İSTEMİN ÖZETİ: Davacı vekili tarafından; güvenlik görevlisi olarak görev yapan müvekkilinin, 15.11.2018 tarihinde temel silahlı eğitimini tamamlayarak Özel Güvenlik Kimlik Kartı almak için yapmış olduğu başvurunun, hakkında yapılan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması neticesinde reddine dair Kayseri Valiliği İl Özel Güvenlik Komisyonu'nun 27.12.2018 tarih ve 2018/581 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, özel güvenlik görevlisi olan davacının 15.11.2018 tarihinde temel silahlı eğitimini tamamlayarak Özel Güvenlik Kimlik Kartı almak için davalı idareye başvurduğu, davalı idarece davacının talebi üzerine yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16/12/2016 tarih ve 2016/180056 sayılı talimatı gereği "gizlilik kararı bulunan FETÖ/PDY mensuplarının mesajlaşma uygulamasına ait (GSM) abone listesinde adı geçen şahıs" şeklinde bilgi elde edildiği, konu ile ilgili olarak TEM Şube Müdürlüğü ile yapılan yazışma neticesinde, davacı hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/38540 sayılı soruşturma dosyası kapsamında FETÖ/PDY'den (…. adli işlem yapıldığı ve adli kontrol kararı ile serbest bırakıldığının bildirildiği, elde edilen bilgiler neticesinde Kayseri Valiliği İl Özel Güvenlik Komisyonu'nun davaya konu 27.12.2018 tarih ve 2018/581 sayılı kararı ile davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle özel güvenlik çalışma izni ve kimlik kartı talebinin reddine karar verildiği, söz konusu kararın iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, öte yandan; davacı hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/38540 sayılı soruşturma dosyası kapsamında yürütülen soruşturma neticesinde 18/02/2019 tarihli ve 2019/6004 karar numarasıyla "Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar" verildiği, olayda, davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olması nedeniyle özel güvenlik çalışma izni ve kimlik kartı talebinin reddine dair dava konusu işlemin gerekçesinin, davacı üzerine kayıtlı .... numaralı GSM hattında .... programı tespit edildiği ve Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/38540 sayılı soruşturma dosyası kapsamında FETÖ/PDY'den (.... adli işlem yapıldığı yönündeki tespit olduğu, söz konusu soruşturma neticesinde ise 18/02/2019 tarihli ve 2019/6004 karar numarasıyla "Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar" verildiği görülmekle birlikte; Mahkemesi’nce 30/05/2019 tarihli ara kararı ile, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü, Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'ndan, davacı ve birinci derece yakınları hakkında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak, üyelik, irtibat vb. hususları gösterir herhangi bir tespit bulunup bulunmadığı, var ise buna ilişkin bilgi ve belgelerin onaylı birer suretinin istenilmesine karar verildiği, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından verilen 22.07.2019 tarihli cevapta; davacı ve birinci derece yakınlarının Müflis F1 Bankası A.Ş. nezdinde hesaplarının bulunmadığının bildirildiği, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından verilen 03.07.2019 tarihli cevapta; davacı hakkında 24.06.2019 tarihinde yapılan sorgulamada, davacının KHK'lar ile kapatılan dernek ve sendikalara üyeliğine ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığının bildirildiği, Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü tarafından verilen 01.07.2019 tarihli cevapta ise; davacı hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/38540 sayılı soruşturma dosyası kapsamında soruşturma yürütüldüğü, babası …..'nin Uzman Çavuş olarak görev yapmakta iken 692 sayılı KHK ile rütbe ve unvanlarının geri alındığı, diğer aile bireyleri ile ilgili olarak ise herhangi bir bilgi ve bulguya rastlanmadığının bildirildiği, uyuşmazlıkta; Mahkeme tarafından yapılan ara kararı üzerine ilgili Kurumlar tarafından sunulan bilgi ve belgeler ile dosya kapsamındaki diğer belgeler ışığında yapılan inceleme neticesinde; dava konusu işlemin gerekçesini oluşturan davacıya ait GSM hattı üzerinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan mesajlaşma programı olan .... programının kullanıldığı ve bu kapsamda davacı hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/38540 soruşturma dosyası nezdinde soruşturma yürütüldüğü ileri sürülmüş ise de; davacı hakkında yapılan soruşturma neticesinde, "Ümran Özdil hakkında FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçundan soruşturma işlemlerine başlanılmış ise de; şüphelinin mevcut delil durumu itibariyle silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğine dair somut herhangi bir delil elde edilemediği, .... programı tespit edilen .... numaralı GSM hattın B.