(2577 S. K. m. 13)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacılar vekili tarafından, Gaziantep İli, Şahinbey İlçesi, Beybahçe Mahallesi'nde 20.08.2016 tarihinde düzenlenen düğün merasimine yapılan terör saldırısı sonucu davacılardan H. T.'ın yaralanması olayında sosyal risk ilkesi gereği idarenin kusursuz sorumluluğunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen H. T. için şimdilik 1.000,00.-TL maddi, 250.000,00.-TL manevi, H. T. için ise 200.000,00.-TL manevi olmak üzere toplam 451.000,00.-TL tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; "...Dava konusu patlama olayının 20.08.2016 tarihinde meydana geldiği, davacı eş H. T.'ın patlamanın etkisiyle vücudunda yanıklar oluşması üzerine 21.08.2016 tarihinde saat:00:38 sıralarında Gaziantep 25 Aralık Devlet Hastanesinde tedavisine başlandığı ve tedavi süreci sonucunda 17.09.2016 tarihinde hastaneden şifa ile taburcu olduğunun anlaşıldığı, daha sonra davacılar tarafından 21.05.2018 tarihinde müracaat edilmesi neticesinde % 5 oranında özürlü olduğuna (2 yıl süreli) ilişkin Gaziantep Dr. E. A. Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 24.05.2018 tarihli ve 4703 numaralı Sağlık Kurulu Raporu düzenlendiğinin anlaşılması üzerine, Mahkememizin 14.03.2019 tarihli ara kararıyla davacılardan ve Gaziantep 25 Aralık Devlet Hastanesi Başhekimliğinden "dava konusu olayın meydana geldiği 20.08.2016 tarihi ile davacının sağlık kurulu raporu aldığı 24.05.2018 tarihleri arasında davacının tedavisinin devam ettiğine ilişkin her türlü bilgi ve belgenin" Mahkememize gönderilmesinin istenildiği, davacılar vekili ve Başhekimlik tarafından gönderilen bilgi ve belgelerden davacı eş H. T.'ın patlamanın etkisiyle vücudunda yanıklar sonucu zarar görmesi üzerine 21.08.2016 tarihinde saat:00:38 sıralarında Gaziantep 25 Aralık Devlet Hastanesinde tedaviye başlandığı ve tedavi süreci sonucunda 17.09.2016 tarihinde hastaneden şifa ile taburcu olduğunun belirtildiğinin görüldüğü ve davacılar tarafından olayın meydana geldiği tarih ile sağlık raporunun alındığı tarih arasında tedavisinin devam ettiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulamadığı görüldüğünden, dolayısıyla her ne kadar zararı doğuran olay 20.08.2016 tarihinde gerçekleşmiş olsa da, davacı eşin şifa ile taburcu olduğu 17.09.2016 tarihi itibariyle söz konusu olaydan dolayı uğranılan zararın ortaya çıktığı ve 2577 Sayılı Kanun'un 13. maddesinde de öngörüldüğü şekilde uğranılan zarardan haberdar olunduğu; bu durumda, 17.09.2016 tarihinden itibaren bir yıl içinde uğranılan zararın ödenmesi istemiyle idareye başvurulması gerekirken, bu süre geçtikten sonra 04.12.2018 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine 27.02.2019 tarihinde açılan bu davanın süreaşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığı ...'' gerekçesiyle davanın süre yönünden reddi yolunda Gaziantep 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 24/04/2019 gün ve E:2019/202, K:2019/526 Sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu, %5 malül olduğuna ilişkin sağlık kurulu raporu olduğu, dava açma süresini bu raporla birlikte hesap edilmesi gerektiği ileri sürülerek, istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI SAVUNMANIN ÖZETİ: İdare mahkemesince verilen kararın usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
GAZİANTEP VALİLİĞİ SAVUNMANIN ÖZETİ: İdare mahkemesince verilen kararın usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
KARAR: 2577 Sayılı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilen ilgililerin, idari eylemleri öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve herhalde idari eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği hükme bağlanmıştır.
