(2577 S. K. m. 3, 15, 45)
İSTEMİNÖZETİ: Davacıların, almakta oldukları evde bakım ücretinin kesilme nedeninin bildirilmesi ile kesildiği 01.07.2015 tarihinden yeniden bağlandığı 1.2.2018 tarihine kadarki dönemde ödenmeyen evde bakım ücretinin ödenmesi istemiyle yapılan 02.03.2018 tarihli başvurunun reddine yönelik Niksar Sosyal Hizmetler İlçe Müdürlüğü işleminin iptali ile 01.07.2015-21.03.2018 tarihleri arasındaki evde bakım maaşının kesilmesinden ve tekrar bağlanmamasından dolayı mahrum kaldıkları ileri sürülen 30.865,38-TL maddi zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yasal faiziyle birlikte ve 20.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açtığı davada; davacının 02/03/2018 tarihli başvurusunun "bakım maaşını kesme sebebinin yazılı olarak talep etmekteyim." kısmının bilgi edinme amaçlı olduğu, başvurunun bu kısmının dava konusu işlemle reddedildiği, bilgilendirme talebinin reddine ilişkin kısmı yönünden idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemin bu kısmı yönünden davanın incelenmeksizin reddi gerektiği, davacı ....'ın engelli olduğu ve kendi ihtiyaçlarını gideremediğinden bahisle davacının eşi olan diğer davacı .... adına evde bakım maaşı bağlandığı, idare tarafından evde yapılması planlanan denetim için 05/05/2015 tarihinde engellinin adresine denetime gidildiği ve engelli ve bakıcısının evde bulunmaması üzerine 01/07/2015 tarihinde evde bakım hizmetinin sonlandırıldığı, davacılar tarafından 14/08/2015, 04/11/2016 ve 28/12/2017 tarihlerinde evde bakım hizmetinden faydalanmak için başvuruda bulunulduğu, 3. başvuru sonucunda davacıların talebi olumlu karşılanarak 26/01/2018 tarihli işlemle evde bakım aylığının bağlandığı, davacılar tarafından 01/07/2015 tarihinden tekrar aylık bağlandığı tarihi kapsayan dönemde alamadıkları evde bakım aylıklarının tarafına ödenmesi istemiyle yapmış oldukları 02/03/2018 tarihli başvurunun bila sayılı işlem ile reddedilmesi üzerine 22/03/2018 tarihinde Mahkemenin E.2018/153 esasında davanın açıldığı, anılan davada dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun olmadığından "dilekçe ret" kararı verildiği, yenilenen dilekçe ile görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılması karşısında dava konusu işlemin ilgili yasal hükümler uyarınca belli bir uygulama tarihi esas alınarak açılacak davalarda ilgilinin idareye başvuruda bulunduğu tarihten itibaren 120 gün içinde dava açılmış ise davanın açıldığı tarihten geriye doğru 120 günü geçmemek üzere, başvuru tarihinden geriye doğru altmış gün içindeki ilk uygulama tarihi ve sonrasındaki dönemin dava açma süresi içerisinde kaldığı tabii olup; bu bağlamda, davacının idareye başvuruda bulunduğu tarihten itibaren 120 gün içinde davanın açıldığı, dava konusu işlemin davanın açıldığı tarihten geriye doğru 120 günü geçmemek üzere, başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içerisindeki ilk uygulama tarihi olan 15/01/2018 tarihinden önceki döneme ilişkin evde bakım aylığının ödenmemesine dair kısmının iptali isteminin 2577 sayılı Kanunun yukarıda anılan maddeleri uyarınca süreaşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı, davacı ....'ın engelli olduğu ve kendi ihtiyaçlarını gidermediğinden bahisle davacının eşi olan diğer davacı .... adına evde bakım maaşı bağlandığı, idare tarafından evde yapılması planlanan denetim için 05/05/2015 tarihinde engellinin adresine denetime gidildiği ve engelli ve bakıcısının evde bulunmaması üzerine 01/07/2015 tarihinde evde bakım hizmetinin sonlandırıldığı, davacı ....'a tekrar evde bakım aylığı bağlanması için muhtelif tarihlerde idareye başvurulduğu ve 01/02/2018 tarihinden itibaren evde bakım aylığının tekrar bağlandığı ve Mart 2018 tarihinden itibaren de ödenmeye başladığı, 01/07/2015 tarihi sonrası evde bakım aylığının sonlandırılması işleminin hukuk aleminde mer'i olarak varlığını sürdürdüğü, UYAP'ta yapılan incelemede davacılar tarafından bu işleme karşı dava açılmadığı, davacıya tekrar evde bakım aylığı bağlanması işleminin incelenmesinden anılan işlemin 01/07/2015 tarihli işlemin hukuka aykırı olarak ya da açık hata kapsamında tesis olunan bir işlem olarak görülüp anılan işlemin geri alınması şeklinde tesis edilmediği, yeniden aylık bağlanma işleminin tesisi sürecinde de(davacı ....'