İSTEMİN ÖZETİ: Irak vatandaşı olan davacının 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu uyarınca yapmış olduğu uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılmasına ilişkin Konya İl Göç İdaresi Müdürlüğü'nün 05/04/2018 tarihli ve 9472 sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; davanın reddi yolunda Konya 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 18/04/2019 günlü, E:2018/1169, K:2019/411 sayılı kararın, redde ilişkin kısmının davacı tarafından; davacının Konya İli nazaran daha yaşanabilir bir yer olduğu için Ankara İl Göç İdaresine başvurduğu, Konya'ya hem sağlık hem de ekonomik sebeplerden gidemeyen davacının sabit ikametgah sahibi olduğu, takibinin mümkün olduğu, kamu güven ve düzenine tehdit oluşturduğuna dair herhangi bir bilgi belgenin bulunmadığı, sınır dışı edilmesi halinde telafisi güç ve imkansız zararların doğacağı, davalı idare tarafından ise; Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesine göre dava konusunda kararla tarifeye dayandırılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukata ait olduğu, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemeyeceği, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusu kapsamında incelenerek kaldırılmasına karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DAVALI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi'nce, işin gereği görüşüldü;
Dava, Irak vatandaşı olan davacının 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu uyarınca yapmış olduğu uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılmasına ilişkin Konya İl Göç İdaresi Müdürlüğü'nün 05/04/2018 tarihli ve 9472 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmış olup, Mahkemece davanın reddine ilişkin karara karşı davacı ve davalı idarenin istinaf başvurularının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davacı istinaf başvurusu incelendiğinde;
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 3. maddesinde; "(1) Bu Kanunun uygulanmasında;...d) Başvuru sahibi: Uluslararası koruma talebinde bulunan ve henüz başvurusu hakkında son karar verilmemiş olan kişiyi,....) r) Uluslararası koruma: Mülteci, şartlı mülteci veya ikincil koruma statüsünü,...ifade eder." hükmü, "Sınır dışı etme kararı alınmayacaklar" başlıklı 55. maddesinde; (1) 54. madde kapsamında olsalar dahi, aşağıdaki yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınmaz:
a) Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunanlar
b) Ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik durumu nedeniyle seyahat etmesi riskli
görülenler
c) Hayati tehlike arz eden hastalıkları için tedavisi devam etmekte iken sınır dışı edileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayanlar
ç) Mağdur destek sürecinden yararlanmakta olan insan ticareti mağdurları
d) Tedavileri tamamlanıncaya kadar, psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağdurları
(2) Birinci fıkra kapsamındaki değerlendirmeler, herkes için ayrı yapılır. Bu kişilerden,
belli bir adreste ikamet etmeleri, istenilen şekil ve sürelerde bildirimde bulunmaları istenebilir." hükmü, "İkamet zorunluluğu ve bildirim yükümlülüğü" başlıklı 71. maddesinde;
" (1) Başvuru sahibine, kendisine gösterilen kabul ve barınma merkezinde, belirli bir yerde veya ilde ikamet etme zorunluluğu ile istenilen şekil ve sürelerde bildirimde bulunma gibi idari yükümlülükler getirilebilir.
(2) Başvuru sahibi, adres kayıt sistemine kayıt yaptırmak ve ikamet adresini valiliğe bildirmekle yükümlüdür." hükmü, aynı Kanunun "Başvurunun geri çekilmesi veya geri çekilmiş sayılması" başlıklı 77. maddesinde; " Başvuru sahibinin;
a) Başvurusunu geri çektiğini yazılı olarak beyan etmesi,
b) Mazeretsiz olarak mülakata üç defa üst üste gelmemesi,
c) İdari gözetim altında bulunduğu yerden kaçması,
ç) Mazeretsiz olarak; bildirim yükümlülüğünü üç defa üst üste yerine getirmemesi, belirlenen ikamet yerine gitmemesi veya ikamet yerini izinsiz terk etmesi,
d) Kişisel verilerinin alınmasına karşı çıkması,
e) Kayıt ve mülakattaki yükümlülüklerine uymaması,
hâllerinde başvurusu geri çekilmiş kabul edilerek değerlendirme durdurulur." hükmü yer almaktadır.
29/08/1961 tarih ve 359 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan 1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Sözleşme ve Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin 1967 Protokolünün 1. maddesi uyarınca bu Sözleşmenin; ırkı, dini, milliyeti, belirli bir toplumsal gruba üyeliği veya siyasi düşünceleri nedeniyle takibata uğrayacağından haklı olarak korktuğu için vatandaşı olduğu ülke dışında bulunan ve vatandaşı olduğu ülkenin himayesinden istifade edemeyen veya korkudan dolayı istifade etmek istemeyen ya da uyruğu yoksa ve önceden ikamet ettiği ülke dışında bulunuyorsa oraya dönmeyen veya korkusundan dolayı dönmek istemeyen her şahsa uygulanacağı kuralı öngörülmüştür.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti Sözleşmenin 1. maddesine çekince koyarak, yalnızca Avrupa'dan gelenlere mülteci statüsü tanımakta olup; Avrupa dışından gelenlere ise sığınmacı statüsü tanımaktadır.
