(2577 S. K. m. 45) (657 S. K. m. 125, 127)
İSTEMİN ÖZETİ: Hatay 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 30/04/2018 tarih ve E: 2016/2214 K: 2018/619 Sayılı kararın istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi'nce 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, davacının, Hatay Valiliği Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü'nde sosyolog olarak görev yapmaktayken 05.01.2016 tarihinde amirlerine bilgi vermeden kurumda staj yapmakta olan bir öğrenci ile beraber evde inceleme ve değerlendirme yapmak üzere gittiği apartmanın asansöründe stajyer öğrenciye tacizde bulunduğu iddiasıyla başlatılan soruşturmada getirilen teklife uygun olarak 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125-C/ı maddesi uyarınca 1/30 oranında aylık kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Altınözü Kaymakamlığı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürlüğü'nün 11.07.2016 tarih ve 484 Sayılı işlemi ile bu cezaya yapılan itirazın reddine ilişkin tesis edilen Hatay Valiliği İl Disiplin Kurulu'nun 27.09.2016 tarih ve 51 Sayılı kararının iptali ile ceza nedeniyle yapılan kesinti tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.
İdare mahkemesince; "Olayda; davacı hakkında disiplin cezası önerisi getirilen ve dava konusu işlemle disiplin cezası verilmesine sebep olan fiilin kurum müdürü tarafından 11.01.2016 tarihinde öğrenileceğinin kuşkusuz olduğu, davalı idare tarafından fiilin işlenildiğinin 11.01.2016 tarihinde öğrenilmesine karşın davacı hakkında 11.03.2016 tarihli soruşturma oluruna dayalı olarak soruşturmaya başlanıldığı ve disiplin cezası verildiği görülmektedir. Bu durumda, davacının disiplin cezasına konu fiilinin idarece öğrenildiği 11.01.2016 tarihinden itibaren 657 Sayılı Kanunu'nun 127. maddesi gereğince bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanılması gerekirken, disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğradıktan sonra 11.03.2016 tarihli soruşturma oluruna dayalı olarak başlatılan disiplin soruşturması sonucu tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır" yönündeki gerekçe ile dava konusu işlemin iptaline, tazmin talebinin kabulüyle dava konusu işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı parasal hakların davanın açıldığı 30/11/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Zamanaşımı" başlıklı 127. maddesinde, "Bu Kanunun 125. maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükmü yer almıştır.
Disiplin cezaları kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.
Anılan mevzuat hükmünde, Kanun'un 125. maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanılmaması halinde disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı belirtilmektedir. Bu düzenlemedeki amaç, ilgili personeli sürekli olarak bir disiplin soruşturması ihtimali ile karşı karşıya bırakmamak ve ilgili idareyi de fiil ve halin işlendiğinin öğrenilmesini müteakip hızlıca harekete geçirip mevcut ise bozulan disiplinin yeniden tesis edilmesini sağlamaktır. Düzenlemedeki "soruşturmaya başlanılması"ndan, salt ilgili disiplin amirinin soruşturma oluru / emri değil, idarenin soruşturmaya başlama iradesini ilk olarak ortaya koyan herhangi bir işlemi anlaşılması gerekmektedir. Öyle ki, ilgili idareye yapılan ihbar, şikayet ve benzerinin doğrudan soruşturmaya başlanılabilmesi için yeterli açıklıkta olmadığından ön inceleme/ araştırma yapılmasını gerektirebilecek, ya da benzer bir şekilde, mahiyeti itibariyle yapılacak soruşturmanın ilgili disiplin amirliğinin iş gücünü aşması gibi durumlarda, idare tarafından soruşturma iradesi süresi içerisinde ortaya konulmuşsa da sonraki tarihlerde tesis edilecek "soruşturma oluru/ emri" işlemi nedeniyle Kanun'daki bir aylık süre de aşılabilecektir. Bu nedenle, soruşturmaya başlamanın, her halde "soruşturma oluru/ emri" işlemi ile başladığı kabulünün, Kanun'un amacı ile örtüşmeyeceği anlaşılmaktadır.