ın engellilik durumu için hastaneye sevkedilmesi) bu durumun açık bir şekilde görüldüğü, bu durumda gerek idare tarafından sonradan aylık bağlanma işleminin tesisinde gerek 01/07/2015 tarihinde yapılan denetim sonrası aylıktan kesme işlemine karşı idari yargı merciin önüne getirilmemiş olması nedeniyle, idari işlemlerin tesis edildikleri andan itibaren hukuka uygunluk karinesinden yararlandıkları dikkate alınarak, idarenin hukuka aykırı bir işlemi bulunmadığı, idarenin mali sorumluluğunun şartlarından olan "hukuka aykırı işlem" şartının dava konusu olayda gerçekleşmediği görüldüğünden davacıların dava konusu işlemin iptali isteminin ve uğradığını iddia ettiği maddi ve manevi zararların tazmini taleplerinin süresinde olan kısmı açısından davanın reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın, dava konusu işleme esas 02/03/2018 tarihli davacı başvurusunun "bakım maaşını kesme sebebinin yazılı olarak talep etmekteyim." kısmının reddine ilişkin kısmı yönünden 2577 sayılı Kanunun 15/1-b maddesi uyarınca incelenmeksizin reddine, dava konusu işlemin 15/01/2018 tarihinden önceki döneme(01/07/2015-14/01/2018) ilişkin kısmı ve talep edilen 30.865,38-TL maddi tazminatın bu döneme ilişkin kısmı yönünden davanın 2577 sayılı Kanunun 15/1-b maddesi uyarınca süreaşımı nedeniyle reddine, dava konusu işlemin 15/01/2018 tarihinden sonraki döneme ilişkin kısmının ve talep edilen 30.865,38-TL maddi tazminatın bu döneme ilişkin kısmı ile talep edilen 20.000,00-TL manevi tazminat yönünden davanın reddine karar veren Tokat İdare Mahkemesi'nin 29/08/2019 gün ve E:2018/415, K:2019/383sayılı kararının; 02/03/2018 tarihli başvuruya idare tarafından ret cevabı verilmekle yeni bir dava açma süresinin başladığı, ilk derece Mahkemesince bu hususun gözardı edilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğu, davaya konu idari işlemin konu ile ilgili önceki tüm idari işlemlerin iptali sonucunu kapsayacak nitelikte olduğu, 2015 yılından 2018 yılına kadar ödenmeyen aylıkların ödenmesi talebinin önceki idari işlemlerin iptalini gerektirecek nitelikte bir talep olduğu, 02/03/2018 tarihli başvuruya idare tarafından verilen ret cevabının iptali kararı verilse idi, diğer idari işlemlerin hukuka aykırılığının da saptanacağı, ayrıca idari işlemlerde başvurulabilecek itiraz yolunun açıkça belirtilmediği, bu nedenle de davanın süresi içerisinde açıldığı, parasal konularda idareye başvuru ile dava açma süresinin yeniden başladığı, hastalığın özelliklerine ve maddi durumlarının olmadığına ilişkin itirazlarının ilk derece Mahkemesince incelenmediği, engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılığın yasak olduğu, anayasal hak olan mülkiyet hakkına ilişkin itirazlarının incelenmediği, 01/07/2015-21/03/2018 tarihleri arasında almaları gereken evde bakım aylığının yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebinin de "Mülkiyet Hakkı" kapsamında olduğunun kabulü gerektiği, idari işlemin unsurlarına yönelik itirazlarının incelenmediği, idari işlemleri tesis eden değerlendirme heyetlerinin kanuna uygun oluşturulmadığına yönelik itirazlarının incelenmediği ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması istemidir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca yapılan istinaf başvurusunda öne sürülen usule ve esasa ilişkin iddialar ve İdare Mahkemesi'nce verilen karar birlikte incelendiğinde, söz konusu karar ve dayandığı gerekçe usul ve hukuka uygun bulunmuş olup, kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Tokat İdare Mahkemesi'nin 29/08/2019 gün ve E:2018/415, K:2019/383 sayılı kararına yapılan istinaf başvurusunun reddine, adli yardım talebi kabul edilen davacıların engelli ve bakıma muhtaç olması sebebiyle HMK 339/2. maddesi uyarınca takdiren istinaf yargılama giderinden muaf tutulmasına, 29/01/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)