İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, özel güvenlik kimlik kartı verilmesi istemiyle idareye yaptığı başvurunun reddine ilişkin 12/09/2018 tarihli 2018/433 sayılı İl Özel Güvenlik Komisyonu kararının iptali istemiyle açılan davada; dosyanın incelenmesinden; davacının 02/06/2017 tarihinde özel güvenlik kimlik kartı almak için Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Özel Güvenlik Şube Müdürlüğüne başvurduğu, davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde davacının polis memuru olan eşi ….'ün, FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında görevden uzaklaştırıldığı, akabinde 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden ihraç edildiği ve Kayseri 4.Ağır Ceza Mahkemesinde 2018/266 Esas numaralı dosyasında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan yargılandığı bilgilerine ulaşıldığı, bunun üzerine Kayseri Valiliği İl Özel Güvenlik Komisyonunun 12/09/2018 tarihli 2018/433 sayılı işlemi ile, 5188 sayılı Kanunun 11.maddesi gereğince, davacının özel güvenlik kimlik kartı talebinin reddedildiği, anılan komisyon kararının iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı, ilgili Yönetmeliğin 11.maddesi hükmünden, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının, hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacak kişilerle sınırlandırılmadığı, kişi hakkında yeterli ve sağlıklı bir değerlendirme yapılabilmesi için kişinin içinde bulunduğu ortam ile yakınlarını da kapsayacak şekilde yaptırılmasının öngörüldüğü sonucuna ulaşıldığı, olayda, davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması aşamasında, davacının eşi .... ile ilgili birtakım bilgilere ulaşıldığı, polis memuru iken 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden ihraç edilen ....'ün, Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesinde "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan yargılandığı, ilgili Mahkemenin 20/09/2018 tarihli E:2018/266, K:2018/515 sayılı gerekçeli kararında; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından örgütün emniyet personeline ilişkin temin edilen kodlama evrakına göre, ....'ün örgüt ile olan derecesinin "SAYV" olarak değerlendirildiğinin tespit edildiği, SAYV'nin; FETÖ mensubu olup, "gassalın elindeki meyyit" olarak ifade edilen, zaafları olmayan, herşeyi ile kendisini örgüte teslim etmiş, yöneticilik vasfı olan, grubu olan ve sohbet hocalığı yapan polis memurlarını ifade ettiği belirtilerek, ....'ün FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üyesi olduğunun ve üzerine atılı suçu işlediğinin sabit görülerek "7 yıl 6 ay hapis cezası" ile cezalandırılmasına karar verildiği, davacının eşi hakkında tesis edilen söz konusu bu mahkumiyet hükmü göz önüne alındığında, davacının terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı veya irtibatı olduğu şeklinde idarece yapılan değerlendirme ve tespite dayalı olarak tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde, bu haliyle hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, davacı tarafından, özel güvenlik kimlik kartı talebinin, eşi hakkında yürütülen adli soruşturma sebebiyle idarece reddedildiği ve bunun "suçta ve cezada şahsilik" ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de, Anayasanın 38.maddesinin yedinci fıkrasında yer alan "Ceza sorumluluğu şahsidir." hükmü, suç işleyen kişinin dışındaki diğer kişilerin, bu suç nedeniyle cezalandırılamayacağını öngören ceza hukukuna ilişkin evrensel bir ilke olup, kişinin yakınları ve birinci derece akrabalarının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi tutulmasının, onlar bakımından bir cezalandırma olarak değerlendirilemeyeceği, aksine güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına ilişkin esas ve usullerin, idarenin işleyişi ile ilgili hususlar olduğu göz önüne alındığında, davacının bu iddiası yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Kayseri 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 17/07/2019 gün ve E: 2019/241, K: 2019/626 sayılı kararın, hakkında açılmış ya da devam eden herhangi bir soruşturma olmadığı gibi herhangi bir suç kaydının da olmadığı, özel güvenlik kimlik kartı alma şartlarının tamamını yerine getirdiği, FETÖ/PDY yapılanması ile hiçbir irtibatının olmadığı, polis memuru olarak görev yapan eşinin 26/04/2017 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı, kendisinin kimlik başvurusu hakkında idarece olumsuz karar verildiği, işlemin suçta ve cezada şahsilik ilkesine aykırı olduğu, Anayasa'nın yok sayıldığı, bütün kanunların dayanağının Anayasa olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Usul ve mevzuata uygun Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi'nce 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesi uyarınca dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle, gerekçesi yukarıda anılan Kayseri 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 17/07/2019 gün ve E: 2019/241, K: 2019/626 sayılı kararı aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, istinaf istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığından istinaf isteminin reddine, aşağıda dökümü yapılan 250,30-TL yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde başvuruda bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 05/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)