İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 2. İdare Mahkemesi'nce dava konusu işlemin iptali yönünde verilen 15/02/2019 gün ve E:2018/1467, K:2019/282 sayılı kararın; davalı idare vekilince müşteki davacının iddia ettiği hususlarla ilgili olarak yapılan inceleme ve soruşturma sonucunda müdahil rektör hakkında davaya konu kararın alındığı, yapılan işlemde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf dilekçesine karşı cevap verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Kanunun 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava; .... Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümünde öğretim görevlisi olan davacı tarafından, .... Üniversitesi Rektörü hakkında verilen şikayet dilekçesi sonucunda şikayet edilen hakkında yapılacak işlem bulunmadığına dair Yükseköğretim Kurulu Başkan Vekilinin 26/04/2018 tarih ve 97354392-622.01/2689 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, .... Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümünde öğretim görevlisi olan davacıya ait, 2547 sayılı Kanun'un 53'üncü maddesi uyarınca Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına gönderilen Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığının 15/11/2016 tarih ve Sor.No:2016/5330, K:2016/19 sayılı görevsizlik kararı ekinde yer alan 26/06/2018 tarihli ve Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulunun 21/10/2016 tarihli yazısı ekinde Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına gönderilen 21/09/2016 tarihli dilekçede yer alan iddialarla ilgili olarak 18/01/2018 tarihli ve YDK.02.2018/35 sayılı inceleme raporunun düzenlenildiği, raporda, rektörün 17/25 Aralık sürecinden sonra örgütle irtibat ve iltisakının devam ettiğine dair somut delillere ulaşılamadığı, diğer suçlar bakımından herhangi bir işlem tesisine yer olmadığı kanaatine varıldığı, belirtilen hususlar uyarınca şikayet edilen .... Üniversitesi Rektörü hakkında herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığında dair Yüksek Öğretim Kurulu Başkan Vekilinin 26/04/2018 tarih ve 97354392-622.01/2689 sayılı işleminin tesis edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşıldığı, anılan mevzuat hükümleri uyarınca, yükseköğretim kurumu yöneticileri, öğretim elemanları ve memurlar hakkında görevlerinden kaynaklı işledikleri öne sürülen suçlardan dolayı ilk soruşturmanın görevlendirilecek uygun sayıda soruşturmacı tarafından yapılacağı ve arkasından, ilgilisine göre oluşturulacak kurulcason soruşturma açılıp açılmaması noktasında lüzum-u muhakeme yahut men-i muhakeme kararı verileceği, bu karara karşı da Danıştaya ilgilinin itiraz hakkı bulunduğu görüldüğü, olayda ise, davacı tarafından verilen şikayet dilekçesi ile ilgili olarak düzenlenen 18/01/2018 tarihli ve YDK.02.2018/35 sayılı inceleme raporu sonrasında 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesinin (c) bendinin 2 numaralı alt bendi uyarınca oluşturulacak kurul tarafından lüzum-u muhakeme yahut men-i muhakeme kararı verilmesi gerekirken, bu usule uyulmadan, hazırlanan rapora dayalı olarak ilgili hakkında yapılacak bir işlem bulunmadığına dair başkan vekili tarafından işlem tesis edildiği, böylelikle Kanun'da öngörülen itiraz hakkının da önüne geçildiği anlaşıldığından, Kanun'da öngörülen usule uygun olarak kurul oluşturulmadan ve bu kurulca lüzum-u muhakeme yahut men-i muhakeme kararı alınmadan, yapılacak bir işlem bulunmadığı yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, nitekim, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 23/03/2018 tarihli ve E:2018/428, K:2018/1000 sayılı kararı da bu yönde olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Davalı idare vekilince, davacının iddiaları üzerine inceleme başlatılmasında ve inceleme sonucunda davacının şikayetinin yerinde görülmeyerek yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığına karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun dava konusu işleminin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 53. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yükseköğretim kurumlarının disiplin amirlerine, (b) bendinde ise yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanları, memur ve diğer personeline uygulanabilecek disiplin cezalarına yer verilmiş, Ceza soruşturması usulüne ilişkin (c) bendinde ise,
"Yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumları yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kurumların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen suçlar hakkında yetkili makamlarca inceleme başlatılabilir, inceleme sonucunda soruşturma açılmasına karar verilmesi ya da doğrudan soruşturma başlatılması hâlinde aşağıdaki hükümler uygulanır:
(1) İlk soruşturma:
Yükseköğretim Kurulu Başkanı için, kendisinin katılmadığı, Milli Eğitim Bakanının başkanlığındaki bir toplantıda, Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil edilecek en az üç kişilik bir kurulca, diğerleri için, Yükseköğretim Kurulu Başkanınca veya diğer disiplin amirlerince doğrudan veya görevlendirecekleri uygun sayıda soruşturmacı tarafından yapılır.
