İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, Isparta İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi, 5511 ada, 1 ve 6 parseller üzerinde ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapılması nedeniyle 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca 111.550,72-TL para cezası verilmesine ve aynı Kanun’un 32. maddesi gereğince bir ay içerisinde taşınmazın ilgili yönetmelik hükümlerine uygun hale getirilmesine, getirilmediği takdirde yıkım kararı alınacağına ve inşaatın devamı halinde 2 katı para cezası uygulanacağına ilişkin 05.09.2017 tarih ve 858 sayılı Isparta Belediye Encümeni kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; Isparta İdare Mahkemesi'nce verilen dava konusu encümen kararı ile verilen 111.550,72-TL imar para cezasının 76.057,31-TL'lik kısmının iptaline, kalan kısımlar yönünden davanın reddine ilişkin 08/05/2019 gün ve E:2017/2018, K:2019/590 sayılı kararın; davanın kısmen reddine ilişkin kısmının davacı vekilince, belediye encümen kararının hukuka aykırı olduğu, inşaatın müteahhidi olduğu, gerekli iskan ruhsatlarının alındığı, sorumluluğunun inşaat süresi boyunca olduğu, ruhsata aykırılığın kimin tarafından yapıldığının tespit edilmeden ceza uygulamasının şahsilik ilkesine aykırılık oluşturacağı, eksik inceleme sonucu verilen mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, dava konusu işlemin kısmen iptaline ilişkin kısmının davalı idare vekilince, verilen mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, davacının idarelerinden izin ve ruhsat almadan çatı katında her iki cephede cephe boyunca teras açtığı ve terasları kapatarak çatı katı ile birlikte yaşamsal alanlar açtığı, bodrum kat otopark alanlarını bozarak daireye çevirdiği, yaşamsal alanlar oluşturduğu tespit edilen ve işlem yapılmasına rağmen kısmen iptal kararı verilmesinin uygun olmadığı ileri sürülerek istinaf yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
DAVACI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DAVALI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava dosyasının incelenmesinden; Isparta İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi, No:9-11 adresinde (tapunun 5511 ada 1 ve 6 parselde) bulunan taşınmazlarda ruhsat ve eklerine aykırı olarak bodrum katı ve çatı katı inşaatı yapıldığının davalı idarece 25.08.2017 tarihli yapı tatil tutanağıyla tespit edildiği, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca 111.550,72-TL para cezası verilmesine ve aynı Kanun’un 32. maddesi gereğince bir ay içerisinde taşınmazın ilgili yönetmelik hükümlerine uygun hale getirilmesine, getirilmediği takdirde yıkım kararı alınacağına ve inşaatın devamı halinde 2 katı para cezası uygulanacağına ilişkin 05.09.2017 tarih ve 858 sayılı Isparta Belediye Encümeni kararının tesis edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından ileri sürülen hususların mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirmediğinden davacı istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Davalı idare istinaf istemi yönünden ise;
İstinafa konu karar ile "3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42/2 maddesinin (c) bendinin 8. alt bendinin, tamamı ruhsatsız yapılar için uygulanabileceği dikkate alındığında, dava konusu 5511 ada 1 parselde bulunan binanın 08.12.2014 tarihli, 5511 ada 6 parselde bulunan binanın ise 30.03.2015 tarihli yapı ruhsatının bulunduğu anlaşıldığından bu bent uyarınca yapılan arttırımda (45.634.384553TL'lik kısmında) hukuka uyarlık bulunmamıştır.
Keza; Mahkememizce yapılan değerlendirme sonucunda imara aykırı yapıların binaların yapım aşamasında yapıldığı, diğer bir deyişle yapı kullanma izni alınmadan önce yapıldığı sonucuna varıldığından İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 10 numaralı alt bendinde belirtilen "Yapı kullanma izin belgesi alınmış olmakla birlikte, ruhsat alınmaksızın yeni inşaî faaliyette" bulunma eylemi uyarınca yapılan arttırımda da (25.352,435863TL'lik kısmında da) hukuka uyarlık bulunmamıştır.
Yine, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 13 numaralı alt bendi uyarınca artırımın uygulanabilmesi için, yapının çevre ve görüntü kirliliği sebebiyet verdiğine ilişkin somut tespitlerin tutanakta ya da işlemde açıkça ortaya konulması gerekmektedir. Buna göre de, davalı idare tarafından, işleme konu yapıların çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet verdiğine ilişkin somut, açık ve kesin verilerin ortaya konulmadığı anlaşıldığından bu bent uyarınca yapılan arttırımda da (5.070,487173TL'lik kısmında da) hukuka uyarlık bulunmamıştır." gerekçesiyle dava konusu imar para cezasının bu kısımlarının iptaline karar verilmiştir.
Ruhsatsız yapıldığından bahisle %180 oranında (45.634.38-TL) ve yapı kullanma izin belgesi alınmış olmakla birlikte, ruhsat alınmaksızın yeni inşaî faaliyette bulunulduğundan (25.352,43-TL) uygulanan artırımlarda hukuka uygunluk bulunmadığından davalı idarenin bu kısımlar yönünden istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet verildiğinden bahisle %20 (5.070,48-TL) oranında artırım uygulanmasına ilişkin kısım yönünden ise;
Mevzuat koyucu gerek gerek plânlı alanlarda gerekse uygulama imar plânı sınırları dışında kalan sahalarda gelişigüzel yapı yapılmasını yasaklayarak, yapılaşmayı imar düzenine tabi kılmıştır.
