İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, hakkındaki UYAP kaydının silinmesi amacıyla yaptığı başvurunun davalı idare tarafından reddine ilişkin 04.04.2019 tarih ve 27776521-708.01-E.340/4097 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; Ceza Muhakemeleri Kanununun 38/a maddesi ve Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adli Yargı ilk Derece Ceza Mahkemeleri Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 5. maddesinde öngörülen kayıt zorunluluğunun, Cumhuriyet Başsavcılıkları ile ilk derece ceza mahkemelerinin bilgi, belge, dokümantasyon işlemleri, bu işlemlere ilişkin kayıt, dosyalama, saklama ve arşivleme işlemlerinin UYAP ortamında bulundurulmasından kaynaklandığı göz önüne alındığında, ceza yargılamasının görev alanına giren sürecin idari yargı kararı ile durdurulması, geri çekilmesi veya kaldırılması söz konusu olamayacağından, diğer bir ifade ile davacı tarafından Adli Yargıda verilmiş bir kararın ya da yargılama sürecine ilişkin yapılan işlemlerin idari yargıda dava konusu edilmesinin hukuken mümkün olmadığı, davacı tarafından talep edilen konunun idari nitelikte bir yetkinin kullanımı olmadığı gibi idari yargı yoluyla denetlenemeyeceği sonucuna varılmakla bakılan davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine ilişkin olarak Ankara 8. İdare Mahkemesince verilen 30/05/2019 gün ve E:2019/726, K:2019/1246 sayılı kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, itiraz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin, geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan önceki hüküm gereği dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava davacı tarafından, hakkındaki UYAP kaydının silinmesi amacıyla yaptığı başvurunun davalı idare tarafından reddine ilişkin 04.04.2019 tarih ve 27776521-708.01-E.340/4097 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2. maddesinde, İdari dava türleri;
a) İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları,
b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunu'nun 14/3.maddesinde dilekçelerin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği belirtilmiş olup; 15/1-(b) maddesinde dava dilekçesinden idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmadığı sonucuna ulaşılması halinde davanın reddedileceği kurala bağlanmıştır.
Bu hükümden anlaşılacağı üzere, idari yargıda, dava konusu oluşturma açısından, idari işlemlerin kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte bulunması gerekmektedir. İdari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gerekli işlemler, öğreti ve içtihatta idari makam ve mercilerin kamu gücüne dayanarak idare işlevine (idare hukuku alanına) ilişkin olarak yaptıkları ve ilgililer hakkında çeşitli hak ve/veya yükümlülükler doğurmak suretiyle hukuk düzeninde değişiklik yapan, başka bir anlatımla ilgililerin hukukunu etkileyen irade açıklamaları olarak tanımlanmaktadır.
Öte yandan; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Elektronik İşlemler" başlıklı 38/A maddesinde; (1) Her türlü ceza muhakemesi işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılır. Bu işlemlere ilişkin her türlü veri, bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır. (2) Kanunlarda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, dosyalar güvenli elektronik imza kullanılarak UYAP’tan incelenebilir ve her türlü ceza muhakemesi işlemi yapılabilir. (3) Bu Kanun kapsamında fiziki olarak hazırlanması öngörülen her türlü belge ve karar elektronik ortamda düzenlenebilir, işlenebilir, saklanabilir ve güvenli elektronik imza ile imzalanabilir. (4) Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararlar diğer kişi veya kurumlara elektronik ortamda gönderilir. Güvenli elektronik imza ile imzalanarak gönderilen belge veya kararlar, gerekmedikçe fiziki olarak ayrıca düzenlenmez ve ilgili kurum ve kişilere gönderilmez. (5) Elektronik imzalı belgenin elle atılan imzalı belgeyle çelişmesi halinde UYAP’ta kayıtlı olan güvenli elektronik imzalı belge geçerli kabul edilir. (6) Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararlarda, mühürleme işlemi ile kanunlarda birden fazla nüshanın düzenlenmesini öngören hükümler uygulanmaz. (7) Zorunlu nedenlerle fiziki olarak düzenlenmiş belge veya kararlar, yetkili kişilerce taranarak UYAP’a aktarılır ve gerektiğinde ilgili birimlere elektronik ortamda gönderilir. (8) Elektronik ortamdan fiziki örnek çıkartılması gereken hallerde tutanak veya belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek hâkim, Cumhuriyet savcısı veya görevlendirilen yetkili kişi tarafından imzalanır ve mühürlenir. (9) Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter. (10) Yargı birimlerinin ihtiyaç duyduğu nüfus, tapu, adlî sicil kaydı gibi dış bilişim sistemlerinden UYAP vasıtasıyla temin edilen bilgi, belge ve kayıtlar, zorunlu olmadıkça ayrıca fiziki olarak istenilmez. UYAP’tan dış bilişim sistemlerine gönderilen bilgi ve belgeler ayrıca zorunlu olmadıkça fiziki ortamda gönderilmez. (11) Ceza muhakemesi işlemlerinin UYAP’ta yapılmasına dair usul ve esaslar, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir.
Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adli Yargı ilk Derece Ceza Mahkemeleri Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 5/1. maddesinde; “Cumhuriyet başsavcılığı ve mahkemelerin iş süreçlerindeki veri, bilgi ve belge akışı ile dokümantasyon işlemleri, bu işlemlere ilişkin kayıt, dosyalama, saklama ve arşivleme ile entegrasyon sağlanmış dış birimlerle yapılacak bütün işlemler UYAP ortamında gerçekleştirilir. Tüm veriler eksiksiz ve doğru bir şekilde UYAP’a kaydedilir.” hükmü, “Karar kaydı” başlıklı 67. maddesinde, “(1) Mahkemece verilen karara ilişkin işlemlerin safahatının işlendiği kayıttır. (2) Bu kayıt; sıra numarası, esas numarası, karar tarihi, sanığın kimlik bilgileri, suçun türü, kararı veren mahkemenin başkan ve üyeleri ile hâkim ve Cumhuriyet savcısı, karar türü, tarafların kanunî temsilcileri ile vekil ve müdafiin kimlik bilgileri, karar sonucu ile düşünceler sütunlarını içerir.” hükmü ve 92. maddesinde ise; “Soruşturma ve dava dosyası UYAP’ta tutulur." hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, isim benzerliğinden kaynaklanan bir yanlışlık sonucunda bir FETÖ soruşturma dosyasında beyanının istenilmesi üzerine şikayetin kendisi hakkında olmadığından, bu sebeple soruşturmadan çıkarılmasını talep ettiği halde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 09/10/2018 tarih ve Sor. No:2018/134086 K:2018/106569 sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi üzerine bu kararın kaldırılması amacıyla yaptığı itirazın Ankara 4.Sulh Ceza Mahkemesi'nin D.İş:2018/8064 sayılı kararı ile kabul edildiği, bu kararda açıkça hakkındaki şüpheli sıfatının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken kovuşturmaya yer olmadığı şeklinde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunun belirtildiği, bunun üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 06.02.2019 tarihli bir UYAP Uygulamaları Düzeltme Formu düzenlendiği ve adının dosyadan tamamen silinmesinin talep edildiği, hakkındaki kaydın silinmemesi ve davalı idareye yaptığı başvurunun dava konusu işlem ile reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdare Mahkemesince; Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 38/a maddesi ve Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 5. Maddesinde öngörülen kayıt zorunluluğunun Cumhuriyet Başsavcılıkları ile ilk derece ceza mahkemelerinin bilgi, belge, dokümantasyon işlemleri, bu işlemlere ilişkin kayıt, dosyalama, saklama ve arşivleme işlemlerinin UYAP ortamında bulundurulmasından kaynaklandığı göz önüne alındığında, ceza yargılamasının görev alanına giren sürecin idari yargı kararı ile durdurulması, geri çekilmesi veya kaldırılması söz konusu olamayacağından, diğer bir ifade ile Adli Yargıda verilmiş bir karar ya da yargılama sürecine ilişkin yapılan işlemlerin idari yargıda dava konusu edilmesi hukuken mümkün olmadığı davacı tarafından talep edilen konunun idari yargı yoluyla denetlenemeyeceği sonucuna varılmakla davanın esasını inceleme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle dava incelenmeksizin reddedilmiştir.
Bakılan uyuşmazlıkta dava konusu işlem Adli Yargıda verilmiş bir kararın yargılama sürecine ilişkin işlemler olmayıp, iş bu yargılama süreci Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında Fetö/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan sürmekte olan bir soruşturmada davacının isim benzerliği nedeniyle çağrılması sonucu sehven Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz ederek kaldırılması talebi üzerine, Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesinin şüpheli sıfatının ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılması yolundaki kararı sonucu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 06/02/2019 tarihli UYAP Uygulamamaları Düzeltme Formu düzenlenmesi ile sona erdiği, bu davada iptali istenen işlemin ise, davacının Uyapta sürmekte olan şüpheli kaydının silinmesi talebine karşılık 5271 sayılı CMK 38/A maddesinde öngörülen doğruluk ihlal edilmeyeceğinden taraf sıfatının kaldırılmayacağı ve silinmeyeceği yolundaki Adalet Bakanlığının 04/04/2019 tarih ve E:340/4097 sayılı davacının hukuksal durumunda sonuç doğuran tek taraflı olarak tesis edilen ve idari yetkinin kullanılmasına ilişkin kesin ve icrai nitelikte bir işlem olduğu bir başka deyişle idari davaya konu işlem olduğu açık bulunduğunda, davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken davanın incelenmeksizin reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf isteminin KABULÜ ile Ankara 8. İdare Mahkemesince verilen 30/05/2019 gün ve E:2019/726, K:2019/1246 sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2577 sayılı Yasanın 45/5. maddesi uyarınca yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının mahkemesine İADESİNE, Dairemizin kaldırma kararı üzerine mahkeme tarafından yeniden bir karar verileceğinden bu aşamada yargılama giderleri yönünden ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca kesin olarak 09/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)