İSTEMİN ÖZETİ: Davacı idare tarafından, İ. A.'ın baro levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin talebinin reddine yönelik Karaman Barosu Yönetim Kurulu'nun 26/10/2018 tarih ve 2018/123 sayılı Kararı'na karşı yapılan itirazın kabulüne ve anılan kararın kaldırılarak bir karar verilmek üzere dosyanın Karaman Barosu Başkanlığı'na gönderilmesine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun 07/12/2018 tarih ve E:2018/1345, K:2018/2057 sayılı Kararı'nın uygun bulunmayarak geri gönderilmesine ilişkin 18/02/2019 tarih ve 8967 sayılı işleme uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun 08/03/2019 tarih ve E:2019/308, K:2019/300 sayılı Kararı'nın iptali istemiyle açılan davada; Karaman Barosu levhasına avukat olarak yazılmak için başvuran İ. A. hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılamada Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12.06.2018 tarih ve E:2018/149, K:2018/407 sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, anılan kararın istinaf yoluna gidilmediğinden kesinleştiği, Adana Hakimi olarak görev yapan İ. A.'ın Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 24.08.2016 tarih ve 2016/426 sayılı kararı ile 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun) 3/1. maddesi uyarınca meslekten çıkarılmasına karar verildiği, anılan kişinin bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme başvurusunun reddedildiği ve meslekten çıkarma işleminin kesinleştiği, ayrıca İ. A.'ın Hakimler ve Savcılar Kurulu'nda 2016/7900 sayılı şikayet dosyasının bulunduğu, 1136 sayılı Kanun'un 1. maddesindeki tanım "avukat"ın tanımı olmayıp, "avukatlık" mesleğinin tanımı olduğu, bu tanıma göre de avukatlığın, kamu hizmeti ve serbest bir meslek olduğu, 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 3. maddesinin 3. fıkrası atfı ile aynı Kanun'un 4. maddesinin 2. fıkrasında yer alan birinci madde gereğince kamu görevinden çıkarılan kişilerin bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemeyecekleri, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemeyeceklerine yönelik hüküm karşısında kamu görevinden çıkarılan kişinin avukat olarak baro levhasına yazılmasına ve avukat unvan sıfatını kullanmasına olanak bulunmadığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 6. İdare Mahkemesince verilen 12/09/2019 gün ve E:2019/615, K:2019/1618 sayılı kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Ankara 6. İdare Mahkemesince verilen 12/09/2019 gün ve E:2019/615, K:2019/1618 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, davalı idare ve müdahilin istinaf başvurularının REDDİNE, istinaf safhasındaki yargılama giderlerinin başvuruda bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istinaf isteminde bulunanlara iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak 09/01/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair 18.10.2016 tarih ve 6749 sayılı Kanun'un; "Yargı mensupları ile bu meslekten sayılanlara ilişkin tedbirler" başlıklı 3. Maddesinin, 1. Fıkrasında, "Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen... hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunca.... meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir. Bu kararlar, Resmî Gazete’de yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı ilgili kanunlarda yer alan hükümler uyarınca itiraz edilmesi veya yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine verilen kararlar da Resmî Gazete’de yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Görevden uzaklaştırılanlar veya görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pasaportları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir.", 3. fıkrasında, "Birinci fıkra uyarınca görevine son verilenler hakkında da 4 üncü maddenin ikinci fıkrası hükümleri uygulanır...." düzenlemeleri, "Kamu görevlilerine ilişkin tedbirler" başlıklı 4. Maddesinin 2. Fıkrasında ise "Birinci fıkra uyarınca görevine son verilenler bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler; görevinden çıkarılanların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır. Bu fıkrada sayılan görevleri yürütmekle birlikte kamu görevlisi sıfatını taşımayanlar hakkında da bu fıkra hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 25/7/2018-7145/21 md.) Birinci fıkra uyarınca kamu görevinden çıkarılan asker kişilerin askerî rütbeleri, mahkeme kararı aranmaksızın karar tarihinden geçerli olmak üzere geri alınır." düzenlemesi yer almaktadır.
Bakılan uyuşmazlıkta İ. A.'ın baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair talebinin reddine ilişkin Karaman Barosu Yönetim Kurulu'nun 26/10/2018 tarih ve 2018/123 sayılı kararının kaldırılmasına bir karar verilmek üzere Karaman Barosuna gönderilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nca verilen 07/12/2018 tarih ve E:2018/1345 K:2018/2057 sayılı kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine dair Adalet Bakanlığı'nın işlemine uyulmayarak ilk kararında ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun 08/03/2019 tarih ve E:2019/308, K:2019/300 sayılı "ısrar" kararının iptali istemiyle davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, uyuşmazlığın müdahil İ. A.'ın Hakimler ve Savcılar Kurulunun kesinleşen 24/08/2016 tarih ve 2016/426 sayılı kararı ile 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesinin 1. fıkrası uyarınca meslekten çıkarılması ve söz konusu Kanun Hükmünde Kararname 18/10/2016 tarihinde değiştirilerek 6749 sayılı Kanun olarak kabul edilmesi ve bu Kanun'un 4. maddesinin 2. fıkrasında da; birinci fıkra uyarınca görevlerine son verilenlerin bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemeyeceği, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemeyeceği kuralı kapsamında incelenmesi gerektiğinden, davanın anılan Yasa maddesi kapsamında değerlendirilmesine gelince;
Demokratik bir düzende normal zamanlarda ana kural, özgürlüğün esas, sınırlamanın ise istisna olmasıdır. Ancak özgürlükçü demokratik bir toplumda devletin varlığını ve geleceğini ciddi ve ağır biçimde tehdit eden ve tehlikeye atan kimi nedenlerin ortaya çıktığı ve devleti olağan yöntemlerle yönetmenin ve kamu düzenini sağlamanın olanaksız olduğu durumlarda, bu nedenleri ortadan kaldırmak, devleti ve toplumu esenliğe çıkarmak amacıyla kişi hak ve özgürlüklerine geçici bir süre "olağanüstü sınırlamalar" getirebileceği çağdaş Anayasaların kabul ettiği ortak bir esas olmuştur. Nitekim, Anayasa'nın 15.maddesi de bu konuyu düzenlemekte ve maddenin birinci fıkrasında "Savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir" hükmüne yer verilmektedir. (¤¤)