Davalı Hatay Valiliği vekili tarafından, davacının 05/01/2016 tarihinde gerçekleştirdiği davranışları nedeniyle 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda yer alan disiplin hükümleri doğrultusunda disiplin cezası verilmesi gerektiği, dava konusu disiplin cezası işleminin usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülerek idare mahkemesi kararının kaldırılması istenilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; Hatay Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü'nde sosyolog olarak görev yapan davacının aynı kurumda staj yapan bir öğrenci ile beraber 05.01.2016 tarihinde evde inceleme ve değerlendirme yaptığı, stajyer öğrencinin 11.01.2016 tarihli şikayet dilekçesiyle davacının kendisini taciz ettiğini iddia ederek şikayetçi olduğu, Hatay Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü'nün 22.01.2016 tarih ve 692 Sayılı yazısı ile Valilik Makamı'ndan müfettiş görevlendirilmesinin talep edildiği, Valilik Makamı'nın 11.03.2016 tarih ve 5931 Sayılı oluru ile araştırma / inceleme izni verildiği, yapılan araştırma raporu üzerine 12/04/2016 tarih ve 8715 tarihli Valilik soruşturma oluru ile başlatılan soruşturma neticesinde hazırlanan 14.04.2016 tarih ve 07/19 Sayılı soruşturma raporunda davacı hakkında 657 Sayılı Kanun'un 125/C-ı maddesi uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezası verilmesinin teklif edildiği, getirilen teklife uygun olarak davacı hakkında 657 Sayılı Kanun'un 125/C-ı maddesi uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezası verildiği, verilen cezaya karşı yapılan itiraz üzerine disiplin kurulu tarafından itirazın reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, müşteki V.H tarafından, Hatay Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne sunulan 11/01/2016 tarihli dilekçeyle 04/01/2016 tarihinde görev sırasında davacı tarafından taciz edildiği belirtilerek şikayette bulunulduğu, bunun üzerine aynı gün içerisinde Hatay Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünce Valilik makamına yazılan yazı ile il müdür yardımcısı A.S'nin konu hakkında araştırma ve inceleme yapmakla görevlendirilmesinin istenildiği, Valilikçe konunun İl İdare Kurulu'na sevk edilerek İl Milli Eğitim Müdürlüğünce maarif müfettişi görevlendirilmesine karar verildiği, bu doğrultudaki 22/01/2016 tarih ve 692 Sayılı yazı ile konunun İl İdare Kuruluna sevk edildiği, İl İdare Kurulu tarafından da konu üzerinde araştırma yapılmak üzere Maarif Müfettişi Ö.Ş'nin görevlendirilmesinin istenildiği, Valilik Olur'u ile bu talebin uygun bulunduğu, müteakiben düzenlenen araştırma raporunun Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğünce 31/03/2016 tarih ve 51405070.663.05/16 Sayılı yazı ile Valilik makamına sunulduğu, anılan rapor doğrultusunda 12/04/2016 tarih ve 8715 Sayılı Valilik Olur'u ile konunun disiplin hukuku hükümlerince soruşturulmasına karar verildiği, bu soruşturma olur'u üzerine düzenlenen 14/04/2016 tarih ve 51405070.663.07/19 Sayılı soruşturma raporu ile getirilen teklif doğrultusunda da dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının görev yaptığı Hatay Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünce, davacıya isnat edilen eylemlerin öğrenildiği gün olan 11/01/2016 tarihinde, konu, araştırma / inceleme yapılmak üzere Valilik makamına bildirildiğinden, bu suretle de ilgili idarece soruşturmaya başlanılması yönündeki iradenin anılan bildirim ile ortaya konulmuş olduğu anlaşıldığından, bu tarihten itibaren soruşturmaya başlanıldığının kabulü gerektiği, bu nedenlerle de olayda süresi içerisinde soruşturmaya başlanıldığı anlaşıldığından, davalı idarenin ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yönünde verilen kararda hukuka uygunluk görülmemekle, Mahkemece dava konusu disiplin cezasına ilişkin başkaca usule ilişkin bir eksikliğin bulunup bulunmadığı ve fiilin sübuta erip ermediği yönünden bir değerlendirme yapılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesi gerekmektedir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun KABULÜ ile istinafa konu mahkeme kararının KALDIRILMASINA, dava dosyasının 2577 Sayılı Kanun'un 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, mahkemesince yeniden bir karar verileceğinden bu aşamada yargılama giderleri yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 16/01/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)