayı maaşlarının ödenmeyeceğine ilişkin 18.11.2016 tarih ve 1677 sayılı işleminin iptali ile ödenmeyen 2016 yılı Eylül, Ekim ve Kasım aylarına ait maaşlarının ve maaşların ödenmemesi sebebiyle uğranılan elem ve ızdırap nedeniyle 15.000,00-TL manevi tazminatın maaş haketme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; "davacının Hakim olarak görev yapmaktayken FETÖ/PDY örgütü ile iltisak ve irtibatının olması sebebiyle meslekten ihraç edildiği, 17 Ağustos 2016 tarihli 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve açıkça 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamında kamu görevinden çıkarılanların, uhdelerinde taşımış oldukları hâkim, savcı, kaymakam ve benzeri meslek adlarını ve sıfatlarını kullanamayacakları ve bu unvan, sıfat ve meslek adlarına bağlı olarak sağlanan haklardan yararlanamayacaklarına ilişkin emredici hükmün bulunduğu, buna göre, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin üçüncü maddesinde öngörülen meslekten veya kamu görevinden çıkarmanın, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen diğer yapıların kamu kurum ve kuruşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan, geçici olmayan ve nihai sonuç doğuran 'olağanüstü tedbir' niteliğinde olduğu, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin üçüncü maddesi uyarınca verilen hakim ve savcıların meslekten çıkarılmalarına ilişkin kararların göreve son verme mahiyetindeki idari işlemler olduğu ve ortada 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'na göre verilmiş bir disiplin cezası yaptırımı olmadığı sonucuna varıldığı, bu durumda, Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilmek suretiyle 24/08/2016 tarihinde meslekten ihraç edilen davacının 2016 yılı Eylül-Ekim-Kasım aylarına ait maaşlarının ödenmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan hukuka uygun olduğu sabit olan dava konusu işlem nedeniyle uğranıldığı iddia edilen manevi zarara karşılık olarak 15.000,00-TL tazminata hükmedilmesi isteminin de reddi gerektiği" gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen İzmir 2. İdare Mahkemesinin 25/04/2019 gün ve E:2018/699, K:2019/555 sayılı kararının; davacı tarafından, ihraç kararının HSK'da idari bakımdan kesinleşmiş ise de Danıştay'da halen sonuçlanmadığı, maaş ödenmemesinin yasal dayanağı olmadığı, adil yargılama hakkı kapsamında makul sürenin aşıldığı, yargılamada etkin ve özenli inceleme yapılması hakkı ile gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, iptali talep edilen işlemde maddi ve manevi varlığına dokunulduğu, mülkiyet ve sosyal güvenlik hakkının ihlal edildiği, özel hayat ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği, FETÖ/PDY tabirinin mevzuata ilk olarak 23.07.2016 tarihinde 667 sayılı KHK ile girdiği, iltisak ve irtibat gibi keyfi uygulama ve yorumlara açık, kanun tekniğine uymayan tabirlerin burada yer aldığı, kaldı ki terör örgütü vasıflandırmasının ancak kesinleşen bir yargı kararıyla yapılabileceği, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırılık bulunduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararının usul ve Yasaya uygun olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, İstanbul İli'nde Hakim olarak görev yapmakta iken meslekten ihraç edilen davacı tarafından, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının, 2016 yılı Ağustos, Eylül ve Ekim ayı maaşlarının ödenmeyeceğine ilişkin 18.11.2016 tarih ve 1677 sayılı işleminin iptali ile ödenmeyen 2016 yılı Eylül, Ekim ve Kasım aylarına ait maaşlarının ve maaşların ödenmemesi sebebiyle uğranılan elem ve ızdırap nedeniyle 15.000,00-TL manevi tazminatın maaş hakketme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlarda Bulunacak Hususlar" başlıklı 24. maddesinin, 1. fıkrasının (b) bendinde; kararlarda, davacının ileri sürdüğü olayların ve dayandığı hukuki sebeplerin özeti istem sonucu ile davalının savunmasının özetinin, (e) bendinde; kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesinin ve hüküm: tazminat davalarında hükmedilen tazminat miktarının kararda belirtileceği kuralına yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, İstanbul İli'nde Hakim olarak görev yapmakta olan davacının 16.07.2016 tarihinde Silahlı Terör Örgütüne üye olmak suçu sebebiyle gözaltına alındığı, 20.07.2017 tarihinde tutuklandığı, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulu'nun 24.08.2016 tarih ve 2016/426 sayılı kararıyla meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği, davacının bu işleme karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin 29.11.2016 tarih ve 2016/434 sayılı işlemle reddedildiği, Kocaeli 2 Nolu T Tipi Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunurken yaptığı idari başvuru sonrası, 2016 yılı Ağustos, Eylül ve Ekim ayı maaşlarının ödenmeyeceğine ilişkin Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18.11.2016 tarih ve 1677 sayılı işlemi üzerine, bu işlemin iptali ve ödenmeyen 2016 yılı Eylül, Ekim ve Kasım aylarına ait maaşlarının ödenmesi ile maaşların ödenmemesi sebebiyle uğranılan elem ve ızdırap nedeniyle 15.000,00-TL manevi tazminatın maaş haketme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, ancak, idare mahkemesince, davacının "Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının, 2016 yılı Ağustos, Eylül ve Ekim ayı maaşlarının ödenmeyeceğine ilişkin 18.11.2016 tarih ve 1677 sayılı işleminin iptali" talebinin davanın konusu olarak alınmadığı ve bu konuda hüküm de kurulmadığı gibi manevi tazminat talebi, davacı tarafından maaş ödenmemesi işlemi sebebiyle talep edildiği halde, kararın "Davanın Özeti" kısmında, "ihraç işlemi" sebebiyle manevi tazminat talep edildiğinin yazıldığı anlaşılmaktadır.
İdari davalarda, davanın açıldığı mahkemenin, dava dilekçesinde ortaya konulan istek ve dava konularına göre karar vermesi, İdari Yargılama Usulü ilkelerindendir. Başka bir anlatımla, mahkemenin dava dilekçesinde istenilen konuları belirleyip, tamamı hakkında hüküm tesisi gerekli olup, bazı istekleri karara bağlayıp, bazılarını karar dışında bırakması hukuka uygun bulunmamaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından birlikte açılan iptal ve tam yargı davasında, davacının "Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının,2016 yılı Ağustos, Eylül ve Ekim ayı maaşlarının ödenmeyeceğine ilişkin 18.11.2016 tarih ve 1677 sayılı işleminin iptali" istemi hakkında da hüküm kurulmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, bu istem yönünden hüküm kurulmadan verilen idare mahkemesi kararında usul hükümlerine uygunluk görülmemiştir.
Öte yandan, davacının manevi tazminat talebi sebebinin de dava dilekçesinde belirtilen haliyle "Davanın Özeti" kısmında yer verilerek irdelenmesi gerekmektedir. 555
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu İzmir 2. İdare Mahkemesinin 25/04/2019 gün ve E:2018/699, K:2019/555 sayılı kararının kaldırılmasına, uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Mahkemece verilecek kararda yargılama giderlerine hükmedileceğinden bu aşamada ayrıca yargılama giderlerine hükmedilmemesine, 16/01/2020 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)