(3194 S. K. m. 18) (5216 S. K. m. 7)
İSTEMİN ÖZETİ: Antalya İli, Muratpaşa İlçesi, Tahılpazarı Mahallesinde davacıların mülkiyetinde bulunan 8507 ada, 5 Sayılı parseli (kadastral 333 ada 15, 16, 19 parselleri) kapsayan alanda Muratpaşa Belediye Encümeninin 10.10.2014 tarih ve 1607 Sayılı kararı ile uygun bulunan 3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesine göre yapılan parselasyon işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, Antalya 1. İdare Mahkemesi'nce verilen davanın reddine ilişkin 03/05/2019 gün ve E:2018/662, K:2019/561 Sayılı kararın; davacılar vekilince, davacıların taşınmazları ile aynı veya eşit koşulda olmayan parsellerin birlikte dağıtıma girdiği ve haksızlık yarattığı, 1951 yılında yasal izinleri alınarak yapılan ve paydaşlarca ortak kullanılan yapıların imar uygulaması sırasında dikkate alınmadığı, bilirkişi raporunda bu hususların açıklanmadığı, itirazlarını cevaplayan ek rapor alınmadığı ileri sürülerek istinaf yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce, her ne kadar davalı idarece süre aşımı itirazında bulunulmuş ise de, Danıştay içtihatları uyarınca tek başına askı/ilan işleminin bireysel işlem niteliğinde olan parselasyon planı için dava açma süresini başlatmayacağından anılan süre aşımı itirazına itibar edilmeyerek, istinaf isteminin esası yönünden işin gereği görüşüldü:
KARAR: 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunun 7/1-b bendinde de; "Çevre düzeni plânına uygun olmak kaydıyla, büyükşehir belediye (…) sınırları içinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte nazım imar plânını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak; büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plâna uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar plânlarını, bu plânlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon plânlarını ve imar ıslah plânlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulanmasını denetlemek; nazım imar plânının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmayan ilçe (…)belediyelerinin uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmak veya yaptırmak. " büyükşehir belediyelerinin görevleri arasında sayılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; Antalya İli, Muratpaşa İlçesi, Tahılpazarı Mahallesinde davacıların mülkiyetinde bulunan 8507 ada, 5 Sayılı parseli (kadastral 333 ada 15,16,19 parselleri) kapsayan alanda yapılan parselasyon planının yargı kararıyla iptal edilmiş olması nedeniyle uygulamaya giren parsellerin eski kadastral parsellere dönüştürüldüğü, geri dönüşüm yapıldıktan sonra Muratpaşa Belediye Encümenin 10.10.2014 tarih ve 1607 Sayılı kararı ile dava konusu parselin bulunduğu alanda 3194 Sayılı İmar Kanunun 18. maddesine göre yeniden imar uygulaması yapılmasına karar verildiği, anılan parselasyon işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, Antalya 1. İdare Mahkemesi'nce 03/05/2019 gün ve E:2018/662, K:2019/561 Sayılı kararla; "Bu durumda, bilirkişi raporunda yer verilen tespit ve değerlendirmeler ile uyuşmazlık birlikte incelendiğinde; dava konusu imar uygulamasında düzenleme ortaklık payının doğru hesaplandığı, dağıtım sonucunda ada içerisinde bulunan maliklere tahsis edilen imar parsellerinin kadastro parsellerine en yakın imar parseli olduğu, dağıtımın mevzuata uygun olarak yapıldığı, davacılara ait kadastro parseli üzerinde bulunan binaların imar planında yolda kalması nedeniyle korunmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından dava konusu imar uygulamasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır." gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüş ise de;
Davalı idarenin savunmasında, uyuşmazlık konusu parselasyon işleminin Antalya Büyükşehir Belediyesine onay için gönderilmediğinin açıkça belirtildiği, buna dayanak olarak da Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin 08.04.2011 tarih ve 196 Sayılı kararının gösterildiği, hâlbuki yukarıda aktarılan 5216 Sayılı Kanun hükmünün açık olduğu, buna göre büyükşehir belediyesi sınırları içindeki ilçe belediyelerince yapılacak tüm parselasyon planlarının büyükşehir belediye encümenince onaylanmasının gerektiği, aksi takdirde işlemin yetki unsuru yönünden eksik ve hukuka aykırı olacağı, büyükşehir belediye meclisince de yasanın açık hükmüne aykırı olarak bu hususta (ilçe belediyesine) bir yetki devri kararı alınmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla davalı idarenin dayanak olarak gösterdiği Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin 08.04.2011 tarih ve 196 Sayılı kararının bu anlamda dava konusu işlem bakımından hukuki bir gerekçe teşkil etmeyeceği, hâl böyle iken olayda davalı idarece parselasyona ilişkin 10.10.2014 tarih ve 1607 Sayılı encümen kararının alındığı, Antalya Büyükşehir Belediyesine onay için gönderilmeksizin bu parselasyon işleminin askıya/ilana çıkarıldığı, yine itirazların görüşüldüğü 23.12.2014 tarih ve 2283 Sayılı encümen kararının da onay için Antalya Büyükşehir Belediyesine gönderilmediği, sonrasında davalı idarece tescil işlemleri için parselasyon dosyasının doğrudan Tapu Müdürlüğüne gönderildiği, bu takdirde yasa gereği parselasyon işleminin onay için Antalya Büyükşehir Belediyesine gönderilmesi ve buna göre askı/ilan/itiraz/kesinleştirme işlemleri yapılması gerekirken bu hususa riayet edilmeksizin tesis edilen dava konusu parselasyon işleminde yetki ve şekil unsurları bakımından hukuka uyarlık, aksi yöndeki idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacıların istinaf talebinin kabulüne, Antalya 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 03/05/2019 gün ve E:2018/662, K:2019/561 Sayılı kararın KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin İPTALİNE, aşağıda dökümü yapılan dava ve istinaf aşamalarına ait toplam 2.471,20.-TL yargılama giderinin ve yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 2.590,00.-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, artan posta ücretinin talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde ise kararın kesinleşmesinden sonra mahkemesince resen istinaf başvurusunda bulunan davacılara iadesine, 2577 Sayılı Kanun'un 46/1-f maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 25/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)