(3194 S. K. m. 32, 42, Geç. m. 16) (2577 S. K. m. 45) (Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ m. 6)
İSTEMİN KONUSU: İstanbul 10. İdare Mahkemesince verilen 11/07/2019 günlü, E:2019/252, K:2019/1617 sayılı kararın istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması talepleri gibi karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Silivri İlçesi, ….. Mahallesi, 109 ada, 2951 parselde ruhsatsız 2 adet kagir yapı yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanununun 32.maddesi uyarınca söz konusu yapıların mühürlenmesine ilişkin 31/07/2018 günlü, 2018/1-A/1 cilt/sıra nolu yapı tatil tutanağı ile yapı tatil tutanağında belirtilen aykırılığın uygun hale getirilmediğinin tespit edildiğinden bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42/3.maddesi uyarınca 3.757,50.-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 20/09/2018 günlü, 1897 sayılı Silivri Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: İstanbul 10. İdare Mahkemesince verilen 11/07/2019 günlü, E:2019/252, K:2019/1617 sayılı kararda; davalı idare elemanlarınca yapılan denetimde, davacının maliki olduğu İstanbul İli, Silivri İlçesi, .... Mahallesi, 109 ada, 2951 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kaçak ve ruhsatsız 2 adet kagir yapı yapıldığının tespit edildiği ve 31.07.2018 tarih ve 2018/17-1 sayılı yapı tatil tutanağı düzenlenerek yapının mühürlendiği, ruhsatsız kaçak yapının 12/09/2018 tarihinde mahallen yapılan tetkikinde verilen sürede aykırılığın giderilmemiş olduğunun tespit edilmesi üzerine, 3194 sayılı İmar Kanununun 42/3 fıkrası uyarınca yapı sahibi sıfatıyla davacı şirkete 3.757,50-TL imar para cezası verilmesine ilişkin 09.08.2018 tarih ve 1543 sayılı encümen kararının alındığı, bunun üzerine davacı şirket tarafından anılan yapı tatil tutanağının ve encümen kararının para cezası verilmesine ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, dosyada kapsamındaki bilgi ve belgeler incelendiğinde; davacı şirket tarafından, dava konusu yapı ile ilgili olarak düzenlenen ve iş bu davanın da konusunu oluşturan 31.07.2018 tarih ve 2018/17-1 sayılı yapı tatil tutanağının ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42/2. fıkrasına göre verilen imar para cezasına ilişkin belediye encümeni kararının iptali istemiyle ayrıca bir dava açıldığı, açılan bu davada İstanbul 8.İdare Mahkemesi'nin 24/04/2019 tarih ve E:2019/33, K:2019/1422 sayılı kararıyla; davanın 31.07.2018 tarih ve 2018/17-1 sayılı yapı tatil tutanağının iptali istemine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine karar verildiği ve henüz kararın kesinleşmediğinin görüldüğü, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava görülmekte iken, ikinci davanın esasının derdestlik nedeniyle incelenemeyeceğinin usul hukukunun genel ilkelerinden olduğu, buna göre, adli veya idari yargı mercilerinde açılmış bir dava devam ederken, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci bir dava daha açılmış olması halinde, sonradan açılan ikinci davanın derdestlik nedeniyle esasının incelenmesinin mümkün olmadığı, uyuşmazlık konusu olayda dava engellerinden "derdestlik" bulunduğu anlaşıldığından, davanın "31.07.2018 tarih ve 2018/17-1 sayılı yapı tatil tutanağının iptali istemine ilişkin" kısmı yönünden esasının incelenme olanağının bulunmadığı ve bu kısım yönünden incelenmeksizin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı, öte yandan, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte incelenip değerlendirildiğinde; davacının maliki olduğu İstanbul İli, Silivri İlçesi, .... Mahallesi, 109 ada, 2951 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 2 adet prefabrik yapı yaptığı ve inşai faaliyetin devam ettiği ve bu yapıların kaçak ve ruhsatsız olduğu hususlarının 31.07.2018 tarih ve 2018/17-1 sayılı yapı tatil tutanağı ve resimlerle sabit