Anılan Sözleşmenin 2. maddesinde "Her mültecinin bulunduğu ülkeye karşı, özellikle yasalara, yönetmeliklere ve kamu düzenini içine alan önlemlere uymayı öngören yükümlülükleri vardır." hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen, 1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Sözleşme'nin 2. maddesinde, her mültecinin bulunduğu ülkenin kurallarına uymakla yükümlü bulunduğu kuralına yer verilmiş, 6458 sayılı Kanun'da; başvuru sahibinin, uluslararası koruma talebinde bulunan ve henüz başvurusu hakkında son karar verilmemiş olan kişi olarak tanımlandığı, başvuru sahibine birtakım idari yükümlülükler yüklenebileceğinin öngörüldüğü ve başvuru sahibinin mazeretsiz olarak, bildirim yükümlülüğünü üç defa üst üste yerine getirmemesi, belirlenen ikamet yerine gitmemesi veya ikamet yerini izinsiz terk etmesi hâllerinde başvurusunun geri çekilmiş kabul edilerek değerlendirmenin durdurulacağı kuralı yer almıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri incelendiğinde, 1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Sözleşme'nin 2. maddesinde her mültecinin bulunduğu ülkenin kurallarına uymakla yükümlü olduğu kuralına yer verildiği, 6458 sayılı Kanun'da; başvuru sahibinin, uluslararası koruma talebinde bulunan ve henüz başvurusu hakkında son karar verilmemiş olan kişi olarak tanımlandığı, başvuru sahibine birtakım idari yükümlülükler yüklenebileceğinin öngörüldüğü ve başvuru sahibinin mazeretsiz olarak, bildirim yükümlülüğünü üç defa üst üste yerine getirmemesi, belirlenen ikamet yerine gitmemesi veya ikamet yerini izinsiz terk etmesi hâllerinde başvurusunun geri çekilmiş kabul edileceğikuralı yer almıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Irak vatandaşı olan davacının 29/03/2017 tarihinde illegal yollarla ülkemize giriş yaptığı, Hatay/Reyhanlı ilçesinde yakalandığı ve 19/04/2017 tarihinde uluslararası koruma talebinde bulunduğu, yükümlülükleri hakkında kendisine yazılı ve sözlü olarak bildirim yapıldığı, davacının başvuru formunda Ankara’daki diğer aile üyelerinin yanına gitmek istediğini beyan ettiği, 24.04.2017 tarih ve 19258 sayılı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü yazısıyla başvurusunun genel usullere göre değerlendirilmesine ve Konya'da kalışının uygun olduğuna karar verildiği, sevk edildiği Valiliğe 15 gün içerisinde gitmesi gerektiğinin bildirildiği, davacının kendisine tebliğ edilen hak ve yükümlülüklere rağmen sevk edildiği ikamet iline hiç gitmediğinin tespit edildiği gerekçesiyle davacı hakkında 05/04/2018 tarihinde 6458 sayılı Kanun 77.maddesi gereğince uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılmasına karar verildiği, bu işlemin iptali istemiyle de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere uluslararası koruma başvurusu talebinde bulunan yabancıya, başvurusunun neticelenmesine kadar ülkede kalmasına izin verileceği ancak bu süre zarfında da idarece belirlenen bir takım kurallara uyması gerektiği aksi halde bazı yaptırımlarla karşılaşacağı anlaşılmaktadır. Bu yükümlülüklerden bazılarının; belirlenen ikamet adresine gitmemek, ikamet izni verilen ili izinsiz terk etmek ve bildirim yükümlülüğünü iki defadan fazla yerine getirmemek olduğu yine bu yükümlülüklerden herhangi birisinin yerine getirilmemesi halinde yabancının söz konusu koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılarak değerlendirmesinin durdurulacağı görülmektedir.
