(3194 S. K. m. 32, 42, Geç. m. 16) (2577 S. K. m. 14, 15)
İSTEMİN ÖZETİ: Antalya, Kemer İlçesi, ..... Mahallesi, ..... Sokak, 434 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacı tarafından ruhsatsız ve kaçak olarak iki adet tek katlı ahşap yapı yapıldığından bahisle davacıya 16.115,46-TL imar para cezası verilmesine ilişkin 03.10.2018 tarih ve 579 sayılı encümen kararının, 17.10.2018 tarih ve 645 sayılı ceza ihbarnamesinin ve söz konusu kaçak yapıların yıkımına dair 24.10.2018 tarih ve 612 sayılı işlemin ve yıkıma ilişkin encümen kararının bildirimine dair 07.11.2018 tarih ve 9874 sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, Antalya 4. İdare Mahkemesi'nce verilen davanın reddine dair 29/05/2019 gün ve E:2018/1122, K:2019/403 sayılı kararın; davacı vekilince, davacı tarafından yapılan 2 adet yapının 31/12/2017 tarihinden önce yapıldığı, mahkemece ana delil olan fotoğraf/ uydu görüntülerinin toplanmadığı, aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesinde: "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (...) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir." hükmüne; 5940 sayılı Kanunla değişik 42.maddesinin 1.fıkrasında: "Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Antalya, Kemer İlçesi, ..... Mahallesi, ..... Sokak, 434 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılar hakkında, davalı idare görevlileri tarafından tutulan 02.10.2018 tarihli yapı tatil zaptında; Antalya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 06.07.2018 tarih ve E.20325 sayılı yazısına istinaden ..... Mahallesi, ..... mevki, 434 sayılı Hazineye ait parsel üzerinde 2 adet tek katlı 9,60x7,30m ebatlarında ahşap yapı yapıldığı tespit edilip kullanımda olduğunun tespit edilmesi üzerine, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42.maddesi uyarınca 16.115,46 TL imar para cezası verilmesine ilişkin Kemer Belediye Encümeninin 03.10.2018 tarih ve 579 sayılı işlemin, 17.10.2018 tarih ve 645 sayılı ceza ihbarnamesinin ve söz konusu ruhsatsız yapıların yıkımına dair Kemer Belediye Encümeninin 24.10.2018 tarih ve 612 sayılı işlem ile yıkım işleminin bildirimine dair 07.11.2018 tarih ve 9874 sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, Antalya 4. İdare Mahkemesi'nce 29/05/2019 gün ve E:2018/1122, K:2019/403 sayılı kararla; "Bu durumda, koruma amaçlı imar planı içerisinde kaldığı tespit edilen dava konusu taşınmazlar hakkında; davacı tarafından 3194 sayılı İmar Kanunun Geçici 16. maddesi kapsamında başvuru yapılarak uyuşmazlık konusu taşınmaz için 07/11/2018 günlü yapı kayıt belgesi alındığı, bu sebeple uyuşmazlığa konu imar para cezasının imar barışı kapsamında olduğu ileri sürülmüşse de, yapı kayıt belgelerinin ilgili belediyesine verildikten sonra; söz konusu ruhsatsız yapıların 31.12.2017 tarihinden önce mi sonra mı yapıldığı, anılan belgenin ruhsatsız yapılarla uyumlu olup olmadığı, hangi yapıları kapsadığı yönünde yetkili idare tarafından değerlendirme yapıldıktan sonra hukuki olarak geçerli olup olmadığının saptanması; yapı kayıt belgesinin uyumlu ve geçerli olması halinde,3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceğinin düzenlendiği, dava dosyasında yer alan 02.10.2018 günlü tutanakta ve dava konusu işlemlerin içeriğinde belirtilen Çevre ve Şehirçilik İl Müdürlüğünün "kaçak yapılaşma" konulu 06.09.2018 tarih ve E.20325 sayılı yazısı üzerine ilgili belediye ekiplerince yapılan denetimde; ruhsatsız yapıların 31.12.2017 tarihinden sonra yapıldığı anlaşıldığından, yapı kayıt belgesine istinaden taşınmazın, İmar Barışı Yasası olarak bilinen 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16.maddesi hükümlerinden