İSTEMİN KONUSU: Ankara 22. İdare Mahkemesince verilen 29/05/2019 gün ve E:2018/3746, K:2019/1165sayılı kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 31.07.2018 tarih ve 2018/27710 sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 22. İdare Mahkemesince; davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçlamasıyla hakkında yapılan yargılama sonucunda; Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/12/2018 tarihli ve E:2017/77, K:2018/222 sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmeden 02/01/2019 tarihinde kesinleştiği, bahse konu ceza dosyasında yer alan 20/07/2018 tarihli "Bilirkişi Raporu" ile "Bylock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı" incelendiğinde; davacı adına kayıtlı 5** **7 68 13 nolu gsm hattının ....-.... IMEI nolu telefon cihazlarına takılı olarak kullanıldığı, ByLock sistemindeki "User ID" numarasının "User ID ...." olduğu, kullanıcı adının "...." olduğu, ByLock sunucularına 42 farklı günde 5113 defa bağlandığı, ByLock sistemindeki roster kayıtlarına göre diğer ByLock kullanıcılarının .... User ID numaralı kullanıcıyı "...." "...." "...." "...." gibi isimlerle kaydetmeleri ve gsm hattına ilişkin GPRS İNTERNET kullanımı sırasındaki baz verilerine göre de bahse konu gsm hattının çoğunlukla Y. A.'nın iş yeri adresinden ve ikametgah adresinden sinyal vermesi de birlikte değerlendirildiğinde, ByLock kullanıcısının Y. A. olduğunun belirlendiği görülmekle, davacının ByLock programını kendisinin kullanmadığı hususunun teknik verilerle sabit olduğu ve yapılan ara karara rağmen davalı idarece; davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisaklı olduğuna dair herhangi bir bilgi ve belgenin de dosyaya sunulmadığı, dolayısıyla davacının kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine dair işlemde hukuki isabet görülmediği, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, davacının işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının, dava tarihinden itibaren işletilecek olan yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, parasal hak talebinin kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, FETÖ/PDY mensuplarının kamu kurumlarına gizli bir şekilde sızarak devlete karşı paralel bir yapılanma oluşturduğu, FETÖ/PDY mensuplarının bir kısmının 15 Temmuz 2016 tarihinde darbe teşebbüsünde bulunduğu, bu nedenle darbe teşebbüsü akabinde Devlet kurumlarının, FETÖ/PDY ile iltisakı, irtibatı ve mensubiyeti değerlendirilenlerden hızlı bir şekilde arındırılması amacıyla Anayasa'nın verdiği yetki kullanılarak, uluslararası yükümlülüklere uyumlu şekilde olağanüstü hal KHK'ları çıkarıldığı, bu kapsamda 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının, 5** **7 68 13 numaralı gsm hattı üzerinden 18/10/2014 tarihinden itibaren FETÖ/PDY mensuplarının örgüt içi iletişimde kullandıkları ByLock programını kendisinin kullandığı, hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesinin E:2017/77 sayılı dosyasında kovuşturmanın devam ettiği ve Devlete olan sadakat yükümlülüğünü de yerine getirmediği hususları dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu, bu nedenle İdare Mahkemesince verilen iptal/kabul kararının kaldırılması ve davanın reddi yönünde karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAF SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İlk derece mahkemesi kararında yer verilen gerekçe ve ulaşılan sonuçta hukuki isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından bu karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi gerekmektedir.
Öte yandan, ilk derece mahkemesince davacının adli yardım talebi kabul edilmiş olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde harçlar, posta giderleri ve vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında sayıldığı, aynı Kanunun 335. maddesinin 3.fıkrasında ise adli yardımın, yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici olarak muafiyet sağladığı ve hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği yönünde kural getirildiği hususları birlikte dikkate alındığında; yargılama giderlerine ilişkin tahsilatın, kararın kesinleşmesinden sonra yapılabileceği, dolayısıyla bu aşamada davalı idareden herhangi bir tahsilat yapılamayacağı açık olmakla birlikte İdare Mahkemesi kararında yargılama giderine ilişkin olarak bu yönde bir belirleme yapılmadığı anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Yapılan açıklamayla birlikte;
1-Ankara 22. İdare Mahkemesince verilen 29/05/2019 gün ve E:2018/3746, K:2019/1165 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Anılan kararda "Davacının adli yardım talebi kabul edilmiş ve dava lehine neticelenmiş olduğundan, yargılama giderleri davalı idare üzerinde bırakılarak, aşağıda ayrıntısı gösterilen 179,95-TL yagılama giderinin davalı idareden tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına" şeklinde kurulan hükmün, 2577 sayılı Kanunun 45.maddesinin 3. fıkrası gereğince; "Davacının adli yardım talebi kabul edilmiş ve dava lehine neticelenmiş olduğundan, yargılama giderleri davalı idare üzerinde bırakılarak, aşağıda ayrıntısı gösterilen 179,95-TL yargılama giderinin kararın kesinleşmesinden sonra davalı idareden tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına" şeklinde DÜZELTİLMESİNE,
3-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait yargılama giderinin istinaf edenin üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra mahkemesince istinaf başvurusunda bulunana re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 04/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)