(3194 S. K. m. 32, 42) (213 S. K. Mük. m. 298)
İSTEMİN ÖZETİ: Antalya ili Kaş ilçesi, ..... adresinde bulunan taşınmazda projesine aykırı yapılar yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca (verilen süre içinde imara uygun hâle getirilmediği takdirde) yapıların yıkımına ve aynı Kanunun 42. maddesi uyarınca 12.532,53-TL imar para cezası verilmesine ilişkin Kaş Belediye Encümeninin 08/08/2018 tarihli ve 266 sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, Antalya 3. İdare Mahkemesi'nce verilen davanın reddine ilişkin 03/04/2019 gün ve E:2018/1113, K:2019/393 sayılı kararın; davacı vekilince, yapı tatil zaptının yasal unsurları taşımadığı, yapı tatil zaptı ile encümen kararının birbiri ile çeliştiği, iptali istenen işleme esas yapıların imar hukukuna uygun olduğu, bu hususun sunulan bilgi ve belgelere rağmen mahkemece dikkate alınmadığı ileri sürülerek istinaf yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32.maddesinde, "Bu kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığının ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılması ile yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir.” hükmü yer almakta olup, aynı Yasanın 42'nci maddesinin 2.fıkrasının (a) bendinde; yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için uygulanacak para cezalarının miktarları belirlenerek, bu miktarların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılacağı kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; Antalya ili Kaş ilçesi, ..... adresinde bulunan taşınmazda projesine aykırı yapılar yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca (verilen süre içinde imara uygun hâle getirilmediği takdirde) yapıların yıkımına ve aynı Kanunun 42. maddesi uyarınca 12.532,53-TL imar para cezası verilmesine ilişkin Kaş Belediye Encümeninin 08/08/2018 tarihli ve 266 sayılı kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, Antalya 3. İdare Mahkemesi'nce 03/04/2019 gün ve E:2018/1113, K:2019/393 sayılı kararla;"Bakılan davada, dosya içeriği üzerinden yapılan değerlendirmede, olaya ilişkin yapı tatil zaptının yasal unsurları taşıdığı ve tespitleri kusurlandırıcı bir hususun bulunmadığı, yapı sınıfları ve m² olarak tespiti yapılan yapıya ilişkin İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca hesaplanan temel imar para cezasının ve görsel belgelerin incelenmesi neticesinde uygulanan artırım maddelerinin de yerinde olduğu, aykırılıkların ruhsata bağlanamayacağı anlaşıldığından, kaçak uygulamanın yıkımına ve idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu encümen kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır." gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüş ise de;
Olayda dava konusu yıkım ve para cezası işleminin davalı idare görevlilerince düzenlenen 08.08.2018 tarihli yapı tatil zaptına istinaden tesis edildiğinin anlaşıldığı, buna mukabil anılan yapı tatil zaptında imara aykırılıklara ve bunların inşaat alanlarına ilişkin herhangi bir somut bilgiye/tespite yer verilmediğinin görüldüğü, bu hâliyle anılan yapı tatil zaptının imar mevzuatı uyarınca yıkım/para cezası işlemine dayanak teşkil edecek şekilde usulüne uygun düzenlenmediğinin anlaşıldığı, her ne kadar dosyada idarece gönderilen savunma belgeleri ekinde bir krokinin bulunduğu görülmüş ise de, söz konusu krokinin tarih ve numarasının bulunmadığı, içeriğinin çok küçük yazılarla ve belirsiz biçimde düzenlenmiş olduğu, Dairemizce yapılan ara kararına cevaben idarece gönderilen suretin ise daha okunaksız ve belirsiz olduğu, ayrıca bu krokide de yapıların sahil şeridinin hangi kısmında veya planlı sahada kalıp kalmadığı, (davacının bazı aykırılıkların kendisinin kiralamasından önce yapıldığı yönündeki iddiaları karşısında) hangi dönemde yapıldığı (davacı tarafından mı, yoksa onun öncesinde mi yapıldığı) hususlarına ilişkin bilgilerin ve (ara karar cevabı üzerine davalı idarece gönderilmeyen, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce dosyaya sunulan ve fakat herhangi bir ruhsata bağlanıp bağlanmadığı da anlaşılamayan) mimari projeye aykırı kısımlara ilişkin ayrıntıların da yer almadığı, şu hâliyle anılan yapı tatil zaptı ve tarihsiz/sayısız krokinin yıkım ve para cezası işlemlerinin tesisi için yeterli bir dayanak teşkil etmediği, hâl böyle olunca da, her ne kadar uyuşmazlık konusu taşınmazda imara aykırı yapılaşmalar bulunduğu anlaşılmakta ise de, usulüne uygun bir yapı tatil zaptına dayanmayan dava konusu yıkım ve para cezası işlemine ilişkin encümen kararında bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Ayrıca dava konusu encümen kararında, imar para cezasının kimin adına kesildiği hususunun da belirtilmediği, ilaveten bu durumun da dava konusu para cezasını hukuka aykırı kıldığı ifade edilmelidir.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf talebinin kabulüne, Antalya 3. İdare Mahkemesi'nce verilen 03/04/2019 gün ve E:2018/1113, K:2019/393 sayılı kararın KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin İPTALİNE, aşağıda dökümü yapılan dava ve istinaf aşamalarına ait toplam 612,60.-TL yargılama giderinin ve yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00.-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından fazladan yatırılan 44,40.-TL karar harcının talep edilmesi halinde ilgili tahsil dairesince davacıya iadesine, artan posta ücretinin mahkemesince istinaf başvurusunda bulunan davacıya iadesine, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere 16/07/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)