İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Hassas Bölgeleri Koruma Şube Müdürlüğü emrinde polis memuru olan davacının, açılan soruşturma neticesinde idarece sübuta erdiği ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 2-(a) bendinde düzenlenen "Görev sırasında veya dışında, mevzuat veya talimatlarla yasaklanan davranışlarda bulunmak" disiplin suçu kapsamında olduğu değerlendirilen eylemi nedeniyle ''Kınama'' cezasıyla tecziyesine ilişkin 25/10/2018 tarih ve 2018/438167 sayılı işlem ile bu işleme yaptığı itirazın reddine yönelik 23/11/2018 tarih ve 2018/31 sayılı işlemin iptali istemiyle açtığı davada, dava konusu işlemlerin iptali yolundaki İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 28/03/2019 tarih ve E:2018/2619, K:2019/1146 sayılı kararının, davalı idare tarafından; usûlünce yürütülen soruşturma ile davacının görev yaptığı noktada çelik yeleğini çıkarmak ve silahını yere bırakmak suretiyle güvenlik açısından zafiyete yol açabilecek eylemler sergilediğinin tespit edildiği, bu eylemler karşılığında mevzuatın öngördüğü yaptırımın uygulandığı ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Hassas Bölgeleri Koruma Şube Müdürlüğü emrinde polis memuru olan davacının, açılan soruşturma neticesinde idarece sübuta erdiği ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 2-(a) bendinde düzenlenen "Görev sırasında veya dışında, mevzuat veya talimatlarla yasaklanan davranışlarda bulunmak" disiplin suçu kapsamında olduğu değerlendirilen eylemi nedeniyle ''Kınama'' cezasıyla tecziyesine ilişkin 25/10/2018 tarih ve 2018/438167 sayılı işlem ile bu işleme yaptığı itirazın reddine yönelik 23/11/2018 tarih ve 2018/31 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk derece Mahkemesince "...Uyuşmazlıkta;....geçmiş hizmetleri sırasındaki olumlu çalışmaları ile fiilin niteliği, ağırlığı, işleniş şekli suretiyle bir alt ceza uygulanabilirliğinin hususunun değerlendirilmediği" ve ""suçta ve cezada kanunilik" ve "belirlilik" ilkelerine uygun olarak cezanın, kanuni dayanağına da yer verilmediği" şeklindeki iki gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 7. maddesinin 2. fıkrasında "Kurumda geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi derecede değerlendirme puanı alan personel için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir." hükmüne; 30 maddesinin 3. fıkrasında ise; "İtiraz haklı görülürse itirazı inceleyen merci verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilir. İtiraz haklı görülmez ise ret olunur. Karar itiraz edene tebliğ edilerek kesinleşir" hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda alıntısına yer verilen mevzuat hükümündeki "Uygulanabilir" ibaresiyle, disiplin suçu işleyen bir memurun geçmiş hizmetlerini gözetmek suretiyle bir derece hafif olan disiplin cezasıyla tecziyesi noktasında ilgili disiplin amir ya da kurullarına takdir yetkisi tanındığı; disiplin cezalarına yapılan itirazları karara bağlamaya yetkili mercilere ise itiraz konusu cezayı şartları var ise bir derece hafifletme veya usul ve yasaya aykırı cezayı tamamen kaldırma yetkisi tanınırken, ilk cezayı veren disiplin amiri ya da kurulunun yerine geçerek ayrı bir ceza uygulama yahut itiraz konusu kararı ikame yoluyla hukuka uygun hale getirme yetkisi verilmediği anlaşılmaktadır.
Somut olayda ise; davacının uyuşmazlığa yol açan disiplin cezasıyla tecziyesine ilişkin disiplin amiri kararında, cezanın dayanağını gösteren Kanun, madde, fıkra, bent, alt bent gibi ayırt edici unsurlar belirtilmediği gibi söz konusu mevzuat hükmünün metnine de yer verilmediği, buna karşın; davacı tarafından yapılan itirazı incelemeye yetkili üst disiplin amiri tarafından uyuşmazlığa yol açan ceza 7068 sayılı Kanun uyarınca verilmiş gibi hareket edilerek, davacının itirazının reddedildiği, davayı gören ilk derece Mahkemesinin ise; özetle, hem uyuşmazlığa yol açan cezaya dayanak alınan "Kanun, madde, fıkra, bent, alt bent gibi ayırt edici unsurlara yer verilmediği" hem de "bir alt ceza uygulanabilirliğinin hususunun değerlendirilmediği" şeklindeki iki gerekçeyle istinaf konusu kararı verdiği görülmektedir.
Dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler, yukarıdaki mevzuat hükümleri ve açıklamalar ile birlikte değerlendirildiğinde; davacının uyuşmazlığa yol açan disiplin cezasıyla tecziyesine ilişkin işlemde cezaya dayanak alınan Kanun, madde, fıkra, bent, alt bent ya da madde metnine yer verilmemesinin "Suç ve Cezaların Kanuniliği" ve "Hukuki Belirlilik" ilkeleriyle bağdaşmadığından ve davacının itirazının da , itiraz konusu cezaya 7068 sayılı Kanun hükümleri ikame edilmek suretiyle reddi yerine, bu sebeple kabulü gerektiğinden, istinaf konusu kararın dayandığı bu gerekçe Dairemizce de benimsenmekle birlikte, idareye takdir hakkı tanınan bir konunun hukuka aykırılık sebebi olarak kabulüne bağlı "Geçmiş hizmetleri sırasındaki olumlu çalışmaları ile fiilin niteliği, ağırlığı, işleniş şekli suretiyle bir alt ceza uygulanabilirliğinin hususunun değerlendirilmediği" şeklindeki diğer gerekçede isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere, ilk derece Mahkemesi kararına dayanak alınan iki gerekçeden biri olan ve Dairemizce de benimsenen "Cezaya dayanak alınan Kanun, madde, fıkra, bent, alt bent ya da madde metnine yer verilmemesinin "Suç ve Cezaların Kanuniliği" ve "Hukuki Belirlilik" ilkeleriyle bağdaşmadığına" dair gerekçenin muhafazası; idarenin takdir hakkı kapsamında kalan bir hususun hukuka aykırılık sebebi olarak kabulüne dayanan "Geçmiş hizmetleri sırasındaki olumlu çalışmaları ile fiilin niteliği, ağırlığı, işleniş şekli suretiyle bir alt ceza uygulanabilirliğinin hususunun değerlendirilmediği" şeklindeki gerekçenin ise çıkarılması suretiyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, İstanbul 8. İdare Mahkemesi'nin 28/03/2019 tarih ve E:2018/2619, K:2019/1146 sayılı kararı hakkında yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine, istinaf aşamasında yapılan 54,20-TL yargılama giderinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasındaki posta gideri avansından varsa artan kısmın mahkemesince ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6. ve 46. maddeleri uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak,18/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)