İSTEMİN KONUSU: Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce verilen 30/01/2019 gün ve E:2018/2975, K:2019/197 sayılı karar.
YARGILAMA SÜRECİ:
(1) Dava konusu istem: Dava, davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair 02/03/2018 tarih ve 2018/6043 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
(2) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulduğu ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğu belirlenen ByLock iletişim sistemini kullandığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ........ Katılım Bankası AŞ'de (Bank ........ 2014 yılından sonra para yatırdığı, çocuklarının FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan ........ Fen Lisesi ve ........ İlkokulunda 2014-2016 ve 2015-2016 tarihlerine ilişkin kaydının olduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan ........ Sendikası'na 2014, 2015 ve 2016 yıllarında üyeliğinin bulunduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle TMSF'ye devredilen ........ Medya Dağıtım A.Ş.'ye 5.2.2014-12.10.2015 tarihleri arasında ödeme bilgisinin bulunduğu, Bank ........'ya destek olduğu, örgüt liderinin talimatı üzerine talimat tarihlerinde Bank ........'ya yüklü miktarda para yatırdığı, çocuklarını KHK ile kapatılan okullara gönderdiği, örgüte müzahir …… Derneği Başkan Yardımcısı olduğu, yine örgüte müzahir …… Derneği kurucusu olduğu ve üyeliğinin derneğin KHK ile kapatılana kadar devam ettiği, ayrıca örgüte müzahir ........ Sendikası üyesi olduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelerinin gizlilik içerisinde kullandığı kapalı devre yazışma, mesajlaşma ve görüşme programı olan bylock isimli programı kullandığı tespit edilerek FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varılarak, davacının başvurusunun reddine dair Komisyon kararında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI (DAVACI): Davacı tarafından, Anayasanın 90. maddesinin son fıkrası uyarınca Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin esas alınamayacağı, bu Kanun Hükmünde Kararnamelerle tesis edilen bireysel işlemlerin iptali gerektiği, kamu görevlilerinin hiçbir soruşturma açılmadan, savunma hakkı tanınmadan ve en önemlisi somut hiçbir gerekçe gösterilmeden isimleri listelerde sayılmak suretiyle mesleklerinden ihraç edilmelerinin insan hakları ihlallerine yol açtığı, bir kişiyi kamu görevinde bir daha çalışamayacak şekilde kamu görevinden çıkarmanın ceza hukuku anlamında kişiye karşı yönetilmiş bir suçlama kavramının da kapsamına girdiği, bir mahkeme tarafından değil, Kanun Hükmünde Kararname ile terör örgütü üyesi olarak gösterilerek masumiyet karinesinden yararlanma hakkının açıkça ihlal edildiği, kamuda çalışma hakkı bakımından vatandaşlar arasında siyasal görüş yönünden ayrımcılık yapıldığı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ihlal edildiği, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, eğitim hakkının ihlal edildiği, OHAL Kanun'nun düzenlemediği ve OHAL'in gerekli kıldığı konularla sınırlı olarak Kanun Hükmünde Kararname çıkarılabileceği, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin disiplin işlemlerinin Anayasa'nın 128/2 maddesindeki "diğer özlük hakları" kapsamında olduğu ve disiplin cezalarının neler olduğuna dair eylemler ile cezaların ancak kanunla düzenlenebileceği ileri sürülmektedir.
İSTİNAF İSTEMİNDE BULUNANIN İDDİALARI (DAVALI): Davalı tarafından, bakılan davanın seri dava olarak kabul edilmesine olanak bulunmadığından vekalet ücretinin tam olarak verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacının istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanunun değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Mahkemece iş bu davanın seri dava niteliğinde olduğu kabul edilerek Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 22.maddesi uyarınca davalı idare lehine 408,60 TL vekalet ücreti ödenmesine hükmedilmiş ise de; her bir uyuşmazlığın içeriği itibariyle davacılar açısından ayrı ayrı irdelenmesi gerektiği, 6100 sayılı Kanunun 57.maddesinde ihtiyari dava arkadaşlığında birlikte dava açılabileceği de öngörülmesine rağmen, mahkemenin işaret ettiği davalar açısından davacıların birlikte dava açabilmesinin 2577 sayılı Kanun uyarınca mümkün olmadığı, bu durumda bakılan davanın seri dava niteliğinin olmadığı sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla İdare Mahkemesi kararında vekalet ücretine ilişkin kısım yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Yapılan açıklamalarla birlikte;
1-Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce verilen 30/01/2019 gün ve E:2018/2975, K:2019/197 sayılı kararın, davanın reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığından bu kısma yönelik davacının İSTİNAF İSTEMİNİN REDDİNE,
2-Vekalet ücretine ilişkin davalı idarenin istinaf isteminin KABULÜNE, Mahkeme kararının "...408,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine" ilişkin kısmı yönünden KALDIRILMASINA, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
3-Aşağıda dökümü yapılan istinaf aşamasına ait davacı ve davalı idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin istinaf edenlerin üzerinde bırakılmasına,
4-Gider avansının kullanılmayan kısmının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra mahkemesince istinaf başvurusunda bulunanlara re'sen iadesine,
2577 sayılı Kanunun değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 09.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)