Öğretim elemanlarından soruşturmacı tayin edilmesi halinde, bunların, hakkında soruşturma yapılacak öğretim elemanının akademik unvanına veya daha üst akademik unvana sahip olmaları şarttır.
(2) Son soruşturmanın açılıp açılmamasına;
a) Yükseköğretim Kurulu Başkan ve üyeleri ile Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri hakkında Danıştayın 2 nci Dairesi,
b) Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumu rektörleri, rektör yardımcıları ile üst kuruluş genel sekreterleri hakkında, Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil edilecek üç kişilik kurul,
c) Üniversite, fakülte, enstitü ve yüksekokul yönetim kurulu üyeleri, fakülte dekanları ve dekan yardımcıları, enstitü ve yüksekokul müdürleri ve yardımcıları ile üniversite genel sekreterleri hakkında, rektörün başkanlığında rektörce görevlendirilen rektör yardımcılarından oluşacak üç kişilik kurul,
d) Öğretim elemanları, fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterleri hakkında üniversite yönetim kurulu üyeleri arasından oluşturulacak üç kişilik kurul,
e) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlar hakkında, mahal itibariyle yetkili il idare kurulu,
karar verir..." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, .... Üniversitesinde öğretim üyesi olan davacı tarafından, Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen 20.11.2015 tarihli dilekçe ile, aynı Üniversitede Rektör olarak görev yapan ....'nün Rektörlük seçimi öncesi onay verdiği Projeyi sebepsiz olarak iptal ettiği, Rektörlük seçiminde oy toplamak için üniversitenin maddi imkanlarını (proje) rüşvet olarak bazı öğretim üyelerine sunduğu" yönündeki iddialar ile suç duyurusunda bulunulduğu, davalı idareye gönderilen 28.01.2016 tarihli ve 01.03.2016 tarihli dilekçelerde de benzer iddialara yer verildiği, Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 25.11.2015 tarih ve Soruşturma No:2015/9485-K:2015/13 sayılı görevsizlik kararı verilerek dilekçenin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına gönderilmesi üzerine iddiaların Yükseköğretim Denetleme Kurulunca incelendiği ve iddialarla ilgili herhangi bir işlem tesisine yer olmadığı yönünden kanaat belirtildiği, 06.11.2017 tarihli ve 9059 sayılı işlemle inceleme sonucunun davacıya tebliği üzerine işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdare Mahkemesi kararında, soruşturmanın açılıp açılmamasına 2547 sayılı Kanunun 53. maddenin (c) fıkrasının 2. bendinde belirtilen yetkili Kurul tarafından karar verilmesi gerekirken, bu usule uyulmaksızın Yükseköğretim Denetleme Kurulunca yapılan inceleme ve hazırlanan inceleme raporu uyarınca davacının şikayeti hakkında yapılacak bir işlemin bulunmadığına karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesine yer verilmiş ise de, yukarıda yer verilen mevzuattan da görüleceği üzere, 2547 sayılı Kanunun 53. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yer alan “ileri sürülen suçlar hakkında” ibaresi 2/12/2016 tarihli ve 6764 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle yapılan değişiklikle “ileri sürülen suçlar hakkında yetkili makamlarca inceleme başlatılabilir, inceleme sonucunda soruşturma açılmasına karar verilmesi ya da doğrudan soruşturma başlatılması hâlinde” şeklinde değiştirilmiştir.