Tam yargı davaları idari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazminini ifade etmektedir. Bu nedenle tam yargı davasının açılabilmesi için eylemin idariliğinin ve yol açtığı zararın ortaya çıkması zorunludur.
İdari eylem, idarenin işlevi sırasında bir hareketi, bir olayı, bir tutumu; idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka bir deyişle öncesinde, temelinde bir idari karar veya işlem bulunmayan salt maddi tasarrufları ifade eder.
Söz konusu eylemin idariliği ve doğurduğu zarar bazen eylemin yapılmasıyla birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra, değişik araştırma, inceleme, kesin sağlık raporu ve hatta ceza yargılaması sonucu ortaya çıkabilmektedir.
Bu itibarla, 2577 Sayılı Kanun'un 13. maddesinde öngörülen 1 ve 5 yıllık sürelerin eylemin idariliğinin ve zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren hesaplanması zorunludur. Aksi yorumun, zararın ve bu zarara yol açan eylemin idariliğinin ortaya çıkmasıyla kullanılması mümkün olan dava açma hakkını ortadan kaldıracağı, hak arama özgürlüğüyle bağdaşmayacağı açıktır.
İstinaf dosyasının incelenmesinden; Gaziantep İli, Şahinbey İlçesi, Beybahçe Mahallesi'nde 20.08.2016 tarihinde düzenlenen düğün merasimine yapılan terör saldırısı sonucu davacılardan H. T.'ın yaralandığı, Gaziantep 25 Aralık Devlet Hastanesinde tedavi gördüğü, davacılar tarafından 21.05.2018 tarihinde müracaat edilmesi neticesinde % 5 oranında özürlü olduğuna (2 yıl süreli) ilişkin Gaziantep Dr. E. A. Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 24.05.2018 tarihli ve 4703 numaralı Sağlık Kurulu Raporu düzenlendiği, bunun üzerine davacılar vekili tarafından idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiası ile maddi ve manevi zararlarının giderilmesi için davalı idarelerden İçişleri Bakanlığına 04.12.2018 tarihli dilekçesi ile başvurduğu, davalı idarenin başvuruyu zımnen reddetmesi üzerine 27.02.2019 tarihine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda; İdare Mahkemesince, davacılardan ....'ın 20.08.2016 tarihinde terör saldırısı sonucu yaralandığı ve hastaneye yatırılarak tedavi altına alındığı ve 17.09.2016 tarihinde taburcu olduğu, uğranılan zararın en geç bu tarihte öğrenildiği kabul edilerek, söz konu tarihten itibaren bir yıl içinde başvuru yapılmadığından bahisle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; 24.05.2018 tarihinde Sağlık Bakanlığı Gaziantep Dr. E. A. Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nce davacının %5 engelli olduğuna dair sağlık kurulu raporu verildiği, bu itibarla idarenin eylemi sonucu davacının vücudunda engellilik durumunun meydana geldiği ve zarara uğradığı hususunun söz konusu rapor tarihi itibariyle öğrendiği ve zararın bu tarihte kesinleştiği görülmektedir.
Bu durumda; idarenin eylemi sonucu vücudunda engellilik durumunun oluştuğunu 24.05.2018 tarihli rapor ile öğrenen davacının, İYUK'nun 13. maddesindeki bir yıllık süre içinde davalı idare kayıtlarına giren başvurusunun zımnen reddi üzerine açtığı davada süre aşımı bulunmadığından, yukarıda yazılı gerekçeyle davayı süre aşımı nedeniyle reddeden İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüyle Gaziantep 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 24/04/2019 gün ve E:2019/202, K:2019/526 Sayılı kararın kaldırılmasına, 2577 Sayılı Kanun'un 45/5. maddesi uyarınca uyuşmazlık hakkında dosyanın tekemmül ettirilerek mahkeme heyetince yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, Mahkemece yeniden verilecek kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına, 22/01/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)