İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, Kocaeli Barosunda kayıtlı Avukatlar ..., ... ve ... hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 23/03/2017 tarihli Olur'unun iptali istemiyle açılan davada; Avukatlar ..., ... ve ... hakkında davacının 14/06/2016 tarihli dilekçe ile şikâyette bulunması üzerine, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 12/12/2016 tarihli fezlekede; "Müştekinin eşi ...'in Kocaeli 3. Noterliğinin 01/05/2006 tarih ve 9670 yevmiye nolu vekaletnamesi ile Kocaeli Barosuna kayıtlı Av. ...'u vekil tayin ettiği, avukatın işbu vekaletnameye istinaden müvekkilinin müşteki ile aralarındaki boşanma davası ve buna bağlı hukuki uyuşmazlıklara ilişkin davalarını takip ettiği, müştekinin şikayet edilenlere yönelik daha önce de birden fazla şikayetinin bulunduğu, bunlara ilişkin fezlekeli evrakın gönderildiği, şikayet edilen diğer avukatların olay tarihinde Avukat ...'un bürosunda çalıştıkları, müştekinin şikayetine konu Kocaeli 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/163 Esas sayılı dosyasında davacı vekili olan avukatın ve şikayet edilen diğer avukatların 19/03/2015 tarihli ... Site Yönetiminden aldıkları yazıyı dosyaya ibraz ederek müştekinin mağduriyetine neden oldukları ileri sürülmüş ise de, Kocaeli I. İcra Hukuk Mahkemesince müşteki aleyhine açılan davanın reddine karar verildiği, müştekinin mağduriyetinin bulunmadığı, aralarındaki uyuşmazlığın hukuki mahiyette olduğu, müştekinin iddialarından başka şikayet edilen avukatların müsnet suçu işlediğine dair haklarında soruşturma yapılmasını gerektirecek mahiyette başkaca yeterli ve kuvvetli suç şüphesi ve delili bulunmadığı anlaşıldığından, şikayet edilen avukatlar hakkında soruşturma izni verilmemesi gerektiği kanaati hasıl olmuştur." tespitine yer verildiği, anılan fezleke ve şikayet incelenerek şikayet edilen avukatlar hakkında soruşturma izni verilmemesi üzerine, bu işlemin iptali istemiyle baklan davanın açıldığının anlaşıldığı, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, şikayet edilen avukatların, davacının boşandığı eşinin avukatları olduğu, davacı ile boşandığı eşinin boşanma davası, nafaka ve mal paylaşımı ile ilgili olarak aralarında bir çok ihtilaf bulunduğu, davacının şikayet edilen avukatlar hakkındaki tüm iddiaları açısından, şikayet edilenlerin bu ihtilaflarda davacının boşandığı eşini temsil ettikleri ve savunma sınırları dışında usulsüz iş ve işlem yaptıkları yönünde dosyada her türlü şüpheden uzak, somut bilgi ve belge bulunmadığı, şikayet edilen avukatların dava dışı ... vekilleri sıfatıyla, davacı aleyhine Kocaeli 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/163 Esasına kayden takip ettikleri icra memur muamelesini şikâyet konulu davada, ... Site Yönetiminden temin ettikleri 19/03/2015 tarihli "Tutanak" başlıklı belgeyi, mahkeme dosyasına delil olarak sundukları, belgenin usulsüz elde edildiği iddia edilmiş ise de, anılan belgenin usulsüz alındığı yönünde bir bilgi ve belge olmadığı, anılan dosyada tanık ...'ın 05/11/2015 tarihli duruşmada "iki bayan avukat valilikten geldiklerini söyledikleri için tanzim edip verdik..."şeklinde beyanı olduğu ancak aynı tanığın 20/03/2015 tarihli Haciz -Muhafaza-Teslim Yediemin Değişikliği tutanağında şikayet edilen avukat ... ile birlikte imzasının bulunduğu, tutanak tarihinin ise haciz tarihinden bir gün önce olduğu, bu durumun hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi bahsi geçen tutanakta Valiliğe verilmek üzere düzenlendiği yönünde bir bilgiye yer verilmediği, dolayısıyla tutanağın usulsüz alındığının da her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut bir biçimde ortaya konmadığı, şikayet edilen avukatlar hakkında soruşturma izni verilmesini gerektirecek nitelik ve ağırlıkta somut delil bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Ankara 17. İdare Mahkemesi'nce verilen 16/07/2019 gün ve E: 2017/1913, K: 2019/1571sayılı kararın; adı geçen avukatların, kendisini mağdur etmek için birçok usulsüz işlem yaptıkları, iki bayan avukatın 19.03.2015 tarihinde Valilikten geldiklerini söyleyerek site yönetiminden orada oturmadığına dair yazıyı aldıkları ve bunu mahkemeye sundukları, bu belgenin elde edilmesi ve mahkemeye sunulmasının usulsüz olduğu, tüm bu hususlar gözetilmeden tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu davacı tarafından ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinde belirtilen nedenlerden hiçbirine uymadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi'nce 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesi uyarınca dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle, gerekçesi yukarıda anılan Ankara 17. İdare Mahkemesi'nce verilen 16/07/2019 gün ve E: 2017/1913, K: 2019/1571 sayılı karar, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, istinaf istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığından istinaf isteminin reddine, Mahkemece davacının adli yardım istemi kabul edildiği için davacıdan peşin olarak alınmayan ve aşağıda dökümü gösterilen 175,50-TL istinaf yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince merciine müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 17/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)