yararlandırılmasına hukuken imkan bulunmadığı sonucuna varıldığı, ayrıca söz konusu alan hakkında; koruma amaçlı imar planı yapıldığından, alınan yapı kayıt belgesinin dava konusu taşınmazlar hakkında herhangi bir hüküm doğurmasının beklenemeyeceğinin açık olduğu, bununla birlikte dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile fotoğrafların incelenmesinden de, yapılan ruhsatsız uygulamaların davalı idarece usulüne uygun şekilde düzenlenen yapı tatil tutanağıyla somut bir biçimde ortaya konulduğu, yapı ve tanımına uyduğu ve inşaat ruhsatı alınması zorunlu yapılardan olduğu halde ruhsat alınmadığı sabit olduğundan, davacı adına yapı sınıfı ve yapıdan etkilenen alan üzerinden hesaplanan temel para cezasına Kanunda öngörülen artırım haddinin (c-2, 8 ve 12. bentler) uygulanması suretiyle bulunan tutarda idari para cezası verilmesine ilişkin işlem ile ruhsatsız yapının yıkımına ilişkin işlemin ve söz konusu işlemlerin bildirimine ilişkin ceza ihbarnamesi ile yıkım işleminin bildirimine ilişkin işlemlerde hukuka aykırılık bulunmamaktadır" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüş ise de;
Bakılan davada; 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16. maddesine istinaden davacı tarafından uyuşmazlık konusu yapılar ile yapı kayıt belgesinin alınıp idareye ibraz edildiği görülmüş ise de; Dairemizin 19.03.2020 tarihli ara kararı ile davalı idareden anılan Yasa maddesi uyarınca yapı kayıt belgesine istinaden dava konusu işlemlerin iptal edilip edilmediği sorulmuş, idarenin ara kararına verdiği cevaptan öncelikle dava konusu işlemlerin 25.12.2019 tarih ve 1062 sayılı encümen kararı ile iptal edildiği, fakat sonrasında yapılan incelemede söz konusu 25.12.2019 tarih ve 1062 sayılı encümen kararının da iptal edildiği,dolayısıyla şu aşamada asıl dava konusu konusu işlemlerin iptali yönünde geçerli bir encümen kararı bulunmadığı, dava konusu işlemlerin geçerliliğini koruduğu hususlarının beyan edildiği anlaşılmıştır.
Öte yandan, her ne kadar yukarıda bahsedilen 3194 sayılı Yasanın geçici 16. maddesinin 4. fıkrasında ;"Yapı kayıt belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." hükmüne yer verilmiş ise de; yapı kayıt belgesi alındıktan sonra belgenin ibraz edilerek yıkım/para cezası işleminin iptalinin talep edileceği ve bu konuda işlem tesis edecek merciilerin yıkım/para cezası kararını alan idareler olduğu da açıktır. Bu doğrultuda ilgili idarece, yapı kayıt belgesinin ibrazından sonra yıkım/para cezası işleminin iptali yönünde bir işlem tesis edilirse, daha önce bu yıkım/para cezası işlemine karşı idari yargıda açılan davaların (idarenin söz konusu geri alma/iptal işlemi nedeniyle) konusuz kalacağı hususunda bir tartışma bulunmamaktadır. Bununla birlikte ilgili idarece yapı kayıt belgesinin ibraz edilmesine rağmen belli nedenlerle yıkım/para cezası işlemi iptal edilmediği takdirde ise mahkemece idarenin yerine geçerek yıkım/para cezası kararının doğrudan iptal edilmesinin ise hem idari yargı denetiminin özüne hem de anılan yasa maddesinin bağlamına uygun düşmeyeceği açıktır. Bu durumda, idarenin yapı kayıt belgesinin ibrazı karşısında yıkım/para cezası işlemini iptal etmemesi (bu yönde ilgilinin yıkım/para cezası işleminin iptal edilmesi yönündeki başvurusunu reddetmesi) hususunun yeni bir idari işleme sebebiyet vereceği, bu yeni işlemin de ayrı bir uyuşmazlığın konusunu oluşturacağı kuşkusuzdur. Bu takdirde yargı merciince (idarece dava konusu işlem geri alınmadığı için) dava konusu işlemin (yıkım/para cezası işleminin)tesis edildiği tarihteki hukuki ve maddi koşullar itibariyle hukuka uygun olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir.
