İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Bomba İmha ve İnceleme Şube Müdürlüğü'nde komiser yardımcısı olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan soruşturma sonucunda "kendisi ile aynı rütbede çalışanlara, astlarına veya mesai arkadaşlarına karşı onur kırıcı söz söylemek, davranışta bulunmak veya söz, yazı ya da eylemle hakaret etmek" fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamemin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/3-b-1 maddesi uyarınca "on gün aylık kesimi cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin 22/11/2018 tarih ve 2018/3621 sayılı İstanbul İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptaline ilişkin İstanbul 4. İdare Mahkemesi'nin 26/04/2019 tarih ve E:2019/80, K:2019/1091 sayılı kararının; soruşturma dosyası kapsamında alınan tanık ifadelerinden davacının polis memuru …….'e onur kırıcı sözler söylediğinin ve davranışlarda bulunduğunun, hatta polis memurunu tahrik ettiğinin sabit olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf dilekçesinde belirtilen hususların mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı ve kararın usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Bomba İmha ve İnceleme Şube Müdürlüğü'nde komiser yardımcısı olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan soruşturma sonucunda "kendisi ile aynı rütbede çalışanlara, astlarına veya mesai arkadaşlarına karşı onur kırıcı söz söylemek, davranışta bulunmak veya söz, yazı ya da eylemle hakaret etmek" fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamemin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/3-b-1 maddesi uyarınca "on gün aylık kesimi cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin 22/11/2018 tarih ve 2018/3621 sayılı İstanbul İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince "...Bu durumda; tartışma yaşadığı Polis Memurunun davacının kendisine yönelik hakaret içerikli söz kullandığına ilişkin bir iddiası ve beyanı bulunmadığı, başka bir ifadeyle hakaretin muhatabı olduğu iddia edilen kişi tarafından davacıya fiil isnadında bulunulmadığı halde, iki tanığın beyanında geçen hakaret içerikli sözün söyleyip söylemediğini derinlemesine yapılan bir araştırmayla ortaya koymayan eksik soruşturma raporuna dayanılarak davacının "on gün aylık kesimi cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamemin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/3-b-1 maddesinde; "Kendisi ile aynı rütbede çalışanlara, astlarına veya mesai arkadaşlarına karşı onur kırıcı söz söylemek, davranışta bulunmak veya söz, yazı ya da eylemle hakaret etmek" dört ila on günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Bomba İmha ve İnceleme Şube Müdürlüğü'nde komiser yardımcısı olan davacının, 14.06.2018 tarihinde Anadolu Yakası'nın çeşitli semtlerinde Başbakan Binali Yıldırım'ın yapacağı miting ve programlar kapsamında Sultanbeyli miting alanında alınacak tedbirler için görevli olduğu sırada kadrosu davacı ile aynı biriminde olmakla birlikte Başbakanlık Koruma İstanbul Şube Müdürlüğü'nde geçici olarak görevli olan bomba uzmanı polis memuru ...... ile aralarında meydana gelen olaylara ilişkin olarak düzenlediği aynı günlü rapor üzerine ...... hakkında 19.06.2018 tarihli soruşturma olurunun verilerek polis memuru hakkında soruşturmaya başlandığı, adı geçen polis memurunun aynı olaylara ilişkin olarak düzenlediği 14.06.2018 günlü raporda yer alan davacı hakkındaki iddiaları üzerine ise 13.07.2018 tarihli ek soruşturma oluru ile davacının da aynı soruşturma kapsamına dahil edilmesinin ardından düzenlenen 02.11.2018 tarih ve 2018/5906 sayılı soruşturma raporunda; ......'in davacıya karşı kastı aşan saygısız davranışlarda bulunduğu, fiili müdahalede bulunduğu, birinci fiili saldırısında yanlarında bulunan personel tarafından olay yerinden uzaklaştırılmaya çalışıldığı halde ikinci defa fiili saldırısına devam ettiğinin anlaşıldığı belirtilerek "amir veya üstlerini dövmeye teşebbüs etmek" fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Kanun'un 8/5-ç maddesi uyarınca yirmidört ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasının, davacının ise ......'e onur kırıcı sözler söyleyerek davranışlarda bulunduğu belirtilerek "kendisi ile aynı rütbede çalışanlara, astlarına veya mesai arkadaşlarına karşı onur kırıcı söz söylemek, davranışta bulunmak veya söz, yazı ya da eylemle hakaret etmek" fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Kanun'un 8/3-b-1 maddesi uyarınca dört ila on günlüğe kadar aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği, ilgililerin savunmalarının ve soruşturma dosyasının İstanbul İl Polis Disiplin Kurulu'nda değerlendirilmesi sonucunda ......'in "amir veya üstlerini dövmeye teşebbüs etmek" fiili sabit görülerek yirmi dört ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına, davacının ise "astlarına karşı onur kırıcı söz söylemek, davranışta bulunmak" fiili sabit görülerek on gün aylık kesimi cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davacı tarafından hakkında tesis edilen on gün aylık kesimi cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, ...... tarafından düzenlenen 14.06.2018 tarihli raporda; miting alanında İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Bomba İmha ve İnceleme Şube Müdürlüğü'nün ve Başbakanlık Koruma İstanbul Şube Müdürlüğü görevlilerinin birlikte görev yaptıkları, kendisinin ise Sancaktepe İlçesi'nde bulunan ...... Kültür Merkezi'ndeki program sebebiyle oradaki tedbirleri almakta olduğu, görev yoğunluğundan dolayı Sultanbeyli miting alanına henüz geçmediği sırada davacının alandaki bomba arama çalışmalarının tamamlandığını, bomba arama köpeklerini çekeceği yönündeki söylemlerinin alanda Başbakanlık adına bulunan polis memuru ....... tarafından kendisine iletildiği, bunun üzerine kendisinin de .......'ya İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Bomba İmha ve İnceleme Şube Müdürlüğü Ekipler Amiri Başkomiser .......'ye bilgi vermesini, köpekleri bir yere göndermemesini, gerekli emniyet tedbirlerini yöntemimiz neyse ona göre alacağız, o şekilde uygula dediğini, davacının bir süre sonra yanına geldiğini, davacıya Başbakanlık Koruma İstanbul Şube Müdürlüğü adına görevli olan bomba uzmanının kendisi olduğunu, miting alanında gerekli emniyet tedbirlerinin alınmasını beklediğini, tedbirlerin alınmasının ardından talep ettikleri arama köpekleri ile tüm bina ve eklentilerinde bomba arama işlemi yapacağını söylemesi üzerine davacının kendisine karşı alaycı sözler ve davranışlar içerisine girerek köpekleri alıp gideceğini söylediği, davacıya köpeklerin Başbakanlık Koruma İstanbul Şube Müdürlüğü adına görevlendirildiğini söylediğinde ise kendisine "dün boktunuz, bugün koktunuz, ben komiserim biliyorsun, bir hafta sonra yanıma geleceksin oğlum, o zaman soracağım bunları sana" dediği, davacının, görevlerini yaptıkları esnada yaptıkları işleri küçümseyici, tahrik edici davranışlarda ve söylemlerde bulunduğu, çok uzatıyorsun işini yap geç dediği, sürekli olarak köpekleri götürmekten bahsettiği, kendisinin konuyu Başkomiser .......'ye tekrar aktardığı, onun da siz işinizi yapın, planlamanı nasıl yaptıysan öyle devam edin, köpekler sana tabi dediği, sonrasında davacının düzenlediği tutanağı aramaya iştirak etmemesi sebebiyle imzalamadığı için başlayan olaylar sırasında davacının "ulan dünkü bok, benim asabımı bozma, tutturmuşsun bir başbakan gidiyorsun, bir hafta sonra seni kucağıma oturtacağım" dediği ve tahrik edici davranışlarına devam ettiğini belirttiği, soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan polis memuru …….'nın ve K.K.'nın ifadelerinde davacı ile ......'in aralarında tutanağı imzalamama üzerine geçen tartışma sırasında davacının "tutturmuşsun bir başbakanlık, bir hafta sonra kapanacak, daha dünkü boksun, canımı sıkma" gibi cümleler sarf ettiğini, görevin başından itibaren ......'i tahrik edici nitelikte küçümseyici ve aşağılayıcı sözler söylediğini, davranışlarda bulunduğunu beyan ettikleri, Bomba İmha ve İnceleme Şube Müdürlüğü Ekipler Amiri Başkomiser .......'nin ise ifadesinde; miting ve toplantılar için ilk olarak 4 adet K-9 ekibi görevlendirdiği, Şube Müdürü ile konuşmasının ardından bir bomba ekibi ile bölge amiri olarak davacıyı görevlendirdiği, K-9 ekibinden …….'nın kendisini arayarak "Başkomiserim burada işler karışabilir, görevli arkadaşlar arasında sıkıntı yaşanabilir, bilginiz olsun" demesi üzerine kendisine "sıkıntı yaratmayın, herkes kendi görevini yapsın" dediği, daha sonra polis memuru ......'in kendisini arayarak "Başkomiserim, biz buraya ekip istemedik, sadece K-9 talep ettik, ekip ile bir işimiz yok" dediği, bunun üzerine kendisinin Şube Müdürlüğü'nden aldığı talimatı ileterek işlerin daha seri yürümesi için ekibin orada bulunması gerektiği belirttiği, kısa bir süre sonra ......'in tekrar arayarak "Başkomiserim, burada daha platform kurulmadı ve çevre güvenliği tam alınmadı, bizler arama yapmaya başlamadan Mustafa Komiser "ben aramayı yapıp bitirdim köpekleri alıp gideceğim diyor" dediği, Şube Müdürü'ne bu hususta bilgi vermesi üzerine davacıyı aramasının söylendiği, davacıyı arayarak "Mustafa Bey, asil görev Başbakanlık'ın görevidir, biz Şube Müdürlüğü orada takviye kuvvet olarak bulunuyoruz, işleri karıştırma, kimse ile tartışma, sen amirsin" dediğini belirttiği görülmektedir.
Öte yandan, davacı tarafından, soruşturma kapsamında tanık olarak ifadesi alınan polis memurları ……. ile K.K.'nın ...... ile ağız birliği yaparak yalan beyanda bulundukları, kendisine iftira attıkları, bu sebeple yaptığı şikayet üzerine adı geçen polis memurları hakkında soruşturma açıldığının iddia edilmesi sebebiyle Dairemizce bu hususu açıklığa kavuşturmak için yapılan ara kararına cevaben davalı idarece dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde; şikayet üzerine başlatılan soruşturma sonucunda düzenlenen 29.04.2019 tarihli soruşturma raporunda adı geçen polis memurlarının yalan tanıklık yaptıklarına ilişkin somut delil bulunmadığından ceza verilmesine yer olmadığı yönünde kanaat belirtildiği ve haklarında bu sebeple herhangi bir cezai işlem yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, aynı olay kapsamında polis memuru ......'in davacıyı dövmeye teşebbüs ettiğinden bahisle yirmi dört ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işleme karşı açtığı davada işlemin iptali yönündeki İstanbul 5. İdare Mahkemesi'nin 14/11/2019 tarih ve E:2019/119, K:2019/2291 sayılı kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucunda Dairemizin 23.09.2020 tarih ve E:2020/1280, K:2020/1038 sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, 14.06.2018 tarihinde Başbakan'ın İstanbul'da yapacağı miting ve programlar kapsamında alınacak tedbirler için görevlendirildiği anlaşılan Bomba İmha ve İnceleme Şube Müdürlüğü ekibinin başında bulunan davacı ile Başbakanlık Koruma İstanbul Şube Müdürlüğü tarafından görevlendirilen ekibin başında bulunan bomba uzmanı ...... arasında arama faaliyetlerinin nasıl ve kim tarafından yapılacağı, tutanağın kim tarafından düzenlenip imzalanacağı hususlarında anlaşmazlık oluştuğu, davacı ile ...... arasında gelişen tartışma ortamında davacının ......'e "dünkü boksun, canımı sıkma" dediği, küçümseyici, alaycı söylem ve davranışlarda bulunduğu anlaşılmış olup, anılan eylemi ile "astlarına karşı onur kırıcı söz söylemek, davranışta bulunmak" fiilini işlemiş olan davacının 7068 sayılı Kanun'un 8/3-b-1 maddesi uyarınca on günlük aylık kesimi cezası ile cezalandırılması yönündeki dava konusu işlemde hukuka aykırılık, işlemin iptali yönündeki ilk derece mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf talebinin kabulüne, İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 26/04/2019 tarih ve E:2019/80, K:2019/1091 sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 245,90-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf safhasında davalı idarece yapılan 92,20-TL posta gideri ile hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle istinaf aşamasında alınmayan 121,30-TL istinaf başvurma harcının davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili vergi dairesine harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, posta gideri avansından varsa artan kısmın mahkemesince taraflara iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6. ve 46. maddeleri uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak, 28/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)