olduğu; davaya konu yapının ruhsatsız olduğu konusunda taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, dosyaya sunulan ilgili yapıya ilişkin yapı kayıt belgesi ile de söz konusu yapının kaçak ve ruhsatsız olduğu hususunun zımnen kabul edildiği; yapı tatil tutanağında ise, kaçak ve ruhsatsız yapının krokisinin çizildiği, imara aykırı alanın ve imara aykırı hususların açıkça belirtildiği, bir sureti mahalline asılmak ve bir sureti de ilgili mahalle muhtarlığına bırakılmak suretiyle davacıya tebliğ edildiği ve inşai faaliyetin mühürlenerek durdurulduğu, bu haliyle yapı tatil tutanağının usulüne uygun düzenlendiği; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32.maddesine istinaden yapı tatil tutanağında belirtilen aykırılığın uygun hale getirilip getirilmediğinin tespiti için belediye teknik elemanlarınca 12/09/2018 tarihinde yapı mahallinde yapılan kontrolde, söz konusu aykırılığın giderilmediğinin tespit edilerek durumun tutanak altına alındığı ve bu tespite istinaden 3194 sayılı İmar Kanununun 42/3 fıkrası uyarınca yapı sahibi sıfatıyla davacı şirkete 3.757,50-TL imar para cezası verilmesine ilişkin 09.08.2018 tarih ve 1543 sayılı encümen kararının alındığı; diğer taraftan, davaya konu taşınmaz tarla vasfında olup, meri imar planlarında tarımsal niteliği korunacak alanda ve aynı zamanda içme suyu havzası alanında kaldığı, bu durumda; davacının maliki olduğu taşınmazda imara aykırı olarak ruhsatsız ve kaçak yapı yaptığı ve bu aykırılığın ruhsata bağlanmadığı gibi, yasal süresi içinde giderilmediğinin usulüne uygun yapı tatil tutanağı ve tespit tutanakları tespit edildiği anlaşılmakla, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42/3.maddesi hükmü uyarınca 3.757,50-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 09.08.2018 tarih ve 1543 sayılı Belediye Encümeni Kararında hukuka ve ilgili mevzuat hükümlerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, dava konusu taşınmaz için 21.07.2018 tarih ve 2K4P5OUY belge nolu yapı kayıt belgesi alınmış ise de, 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesinin 4. fıkrası ve Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinde yer alan, yapı kayıt belgesi ilgili belediyesine verildikten sonra 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği düzenlemesi karşısında söz konusu işlemleri tesis eden idarelerce gerekli iptal işlemleri yapılacağından bu aşamada Mahkemece salt yapı kayıt belgesine dayalı olarak dava konusu işleminin iptaline karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın yapı tatil tutanağı yönünden derdestlik nedeniyle incelenmeksizin, encümen kararı yönünden ise esastan reddine karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANLARIN İDDİALARI :
Davacı vekili tarafından, müvekkiline ait taşınmaz üzerinde bulunan yapının İmar Mevzuatına uygun olduğu, müştemilat niteliğinde olan yapı için Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğine göre ruhsat alınmasına gerek bulunmadığı, bu nedenle 31.07.2018 tarihli yapı tatil tutanağının ve 3194 sayılı Kanunun 42/3.maddesi uyarınca verilen para cezasının usul ve yasaya aykırı olduğu, 14.09.08.2018 tarih ve 1543 sayılı Belediye Encümeni Kararının hukuka aykırılığının İstanbul 8.İdare Mahkemesinin 2019/33 E. Sayılı dosyasında verilen karar ile de sabit olup buna rağmen davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğundan bahisle mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
