İSTEMİN ÖZETİ: Kamu Personeli Seçme Sınavı 2017/1 yerleştirme sonuçlarına göre davalı kuruma yerleşen davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olması nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48/A-8 maddesi uyarınca atamasının yapılmamasına ilişkin 18/07/2018 tarih ve M.04-800-2877 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, davacının ve eşinin matematik öğretmeni olarak çalıştığı eğitim kurumlarının, FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kapatıldığı, ayrıca davacı ve eşinin Bank Asya adlı bankada hesapları bulunduğu, 2014 yılında davacının eşine ait hesapta belirgin bir şekilde bankacılık işlemleri yapıldığı dikkate alındığında, davacı hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48/A-8 maddesi uyarınca yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğu sonucuna varılmakla, atamasının yapılmamasına ilişkin 18/07/2018 tarih ve M.04-800-2877 sayılı davalı idare işleminde, usule ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle verilen davanın reddine dair Erzurum 1. İdare Mahkemesi'nin 24/10/2019 gün ve E:2018/1332, K:2019/1464 sayılı kararının; hukuka aykırı olduğu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu 48/A-8 maddesindeki şartları taşıdığı ileri sürülerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinafa konu kararın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin işin esası hakkında gereği görüşüldü:
Dava; Kamu Personeli Seçme Sınavı 2017/1 yerleştirme sonuçlarına göre davalı kuruma yerleşen davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olması nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48/A-8 maddesi uyarınca atamasının yapılmamasına ilişkin 18/07/2018 tarih ve M.04-800-2877 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48. maddesinin 1. fıkrasının (A) bendinin (8) numaralı alt bendinde; "Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak" Devlet memurluğuna alınmada aranacak genel şartlar arasında sayılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, Kamu Personeli Seçme Sınavı 2017/1 yerleştirme sonucu ile davalı kuruma aday memur olarak yerleştirildiği, davacı hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48/A-8 maddesi uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapıldığı, yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde davacının ve eşinin, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir olan ve KHK ile kapatılan eğitim kurumlarında öğretmen olarak çalıştıkları, davacının eşinin Bank Asya'da hesabının bulunduğu, bu hesapta 2014 yılında hesap bakiyesinin belirgin olarak artırıldığının tesbit edilmesi üzerine, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle atamasının yapılmamasına ilişkin 18/07/2018 tarih ve M.04-800-2877 sayılı davalı idare işleminin tesis edildiği, bu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Anayasa Mahkemesi'nin 29/11/2019 tarih ve 30963 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 24/07/2019 tarih ve E:2018/73, K:2019/65 sayılı kararıyla; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (8) numaralı alt bendinin (Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak) iptal edildiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinin ileri bir tarihe ertelenmediği görülmektedir.
Anayasanın 153. maddesinin 3. fıkrası "Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez."; 5. fıkrası ise, "İptal kararları geriye yürümez." kuralını taşımaktaysa da, Anayasa Mahkemesi'nce bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasanın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemez.
Öte yandan, Anayasanın 152. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "... Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır." yolundaki kural da, Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararlarının, itiraz yoluna başvurulmasını isteyen kişi ya da kişiler tarafından açılan davaların yanı sıra, iptal edilen hüküm ya da hükümler esas alınarak hakkında uygulama yapılmış olan kişiler tarafından açılan ve görülmekte olan davalarda da uygulanması gerektiğini açıkça vurgulamaktadır.
Bu hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanun ya da kanun hükmünde kararnamenin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasanın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasını isteme hakkına sahip olan kişilerin de, olayımızda olduğu gibi, hak veya menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş olması halinde, iptal hükmünün hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerekeceği açıktır.
Bu durumda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (8) numaralı alt bendinin (Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak) Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmesi nedeniyle bu maddeye dayalı olarak kurulan işlemler yasal dayanağını kaybederek hukuka aykırı duruma gelmiş olup, 657 sayılı Kanun'un 48. maddesi uyarınca yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle davacının atamasının yapılmamasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, Erzurum 1. İdare Mahkemesi'nin 24/10/2019 gün ve E:2018/1332, K:2019/1464 sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 437,30-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden tahsil edilmeyen 437,30-TL yargılama giderinin davalı idareden tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, bu kararın kesin olduğunun taraflara tebliğine, 19/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)