2547 sayılı Kanunun 53. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine 2/12/2016 tarihli ve 6764 sayılı Kanunun 26. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesinde"...yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumlan yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kuramların 657 sayılı Kanuna tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada suç işlediklerinin iddia edilmesi halinde, buna ilişkin ihbar veya şikayet başvurusunun somut ve inandırıcı mahiyette bilgi veya belge olmaksızın yapılması halinde veya suçun işlenmediğinin kısa bir inceleme ile açıkça görülebildiği diğer hallerde bir inceleme yapılmasının ardından ceza soruşturması başlatılmamasına karar verilebilmesinin sağlanmasının amaçlandığı" belirtilmiş olup, değişiklik öncesinde, görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada suç işlediklerinin ileri sürülmesi hâlinde, yetkili merciler tarafından soruşturmacı görevlendirilmesi suretiyle ilk soruşturmanın başlatılması, soruşturmacının iddialarının bir rapora bağlaması ve bu raporda dikkate alınarak yetkili kurullar tarafından son soruşturmanın açılıp açılmamasına ilişkin men-i muhakeme veya lüzum-u muhakeme şeklinde bir karar alınması yasal zorunluluk olmakla birlikte, bu değişiklik sonrasında, Yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumları yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kurumların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen suçlar hakkında yetkili makamlarca inceleme başlatılabilmesi, inceleme sonucunda soruşturma açılmasına karar verilmesi ya da doğrudan soruşturma başlatılması hâlinde ilk soruşturmanın açılması aşamasına geçilmesi, aksi halde soruşturma açılmamasına karar verilebilmesi imkanı getirilmiştir. Böylece, yetkili makamlar tarafından, suç işlendiğinin iddia edilmesi halinde, buna ilişkin ihbar veya şikayet başvurusunun somut ve inandırıcı mahiyette bilgi veya belge olmaksızın yapılması veya suçun işlenmediğinin kısa bir inceleme ile açıkça görülebildiği diğer hallerde bir inceleme yapılmasının ardından ceza soruşturması başlatılmamasına karar verilebilecektir.
Sonuç olarak, önceden 2547 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki personelin bir suç işlediğinin ileri sürülmesi halinde ilgililer hakkında ilk soruşturma açılması öngörülmüşken, söz konusu (c) bendinin birinci fıkrasında 02.12.2016 tarihli ve 6764 sayılı Kanunun 26. maddesiyle yapılan değişiklikle, doğrudan soruşturma yolu saklı tutulmakla birlikte, soruşturma açılmadan önce yetkili mercilere ayrıca bir inceleme yapma yetkisi de verilmiştir. Yapılacak inceleme sonucunda, yetkili merci soruşturma açılmasına veya açılmamasına karar verecek; soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde, yine (c) bendinin alt bentlerinde belirtilen usuller uygulanacaktır.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazdığı dilekçe ile aşağıda maddeler halinde belirtilen "1- "Bilgi edinme formu ile istediğiniz belgelerin .... Üniversitesi Elektronik Bilgi Yönetim Sisteminde (EBYS) "... Sahte olduğu, ...geriye yönelik hazırlanmış...." belgeler olduğu", 2- Müdahil Rektör'ün devam etmekte olan bir davada mahkeme heyetini etkilemeye yönelik şahsıyla ilgili "özel istihbari mektup gönderdiği", 3- .... Üniversitesinde Akademik Teşvik Yönergesine göre hareket edilmediği ve adam kayrıldığı, haksız edinilen puanların silinmediği, 4-.... Üniversitesinin Şanlıurfa 1. İdare Mahkemesinin 2015/1030 numaralı ve 12/06/2016 tarihli mahkeme kararını tüm uyarılara rağmen yerine getirmediği, 5- .... Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Yönetim Kurulu Toplantı kararında açıkça görüleceği gibi 4 adet öğretim üyesinin atamasının uygun görülerek Rektörlük Makamına onaya sunulduğu, 4 adaydan, ikisinin göreve başladığı ve Rektörlük seçiminde hemen oy kullandığı, seçim öncesi başlamayan 2 adayın ise Rektör tarafından seçim sonrasında göreve başlatılmadığı, bunlardan birisinin yargı yoluna başvurduğu ve kazandığı, diğerinin ise yargı yoluna gitmediği, müdahil Rektör'ün seçimden önce göreve başlamayan adayları seçimden sonra göreve başlatmamasının devlet kadrolarını oy almak için kullanmasından kaynaklandığı, 6-.... Üniversitesi "bilim kültür dergisi AKADEMİ" başlıklı bir dergi çıkardığı, bu derginin büyük bir bölümünün bilim ve kültürle ilgili olmayıp tamamen magazinel ve kurum faaliyetlerini anlatan bir dergi olmasına rağmen son sayısında bile başarılarla dolu bir dönemin muhasebesi, vakfın faliyetleri, rektörün faaliyetleri, kurumun reklamı, üniversitenin yeşillenmesi, rektör Cumhurbaşkanlığı külliyesinde, öğrenci butiğinin açılışı, enstitü binasının açılışı, rektörden gençlere öğüt, özel logomuz, karanlık yıllara tanıklar, belediye başkanının babası ile sohbet........ gibi magazinel konuları işlediği, Resmi Gazete'de yayınlanan Başbakanlık Tasarruf Tedbirleri konulu genelgenin Temsil Tören, Ağırlama ve Tanıtım Giderleri bölümününde Rektör tarafından delindiği zira müdahil Rektörün 2015 yılı Rektörlük seçimlerinde akademik personelden sadece oy kullanacaklara kahvaltılı yemek verdiği, kendini ve dönemindeki icraatları tanıttığı ve yine ilk önce sadece öğretim üyelerine olmak üzere artınca da diğer personele ajanda, dizüstü bilgisayar ve büro mobilyaları dağıttığı, başbakanlık tasarruf tedbirlerini delme pahasına sadece oy kullanacak personele günlerce yemek yedirdiği ve hediyeler dağıttığı, bu suretle görevini kötüye kullandığı" iddialar da bulunduğu, iddialar üzerine yapılan inceleme neticesinde Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma no:2016/5350, karar no:2016/19 sayılı karar ile soruşturmada şüpheli konumunda bulunan müdahil Rektörün .... Üniversitesinde Akademik Personel sınıfından olması sebebiyle kendisine isnat edilen eylemi, görevi dolayısıyla ve görevi sırasında gerçekleştirdiği dikkate alındığında soruşturmanın Yüksek Öğretim Kurulunca yapılması gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek gereğinin takdir ve ifası için Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığına gönderilmesine karar verildiği, bunun üzerine yukarıda maddeler halinde belirtilen iddiaların incelenmesi amacıyla Yükseköğretim Denetleme Kurulunca inceleme başlatıldığı görülmüştür.
Yükseköğretim Denetleme Kurulunca yapılan inceleme neticesinde davacının birinci iddiasıyla ilgili olarak;.... Üniversitesi Genel Sekreterliğinin 04/08/2017 tarih ve E:17293 sayılı yazıyla Bilgi İşlem Daire Başkanlığından araştırma yapmasını istediği, Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca 07/08/2017 tarih ve 17344 sayılı yazıyla Genel Sekreterlik yazısına istinaden EBYSincelemek üzere Bilgi İşlem Daire Başkanı, Bilgisayar Mühendisi ve Yazılım Mühendisinden oluşan komisyon oluşturulduğu, Komisyonun yapmış olduğu çalışma sonrasında tanzim ettiği ilgili tutanakta; "2014 yılı başından itibaren kullanılan Elektronik Belge Sistemi (EBYS) üzerinden düzenlenmiş ve imzalanmış bir evrak üzerinde tarih ve içerik yönünden (ekleme - çıkarma vb. açısından) geriye yönelik olarak herhangi bir değişiklik yapılmasının, Yetki Grupları, Akış Yönetimi, Sistem Tanımları ve TSE. TS 13298 Elektronik Belge Yönetimi standardı gereği mümkün olmadığının belirtildiği, geçmiş bir tarihe ait sıfırdan bir evrakın düzenlenmesinin teknik olarak mümkün olmadığının, bunun yanında yazılımı yapan CBK Soit firmasından konu ile ilgili görüş alındığının, firmanın görüşünün de komisyon kararını doğrular nitelikte olduğunun, alınında uzman kişilerden oluşan komisyonun ve yazılımı yapan firmanın konu hakkında verdiği görüşün aynı olduğunun; bir evrak üzerinde tarih ve içerik yönünden (ekleme - çıkarma vb. açısından) geriye yönelik olarak herhangi bir değişiklik yapılmasının, teknik olarak mümkün olmadığının belirtildiği, ikinci iddiasıyla ilgili olarak; şikayette belirtilen davanın halen devam ettiği, konu ile ilgili olarak Müdahil Rektörün mahkemeye ilave bilgi verdiği, üçüncü iddiasıyla ilgili olarak; .... Üniversitesi Akademik Teşvik Yönetmeliğinin 2015 yılından itibaren uygulanmaya başlandığı, yönetmeliğin ilk halinde bazı alanların net olmaması nedeniyle değerlendirmelerde bazı eksikliklerin olduğu, yapılan düzeltmeler ile öğretim üyeleri tarafından yapılan şikayetler dikkate alınarak Akademik Teşvik Komisyonunun yaptığı değerlendirmeler sonucu fazla ödeme yapılan öğretim üye/elemanlarından geri tahsil edildiği, dördüncü iddiasıyla ilgili olarak; Şanlıurfa 1. İdare Mahkemesi 2015/1030 esas nolu kararının yasal süre içinde uygulandığı, yasal süre içinde projenin başladığı, tarafınıza tebliğ edildiği, malzeme talep listesinin gönderildiği, malzeme listesinin inceleme ve piyasa araştırma aşamasında mahkeme kararına itiraz edildiği için mahkemenin itiraz işlemine vereceği kararı beklemek için işlemlerin dondurulduğunun belgelerden anlaşıldığı, beşinci iddiasıyla ilgili olarak,.... Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi için 4 adet ilan edilen kadroda 2 Yrd. Doç. Adayından birisinin, yapılan değerlendirme sonrası çalıştığı Üniversitede sınavlarda usulsüzlük yaptığı ile ilgili soruşturma olduğundan dolayı göreve başlamasının uygun olmayacağının değerlendirildiği, diğer adayın ise FETÖ ile bağlantılı olabileceği değerlendirildiğinden başlatılmadığı, yine adaylardan birinin idare mahkemesine başvurduğu, davaya kazandığı ancak göreve kendi isteği ile başlamadığı, diğer adayın ise İdare Mahkemesine başvurmadığı, altıncı iddiasıyla ilgili olarak ise .... Üniversitesi Akademi Dergisi; her ay bir konu ağırlıklı olarak Üniversitesinden haberler, yenilikler projeler, .... ilinin kültür ve gelenekleri ile güncel ve bilimsel haberler, ile personel haberlerini ihtiva eden yayın organı olduğu, belirli periyotlarla yayın yaparak farklı konularda bilgi verdiği, 2547 sayılı Yasa ile Üniversite Rektörlerine verilen görev, yetki ve sorumlulukların denetimi, inceleme ve soruşturmaya konu edilmesi ancak ilgili mevzuat hükümlerinin ihlali ile mümkün olacağı, üniversite idaresi tarafından icra edilen iş ve işlemlerin üst yönetim tarafından denetiminin, yerindelik denetimi değil hukuka uygunluk ile sınırlı olduğu, Öğretim elemanlarına masaüstü bilgisayar tahsis edilerek ilgililere zimmetlendiği, bilgisayarların ilgililerin görevleri gereği kullanmaları için tahsis edildiği, akademisyenlerin odalarında çalışabilmeleri için büro malzemelerine de ihtiyaçlarının olduğu, akademisyenlerin ihtiyaçlarına göre büro malzemesi temin edilip zimmet sonrası kullanmalarının sağlandığı, hususlarının tespit edildiğinden bahsedilerek .... Üniversitesi Rektörü M. Talha Gönüllü hakkında herhangi bir işlem tesisine yer olmadığına karar verildiği, bu iddialar dışında davacı tarafından müdahil Rektör hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olduğu yönünde de iddialar bulunduğu gözetilerek 2547 sayılı Kanunun 53/7 maddesi gereğince inceleme raporunun bir örneğinin ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda, yukarıda maddeler halinde davacının müdahil Rektör hakkında iddia ettiği hususlarla ilgili olarak davalı idarece gerekli incelemelerin ayrıntılı bir şekilde yapıldığı, inceleme raporunda davacının iddialarını doğrular nitelikte hiçbir somut bilgi ve belgenin bulunmadığı, yukarıda mevzuat değişikliğiyle ilgili yapılan açıklamalar uyarınca dava konusu işlem tarihi itibariyle, davalı idarenin soruşturma açılmadan önce, iddialara ilişkin olarak inceleme yaptırma yetkisinin bulunduğu, bu kapsamda yapılan inceleme sonucunda müdahil rektör hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığı yönünde karar verildiği, bu kararın da yine anılan idarenin yetkisi dahilinde olduğu, dosyadaki bilgi ve belgeler ile inceleme raporu birlikte değerlendirildiğinde; soruşturma aşamasına geçecek yeterlikte bulgu elde edilemediği kanaatine varılmakla davacının şikayet dilekçesinde 6 madde halinde belirtilen iddialarla ilgili olarak yapılacak işlem bulunmadığı yönünde davalı idarece tesis edilen işlemde hukuka aykırılık, aksi yöndeki mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına; davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan mahkeme safhasına ait toplam 250,00 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf safhasına ait toplam 63,00 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine; artan tebligat avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333.maddesi uyarınca taraflara iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası gereğince diğer kanun yolları kapalı ve kesin olmak üzere,12/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)