Davalı İdare tarafından, iptali istenen encümen kararının, 3194 sayılı İmar Kanununun 32.maddesi uyarınca ruhsatsız yapıların yıkılmasına ve yapı tatil tutanağının düzenlenmesinden itibaren 1 aylık süre içinde ruhsatsız yapıların ruhsata bağlama veya uygun hale getirme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle aynı Kanunun 42/3.maddesi uyarınca 3.757,50.-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 20/09/2018 günlü, 1897 sayılı belediye encümeni kararı olmasına rağmen, İdare Mahkemesince, encümen kararının içeriği doğru belirtilmekle birlikte tarih ve sayısının 09/08/2018 günlü, 1543 sayılı olarak belirtilmek suretiyle kurulduğundan bahisle, kararın encümen kararına yönelik kısmının kaldırılarak tarih ve sayısı düzeltilmek suretiyle davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :Davacı vekili tarafından, 31.07.2018 tarihli yapı tatil tutanağının usul ve yasaya aykırı olduğu, işbu tutanak esas alınarak tesis edilen encümen kararının da hukuka uygun olmadığı, davalı İdarece ruhsatsız olduğu belirtilen yapıların müştemilat niteliğinde olup Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğine göre ruhsat alınmasına gerek bulunmadığı, her iki idari işlemin de iptali gerektiği öne sürülerek davalı İdarenin istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuş; davalı İdare tarafından da, İdare Mahkemesi kararının yapı tatil tutanağı yönünden davanın incelenmeksizin reddine ilişkin kısmının hukuka uygun olduğu öne sürülerek davacı tarafın kararın bu kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuş, davalı İdarece savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
İstanbul İli, Silivri İlçesi, .... Mahallesi, 109 ada, 2951 parselde ruhsatsız 2 adet kagir yapı yapıldığı tespit edilerek, 3194 sayılı İmar Kanununun 32.maddesi uyarınca 31/07/2018 günlü, 2018/1-A/1 cilt/sıra nolu yapı tatil tutanağı düzenlenmiş ve söz konusu yapılar mühürlenmiştir.
Sonrasında bu tespit esas alınarak, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42.maddesi uyarınca yapı sahibi sıfatıyla davacı şirkete 21.234,87.-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 09/08/2018 günlü, 1543 sayılı Silivri Belediye Encümeni kararı alınmıştır.
Bilahare, davalı idare elemanlarınca yapılan kontrolde yapının ruhsata bağlanmadığı ve kaldırılmadığı tespit edilerek 12/09/2018 günlü tutanak düzenlenmiştir.
Bunun üzerine 20/09/2018 günlü, 1897 sayılı Silivri Belediye Encümeni kararı ile davacıya, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 32.maddede belirtilen mükellefiyeti yerine getirmemesi nedeniyle 3.757,50.-TL tutarında para cezası verilmesine ve aynı Kanunun 32.maddesi uyarınca söz konusu yapıların yıkımına karar verilmiştir.
31/07/2018 günlü, 2018/1-A/1 cilt/sıra nolu yapı tatil tutanağının ve 20/09/2018 günlü, 1897 sayılı Silivri Belediye Encümeni kararının para cezasına ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
Uyuşmazlık konusu yapılar için, 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi uyarınca 07/07/2018 düzenleme tarihli, 429509 başvuru numaralı, 3V992G04 belge nolu yapı kayıt belgesinin düzenlendiği görülmüştür.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "istinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.”; 6. fıkrasında ise; "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmü yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinin dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan şeklinin ilk cümlesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığının ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir." hükmüne yer verilmiş, 42. maddesinde ise; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere idari para cezaları uygulanacağı, Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 18 Mayıs 2018 tarihli ve 30425 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 16’ncı maddesi ile eklenen geçici 16’ncı maddesinin birinci fıkrasında; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir." hükmüne, dördüncü fıkrasında ise; "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." hükmüne yer verilmiş; 31.12.2018 günlü ve 538 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Yapı Kayıt Belgesi başvuru süresinin 30/06/2019 tarihine kadar uzatılmasına karar verilmiştir.
