İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul ili, Kağıthane İlçe Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapan davacının "Amir veya üstlerini söz, yazı, tutum veya davranışlarıyla küçümsemek" fiilini işlediğinden bahisle, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/5-ç-8. maddesi uyarınca yirmidört ay uzun süreli durdurma cezası ile tecziye edilmesine ilişkin 20.09.2018 tarihli ve 2848 sayılı İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu işleminin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptaline hükmeden İstanbul 7. İdare Mahkemesinin 15/03/2019 tarih ve E:2018/1973, K:2019/555 sayılı kararının; yapılan soruşturma neticesinde davacının fiilinin mevcut bilgi ve belgelerle sabit olduğunun anlaşıldığı, ilgili mevzuat uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek ve istinaf dilekçesinde belirtilen diğer iddialarla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, İstanbul ili, Kağıthane İlçe Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapan davacının "Amir veya üstlerini söz, yazı, tutum veya davranışlarıyla küçümsemek" fiilini işlediğinden bahisle, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/5-ç-8. maddesi uyarınca yirmidört ay uzun süreli durdurma cezası ile tecziye edilmesine ilişkin 20.09.2018 tarihli ve 2848 sayılı İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; olayda, her ne kadar davacının "Amir veya üstlerini söz, yazı, tutum veya davranışlarıyla küçümsemek" fiilini işlediği ve bu sebepten ötürü disiplin cezası ile tecziye edildiği belirtilse de, davacının disiplin cezası ile tecziye edilmesine ilişkin işlemin dayanağının, davacının disiplin cezasını gerektirir eylemini kendisine karşı işlediği ileri sürülen K3 isimli komiser yardımcısı tarafından 11.05.2018 (olay günü) tarihinde tutulan rapor olduğu, söz konusu bu rapor haricinde davacının üstüne karşı davaya konu eylemi işlediğine dair başkaca herhangi bir delil ya da somut bir tespite yer verilmediği, olayın yaşandığı sırada olayı gören başka bir tanık beyanı ya da olayın gerçekleştiği bölgeyi gösteren bir kamera kaydına yer verilmediği, davacının ifadesinde de, üstüne saygısızlık yapmadığını, raporda belirtilen ifadeleri kullanmadığı, sadece elinin cebinde olduğunu kabul ettiği ve bu durumun da istem dışı olduğununun beyan edildiği, bu durumda; 11.05.2018 tarihinde meydana geldiği iddia edilen olay nedeniyle davacının, Yirmidört ay uzun süreli durdurma disiplin cezası ile tecziye edilmesine ilişkin dava konusu işlem tesis edilse de, davacıya isnat edilen fiillerin, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak biçimde somut olarak ve yeterli deliller vasıtasıyla ortaya konulamadığı anlaşıldığından, eksik inceleme ve araştırma sonucu tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un8/5-ç-8. maddesinde; "Amir veya üstlerini söz, yazı, tutum veya davranışlarıyla küçümsemek" fiilin karşılığının yirmidört ay uzun süreli durdurma cezası olduğu kurala bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; 11.05.2018 tarihinde Kağıthane İlçe Emniyet Müdürlüğü Koruma Büro Amirliği nöbet noktasında görevli olan polis memuru davacının, denetimde olan komiser yardımcısı K3 tarafından görevle ilgili konulardan dolayı uyarılması üzerine, davacının komiser yardımcına karşı sarf etttiği ileri sürülen olumsuz sözler ile davranışlara ilişkin olarak komiser yardımcısı tarafından 11.05.2018 tarihli tutanağın(raporun) tanzim edildiği, söz konusu tutanakta; davacının muhtelif sözlerle ve ellerini cebine koymak suretiyle konuşmaya devam ederek rütbesini küçümsediğine dair hususlara yer verildiği, akabinde ise davacı hakkında açılan soruşturma sonucunda düzenlenen soruşturma raporu doğrultusunda tesis edilen dava konusu işlemle; davacının "Amir veya üstlerini söz, yazı, tutum veya davranışlarıyla küçümsemek" fiilini işlediğinden bahisle, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un8/5-ç-8. maddesi uyarınca yirmidört ay uzun süreli durdurma cezası ile tecziye edilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın irdelenmesinden; mahkeme kararında da belirtildiği üzere davacının komiser yardımcısı tarafından tanzim edilen tutanakta yer alan muhtelif olumsuz sözleri kullandığına ilişkin bir tanık ifadesi, kamera kaydı veya başkaca bir somut delil bulunmamaktadır. Davacının soruşturma kapsamında 06.06.2018 tarihinde verdiği ifadesinde; komiser yardımcısı ile konuşması esnasında ellerinin cebinde bulunduğunu belirtmiş ise de, olayda, bu maddi eylemin tek başına "Amir veya üstlerini söz, yazı, tutum veya davranışlarıyla küçümsemek" yasal fiili kapsamında değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla söz konusu yasal fiilin unsurlarının somut bir şekilde gerçekleşmediği neticesine varılmaktadır.
Ancak davacının komiser yardımcısı ile konuşması esnasında ellerinin cebinde bulunması durumuyla ilgili olarak değerlendirme yapılması gerekmektedir. Şöyleki:
Davacının ifadesinde ellerinin cebinde olmasının nedeninin refleksif bir hareket olduğu hususu belirtilmiş ise de, emir komuta zinciri ve sıkı hiyerarşik kurallara tabi olan polis teşkilatında görev yapan davacının amirine/üstüne bu şekilde bir tavır ve davranış sergilememesi gerektiğinin idrak ve bilincinde olmasının icap etmesi, buna ek olarak; komiser yardımcısı tarafından tanzim edilen tutanakta davacının ellerinin cebinde olmasının devamlılık arz eden bir durum olduğunun belirtilmesi durumları bir bütün olarak dikkate alındığında, Dairemizce, davacının görev sırasında amirine/üstüne saygısız davrandığı sonucuna ulaşılmış olup, bu minvalde idarece disiplin hukukundaki 'tipiklik unsuru' (fiilin kanunun ilgili maddesinde tarif edilen şekilde gerçekleşmesi halinde cezai müeyyide uygulanabilmesi) göz önüne alınarak davacı hakkında disiplin açısından yeniden bir değerlendirme yapılabileceği tabiidir.
Vaziyet böyle olunca; dava konusu işlemde aktarımı yapılan gerekçelerle hukuka uygunluk, iptale yönelik olan mahkeme kararında da sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, İstanbul 7. İdare Mahkemesi'nin 15/03/2019 tarih ve E:2018/1973, K:2019/555 sayılı kararı hakkında yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine, istinaf aşamasında yapılan 54,20-TL yargılama giderinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasındaki posta gideri avansından varsa artan kısmın mahkemesince ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6. ve 46. maddeleri uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak 27/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)