İSTEMİN ÖZETİ: Davacı vekili tarafından, müvekkilinin 27/06/2018 tarihinde internet ortamı üzerinden 7143 Sayılı Kanun'un 5. maddesine istinaden 2015, 2016 ve 2017 dönemlerine ilişkin olarak yapmış olduğu Kurumlar Vergisi yönünden matrah artırımı talebinin Kırkpınar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce reddine yönelik 08/11/2018 tarih ve 41925 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın "... mükellef kurum hakkında davalı vergi dairesi nezdinde herhangi bir terör örgütüne ilişkin kaydın bulunmadığı, her ne kadar adli makamlar tarafından yürütülen soruşturma kapsamında davacı şirketin satışları sebebiyle inceleme talep edilmiş olsa da tanzim olunan inceleme raporuna göre davacı şirketin FETÖ/PDY kapsamında bilgi girişi yapılanlar listesinde bulunmaması, 2016 hesap dönemine ilişkin olarak yüksek cirolu satışlarının yanında anılan iki mükellefe olan satışların çok cüzi miktarlarda kalması ve söz konusu satışların ticari hayatın teamüllerine uygun olduğunun müfettiş incelemesi sonunda da tespit edilmesi ve hali hazırda davalı idarece davacı şirketin matrah artırımına ilişkin ödemelerinin devam etmesi karşısında 7143 sayılı Kanun'un 5. maddesi gereği matrah artırımında bulunmak amacıyla idareye yapmış olduğu başvurunun, anılan Kanunun 5. maddesinin 9. fıkrasında belirtildiği üzere, "'Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle adli makamlar, genel kolluk kuvvetleri veya Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında vergi incelemesi yapılması' düzenlemesinde, aranılan şartların vergi incelemesi sonucunda davacı şirket nezdinde gerçekleşmediğinin anlaşılması karşısında davalı idarece tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı..." gerekçesiyle, kabulüne karar veren Edirne Vergi Mahkemesi'nin 25/04/2019 tarih ve E:2018/431, K:2019/159 sayılı kararının, davalı idare vekili tarafından, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosunca 10/01/2018 tarihinde FETÖ/PYD silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülmekte olan soruşturmaya esas olmak üzere davacı şirketin defterlerinin incelenmesinin talep edildiği, 26/01/2018 tarihinde davacı şirketin 2015 ve 2016 hesap dönemlerine ilişkin olarak incelemenin başladığı, davacı şirket tarafından 27/06/2018 tarihinde 7143 sayılı Kanun uyarınca 2015, 2016 ve 2017 yılları için matrah artırımı talebinde bulunulduğu ve bunun üzerine ilgili yıllar için otomatik kurumlar vergisi tahakkuku oluştuğu, davacı şirket hakkında hazırlanan 24/10/2018 tarih ve 2018/A-2038/23 sayılı Görüş ve Öneri Raporu uyarınca 7143 sayılı Kanun'un 5/9. maddesi hükmüne istinaden matrah artırımının ve tahakkukların iptal edildiği, bu hususta davacı şirkete 08/11/2018 tarih ve 41925 sayılı yazı ile bilgi verildiği, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, istinaf yoluyla kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
CEVAP DİLEKÇESİNİN ÖZETİ: Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci Vergi Dava Dairesi'nce; dosyadaki belgeler incelenip istinaf başvurusu hakkında gereği görüşüldü:
İstinaf başvurusu, davacı vekili tarafından, müvekkilinin 27/06/2018 tarihinde internet ortamı üzerinden 7143 Sayılı Kanun'un 5. maddesine istinaden 2015, 2016 ve 2017 dönemlerine ilişkin olarak yapmış olduğu Kurumlar Vergisi yönünden matrah artırımı talebinin Kırkpınar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce reddine yönelik 08/11/2018 tarih ve 41925 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın kabulü yönündeki İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1.fıkrasında; idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği; 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; 4. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği; 6. fıkrasında ise, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hükümleri yer almaktadır.