Anılan Yasa hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 6 Haziran 2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinde de, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların maliklerinin, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorunda oldukları, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemesi kararının, dava konusu 31/07/2018 günlü, 2018/1-A/1 cilt/sıra nolu yapı tatil tutanağı yönünden davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine ilişkin kısmı hukuka uygun olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
İdare Mahkemesi kararının, 20/09/2018 günlü, 1897 sayılı Silivri Belediye Encümeni kararının, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 3.757,50.-TL tutarında para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine yönelik kısmına gelince;
Yukarıda yer verilen mevzuat hükmü uyarınca, "yapı kayıt belgesi"; yapının kullanım amacına yönelik olup İmar Kanunu ve diğer imar mevzuatına aykırı dahi olsa belli şartların varlığı halinde söz konusu yapıların kullanımına izin verilmekte, bu doğrultuda yapılara elektrik, su, doğalgaz aboneliği bağlanabilmesi imkanı tanınmakta, hatta cins değişikliği ve kat mülkiyeti kurulabilmesi mümkün kılınmaktadır. Bu itibarla, "yapı kayıt belgesi" verilmiş ruhsatsız ve yapı kullanma izni bulunmayan yapılara, mezkur belge ile "yapı kullanma izni" verilmiş yapılara tanınan haklar tanınmaktadır.
Öte yandan, aynı yasa hükmüyle "Yapı Kayıt Belgesi" verilen yapılar hakkında alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği yolunda amir hüküm getirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Silivri İlçesi, .... Mahallesi, 109 ada, 2951 parselde ruhsatsız 2 adet kagir yapı yapıldığının 31/07/2018 günlü, 2018/1-A/1 cilt/sıra nolu yapı tatil tutanağı ile tespit edilmesi üzerine, 09/08/2018 günlü, 1543 sayılı Silivri Belediye Encümeni kararı ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42.maddesi uyarınca yapı sahibi sıfatıyla davacı şirkete 21.234,87.-TL idari para cezası verilmesinin ardından davalı idare elemanlarınca yapılan kontrolde yapının ruhsata bağlanmadığı ve kaldırılmadığının 12/09/2018 günlü tutanakla tespit edilmesi üzerine, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 3.757,50.-TL tutarında para cezası verilmesine ve aynı Kanunun 32.maddesi uyarınca söz konusu yapıların yıkımına ilişkin 20/09/2018 günlü, 1897 sayılı Silivri Belediye Encümeni kararının alındığı, 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi uyarınca işleme konu yapılar için 07/07/2018 düzenleme tarihli, 429509 başvuru numaralı, 3V992G04 belge nolu yapı kayıt belgesinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Bakılan davada, 31/07/2018 tarihli yapı tatil tutanağı ile tespit edilen uyuşmazlık konusu yapılar için 07/07/2018 tarihinde yapı kayıt belgesinin düzenlenmesinden sonra 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 3. fıkrası uyarınca idari para cezasına ilişkin dava konusu 20/09/2018 tarihli encümen kararının tesis edildiği görülmektedir.
Yukarıda yer verilen açıklamalardan da anlaşılacağı üzere uyuşmazlık konusu yapılar, yapı kayıt belgesinin düzenlendiği 07/07/2018 tarihinden itibaren kayıt altına alındığından, yapı kayıt belgesinin idari veya kazâi bir kararla iptali söz konusu olmadığı sürece kayıt altına alınan yapının 31/12/2017 tarihinden önce yapılan ve yapı yasaklı alanda kalmayan kısımlarına yönelik 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca "yıkım" ya da "idari para cezası" müeyyidelerinin uygulanabilmesi mümkün değildir.
Bu durumda, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Genel Hükümler" başlıklı birinci bölümünün "İstisnalar" başlıklı 4.maddesi ile aynı Kanuna 7143 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 16.madde ile sağlanan haklardan yararlandırılacak yapı tanımında kalmadığı idaresince belgelendirilmeyen yapı ile ilgili olarak tesis edilen 20/09/2018 günlü, 1897 sayılı Silivri Belediye Encümeni kararının dava konusu para cezasına ilişkin kısmında hukuka uyarlık, istinafa konu İdare Mahkemesi kararının bu işlem yönünden davanın reddine ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
Davalı İdarenin istinaf başvurusuna gelince;
Usul hukukunda, dava açmakta olduğu gibi kanun yoluna başvurmada da, hukuki yarar bulunmalıdır. Diğer bir ifadeyle, kanun yoluna başvuranın, aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın kaldırılmasında, korunmaya değer bir yararının bulunması gerekir.