Ş. tarafından kullanıldığı, kendisi tarafından kullanılmadığı, şüpheli hakkında ayrıca adli soruşturmayı gerektirecek başkaca suç ve suç unsuru bulunmadığının anlaşıldığı" gerekçesiyle 18/02/2019 tarihli ve 2019/6004 karar numarasıyla "Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar" verildiği, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat, iltisak, mensubiyet ve/veya üyelik ilişkisini ortaya koyabilecek (hakkında yürütülen Savcılık Soruşturması dışında)dosya kapsamında herhangi bir tespit bulunmadığı değerlendirildiğinden; dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, öte yandan, dava konusu işlemin gerekçesi olmamakla birlikte; davacının babasının, uzman çavuş olarak görev yapmakta iken 692 sayılı KHK ile rütbe unvanlarının alındığı ile ilgili bilginin, davacının silahlı özel güvenlik görevlisi olmasına engel teşkil edecek mahiyette olup olmadığı hususunda Mahkeme'ce yapılan değerlendirmede; Güvenlik soruşturmasıyla şahısların, sadece terör örgütlerine üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olup olmadığı yönünden değil, aynı zamanda, hem kendisinin, hem de kendisini etkileyebilecek yakın çevresinin, bu örgütlerle sıkı işbirliği içinde bulunup bulunmadığı, bunları destekleyip desteklemediği, sempatizanı olup olmadığı yönünden de titizlikle araştırma yapılması gerektiği açık olup, güvenlik araştırması yapılırken ulaşılan bilgi ve kanaatin; somut, güvenilir, teyit edilebilir nitelikte olması, tahmine, tasavvura ve önyargıya dayalı olmaması, aynı yöndeki kanaatin mümkün olduğunca farklı bilgi ve delillerle de desteklenmesi, bu inceleme ve değerlendirmenin hukuken denetlenebilir nitelikte olması gerekir. Aksi durumda soyut ve gerçek dışı ithamlarla bazı kişilerin önemli hak kayıplarına yol açılabileceği, bu durumun ise en çok yine kendisi ile mücadele edilen yasa dışı terör mihraklarınca istismar edilmesine sebebiyet vereceği, bu veriler ışığında; Mahkemece yapılan ara kararı üzerine Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü tarafından verilen cevapta, "davacının babasının, uzman çavuş olarak görev yapmakta iken 692 sayılı KHK ile rütbe unvanlarının alındığı" yönündeki bilginin, davacının ve kendisini etkileyebilecek yakın çevresinde bulunan kişilerin bu örgüte aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olup olmadığı, örgütle sıkı işbirliği içinde bulunup bulunmadığı, bunları destekleyip desteklemediği, sempatizanı olup olmadığı yönünden de titizlikle araştırılması, bu yöndeki kanaatin mümkün olduğunca farklı bilgi ve delillerle desteklenmesi gerektiği, ancak bu durumun sabit görülmesi halinde kişi hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak nitelendirilebileceği, dava dosyası kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden, davacının babası ile ilgili bu durumun, davacının özel güvenlik görevlisi olmasına engel teşkil edebileceğine yönelik olarak yukarıda yer verilen prensipler dahilinde elde edilmiş herhangi bir tespitin bulunmadığı değerlendirildiğinden; bu hususun, davacının özel güvenlik görevlisi olarak çalışabilmesine engel teşkil etmeyeceği sonucuna varıldığı gerekçesiyle Kayseri 2. İdare Mahkemesi'nce dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak verilen 10/10/2019 gün ve E: 2019/217, K: 2019/769 sayılı kararın, davacı hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapıldığı, terör örgütüne aidiyeti, irtibatı veya iltisakı tespit edildiği ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Müvekkilin babasının OHAL KHK'sı ile mesleğinden ihraç edilmediği, müvekkilin babası emekli uzman başçavuş olduğu ve rütbesinin söküldüğü, OHAL Komisyonuna başvurusunun inceleme aşamasında olduğu, masumiyet karinesi ve gerekse çalışma hakkı gereğince müvekkilin özel güvenlik kimlik kartı almasında yasal hiçbir engel bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi'nce 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesi uyarınca dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle, gerekçesi yukarıda anılan Kayseri 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 10/10/2019 gün ve E: 2019/217, K: 2019/769 sayılı kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, istinaf istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığından istinaf isteminin reddine, aşağıda dökümü yapılan 91,40-TL yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde başvuruda bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 05/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)