(2709 S. K. m. 159) (2797 S. K. m. 29) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, Hakimler ve Savcılar Kurulunca hakkında yürütülen soruşturmaya esas 2016/7900 sayılı şikâyet dosyasının içeriğinin kendisine verilmesine ilişkin Bilgi Edinme Hakkı Kanunu gereğince yaptığı başvurusunun reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğinin 31/05/2019 tarihli 2019-43668 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğince belirlenen ve 04/12/2013 gününde yayımlanan Yargıtay üyeliğine seçilme yeterliliğine sahip hakim ve savcılara ilişkin kesin listenin iptali istemiyle açılan bir davada, İdare Mahkemesince 2797 Sayılı Yargıtay Kanununun 29. maddesinin, 27/06/2013 günlü 6494 Sayılı Kanunun 19. maddesiyle değiştirilen birinci fıkrasının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla başvurulduğu, Anayasa Mahkemesinin 13/03/2014 tarihli 2014/54 Esas 2014/53 Karar sayılı kararıyla ve özet olarak; "Söz konusu kesin liste HSYK Genel Sekreterliği tarafından hazırlanmış olmakla birlikte HSYK Genel Sekreterliği, HSYK'nın idarî ve malî işleri ile sekreterya hizmetlerini yerine getirmek üzere kurulmuş olan HSYK bünyesinde yer alan bir birimdir. Bu nedenle, bakılmakta olan davada iptali istenilen HSYK Genel Sekreterliğince belirlenen ve 04/12/2013 gününde yayımlanan Yargıtay üyeliğine seçilme yeterliliğine sahip hakim ve savcılara ilişkin kesin listede davacının adına yer verilmemesine dair işlem HSYK'nın bir işlemi olup bu işleme karşı Anayasa'nın 159. maddesinin onuncu fıkrası uyarınca yargı yoluna başvurulamaz. Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusunda bulunan Mahkemenin görev alanına girmemektedir'' gerekçesi ile yargı yolu kapalı olan bir işleme karşı açılan davada, itiraz konusu kurala ilişkin başvurunun, başvuran Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine karar verdiğinin görüldüğü gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine, ilişkin olarak Ankara 7. İdare Mahkemesince verilen 10/07/2019 gün ve E:2019/1324, K:2019/1853 sayılı kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Ankara 7. İdare Mahkemesince verilen 10/07/2019 gün ve E:2019/1324, K:2019/1853 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, davacının istinaf başvurusunun REDDİNE, istinaf safhasındaki yargılama giderlerinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istinaf isteminde bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak 08/01/2020 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Anayasa'nın "Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu" başlıklı 159. maddesinde; "...Kurul, adlî ve idarî yargı hâkim ve savcılarını mesleğe kabul etme, atama ve nakletme, geçici yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar; Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar; ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir. Hâkim ve savcıların görevlerini; kanun, tüzük, yönetmeliklere ve genelgelere (hâkimler için idarî nitelikteki genelgelere) uygun olarak yapıp yapmadıklarını denetleme; görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında suç işleyip işlemediklerini, hal ve eylemlerinin sıfat ve görevleri icaplarına uyup uymadığını araştırma ve gerektiğinde haklarında inceleme ve soruşturma işlemleri, ilgili dairenin teklifi ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanının oluru ile Kurul müfettişlerine yaptırılır. Soruşturma ve inceleme işlemleri, hakkında soruşturma ve inceleme yapılacak olandan daha kıdemli hâkim veya savcı eliyle de yaptırılabilir. Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz....Kurul üyelerinin seçimi, dairelerin oluşumu ve işbölümü, Kurulun ve dairelerin görevleri, toplantı ve karar yetersayıları, çalışma usul ve esasları, dairelerin karar ve işlemlerine karşı yapılacak itirazlar ve bunların incelenmesi usulü ile Genel Sekreterliğin kuruluş ve görevleri kanunla düzenlenir.'' hükmüne yer verilmiştir.
6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu'nun ''Kurulun teşkilatı'' başlıklı 5. maddesinde, ''Kurulun, Başkanlık, Genel Kurul, daireler ve hizmet birimlerinden oluşacağı, Kurulun hizmet birimlerinin Genel Sekreterlik ve Teftiş Kurulu olduğu'' düzenlemesine, ''Genel Sektereliğin oluşumu ve görevleri'' başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasında, ''Kurulun idarî ve malî işleri ile sekreterya hizmetlerini yerine getirmek üzere kurulan Genel Sekreterlik; Genel Sekreter, biri idari yargı hâkim ve savcıları arasından seçilecek beş genel sekreter yardımcısı ile yeteri kadar tetkik hâkimi ve bürolardan oluşur.'' düzenlemesine, 2. fıkrasında, Genel Sekreterliğin görevleri şunlardır: a) Kurulun büro işlemlerini yürütmek. b) Kurulun taraf olduğu adlî ve idarî davalar ile icra takiplerinde avukatlar vasıtasıyla Kurulu temsil etmek, davaları takip etmek, ettirmek, hukukî hizmetleri yürütmek. c) Hâkim ve savcıların sicilleri ile şahsî dosyalarını tutmak. ç) Kurulun arşiv hizmetlerini yürütmek. d) Kanunlarla malî hizmet ve strateji geliştirme birimlerine verilen görevleri yapmak. e) Hâkim ve savcıların izin ve emeklilik işlemlerini yürütmek. f) Kurul üyeleri ile Kurulda görev yapanların özlük işlemlerini yürütmek. g) Kurulun görev alanıyla ilgili hususlarda Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminin (UYAP) kullanılmasını sağlamak. ğ) Kanunlarda gösterilen veya Başkanlık, Genel Kurul veya daireler tarafından verilen diğer işleri yapmak.'' düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Kanunu'nun ''Yeniden inceleme, itiraz ve yargı yolu'' başlıklı 33. maddesinin 5. bendinde, ''Genel Kurulun veya dairelerin, meslekten çıkarma cezasına ilişkin kesinleşmiş kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulabilir; diğer kararları yargı denetimi dışındadır.'' hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının Diyarbakır Hakimi olarak görev yapmakta iken 667 Sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 29/11/2016 tarihli 2016/434 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kararıyla meslekten çıkarıldığı, Bolu Barosu avukat levhasına yazılma talebinde bulunduğu, bu talebin Bolu Barosunca reddedildiği, karara yaptığı itirazın da Türkiye Barolar Birliğince reddedildiği, Adalet bakanlığınca onaylandığı, Adalet Bakanlığının onay yazısından hakkında 2016/7900 sayılı şikâyet dosyasının olduğunu öğrendiği, dosyanın içeriğini ve hakkında nasıl bir şikâyet bulunduğunu öğrenmek için Hakimler ve Savcılar Kuruluna başvuru yaptığı, başvurusunun Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğinin 31/05/2019 tarihli 2019-43668 sayılı işlemiyle reddedildiği, bu işlemin iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemin, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu Genel Sekreterliğince tesis edilmiş olması ve idari karar niteliği taşıması nedeniyle, işin esasının incelenmesi gerekirken esasının incelenmesine olanak bulunmadığından bahisle davanın incelenmeksizin reddine ilişkin mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı ve davacının istinaf başvurusunun kabulü gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına karşıyım. (¤¤)