Dosyanın incelenmesinden; 20/09/2018 günlü, 1897 sayılı Silivri Belediye Encümeni kararı yönünden davanın reddine karar verildiği, davalı idare tarafından, anılan encümen kararının tarih ve sayısının “09/08/2018 ve 1543” olarak belirtilmesi nedeniyle Mahkeme kararının bu kısmının kaldırılarak encümen kararının tarih ve sayısı düzeltilmek suretiyle davanın reddine karar verilmesinin istenildiği anlaşılmaktadır.
Bakılmakta olan davanın konusunu, İstanbul İli, Silivri İlçesi, .... Mahallesi, 109 ada, 2951 parselde ruhsatsız 2 adet kagir yapı yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanununun 32.maddesi uyarınca söz konusu yapıların mühürlenmesine ilişkin 31/07/2018 günlü, 2018/1-A/1 cilt/sıra nolu yapı tatil tutanağı ile yapı tatil tutanağında belirtilen aykırılığın uygun hale getirilmediğinin tespit edildiğinden bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42/3.maddesi uyarınca 3.757,50.-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 20/09/2018 günlü, 1897 sayılı Silivri Belediye Encümeni kararının iptali istemi oluşturmasına, İdare Mahkemesince verilen kararda da, encümen kararının içeriği ve dolayısıyla davanın konusu doğru biçimde nitelendirilmesine ve hukuki incelemenin de bu çerçevede ve maddi olgulara uygun yapılmasına karşın, encümen kararının tarih ve sayısının “20/09/2018 ve 1897” yerine sehven “09/08/2018 ve 1543” olarak belirtildiği anlaşılmakla birlikte, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunla değişik 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği ve encümen kararı yönünden davanın reddine karar verildiği dikkate alındığında, davalı idarenin lehine olan Mahkeme kararının bu kısmının kaldırılmasında hukuki menfaati bulunmadığından, davalı idarenin istinaf isteminin incelenemeyeceği açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İstanbul 10. İdare Mahkemesince verilen 11/07/2019 günlü, E:2019/252, K:2019/1617 sayılı kararın yapı tatil tutanağı yönünden davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine ilişkin kısmına yönelik davacının istinaf başvurusunun REDDİNE,
2.İdare Mahkemesi kararının 20/09/2018 günlü, 1897 sayılı Silivri Belediye Encümeni kararının para cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısmına yönelik davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, kararın bu kısmının KALDIRILMASINA, dava konusu 20/09/2018 günlü, 1897 sayılı Silivri Belediye Encümeni kararının 3.757,50.-TL para cezasına ilişkin kısmının İPTALİNE,
3.Davalı İdarenin istinaf başvurusunun incelenmeksizin REDDİNE,
4.Dava kısmen iptal ve kısmen incelenmeksizin retle sonuçlandığından, aşağıda dökümü yapılan ve davacı tarafından karşılanan 253,05.-TL dava ve 206,65.-TL istinaf gideri olmak üzere toplam 459,70.-TL yargılama giderlerinin davada haklılık oranına göre belirlenen 229,85.-TL’sinin ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı davalar için belirlenen 2.590,00.-TL avukatlık ücretinin davalı İdareden alınarak davacıya verilmesine, kalan 229,85.-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Aşağıda dökümü yapılan ve davalı İdare tarafından karşılanan 133,55.-TL istinaf yargılama giderinin davalı İdare üzerinde bırakılmasına,
6.İdare Mahkemesi kararının davacının istinaf başvurusu reddedilmek suretiyle kesinleşen davanın incelenmeksizin reddine ilişkin kısmında davalı İdare lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, davalı İdare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine gerek olmadığına,
7.Artan posta giderinin mahkemesince istinaf isteminde bulunanlara iadesine,
8.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesinin 6. bendi uyarınca kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemesine gönderilmesine,
9.Aynı Kanun maddesi uyarınca kesin olarak 25/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)