Uyuşmazlık konusu yapı, imar plânı bulunan bir sahada kalmaktadır. İmar Plânı ile bu alanlara yapılacak yapıların yapı yoğunluğu ile bu bölgelerin kişi yoğunluğu, bu alanlara ne tür yapıların yapılabileceği açıklanmak sureti ile belirlenmiştir.
Dolayısıyla yapılaşma kuralları vasıtasıyla o alandaki kişi yoğunluğu ile o alandaki yapı yoğunluğu ayrı ayrı hesap edilmekte; hesaplanan kişi yoğunluğu ve yapı yoğunluğu ile dengeli/uyumlu biçimde çevreye (çöp v.b.) katı, (kanalizasyon, atıksu v.b.) sıvı yahut (karbondioksit, buhar, duman, azot v.b.) gaz atık verilmesi öngörülmektedir.
Zîra mevzuat ile kişi yoğunluğuna ve yapı yoğunluğuna sınır getirilmesinin sebeplerinden birisi de, yoğunluğun belli bir düzeyde sınırlanarak, bu sınırın üzerinde çevreye katı, sıvı yahut gaz atık verilmesinin önlenmesi ve böylelikle çevrenin korunmasıdır.
Olayda, aykırı yapılaşmanın uyuşmazlık konusu yapının çatısının ve bodrumunun bozularak daire haline getirildiği ve toplamda 772,35 m2 büyüklüğünde yaşamsal alan yaratıldığı, yapının bu kısımlarının projesinin mevcut olmadığı, bina kullanım alanlarının ve tesisat projelerinin ve bu bağlamda atık sistemlerinin mevzuata aykırı olduğu, dolayısıyla söz konusu yapı vasıtasıyla, sahadaki kişi yoğunluğunun ve yapı yoğunluğunun mevzuatla uyumlu olmayan biçimde artırıldığı görülmektedir.
Bu alandaki kişi yoğunluğunun artması neticesinde, ilâve katı atık, gaz atığı, sıvı atık ortaya çıkmaktadır. Ayrıca hem yapı hem de kişi yoğunluğunun artmış olması nedeniyle, ilâve yapılan bu yapılar bölgedeki kişi başına düzen yeşil alan oranını azaltmaktadır. İlâve yapıları kullananların araçları dolayısıyla, bölgedeki yollarda ilâve yakıt salınımı gerçekleşmektedir.
Bütün bu unsurlar bir arada değerlendirildiğinde; söz konusu yapı dolayısıyla çevre kirliliğinin bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla dosyada söz konusu mevzuata aykırı imâlat nedeniyle çevre kirliliğinin bulunduğuna dair yeterli bilginin mevcut olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu aykırı yapının çevre ve görüntü kirliliğine sebep olduğu sonucuna varıldığından bu sebeple imar para cezasının artırılmasına ilişkin dava konusu işlemin bu kısmında da hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacı istinaf başvurusunun reddine, davalı idare istinaf başvurusunun; dava konusu imar para cezasının yapının ruhsatsız yapıldığından bahisle %180 oranında (45.634.38-TL) ve yapı kullanma izin belgesi alınmış olmakla birlikte, ruhsat alınmaksızın yeni inşaî faaliyette bulunulduğundan (25.352,43-TL) uygulanan artırım sebepleri yönünden reddine, yapının çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet verdiğinden bahisle%20 (5.070,48-TL) oranında artırım uygulanmasına ilişkin kısım yönünden ise kabulüne, dava konusu işlemin kısmen iptaline ilişkin Isparta İdare Mahkemesinin 08/05/2019 gün ve E:2017/2018, K:2019/590 sayılı kararının (5.070,48-TL) tutar yönünden kaldırılmasına, para cezasının bu kısmı yönünden de davanın reddine, sonuç itibariyle dava konusu para cezasının(70.986,81-TL) kısmının iptaline, kalan kısımlar yönünden ise davanın reddine, istinaf ve dava aşamasında davacı tarafından yapılan toplam (2.442,90-TL+156,10-TL) 2.599,00-TL yargılama giderlerinin haklılık oranına göre belirlenen 945,10-TL kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, kalan 1.653,90-TL kısmının ise davalı idarece davacıya ödenmesine, davalı idare tarafından istinaf aşamasında yapılan 156,10-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre belirlenen 56,10-TL'lik kısmının davacı tarafından davalı idareye ödenmesine, kalan 100,00-TL'lik yargılama giderinin ise davalı idare üzerinde bırakılmasına, ilk derece mahkemesi kararında hükmedildiği için davacı ve davalı idare lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, artan posta ücretinin mahkemesince ilgili taraflara iadesine, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere,12/03/2020tarihinde davacının istinaf başvurusunun reddi ve davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen reddi bakımından oybirliğiyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulü bakımından ise oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava konusu temel para cezasına 3194 sayılı Yasanın 42. maddesinin 2. fıkrasının c bendinin 13. alt bentleri uyarınca artırım uygulanmasında hukuka uyarlılık bulunmadığı, mahkeme kararının gerekçe ve sonucunun hukuka uygun olduğu, tarafların istinaf başvurularının tamamen reddi gerektiği kanaatiyle çoğunluk görüşüne belirtilen artırım nedenleri bakımından katılmıyorum. (¤¤)