İSTEMİN ÖZETİ: Batman İdare Mahkemesi'nce verilen 11/07/2018 tarih ve E:2018/516, K:2018/544 sayılı kararın istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacı hakkında tesis edilen işlemde mevzuata aykırı bir durum bulunmadığı ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi'nce, davacının adli yardım talebinin daha önce mahkemece kabul edilmiş olması ve bu kabulün hükmün kesinleşmesine kadar devam etmesi sebebiyle davacının istinaf aşamasında yaptığı adli yardım talebi hakkında ayrıca hüküm kurulmasına gerek görülmeksizin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, davacı tarafından, Batman İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde …… olarak görev yaptığı dönemde "Görev içinde ya da dışında amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak" fiilinin işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-3 maddesi uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile tecziyesine, öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan brüt aylığının 1/2 oranında kesilmesine ilişkin Merkez Disiplin Kurulu'nun 09/09/2016 tarih ve 2016/689 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; "... Bu durumda, idarenin takdir yetkisinin ve kendilerine verilmiş kamu görevinin gereğini yerine getiren, haklarında soruşturma yapmaya yetkili merciiler tarafından kamu görevini kötüye kullanmadıkları yönünde karar verilen amirlerini şikayet eden davacının bu eyleminin şikayet hakkı kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacının yukarıda açıklamasına yer verilen Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7. maddesinin 1. fıkrasının D bendinin 3. alt bendinde yer alan "Görev içinde ya da dışında amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak" fiili işlediği sabit olduğundan, davacının 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile tecziyesine, öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan brüt aylığının 1/2 oranında kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır" gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7. maddesinin 1. fıkrasının (D) bendinin 3. alt bendine göre "Görev içinde ya da dışında amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak" eylemi 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmışken aynı eylem halen yürürlükte olan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 4. fıkrasının b-5 bendine göre altı ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
Davacı tarafından, cezanın verildiği tarihte kamu görevlisi olmadığı, Savcılığa verdiği şikayet dilekçesi ile hak arama özgürlüğünü kullandığı, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ne dayanılarak ceza verilemeyeceği, savunma hakkının kısıtlandığı, bu nedenle dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Batman İl Emniyet Müdürlüğü'nde 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yaptığı dönemde davacı hakkında "Batman Valisi, Vali Yardımcısı, Emniyet Müdürü ve Personel Şube Müdür Yardımcısı hakkında asılsız şikayetlerde bulunarak iftira attığı, suç tasnifinde bulunduğu iddiasıyla" soruşturma başlatıldığı, anılan soruşturmaya dayanılarak "davacının Savcılığa yaptığı şikayetler ile üst ve amirlerini baskı altına, mevzuatın idareye tanıdığı hak ve yetkileri kullanmasının önüne geçmek için sürekli şikayetlerde bulunarak idareyi karar alamaz hale getirmek ve etkisiz kılmak düşüncesi ile hareket ettiği" gerekçeleriyle Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu'nun 09/09/2016 tarihli ve 2016/689 sayılı kararıyla davacının "Görev içinde ya da dışında amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak" niteliğinde davranışlarda bulunduğundan bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-3 maddesi uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile tecziyesine, öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan brüt aylığının 1/2 oranında kesilmesine karar verilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinde yer alan ''İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar. Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' kuralı failin lehine olan kanunun uygulanması ilkesini düzenlemektedir.
Ceza hukuku kökenli bir ilke olan lehe olan hükmün uygulanması ilkesi; işlendiği zamanın hukuk normları uyarınca suç sayılan bir fiil sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunuyorsa veya sonradan yürürlüğe giren düzenleme suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre failin lehine ise, sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir. Kural olarak, idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. Bu anlamda idari işlem niteliğindeki disiplin yaptırımının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, ilke olarak suç ve cezadan lehe olan normun uygulanması kuralının disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla, fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
Uyuşmazlıkta, yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde, davacıya eylem tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükmüne göre 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren "Görev içinde ya da dışında amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak" fiilinden dolayı ceza verildiği, ancak işlemin tesis edildiği tarihten sonra yapılan ve halen yürürlükte olan yasal düzenleme ile anılan fiilin cezasının 6 ay kısa süreli durdurmak olarak öngörüldüğü, diğer bir anlatımla, sonraki yasal düzenlemenin davacının lehine olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, lehe olan hükmün uygulanması ilkesi gereğince, davacının lehine olan 7068 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda yeniden bir değerlendirme yapılarak işlem tesis edilmesi gerektiği açık olduğundan, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümleri uyarınca davacının cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde ve davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun KABULÜ ile istinafa konu mahkeme kararının KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin İPTALİNE, davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden davacıdan alınmayan ilk derece yargılama ve istinaf aşamasına ait aşağıda ayrıntıları ile gösterilen toplam 510,10 TL yargılama giderinin davalı idareden tahsili için ilgili merciye Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 16/03/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)