Hâl böyle olunca, görülen davada Dairemizin ara kararı üzerine idarece verilen cevaptan, yapı kayıt belgesinin ibrazı karşısında davalı idarece (yapı kayıt belgesinden önce tesis edilmiş bulunan) dava konusu işlemlerin iptal edilmediği (geri alınmadığı) anlaşılmakla, Dairemizce, mevcut davaya konu işlemlerin tesis edildikleri tarihteki hukuki ve maddi koşullar itibariyle hukuka uygun olup olmadığı yönünde esastan istinaf incelemesi yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim benzer bir uyuşmazlıkta Danıştay 6. Dairesince verilen 26.11.2019 gün ve E:2019/14990, K:2019/12158 sayılı kararda da;"...mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, yapı kayıt belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptali için encümen tarafından karar alınması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmaktadır....Bu durumda, uyuşmazlık konusu yapı hakkında yapı kayıt belgesinin düzenlendiği anlaşılmakla birlikte, encümen tarafından para cezasına yönelik işlemin iptaline ilişkin bir kararın henüz alınmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, İdare Mahkemesince işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin iptali yolunda hüküm kurulmasında hukuki isabet görülmemiştir." gerekçelerine yer verilmek suretiyle aynı doğrultuda karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu doğrultuda istinaf isteminin esası incelendiğinde;
Olayda, davacının Hazineye ait olan ve sit alanında kalan taşınmazda ruhsatsız olarak iki adet kaçak yapı inşâ ettiğinin yapı tatil zaptı ile tespit edildiği, verilen süre içinde ruhsatlandırılmayan söz konusu yapılar için 3194 sayılı Yasa uyarınca yıkım kararı alınmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, uygulanan idari para cezasına bakıldığında da idarece söz konusu yapılar için tespit edilen inşaat alanı hesabı ve yapı sınıfı belirlemesinin oluşa uygun olduğu, bu suretle belirlenen temel para cezasına; yapılar kamuya ait parselde olduğu için, tamamen ruhsatsız olduğu için ve ayrıca inşai faaliyetleri tamamlanmış ve kullanılır durumda olduğu için uygulanan artırım nedenlerinin de hukuka uygun olduğu, bu nedenle tesis edilen yıkım ve para cezası işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dava konusu edilen diğer işlem olan 07.11.2018 tarih ve 9874 sayılı Kemer Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü işlemine gelince, bu yazıda idarece sadece yukarıda bahsedilen yıkıma ilişkin encümen kararının içeriğinden bahsedildiği, ayrıca bir yeni yıkım işlemi yahut belli bir tarihte yapının yıkılacağına ilişkin yıkım ihtarı işleminin tesis edilmediği, bu nedenle bu işlemin idari davaya konu edilebilir mahiyette kesin ve yürütülebilir bir işlem niteliğinde bulunmadığı, bu işlem bakımından 2577 sayılı Yasanın 14. maddesi ve 15/1-b bendi uyarınca davanın incelenmeksizin reddi gerektiği, buna mukabil istinafa konu kararın sonucu itibariyle hukuka uygun olduğu ve bu hususla birlikte yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda davacının istinaf başvurusunun reddi gerektiği neticesine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Antalya 4. İdare Mahkemesi'nce verilen 29/05/2019 tarih ve E:2018/1122, K:2019/403 sayılı karar sonucu itibari ile hukuka uygun bulunduğundan, davacının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, istinaf aşamasında yapılan 275,05.-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından fazladan yatırılan 44,40.-TL karar harcının isteği halinde ilgili tahsil dairesince davacıya iadesine, artan posta ücretinin mahkemesince resen istinaf başvurusunda bulunan davacıya iadesine, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 16/07/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)