Somut olayda, ilk derece Mahkemesi'nce "davacının ülkemize uluslararası koruma başvurusu yaptığı, kendisine Konya ilinde ikamet etmesi ve 15 gün içinde Konya'ya gitmesi ve Konya Valiliğine müracaat etmesi hususunun 25.04.2017 tarihinde tebliğ edildiği, buna rağmen davacının ikamet ili olan Konya'ya gelmediği, davacının imza yükümlülüğünü yerine getirmeyip semt-i meçhule gittiğinin tespit edildiği, bunun üzerine 05.04.2018 tarih ve 9472 sayılı Konya Valiliği işlemi ile 6458 sayılı Yasa'nın 77/1-ç bendi uyarınca başvurusunun geri çekilmiş sayılmasına karar verildiği, öte yandan her ne kadar davacı gözlerinin görmediği ve sağlık problemleri olduğundan ailesinin bakım ve gözetimi ile hayatını idare edebileceğini, ailesinin geri kalan kısmının kardeşlerinin ve çocuklarının Ankara ilinde ikamet ettiği ve kendisinin de orada ikamet etmek için 01.06.2018 tarihinde Ankara Valiliği İl göç idaresine başvurduğunu belirtmişse de, bu hususlar başvurucunun ikamet iline gitmesi yükümlülüğünü yerine getirmemesi için mazeret olamayacağı, ikamet iline giderek imza yükümlülüğünü yerine getirip haklı mazeret ve gerekçelerini öne sürerek 6458 sayılı Kanunun Uluslararası Korumaya İlişkin Uygulama Usul ve Esasları 05.06.2015 tarih ve 2015/17 Genelge kapsamında ikamet ili değişikliğine başvurmasına bir engel bulunmadığı açık olduğundan, buna rağmen yaklaşık bir yıl geçtikten sonra ikamet yeri olmayan Ankara ilinde bu başvurusunu yaptığını dilekçesinde belirttiği, belli bir hak talep etmeden önce hususi statüsü gereği ülkemizde kalan yabancının yükümlülüklerini usulüne göre yerine getirmediği anlaşıldığından ikametgah yerine gitmemesine gerekçe gösterdiği iddiaları yerinde görülmediğinden, mevcut dosya içeriği, bilgi, belge, tutanak ve yasal düzenlemeler ile Uluslararası sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; davalı idare tarafından ikamet ilini gitmediği ve imza bildirim yükümlülüğünü mazeretsiz olarak yerine getirmediği tespit edilen davacı hakkında yasaya uygun olara tesis edilen Uluslararası Koruma Başvurusunun Geri Çekilmiş sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, Uluslararası koruma başvurusunda bulunan davacıya her ne kadar ikamet ettiği ilin ilgili makam bildirilen günlerde imza bildiriminde bulunması gerektiği kendi dilinde tebliğ edilmişse de, yapılan bu tebliğde davacının yapacağı bildirimin ne şekilde ve hangi günlerde yerine getirileceğine ve aksine davranışının hangi yaptırımlara neden olabileceğine ilişkin herhangi bir bilgi içermediği, bir diğer ifadeyle davacıya yükümlülükleri ve bunların kapsamı hakkında yeterli bilgilendirme yapılmadığı gibi, Konya İli'ne gitme ve burada imza yükümlülüğünü yerine getirememesine neden olan olay nedeniyle davacının durumunun davalı idarece ayrıca değerlendirilmeye tabii tutulması gerekirken ayrıca davacıya özgü bir değerlendirmenin de yapılmadığı görülmektedir.
Bu durumda, davacının Ankara İlin'de ikamet etme izni ve buna ilişkin talebinin nedenleri hakkında değerlendirme yapılmaksızın ve davacıya tebliğ edilen hususlarda davacının idareye bildirim yapacağı günlerin bildirilmediği, yükümlülüklerinin şekli ve bu yükümlülükleri yerine getirmediği halinde hangi yaptırımlara karşı karşıya kalacağı somut ve açıklayıcı ibareye yer vermediği anlaşılan dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Öte yandan davalı idarece istinaf başvurusuna gelince;
Davanın ret ile sonuçlanması nedeniyle davalı idare vekilince lehlerine vekalet ücreti ödenmesi istemiyle istinaf başvurusunda bulunulmuşsa da, Dairemizin 14/10/2020 gün ve E:2019/1767, K:2020/2165 sayılı kararı ile davacının istinaf başvurusu kabul edilerek davanın reddine ilişkin Mahkeme Kararı kaldırılarak davanın reddine karar verildiğinden davalı idare istinaf başvurusunun kabulüne olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, Konya 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 18/04/2019 günlü, E:2018/1169, K:2019/411 sayılı kararın redde ilişkin kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü çıkarılan ve davacı tarafından yapılan ilk derece mahkeme aşaması ve istinaf aşamasında yapılan 189,00 TL yargılama giderlerinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 57,00 TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, posta ücreti avanslarının artan kısmının taraflara Mahkemesi'nce iadesine, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrası gereğince kesin olarak, 14/10/2020 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞIOY YAZISI
İstinaf konusu kararın hukuka uygun olduğunu ve istinaf isteğinin reddine karar verilmesi gerektiğini düşündüğümden, istinaf kabul, kaldırma, iptal yolundaki çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)