7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un ''Matrah ve Vergi Artırımı' başlıklı 5. maddesinin 9. fıkrasında; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinin (b) fıkrasındaki “defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler” veya bu fiiller nedeniyle incelemesi devam edenler ile terör suçundan hüküm giyenlerin, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla haklarında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle adli makamlar, genel kolluk kuvvetleri veya Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında vergi incelemesi yapılması, terörün finansmanı suçu veya aklama suçu kapsamında inceleme ve araştırma yapılması talep edilenlerin, bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerinden yararlanamayacakları, şu kadar ki 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin (b) fıkrasında yer alan defter, kayıt ve belgeleri yok etme veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyma veya hiç yaprak koymama veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme fiillerinden hareketle yapılan vergi incelemesinin tamamlanması sonucu bu fiillerin varlığının tespit edilememesi durumunda, bu durumun tespitine ilişkin raporun mükelleflere tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde yazılı başvurmaları, matrah ve vergi artırımı sonucu hesaplanan vergileri, raporun tebliğini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde altı eşit taksitte ödemeleri ve maddede öngörülen diğer şartları yerine getirmeleri koşuluyla bu madde hükümlerinden yararlanacakları hükme bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı şirket hakkında, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosunca 10/01/2018 tarihinde FETÖ/PYD silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülmekte olan bir soruşturmaya esas olmak üzere davacı şirketin defterlerinin incelenmesinin talep edildiği, 26/01/2018 tarihinde davacı şirketin 2015 ve 2016 hesap dönemlerine ilişkin olarak incelemenin başladığı, davacı şirket tarafından 27/06/2018 tarihinde 7143 sayılı Kanun uyarınca 2015, 2016 ve 2017 yılları için matrah artırımı talebinde bulunulduğu ve bunun üzerine ilgili yıllar için sistem üzerinden otomatik kurumlar vergisi tahakkuku oluştuğu, incelemenin sonucunda Vergi Müfettişi ... tarafından 24/10/2018 tarih ve 2018-A-2038/23 sayılı görüş ve öneri raporu tanzim olunduğu, söz konusu rapora göre mükellef kurum hakkındaki incelemenin konusunun, adli makamdan gelen bir inceleme talebi olması, incelemenin konusunun terör örgütüne finansman sağlanıp sağlanmadığı, aklama suçunun oluşup oluşmadığı yönünde bir inceleme talebi olması nedeniyle mükellef kurumun 7143 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca matrah artırımı hükümlerinden yararlanamayacağı anlaşılmakla matrah artırımı işleminin iptal edilmesi hususunun müfettişliğin 01/11/2018 tarih ve 2015 sayılı yazısı ile davalı idareye bildirildiği, davalı idarece 08/11/2018 tarih ve 41925 sayılı yazıyla davacı şirkete Kurumlar Vergisi yönünden matrah artırımı hükümlerinden yararlanamayacağının 13/11/2018 tarihinde bildirilmesi üzerine söz konusu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayda, davacının 2015, 2016 ve 2017 yılına dair 7143 sayılı Kanun'un 5. maddesi gereği yaptığı kurumlar vergisi matrah artımı talebinin anılan Kanun'un 5. maddesinin 9. fıkrası gereği, Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibariyle adli makamlar tarafından yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsamında vergi incelemesine sevk edilmesi nedeni ile reddedildiği, davacı hakkında yürütülen vergi incelemesi sonucu düzenlenen 24/10/2018 tarih ve 2018-A-2038/23 sayılı görüş ve öneri raporunda da davacı kurum hakkında inceleme talebi konusunun, Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma ile ilgili olarak, kurumun, FETÖ terör örgütüne ait kurumlara yüksek tutarlı fatura düzenleyerek ve aklama yapılarak örgüte aktarım yapıp yapmadığı hususu olduğunun belirtildiği, dolayısıyla, davacının, adli makamlar tarafından yürütülen soruşturma kapsamında yazılan yazıya istinaden yürütülen çalışmalar neticesinde incelemeye sevk edildiğinin açık olduğu anlaşılmakla; 7143 sayılı Kanun'un 5-9 maddesi ile adli makamdan gelen bir inceleme talebinin varlığının, Kanun'un matrah ve vergi artırımına ilişkin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerinden yararlanılmaması için yeterli kabul etmesi karşısında davacının matrah artırımı talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmeyerek istinaf isteminin kabulüne, ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine hükmetmek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, Edirne Vergi Mahkemesi'nce verilen 25/04/2019 tarih ve E:2018/431, K:2019/159 sayılı kararın kaldırılmasına, davanın reddine, aşağıda ayrıntısı gösterilen ve ilk dava aşamasında davacı tarafından yapılan 143,60-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarece istinaf başvurusu ve yd itiraz başvuru aşamasında yapılan toplam 119,00-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.890,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 54,40-TL maktu karar harcının 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca davalı idarece davacıdan tahsiline, istinaf başvurusu aşamasında harçtan muaf olması nedeniyle davalı idareden aranmayan 128,50-TL istinaf başvuru harcının, davacı tarafından YD itiraz aşamasında fazladan 128,50-TL YD itiraz harcından mahsup edilerek, tekrar tahsiline gerek görülmediğine, artan posta avanslarının Mahkemesince yatıran tarafa iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, dava konusu tutar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46/b bendinde düzenlenen parasal sınırı aşmadığından, aynı Yasanın 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak, 05/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)